Geri Dön

Lupus nefriti tanılı hastaların klinik, patolojik bulguları ve tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi : Tek merkez deneyimi

Evaluation of clinical, pathological findings and treatment outcomes of patients diagnosed with lupus nephritis: A single center experience

  1. Tez No: 707281
  2. Yazar: BATUNAY DURAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. EBRU GÖK OĞUZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Sistemik lupus eritematozus, lupus nefriti, son dönem böbrek yetmezliği, proteinüri, Böbrek hastalıkları, Böbrek yetmezliği-kronik, Lupus eritematozus-sistemik, Patoloji, Tedavi, Systemic lupus erythematosus, lupus nephritis, end-stage renal disease, proteinuria, Kidney diseases, Kidney failure-chronic, Lupus erythematosus-systemic, Pathology, Treatment
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ:Sistemik lupus eritematozusun (SLE) böbrek tutulumu lupus nefriti (LN) olarak bilinir. LN tanısı olan lupus hastalarının prognozu böbrek tutulumu olmayanlara göre daha kötüdür. Uygun ve zamanında uygulan tedavi ile lupus nefriti tanılı hastalarda renal sağ kalım iyileştirilebilir. Renal biyopsi ile kliniğimizde LN tanısı alan hastaların klinik ve patolojik bulgularının, merkezimizde uygulanan tedavi sonuçlarının ve renal sağ kalımın literatürle karşılaştırılması çalışmamızın temel amacıdır. Ayrıca renal prognozda etkili olası faktörleri tespit etmek çalışmamızın bir diğer amacıdır. Hastalarda olası prognostik faktörleri tespit ederek ve bu sayede renal prognozu düzelterek lupus nefritinin son dönem böbrek hastalığına gidişini önleyebiliriz. Bu çalışma ile LN tanılı hastalarda renal sağ kalıma katkıda bulunmayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM:Çalışmamıza 2012 Ocak-2021 Ocak tarihleri arasında lupus nefriti tanısı alan 44 hasta dahil edildi. Hasta verileri geriye dönük olarak incelenmiştir. İstatistiksel analizler SPSS V.15 ile yapıldı.Çalışmadaki istatistiksel analizlerde p<0.05'in altındaki değerler istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. BULGULAR:Çalışmaya dahil edilen 44 hastanın 32'si kadın, 12'si erkek idi. Hastaların tamamında proteinüri mevcuttu. En sık sınıf IV LN saptandı. Hastaların çoğunluğu proliferatif LN grubundaydı. Proliferatif LN ile non-proliferatif LN tanısı olan hastalar arasında serum kreatinin, potasyum yüksekliği, serum kompleman düşüklüğü, anti-dsDNA antikor varlığı ve aktif idrar sedimenti varlığı açısından anlamlı fark bulundu. 12.ayda tam remisyonda olan hastalar ile remisyonda olmayan hastalar arasında tanı anındaki kan basıncı ve GFR seviyesinde düşüklük açısından anlamlı fark saptandı. 12.ayda tam remisyonda olmayan hastaların çoğunun proliferatif LN grubunda olduğu görüldü. Proliferatif LN başlangıç tedavisinde MMF tedavisi alan grubun siklofosfamid tedavisi alan gruba göre tam remisyona ilk ulaşma süresinin daha kısa olduğu görüldü ve istatiksel olarak anlamlı saptandı. Takipli hastaların %9'unda SDBY geliştiği ve SDBY gelişme oranının literatür ile uyumlu olduğu tespit edildi. 2 hastanın takipler sırasında exitus olduğu görüldü. 8 hastada hastada nüks saptandı ve nüks saptanan hastaların yarısından fazlasında 12.ayda tam remisyonun elde edilemediği görüldü. Nüks saptanan hastalarda nüks saptanmayan hastalara kıyasla tanı anında daha yüksek sistolik kan basıncı ve serum total kolesterol düzeyi saptandı. Ayrıca nüks saptanan hastalarda tanı anında daha yüksek seviyede proteinüri olduğu tespit edildi. SONUÇ:Lupus nefriti, SLE hastaları için önemli morbidite ve mortalite kaynağı olmaya devam etmektedir. SLE hastaları düzenli olarak böbrek tutulumu açısından tetkik edilmelidir. Lupus nefriti tanısı olan hastaların yaklaşık %10'ununda SDBY gelişmektedir. LN'yi erken teşhis etmek, teşhis edildiğinde gecikmeden uygun tedaviye başlamak renal ve hasta sağ kalım açısından önemlidir. Çalışmamızdaki istatiksel olarak anlamlı saptanan verilerin çoğunluğu mevcut literatürler ile uyumlu bulundu. Çalışmamızda literatürden farklı olarak saptadığımız prognostik öneme sahip olabilecek veriler mevcuttur. Fakat bu verileri hasta katılımının fazla olduğu çalışmalarla doğrulanması gerekmetedir. Lupus nefriti tedavisinde ve prognozunda olumlu sonuçlar elde edebilmek için geniş çaplı çalışmalar yapılması gerektiği aşikardır.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: Renal involvement of systemic lupus erythematosus (SLE) is known as lupus nephritis (LN). The prognosis of lupus patients with LN diagnosis is worse than those without kidney involvement. Renal survival can be improved in patients with lupus nephritis with appropriate and timely treatment. The main aim of our study is to compare the clinical and pathological findings of patients diagnosed with LN in our clinic by renal biopsy, the results of treatment applied in our center, and renal survival with the literature. In addition, determining possible factors affecting renal prognosis is another aim of our study. We can prevent the progression of lupus nephritis to end-stage renal disease by detecting possible prognostic factors in patients and thus improving renal prognosis. With this study, we aimed to contribute to renal survival in patients with LN. MATERIALS AND METHODS: Forty-four patients diagnosed with lupus nephritis between January 2012 and January 21 were included in our study. Patient data were analyzed retrospectively. Statistical analyzes were done with SPSS V.15. Values below p<0.05 were considered statistically significant in the statistical analyzes in the study. RESULTS: Of the 44 patients included in the study, 32 were female and 12 were male. All patients had proteinuria. Class IV LN was the most common. Majority of the patients were in the proliferative LN group. A significant difference was found between patients diagnosed with proliferative LN and non-proliferative LN in terms of serum creatinine, potassium elevation, low serum complement, presence of anti-dsDNA antibodies and active urinary sediment. A significant difference was found between the patients who were in complete remission at 12 months and those who were not in remission in terms of low blood pressure and GFR at the time of diagnosis. It was observed that most of the patients who were not in complete remission at 12 months were in the proliferative LN group. In the initial treatment of proliferative LN, the group receiving MMF treatment had a shorter time to reach complete remission than the group receiving cyclophosphamide treatment, and it was statistically significant. It was found that ESRD developed in 9% of the patients followed up and the rate of ESRD development was consistent with the literature. It was observed that 2 patients died during the follow-up. Recurrence was detected in 8 patients, and it was observed that more than half of the patients with relapse could not achieve complete remission at 12 months. Patients with relapse had higher systolic blood pressure and serum total cholesterol level at the time of diagnosis compared to patients without recurrence. In addition, patients with relapse were found to have a higher level of proteinuria at the time of diagnosis. CONCLUSION:Lupus nephritis remains an important source of morbidity and mortality for SLE patients. SLE patients should be regularly examined for renal involvement. About 10% of patients diagnosed with lupus nephritis develop ESRD. Early diagnosis of LN and initiating appropriate treatment when diagnosed without delay is important for renal and patient survival. Most of the statistically significant data in our study were found to be compatible with the existing literature. In our study, there are data that may have prognostic significance, which we determined differently from the literature. However, these data need to be confirmed by studies with high patient participation. It is obvious that large-scale studies are needed to achieve positive results in the treatment and prognosis of lupus nephritis.

Benzer Tezler

  1. Patolojik lupus nefriti tanılı vakaların ISN/RPS 2018 klasifikasyonuna göre yeniden değerlendirilmesi ve yeni sınıflamanın klinik açıdan validasyonunun değerlendirilmesi

    Re-evaluation of cases diagnosed with pathological lupus nephritis according to ISN/RPS 2018 classification and evaluation of clinical validation of the new classification

    FERDA NEDİRLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    NefrolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GALİP GÜZ

  2. Sistemik lupus eritamatozus hastalarında klinik ve laboratuvar verilerin geriye dönük analizi

    Retrospecive analysis of clinic and laboratory findings in systemic lupus erythematosus

    NERMİN KENİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    RomatolojiUludağ Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KAMİL DİLEK

  3. İstanbul Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim dalı lupus nefriti kohortunda ı̇mmunsupresif tedavi yanıtları, nüks oranları ve renal prognoz

    Immunosuppressive treatment responses, relapse rates, and renal prognosis in the lupus nephritis cohort of İstanbul Medical Faculty of Rheumatology department

    GAMZE KEMEÇ TÜRKMEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Romatolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BAHAR ARTIM ESEN

  4. Lupus nefritli hastalarda CALLY ve HALP indeksinin renal patoloji ve hastalık aktivitesiyle ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship of CALLY and HALP index with renal pathology and disease activity in patients with lupus nephritis

    MESUT ACET

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    İç HastalıklarıMersin Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KENAN TURGUTALP

    DOÇ. DR. NURDAN YILDIRIM

  5. Klinik olarak glomerülonefrit şüphesi ile böbrek biyopsi yapılan hastalarda“geçici reseptör potansiyel iyon kanal (TRPC) gen ailesinin”farklı ifade profillerinin incelenmesi

    Study of different expression profiles of“transient receptor potential ion channel (TRPC) gene family”in patients undergoing renal biopsies with clinically suspected glomerulonephritis

    MELTEM SEZİŞ DEMİRCİ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    NefrolojiEge Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BUKET KOSOVA