Geri Dön

Erkek koroner arter hastalarının ve sağlıklı kontrollerin istirahat ve tipik egzersiz elektrokardiogramlarında QT dispersiyonu ve diğer bazı QT parametrelerinin karşılaştırılmaları ve tanıya katkılarının incelenmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 70027
  2. Yazar: MEHMET NECDET AKKUŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İ. NADİ ASLAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Elektrokardiyografi, Koroner hastalık, Electrocardiography, Coronary disease
  7. Yıl: 1998
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Fırat Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

VII. ÖZET Erkek koroner arter hastalarında (KAH) egzersizle indüklenen iskeminin QT dispersiyonu (QTD) ve diğer bazı QT parametrelerinde bir değişiklik yapıp yapmadığının ve varsa bu değişikliklerin egzersiz testi (ET) yorumlanmasında kullanılmasının tanısal değerinin araştırılması amaçlarıyla, Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı'nda ET ve koroner anjiyografî uygulanmış olan vakalarda çalışma yapıldı. Vakalar koroner anjiyogramlarında en az 1 major arterde >%50 darlık olanlar (çalışma grubu) ve daha az darlık olanlar veya hiç olmayanlar (kontroller) olarak ikiye ayrıldı. %100 tıkanıklığı olanlar çalışmaya alınmadı. İki grubun yaş dağılımlarında benzerlik sağlamak amacıyla bazı vakalar daha çalışma dışı bırakıldı (çalışma grubu: n=44, yaş=52,9±9,8; kontroller: 11=40, yaş^SOJ + lO^; P:anlamlı değil), istirahat ve pik egzersizdeki minimal ve maksimal QT ve düzeltilmiş QT (QTc) uzunlukları, QTD ve QTc dispersiyonları (QTcD) belirlendi. Pik egzersiz QTD ve QTcD'larından, istirahattekiler çıkarılarak farkları (AQTD ve AQTcD) hesaplandı. ET >lmm ST çökmesinin varlığında pozitif kabul edildi. Yukarıdaki tüm parametreler çalışma grubu-kontroller, gerçek pozitif (GP)-yalancı pozitif (YP), GP-gerçek negatif (GN) ve sol anterior descending (SAD) lezyonu olan-olmayanlar arasında karşılaştırıldı. Sadece >lmm ST çökmesi olmasında ve bununla birlikte pik egzersiz QTD'nun >60msn ve QTcD'nun >70msn, AQTD'nun >13,6msn ve AQTcD'nun >32,9msn olması durumlarında testler pozitif kabul edilerek, duyarlılık, özgüllük, pozitif prediktif değer (PPD) ve negatif prediktif değerler (NPD) karşılaştırıldı (AQTD ve AQTcD'nin sınır değerleri olarak çalışma grubunun ortalamaları alındı). Aynı işlemler >lmm ST çökmesi veya yukarıdaki kriterlerden herhangi birinin varlığında test pozitif kabul edilerek de yapıldı. Çalışma grubunun pik egzersiz minimum ve maksimum QT, maksimum QTc, QTD ve QTcD'lan ve AQTD ve AQTcD'ları kontrollerden istatistiksel olarak anlamlı derecelerde yüksekken (P<0,02, P<0,01, P<0,05, P<0,02, P<0,02, P<0,02 ve P<0,05), istirahat QT parametreleri arasında anlamlı bir fark yoktu. GP'lerin pik egzersiz maksimal QT, QTD, QTcD'lan ve AQTD ve AQTcD'ları GN'lerden; AQTD ve AQTcD'ları YP'lerden anlamlı derecelerde yüksekti (P=0,0002, P=0,0000, P-0,0002, P-0,0006, P=0,0020, P=0,0025 ve P=0,0025). Anlamlı SAD lezyonu olanların ortalama pik egzersiz minimal QT uzunluğu, 38olmayanlardan anlamlı derecede düşük (P=0,0348), QTcD'lan anlamlı derecede yüksekti (P=0,0371). ET'leri >lmm ST çökmesi ile birlikte pik egzersiz QTD'nun >60msn, AQTD'nun >13,6msn veya AQTcD'nun >32,9msn olduğu durumlarda pozitif kabul edildiğinde, sadece >lmm ST çökmesine göre duyarlılık ve NPD anlamlı derecelerde düştü (duyarlılık için: P<0,01, P<0,01 ve P<0,01; NPD için: P<0,01, P<0,05 ve P<0,05), özgüllük ve PPD anlamlı derecelerde yükseldi (özgüllük için: P<0,02, P<0,02 ve P<0,02; PPD için: P<0,05, P<0,01 ve P<0,01). Pik egzersiz QTcD'nun >70msn olmasıyla, NPD'de anlamlı değişikliğin olmaması dışındaki bulgular benzerdi (duyarlıkta düşme P<0,05; özgüllük ve PPD'de yükselmeler P<0,02 ve P<0,05). Test >lmm ST çökmesi veya pik egzersiz QTD'nun >60msn olması durumlarında pozitif kabul edildiğinde 4 tanı kriterinde de anlamlı değişiklik olmazken; işlem pik egzersiz QTcD'nun >70msn olması için yapıldığında özgüllük ve PPD anlamlı derecelerde düştü (P<0,01; P<0,01), duyarlılık ve NPD'de anlamlı değişiklik olmadı. >lmm ST çökmesi veya AQTD'nun >l3,6msn olması ile duyarlılık anlamlı derecede yükselirken, özgüllük anlamlı derecede düştü (P< 0,05, P<0,05); PPD ve NPD'de anlamlı değişiklik olmadı. AQcTD'nun >32,9msn olmasıyla özgüllük ve PPD anlamlı derecelerde düşerken (P<0,01; P<0,05); duyarlılık ve NPD'de anlamlı değişiklik olmadı. Sonuç olarak myokard infarktüsü geçirmemiş erkek KAH vakalarında, ET'de QTD ve diğer QT parametrelerinde önemli değişiklikler olduğu ve bazı QT parametrelerinin kullanılmasıyla testin güvenilirliğinin artabileceği düşünülmektedir. 39

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Development of mirna biomarkers for the differentiation between gingivitis and periodontitis: A pilot study

    Gingivitis ve periodontitis ayrımı için mirna biyobelirteçlerinin geliştirilmesi: Pilot çalışma

    DHAFIR LATIEF FAYADH FAYADH

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    BiyokimyaSüleyman Demirel Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA CALAPOĞLU

  2. Akut koroner sendromlu olgularda koenzim Q10 düzeyleri

    CoQ10 levels in patients with acute coronary syndrome

    DENİZ KAYAPINAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Eczacılık ve FarmakolojiEge Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYFER YALÇIN

  3. Genç yaşlarda görülen aterosklerotik kalp hastalığında CETP Taq1B polimorfizminin rolü

    Başlık çevirisi yok

    BİLAL İLANBEY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    BiyokimyaEge Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ESER YILDIRIM SÖZMEN

  4. Human serum arylesterase and glutathione S-transferase activities in patients with ischemic stroke compared to healthy controls

    İnsan serum arilesteraz ve glutatyon S-transferaz aktivitelerinin iskemik inmeli hastalarda sağlıklı kontrollerle karşılaştırılması

    AYSUN TÜRKANOĞLU

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2007

    BiyokimyaOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ORHAN ADALI

  5. Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi

    The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma

    HACI HASAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PatolojiSelçuk Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK