Servikal intraepitelyal neoplazilerde P16, Ki67, MCM2, TOP2A VE CK7 immunoekspresyonunun histomorfolojik tanıya katkıdaki rolü
The role of P16, Ki67, MCM2, TOP2A and CK7 immunoexpression in contributing to histomorphological diagnosis in cervical intraepithelial neoplasia
- Tez No: 702815
- Danışmanlar: PROF. DR. ŞİRİN FUNDA EREN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Patoloji, Pathology
- Anahtar Kelimeler: Epitel, Ki-67, Papillomavirüsler, Teşhis, Uterin servikal hastalıklar, Uterin servikal neoplazmlar, Epithelium, Ki-67, Papillomaviridae, Diagnosis, Uterine cervical diseases, Uterine cervical neoplasms
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Servikal intraepitelyal neoplazilerin derecelendirilmesinde histomorfolojinin yanında literatürde CIN ile ilişkilendirilen immunohistokimyasal işaretleyicilerin kullanılmasının tanıyı belirlemedeki etkisini saptamak çalışmanın ana amacı olarak belirlenmiştir. Gereç ve Yöntem: Ocak 2014 – Aralık 2020 tarihleri arasında Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim Araştırma Hastanesi Patoloji arşivinde bulunan servikal intraepitelyal neoplazi tanısı almış biyopsi materyalleri ve olağan servikal biyopsi tanısı almış kontrol grubundan oluşan toplam 168 vakaya p16, Ki-67, MCM2, TOP2A ve CK7 immunohistokimyasal boyaları uygulanmış ve semikantitatif olarak boyalar skorlanmıştır. Bulgular: Toplam 75 CIN1, 50 CIN2, 23 CIN3 ve 20 olağan servikal doku içeren kontrol grubu incelenmiştir. P16, Ki-67, MCM2, TOP2A ve CK7 skorları tanılarla karşılaştırıldığında anlamlı istatistiksel korelasyon (p<0.001) saptanmıştır. İmmunohistokimyasal boyaların birbirleriyle olan kıyaslamasında da benzer şekilde her biri için anlamlı istatistiksel fark (p<0.001) izlenmiştir. CIN1-CIN2 ayrımı için boyalarla korelasyona bakıldığında her bir boyanın anlamlı düzeyde korele olduğu saptanmıştır. CIN2-3 ayrımı için ise P16 (p<0.001) ve TOP2A (p=0.0027) boyalarının anlamlı korelasyon gösterdiği saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızda vakalara uygulanan P16, Kİ-67, MCM2, TOP2A ve CK7 boyalarının displazi derecesiyle anlamlı ilişkili olduğu görülmüştür. Sonuçlara göre; rutin pratikte en çok uygulanan boyalar olan p16 ve Ki-67 ile birlikte displazi derecesine karar verilemeyen durumlarda spesiviteyi ve sensitiviteyi arttırmak için öncelikle TOP2A olmak üzere MCM2 ve CK7'nin kullanılabileceği düşünülmüştür.
Özet (Çeviri)
Introduction: The main aim of this study was to evaluate the effectiveness of CIN-associated, immunohistochemical markers used in literature in the grading of cervical intraepithelial neoplasia. Methodology: A total of 168 cases, consisting of biopsy samples diagnosed with cervical intraepithelial neoplasia and with normal cervical tissue as the control group, were included in the study. The biopsies were performed between January 2014 to December 2020 and taken from the Pathology archive of the Marmara University Pendik Training and Research Hospital. p16, Ki-67, MCM2, TOP2A and CK7 immunohistochemical stains were applied, and scored semiquantitatively. Results: A total of 75 CIN1, 50 CIN2, 23 CIN3 and a control group including 20 cases were examined in the study. A significant statistical correlation (p<0.001) was found between the P16, Ki-67, MCM2, TOP2A and CK7 scores and positive diagnoses. Similarly, a statistically significant difference (p<0.001) was observed for each of the immunohistochemical stains when they were compared with each other. Considering the correlation of the markers with distinguish the CIN1-CIN2 diagnoses it was determined that each marker was able to correctly predict a positive diagnosis. For distinguish the diagnosis of CIN2-3, the P16 (p<0.001) and the TOP2A (p=0.0027) markers were found to show significant correlation. Conclusion: The P16, KI-67, MCM2, TOP2A and CK7 markers were found to be significantly associated with the degree of dysplasia. To increase the specificity and sensitivity of diagnosis, the TOP2A, MCM2 and CK7 markers can be applied alongside the routinely used p16 and Ki-67 markers in cases where the degree of dysplasia cannot be determined.
Benzer Tezler
- Serviks kanserinin erken tanısı amacıyla 1986 yılında kliniğimizde yapılan çalışma
Başlık çevirisi yok
EMİN SARIKAYA
- Kadındaki anti-sperm antikorlarının servikal faktörle karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
HALİL SAYGILI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Kronik servisit-serviks erozyonunda elektrokoter ve kriokoter uygulaması sonuçlarının karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
AYŞE DOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Kadın Hastalıkları ve DoğumUludağ ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Kollum kanseri tedavisinde değişik yaklaşımlar ve anatomo-patolojik bulgular ile sürvi arasındaki ilişki (160 Wertheim-Meigs operasyonu olgusunun kliniko-patolojik değerlendirilmesi)
Başlık çevirisi yok
FEHMİ SARI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Onkolojiİstanbul ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NECATİ TOLUN