Yara ayrışması açısından riskli hastalarda insizyon yönetim sistemlerinin kontrol grubuyla karşılaştırıldığı tek merkezli bir gözlem çalışması
A single center observation study compared with the control group of incision management systems in patients at risk for wound separation
- Tez No: 708479
- Danışmanlar: PROF. DR. METİN KEMENT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2014
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
GİRİŞ: Yara ayrışması major karın cerrahisinden sonra cerrahların pek de az olmayan bir sıklıkla karşılaştıkları önemli bir sorundur. Postoperatif hastalarda cerrahi alan enfeksiyon-larına sebep olan ve yara ayrışması olasılığını artıran bir çok neden vardır. Bu çalışmada insizyon kenarlarını bir arada tutmak ve yara dudaklarının açılmasını önlemek, insizyonu dış enfeksiyon kaynaklarından koruyarak enfeksiyonu önlemek, seroma ve hematom oluşumu riskini azaltmak için sıvıyı ortamdan uzaklaştırmak, yara izini minimize etmek, gereksiz ağrıyı ve rahatsızlığı önlemek için en iyi insizyon yönetim sisteminin seçilmesi amaçlandı. MATERYAL-METOD: Bu calışmada, Kasım 2013 - Haziran2014 tarihleri arasında batın ameliyatı geçirmiş, yara ayrışması açısından riskli olan 60 hasta değerlendirildi. Kliniğimizde, Batın cerrahisi uygulanmış riskli olgular; Yaş (>65), BMI >30, Diyabet, KOAH gibi yandaş sistemik hastalığı bulunanlar, İmmunsupresif ilaç kullananlar (KT, steroid kullanımı), İnsizyon hattında iskemi bulguları, Kirli ve kontamine yara, Obezite, sütur hatında gerginlik, yara yerinin travmatize edilmesi, ASA 3-4, sigara parametrelerine göre değerlendirilerek prospektif bir çalışma protokolü oluşturulması planlandı. Postoperatif negatif basınçlı yara bakım sistemi uygulanan hastalar, ciltaltı aspiratif dren yerleştirilen hastalar, standart pansuman uygulanan hasta grubu olmak üzere üç ayrı gruba ayrıldı. Postoperatif dönemde ayrışma, cerrahi alan enfeksiyonu, seroma, hastane kalış süreleri ve maliyetlerinin değerlendirilmesi ve bunlara göre sonuçların istatistiksel olarak gözden geçirilmesi amaçlandı. BULGULAR: 60 hasta randomize edildi (n=20, herbir grup için). Hastaların 31 (51%)'i erkekti ve yaş ortalaması 64.3±8.9 (46-85). Ortalama VKI değeri 30.45±7.2'di. Gruplar arasında cinsiyet, yaş, VKI açısından istatistiksel anlamlı fark (p≥0.05) yoktu. ASA skoru ve cerrahi müdahaleler de gruplar arasında benzerdi. Yara ayrışması oranı SP, AD ve NB grubu için 25%(n=8), 20%(n=6) ve 3%(n=1), (p<0.017). Hastanede yatış süresi SP, AD ve NB grubu için sırasıyla 16,45±6,6, 14,3±7,4 ve 8,95±2,8 gün (p<0,001). Diğer değişkenler için gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark tespit edilmedi (p≥0.05,tüm değişkenler için ) SONUC: Negatif basınçlı yara tedavisi uygulaması kolay hızlı ve pratik bir tekniktir. Lateral gerilimi ve ödemi azaltır. İnsizyon kenarlarının bitişik kalmasını sağlayarak yara ayrışması olasılığını azaltır. Perfüzyonun desteklenmesini sağlar. Cerrahi alanın dış enfeksiyon kaynaklarına karşı korunmasına yardımcı olur.
Özet (Çeviri)
INTRODUCTION: Wound dehiscence is an important problem that surgeons encounter not less frequently after major abdominal surgery. There are many reasons that cause surgical site infections in postoperative patients and increase the likelihood of wound dehiscence. In this study, it was aimed to choose the best incision management system to keep the incision edges together and to prevent wound lips from opening, to prevent infection by protecting the incision from external sources of infection, to remove the fluid from the environment to reduce the risk of seroma and hematoma formation, to minimize scarring, and to prevent unnecessary pain and discomfort. . MATERIAL-METHODS: In this study, 60 patients who underwent abdominal surgery between November 2013 and June 2014 and were at risk for wound dehiscence were evaluated. In our clinic, risky cases who underwent abdominal surgery; Age (>65), BMI >30, Diabetes, those with co-morbid systemic diseases such as COPD, Those using immunosuppressive drugs (KT, steroid use), Ischemia findings in the incision line, Dirty and contaminated wound, Obesity, tension in the suture line, traumatizing the wound site, It was planned to create a prospective study protocol by evaluating ASA 3-4 according to smoking parameters. Patients who underwent postoperative negative pressure wound care system, patients with subcutaneous aspirate drains, and patients with standard dressings were divided into three different groups. It was aimed to evaluate the dissociation, surgical site infection, seroma, hospital stay and costs in the postoperative period and to review the results statistically according to these. RESULTS: 60 patients were randomized (n=20, for each group). 31 (51%) of the patients were male and the mean age was 64.3±8.9 (46-85). The mean BMI value was 30.45±7.2. There was no statistically significant difference (p≥0.05) between the groups in terms of gender, age and BMI. ASA score and surgical interventions were also similar between groups. Wound dehiscence rate was 25%(n=8), 20%(n=6) and 3%(n=1), (p<0.017) for the SP, AD and NB groups. Hospital stay was 16.45±6.6, 14.3±7.4 and 8.95±2.8 days for the CP, AD and NB groups, respectively (p<0.001). No statistically significant difference was found between the groups for other variables (p≥0.05, for all variables) CONCLUSION: Negative pressure wound therapy is a fast and practical technique that is easy to apply. It reduces lateral tension and edema. By keeping the incision edges contiguous, it reduces the possibility of wound dehiscence. It supports perfusion. It helps to protect the surgical field against external sources of infection.
Benzer Tezler
- Kliniğimizde yapılan cerrahi işlemlerin charlson indeksi ve cerrahi skala yöntemleri ile değerlendirilmesi
Evaluation by charlson index and surgical risk scale of surgical procedures performed in our clinic
MEHMET ULUŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Genel CerrahiKaradeniz Teknik ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NAZIM AĞAOĞLU
- Yüksek riskli kolorektal kanser cerrahisi hastalarına uygulanan profilaktik negatif basınçlı yara tedavisinin cerrahi alan komplikasyonlarına etkisi
The effect of profilactic negative pressure wound therapy on surgical wound complications after colorectal cancer surgery in high risk patients
HATİCE YÜCELER KAÇMAZ
- Genel cerrahi kliniğinde çalışanlarda kesici delici alet yaralanmaları
Başlık çevirisi yok
MAHMUT GÜCÜK
- Kullanılan dikiş materyalleri ve dikiş teknikleri yara iyileşmesinde önemli midir? Abdominal yara modelinde Polidioksonon (PDS) ve Poliglaktin (Vicryl) dikiş materyalleri ile matress, devamlı matress ve smead-jones dikiş tekniklerinin .....
Are the under use suture materials and techniques important for the wound healing? The Comparison of matress, continuous matress and smead-jones suture techniques, with use of polydioksanone (PDS) and polyglactin (vicryl) in abdominal wound model
SEMRA POLAT SERHAT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Genel Cerrahiİstanbul ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. SALİH PEKMEZCİ
- Meme kanseri nedeniyle intraglandüler flep tekniği ile üst dış kadranektomi yapılan hastalarda boost dozunda intraoperatif radyoterapinin yara komplikasyonlarına etkisi
The effect of intraoperative boost dose radiotherapy on wound complications in breast cancer patients operated with upper outer quadrantectomy by using intraglandular flap mobilization technique
MÜJDAT TURAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Genel CerrahiSağlık Bilimleri ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET ALİ GÜLÇELİK