Geri Dön

Akut koroner sendromlu hastalarda serum trombosit kaynaklı büyüme faktörü beta düzeylerinin tanısal değerinin araştırılması

Investigation of the diagnostic value of serum platelet derived growth factor-beta levels in patients with acute coronary syndrome

  1. Tez No: 701216
  2. Yazar: MEHMET SELİM ÖZBİLEN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA BURAK SAYHAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İlk ve Acil Yardım, Emergency and First Aid
  6. Anahtar Kelimeler: Acil servis-hastane, Acil tıp, Akut koroner sendrom, Biyobelirteçler, Büyüme faktörleri, Kalp, Kalp hastalıkları, Kan trombositleri, Trombosit kaynaklı büyüme faktörü, Emergency service-hospital, Emergency medicine, Acute coronary syndrome, Biomarkers, Growth factors, Heart, Heart diseases, Blood platelets, Platelet-derived growth factor
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Trakya Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Akut koroner sendrom koroner arterde meydana gelen plak rüptürünün koroner kan akımını engellemesi sonucu miyokardın oksijen ihtiyacının artması ile karakterizedir. ST yükselmesi olmayan miyokard infarktüsü, unstabil angina pektoris ve ST yükselmeli miyokard infarktüsü olarak üç alt tipi mevcuttur. Mortalitesi yüksek olan bu hastalığın tanısı ve tedavisinin hızlı olması gerekmektedir. Kreatin kinaz, yüksek duyarlı troponin T gibi laboratuvar testleri tanıyı desteklemek amacıyla kullanılmasına rağmen daha hızlı ve güvenilir tanı ve dışlama için kullanılacak yeni marker arayışları devam etmektedir. Çalışmamızda bu belirteçlerden biri olabileceği düşünülen trombosit kaynaklı büyüme faktörü-beta'nın akut koroner sendrom olgularında tanısal değerliliği araştırılmak amaçlanmıştır. Çalışmamız acil servise başvurmuş gönüllüler ile prospektif ve tek merkezli olarak yapılmıştır. Çalışmamıza, çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan ST yükselmesi olmayan miyokard infarktüsü tanısı alan 25 hasta, ST yükselmeli miyokard infarktüsü tanısı alan 25 hasta ve 25 kontrol grubu şeklinde 75 kişi dahil edilmiştir. Çalışmamızda anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmamızda hastaların yaş ortalaması kontrol grubunda 61,8±10,5, ST yükselmesi olmayan miyokard infarktüsü grubunda 63,8±12,8 ve ST yükselmeli miyokard infarktüsü grubunda 63,2±14,3 olarak saptandı. Kontrol grubunun %68'si, ST yükselmesi olmayan miyokard infarktüsü grubunun %76'sı ve ST yükselmeli miyokard infarktüsü grubunun %76'sı kadındı. Trombosit kaynaklı büyüme faktörü-beta düzeyi; ST yükselmesi olmayan miyokard infarktüsü grubunda 225,7±77,6 ve ST yükselmeli miyokard infarktüsü grubunda 118,8±20,1 olarak tespit edildi. Kontrol grubuna göre ST yükselmesi olmayan miyokard infarktüsü ve ST yükselmeli miyokard infarktüsü gruplarında trombosit kaynaklı büyüme faktörü-beta düzeyleri anlamlı derecede daha yüksek bulundu. ST yükselmesi olmayan miyokard infarktüsü grubunda ST yükselmeli miyokard infarktüsü grubuna göre trombosit kaynaklı büyüme faktörü-beta düzeyi anlamlı derecede daha yüksekti. Yüksek duyarlı troponin T ile trombosit kaynaklı büyüme faktörü-beta değerleri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu görüldü (p<0,001). Hipertansiyon varlığında trombosit kaynaklı büyüme faktörü-beta düzeyi anlamlı olarak daha yüksek bulundu. HEART skoru ile trombosit kaynaklı büyüme faktörü-beta düzeyinin arasında pozitif yönlü orta seviyede doğrusal ilişki, GRACE skoru ile de negatif yönlü zayıf doğrusal ilişki saptandı. Mortalite, cinsiyet, yaş ile trombosit kaynaklı büyüme faktörü-beta düzeyi arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Çalışmamızda trombosit kaynaklı büyüme faktörü-beta'nın akut koroner sendrom için tanısal bir test olarak kullanılabileceği tespit edildi. Mortalite açısından yeterli bilgiyi vermemektedir. Literatürde öncü çalışma olan bu çalışma ışığında örneklem sayısının arttırılarak daha net sonuçlar elde edilebileceğini düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Acute coronary syndrome is characterized by an increase in myocardial oxygen demand as a result of plaque rupture in the coronary artery preventing coronary blood flow. There are three subtypes of non-ST-elevation myocardial infarction; unstable angina pectoris and ST-elevation myocardial infarction. Diagnosis and treatment of this disease with high mortality is required. Although laboratory tests such as creatine kinase and high sensitive troponin are used to support the diagnosis, the search for new markers to be used for quicker and more reliable diagnosis and exclusion continues. In our study, we aimed to investigate the diagnostic value of serum platelet derived growth factor-beta, which is thought to be one of these biomarkers, in patients with acute coronary syndrome. Our study was conducted as a prospective and single-center study with volunteers who applied to the emergency service. Our study included 25 patients diagnosed with non-ST-elevation myocardial infarction, 25 patients diagnosed with ST-elevation myocardial infarction, and 25 control subjects, who met the criteria for inclusion in the study. In our study, the level of significance was accepted as p<0.05. In our study, the mean age of the patients was 61.8±10.5 in the control group, 63.8±12.8 in the non-ST-elevation myocardial infarction group and 63.2±14.3 in the ST-elevation myocardial infarction group. 68% of the control group, 76% of the non-ST-elevation myocardial infarction group, and 76% of the ST-elevation myocardial infarction group were female. Serum platelet derived growth factor-beta levels were determined as 225.7±77.6 in the non-ST-elevation myocardial infarction group and 118.8±20.1 in the ST-elevation myocardial infarction group. Serum platelet derived growth factor-beta levels were found to be significantly higher in the non-ST-elevation myocardial infarction and ST-elevation myocardial infarction groups when compared to the control group. Serum platelet derived growth factor-beta level was significantly higher in the non-ST-elevation myocardial infarction group than in the ST-elevation myocardial infarction group. It was observed that there was a significant positive correlation between high sensitive troponin and serum platelet derived growth factor-beta values (p<0.001). In the presence of hypertension, serum platelet derived growth factor-beta levels were found to be significantly higher. A moderately positive linear relationship was found between HEART scores and serum platelet derived growth factor-beta levels, and a weak negative linear relationship was found with Global Registry of Acute Cardiac Events scores. There was no significant relationship between mortality, gender, age and serum platelet derived growth factor-beta levels. In our study, it was determined that serum platelet derived growth factor-beta could be used as a diagnostic test for acute coronary syndrome. It does not provide sufficient information in terms of mortality. In the light of this study, which is a pioneering study in the literature, we think that clearer results can be obtained by increasing the number of samples.

Benzer Tezler

  1. Koroner arter hastalığı ile serum PDGF ve TGF-ß arasındaki ilişki

    The relationship between coronary artery disease and serum PDGF and TGF-ß

    VELİ KÜÇÜKSEVGİLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    KardiyolojiKırıkkale Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAKSUN EBİNÇ

  2. Akut koroner sendromlarda erken dönemde bakılan NT-pro BNP seviyesinin anjiyografik lezyon yaygınlığı ve şiddeti ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    The relationship between the level of NT-pro BNP measured during the early course of acute coronary syndromes and angiographic extent and severity of coronary artery disease

    MUSTAFA TARIK AĞAÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. İBRAHİM KELEŞ

  3. ST elevasyonsuz miyokard enfarktüsü hastalarında serum beyin kaynaklı nörotrofik faktör düzeyinin SYNTAX skoru ile ilişkisi

    Relationship between serum brain- derived neurotrophic factor level and SYNTAX score in non-ST elevation myocardial infarction patients

    ÖMER ÖZDİL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    KardiyolojiSüleyman Demirel Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ BAĞCI

  4. Fragmente QRS saptanan akut koroner sendromlu hastalarda ST-2, osteopontin ve miyeloperoksidaz düzeylerinin önemi

    The importance of ST-2, osteopontin and myeloperoxidase levels in acute coronary syndrome patıents with fragmented Qrs

    SEDA SUZAN MEMECAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    KardiyolojiOrdu Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TEVFİK NOYAN

    DOÇ. DR. OSMAN BEKTAŞ

  5. Tikagrelorün asetilsalisilik asit varlığında yüksek performanslı sıvı kromatografisi ile tayini

    Determination of ticagrelor by high performance liquid chromatography in the presence of acetylsalicylic acid

    YEŞİM ACAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kimyaİstanbul Üniversitesi

    Analitik Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SENA ÇAĞLAR ANDAÇ

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ELİF ÖZDEMİR