Geri Dön

Bilingual Language Development amongthe First Generation Turkish Immigrantsin the Netherlands

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 716629
  2. Yazar: GÜLSEN YİLMAZ
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Dilbilim, Eğitim ve Öğretim, Linguistics, Education and Training
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Unıversıty Of Gronıngen (rıjksunıversıteıt Gronıngen)
  10. Enstitü: Yurtdışı Enstitü
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmanın amacı, yetişkin yaşta farklı bir dil konuşulan ülkeye giden ve uzun süre orada yaşayan kişilerin anadilinde bir değişim olup olmadığını belirlemek ve anadilin değişiminde ve ikinci dil ediniminde rol oynayan dilsel, sosyal ve demografik faktörleri araştırmaktır. Deney grubu anadili Türkçe olan ve Hollanda'ya on beş yaşından sonra gelen, en az on yıl ya da daha uzun süredir bu ülkede yaşayan ve hem Türkçe hem Hollandaca konuşan kişiler arasından seçilmiştir. Bu kişiler, anadili Türkçe olan ancak başka yabancı dil bilmeyen ve eğitim düzeyi, yaş, cinsiyet ve doğum yeri açısından benzer kişilerle karşılaştırılmıştır. Çalışmaya toplam yüzdört kişi katılmıştır. Veriler, anadil ve ikinci dil kullanımı, dilsel ve kültürel tercih ve bağlılık, ve sosyal çevreye dair sorular içeren sohbet tarzında bir görüşme; karşılıklı konuşma; ve zamana karşı sözcük erişimini ölçen bir test ile toplanmıştır. Ayrıca analizlerde, katılımcılara ait kişisel ve demografik bilgiler de kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, ikinci bir dil öğrenmenin, tümüyle gelişmiş ve otomatikleşmiş olan anadil bilgisini sadece sözcük düzeyinde etkilediği belirlenmiştir. Yani, iki dil bilenler Türkçe dışında başka dil bilmeyen kişilere oranla Türkçe konuşurken daha çok duraksamaktadırlar; ancak, sözcük erişim deneyindeki performansları sözcük bilgilerinin temelde etkilenmemiş olduğunu göstermiştir. Karmaşık sözdizimi kullanımı açısından da dilbilgilerinin sadece Türkçe bilen kişiler kadar iyi olduğu görülmüştür. Bu bulgulara göre, genel olarak, iki dil öğrenmenin anadilde herhangi bir yapısal değişmeye veya bozulmaya yol açmaktan çok sadece konuşmanın akıcılığını etkilediği söylenebilir. Iki dil bilenler arasında, işyerinde profesyonel amaçlı Türkçe konuşanların diğerlerine oranla daha akıcı konuştukları ve eğitim düzeyi daha yüksek olanların daha çok karmaşık sözdizimi kullandığı görülmüştür. Aile içinde ve arkadaşlarla Türkçe ve Hollandaca konuşma sıklığının veya Türk ve Hollanda dil ve kültürüyle ilgili tercih ve tutumların anadil üzerinde herhangi bir etkisine rastlanmamıştır. Çevresel faktörlerin Hollandaca düzeyine etkisinin de sınırlı olduğu saptanmıştır: Katılımcıların Hollanda'ya geldiği yaş, eğitim düzeyi, işyerinde Hollandaca konuşma sıklığı ve aile ve arkadaşlarla Türkçe konuşma sıklığı Hollandaca dil gelişiminde biraz rol oynamaktadır. Çok güçlü olmasa da, Hollandaca düzeyiyle en çok bağlantılı olan faktörün tercih edilen dil olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışmanın sonucu, uzun yıllar boyunca iki dil kullanan kişilerin anadillerinde herhangi bir yapısal değişim olmadığına ancak anadil ve ikinci dil gelişimine etki eden faktörleri belirleyebilmek için çalısmalar sırasında mümkün oldukça farklı değişkenin (örneğin, dilsel, sosyal, duygusal, çevresel, politik) gözönünde bulundurulması gerekliliğine işaret etmektedir

Özet (Çeviri)

Deze studie onderzocht in hoeverre Turks-Nederlandse tweetaligen in staat waren hun eerste taal te behouden na een langdurig verblijf in Nederland. Gekeken is naar de talige en socio-demografische variabelen die het behoud van de eerste taal en de ontwikkeling van de tweede taal beïnvloeden. Deelnemers aan de studie waren Turkse immigranten die naar Nederland migreerden als volwassenen en al tien jaar of meer in Nederland wonen. De gegevens werden verzameld via een sociolinguïstisch interview over het gebruik van de eerste en tweede taal, taalkundige / culturele verwantschap en sociale netwerken, en een aantal experimentele taken: een spontane taalproductietaak, een lexicale benoemingstaak en een matchings taak. Persoonlijke achtergrond informatie werd verzameld via een vragenlijst en is meegenomen in de analyses van de experimentele taken. De analyse liet zien dat volledig ontwikkelde en geautomatiseerde moedertaalsystemen bij tweetaligen deels veranderen als gevolg van het leren en gebruiken van een andere taal. Dit werd vooral gevonden in het lexicale domein. Tweetaligen leken minder controle over hun spraakgebruik te hebben en moeilijker toegang te krijgen tot lexicale items in vergelijking met eentalige sprekers van het Turks. De hoge mate van geautomatiseerd gedrag in de experimentele taken gaf aan dat het lexicale systeem van de tweetaligen nog intact was. Wat betreft het syntactische domein, was het vermogen van de informanten om zinnen met complexe inbeddingen te gebruiken nog binnen de eentalige norm, ondanks een intensieve en langdurige blootstelling aan de tweede taal. Al met al kan worden geconcludeerd dat de uitbreiding van het taalsysteem door het leren van een tweede taal invloed heeft op de on -line taalproductie en niet op de taalkennis zelf. Van de externe variabelen bleek alleen meer Turkse gebruik op het werk en een hoger opleidingsniveau samen te hangen met een betere toegang tot de woordenschat en het gebruik van meer complexe ingebedde zinsconstructies. Gebruik van het Turks met de familie en vrienden, het gebruik van het Nederlands of culturele en taalkundige voorkeuren bleken geen rol spelen in de de veranderingen in de eerste taal. De invloed van de linguïstische en socio - demografische factoren op Nederlandse taalbeheersing was gering en hetzelfde gold voor factoren als leeftijd bij aankomst, opleidingsniveau , professionele taalgebruik en het gebruik van Turkse in het gezin en met vrienden. De beste, maar niet heel sterke, voorspeller van de Nederlandse taalbeheersing was de voorkeurstaal van de sprekers. De bevindingen van deze studie toonden aan dat de moedertaal goed bestand is tegen verlies, zelfs na een verblijf voor tientallen jaren in een tweede-taalomgeving. De resultaten onderstrepen het belang van diepgaand onderzoek dat zoveel mogelijk dimensies (taalkundige, sociale, emotionele, politieke) meeneemt om de rol van externe factoren bij eerste en tweede taalontwikkeling van tweetaligen in samenhang zichtbaar te maken.

Benzer Tezler

  1. A Preliminary study towards the development of the Turkish form of the classroom environment scale

    Başlık çevirisi yok

    NERGİS TÜTER

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1989

    Eğitim ve ÖğretimBoğaziçi Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FATOŞ ERKMAN

  2. Doğu-batı ilişkileri ve nükleer güç

    Başlık çevirisi yok

    KADRİ KEMAL GÜNEŞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Uluslararası İlişkilerAnkara Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ORAL SANDER

  3. A Contrastive analysis of writing in Turkish and English of Turkish high school students

    Başlık çevirisi yok

    HÜSNÜ ENGİNARLAR

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    1990

    DilbilimHacettepe Üniversitesi

    PROF.DR. AHMET KOCAMAN

  4. The Bilingual first language acquisition of a Turkish child: a comprative case study

    Başlık çevirisi yok

    ZEYNEP PİYADE(GÖKNİL)

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1990

    Eğitim ve ÖğretimOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    DOÇ.DR. SELMA ÇAPAN

  5. Expectations about counseling: an instrument study

    Başlık çevirisi yok

    İLHAN ŞANVER

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1990

    PsikolojiBoğaziçi Üniversitesi

    Y.DOÇ.DR. SEMİHA ATAKAN