Geri Dön

Rozasea'da hastalık şiddetiyle sosyal fobi, anksiyete, benlik saygısı, uyku kalitesi ve dermatolojik yaşam kalite indeksi arasındaki ilişki

The relationship between disease severity in rosecea and social phobia, anxiety, self-esteem, sleep quality and dermatological quality of life index

  1. Tez No: 728841
  2. Yazar: MERVE BİNGÖL
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ERDAL PALA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Anksiyete, Benlik, Psikodermatoloji, Rozasea, Uyku, Benlik saygısı, Deri hastalıkları, Fobiler, Gül hastalığı, Hastalık şiddeti, Sosyal fobiler, Uyku kalitesi, Yaşam kalitesi, Anxiety, Personality, Psychodermatology, Rosacea, Sleep, Self esteem, Skin diseases, Phobic disorders, Disease severity, Phobia-social, Quality of sleep, Quality of life
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atatürk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tıp Eğitimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Rozasea, klinik belirtileri hastadan hastaya değişmekle birlikte sıklıkla yüzü etkileyen; flushing, kalıcı eritem, papül, püstül, telenjiektazi ve fimatöz değişikliklere neden olan, tekrarlayan remisyon ve ataklarla karakterize, kronik ve inflamatuar kutanöz bir hastalık olarak bilinmektedir. Kesin etiyolojisi tam olarak aydınlatılamamış olsa da, emosyonel stresin ana tetikleyici etkenlerden biri olduğu düşünülmektedir. Bireylerdeki genel yakınma hastalığın şiddetine bağlı olarak farklılık gösterir ancak bu bireylerde psikososyal yakınmalar oldukça yaygındır. Biz çalışmamızda; rozasealı bireylerde normal popülasyona kıyasla psikososyal yakınmaları değerlendirmek, aynı zamanda hastalık şiddetiyle bu yakınmaların farklılık gösterip göstermediğini saptamak istedik. Gereç ve Yöntem: Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı polikliniği'ne başvuran 25- 60 yaş aralığında 75 rozasea hastası, yaş, cinsiyet, medeni hal, gelir düzeyi, eğitim durumu, meslek ve yaşanılan yer gibi sosyodemografik özellikleri benzer, başka dermatolojik problemler nedeni ile başvuran 75 kontrol grup çalışmaya alınmıştır. Aynı zamanda hem vaka hem de kontrol grubunda rozasea ayırıcı tanısına giren veya fasyal bölgeyi tutan hastalık, uykuyu etkileyecek herhangi bir hastalığı olan, psikiyatrik ilaç veya psikiyatrik hastalık öyküsü olan kişiler çalışma dışı bırakılmıştır. Hasta ve kontrol grubuna Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği (LSFÖ), Beck anksiyete skalası (BAS), Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ), Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeks (PUKİ) ve Dermatolojide Yaşam Kalite İndeksi (DYKİ) uygulanarak kontrol grubuyla ve de hastalığın şiddetiyle arada anlamlı fark olup olmadığı değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS versiyon 21 yazılımı kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Vaka ve kontrol grupları arasında, vaka grubunun; performans kaygı skorları, sosyal kaygı skorları, performans kaçınma skorları, sosyal kaçınma skorları, Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği puan ortancası, kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksekti(p<0,001, p<0,001, p<0,001, p<0,001, p<0,001). Beck anksiyete skorlamasında orta ve yüksek düzeyde anksiyetesi olanların çoğunluğu vaka grubu iken, düşük anksiyetesi olanlarda kontrol grubu daha fazlaydı(p< 0.001). Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi değerlendirmesinde, vaka grubunun uyku ilacı kullanımı ve gündüz işlev bozukluğu kontrol grubundan anlamlı derecede yüksekti(p=0,001, p=0,001). Yine Rosenberg Benlik Saygı Ölçeği'nde; kontrol grubunun benlik saygı ölçeği puanı düşük olması oranı, hasta grubundan daha fazlaydı(p<0.001). Son olarak Dermatolojik Yaşam Kalite İndeksi ölçümlerinde ise; yaşam kalite etkilenme düzeyi fazla- çok fazla olanlarda vaka grubu, etkilenmemiş- hafif olanlarda kontrol grubu çoğunluktaydı(p<0.001). Hastaların hastalık şiddeti ile ölçek puanları ilişkisi incelendiğinde; Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ve Dermatolojik Yaşam Kalite İndeksi Ölçeği skor ve düzeyleri arasında anlamlı korelasyon saptanmadı. Hastalık şiddeti ile Pittsburg uyku kalite indeksi skoru arasında ise düşük düzeyde pozitif korelasyon olduğu görüldü. Sonuç: Rozasea hala etiyoloji tespitinde ve tedavisinde zorluklar yaşanan bir hastalıktır. Çalışmamızın sonucunda, bu hastalıkta poliklinik ortamında kolayca uygulanabilecek bazı psikososyal anketlerin kullanılmasının, hastaların tedavisinin optimum düzeyde tutulmasına yardımcı olabileceği kanaatindeyiz.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Although the clinical symptoms of rosacea vary from patient to patient, it often affects the face; It is known as a chronic and inflammatory cutaneous disease that causes flushing, persistent erythema, papules, pustules, telangiectasia and phymatous changes, characterized by remissions and attacks. Although its exact etiology has not been fully elucidated, emotional stress is thought to be one of the main triggering factors. General complaints in individuals vary depending on the severity of the disease, but psychosocial problems are quite common in these individuals. In this study; We aimed to evaluate psychosocial complaints in individuals with rosacea compared to the normal population, and also to determine whether these complaints differ with disease severity. Material and Method: 75 rosacea patients, aged between 25 and 60 years, who applied to the outpatient clinic of Atatürk University Medical Faculty Research and Practice Hospital, Department of Dermatology and Venereal Diseases, participated in the study. In addition, 75 control groups who applied with similar sociodemographic characteristics such as age, gender, marital status, income level, education level, occupation and place of residence due to other dermatological problems were included in the study. At the same time, individuals with a differential diagnosis of rosacea in both the case and control groups or those with a disease involving the facial region, any disease that may affect sleep, or a history of psychiatric medication or psychiatric disease were excluded from the study. Liebowitz Social Phobia Scale (LSF), Beck Anxiety Scale (BAS), Rosenberg Self-Esteem Scale (RSS), Pittsburgh Sleep Quality Index (PUKI), and Dermatology Quality of Life Index (DYKI) were applied to the patient and control group. And then it was evaluated whether there was a significant difference between the control group and the severity of the disease. The statistical analysis of the data obtained as a result of the study was done using SPSS version 21 software. Results: Among the case and control groups, the case group; performance anxiety scores, social anxiety scores, performance avoidance scores, social avoidance scores, and Liebowitz Social Phobia Scale median score were significantly higher than the control group(p<0,001, p<0,001, p<0,001, p<0,001, p<0,001). In Beck anxiety scoring, the majority of those with moderate and high anxiety were in the case group, while those with low anxiety were more in the control group(p< 0.001). In the Pittsburgh Sleep Quality Index, the case group's use of sleeping pills and daytime dysfunction were significantly higher than the control group(p=0,001, p=0,001). In the Rosenberg Self-Esteem Scale; The rate of low self-esteem scale scores of the control group was higher than that of the patient group(p<0.001). Finally, in the Dermatological Quality of Life Index; The case group was in the majority in those whose quality of life was affected- too much, and the control group was in the majority in those who were unaffected- mild(p<0.001). When the relationship between the severity of the disease and the scale scores of the patients was examined, There was no significant correlation between the scores and levels of the Liebowitz Social Phobia Scale, Beck Anxiety Scale, Rosenberg Self-Esteem Scale and Dermatological Quality of Life Index. There was a low level of positive correlation between the severity of the disease and the Pittsburgh sleep quality index score. Conclusion: Rosacea is a disease whose etiology is difficult to be known and treated. As a result of the study, we believe that the use of some psychosocial questionnaires that can be easily applied in the outpatient setting may help to keep the treatment of the patients at the optimum level.

Benzer Tezler

  1. Rozasea hastalarında demodeks yoğunluğu ile inflamatuar yanıt ve oksidatif stres ilişkisinin araştırılması

    The investigation of the relationships of demodex density with inflammatory response and oxidative stress in rosacea

    TUĞBA FALAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    DermatolojiSağlık Bakanlığı

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VEFA ASLI ERDEMİR

  2. Rozase hastalarında eşlik eden komorbiditelerin ve serum enflamatuvar/antienflamatuvar biyobelirteçlerin birbirleriyle ve rozase hastalık şiddeti ile ilişkisi

    Associations between comorbidities, serum inflammatory and anti-inflammatory biomarkers, and disease severity in patients with rosacea

    GÜLFEM KÜBRA SÜRÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELİH AKYOL

  3. Akne rozaseada hastalık şiddeti ile CRP/albümin oranı ve diğer inflamatuar kan parametreleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between disease severity and CRP/albumin ratio and other inflammatory blood parameters in acne rosacea

    AHMET ONUR SOĞUKSU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    DermatolojiAtatürk Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ERDAL PALA

  4. Androgenetik alopesi hastalarında rozasea ve demodex ilişkisinin araştırılması

    Evaluation of the association between rosacea and demodex in patients with androgenetic alopecia

    OĞUZHAN ÇAMCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BENGÜ ÇEVİRGEN CEMİL

  5. Akne rozasealı hastalarda oksidan-antioksidan sistemdeki değişikliklerin etyopatogeneze ve hastalık şiddetine etkisi

    The Effects of the alterations in oxidant-antioxidant systems on etiopathogenesis and severity of acne rosacea

    MURAT ORHAN ÖZTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    DermatolojiGazi Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MERAL BOZKURT