Geri Dön

İzolasyon süreci içinde doğum yapan SARS-CoV-2 ile enfekte gebelerin incelenmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 729612
  2. Yazar: GÜL ÇAVUŞOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NİYAZİ TUĞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: COVID 19, Doğum, Gebelik, Kohort çalışmaları, Korona virüs enfeksiyonları, Korona virüsler, Pandemiler, Polimeraz zincirleme reaksiyonu, Retrospektif çalışmalar, SARS virüsü, COVID 19, Delivery, Pregnancy, Cohort studies, Coronavirus enfections, Coronaviridae, Pandemics, Polymerase chain reaction, Retrospective studies, SARS virus
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç:Gebe hastalarda doğum şekli ve zamanı ile ilgili net bir seçenek bildirilmemiştir. Hasta gebelerde görülen solunum sıkıntısı nedeniyle doğumların çoğunlukla sezaryenle gerçekleştiği bildirilmektedir. Çalışmamız, izolasyon sürecinde iken doğum yapan SARS-CoV-2 ile enfekte gebelerde doğum şeklinin klinik gidişat ve yönetime etkisi ve gerekliliğinin araştırılması amacıyla planlanmıştır. Gereç Ve Yöntem:Bu retrospektif kohort çalışması, SARS-CoV-2 (Şiddetli Akut Solunum Sendromu koronavirüs-2) ile enfekte gebelerin bakımında uzmanlaşmış üçüncü basamak bir pandemi hastanesi olan Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapıldı. Mart 2020 ile Mart 2022 tarihleri arasında hastaneye başvuran ve nazofaringeal sürüntüden ters transkripsiyon polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) testi ile COVID-19 olduğu doğrulanan ve izolasyon süreci içinde doğum yapan hastaların verileri hastane elektronik sağlık kayıtları kullanılarak geriye dönük olarak analiz edildi. SARS-CoV-2 ile enfekte olan annelerin demografik özellikleri, obstetrik sonuçları, laboratuvar sonuçları ve kliniközellikleri ile ilgili veriler elektronik sağlık kayıtlarından toplanmıştır. Doğum yapan gebe hastalar doğum şekline göre gruplandırılarak COVID-19 klinik progresyonları iki grup arasında ve doğum öncesi ve doğum sonrası olarak değerlendirildi. Bulgular:Çalışmamıza izolasyon sürecindeyken doğum yapan 299 COVID-19 tanılı gebe hasta dâhil edilmiştir. Hastaların %80.9 (n=242)'u obstetrik nedenlerle doğum yapmıştır. 34-37 hafta arası preterm doğum yapma oranı %12.7 (n=38), 34 hafta altı preterm doğum yapma oranı %14 (n=42) saptandı. Sezaryen doğum (SD) oranı %64.5 (n=193) olarak tespit edilmiştir. Primer SDyapan hastalarda en sık doğum endikasyonu sebebi maternal genel durum bozukluğu %36.08 (n=35 ) ve fetal distress %22.6 (n=22) olduğu tespit edildi. Normal vajinal doğumda en sık sebep spontan başlamış travay (su gelişi, dilatasyon ) %84,9 (n=90 ) olduğu görülmüştür. Hastaların komorbidite oranı %23,7 (71) saptandı.Kliniği şiddetli olan gebelerin %35.7 (n=25)'sinde, hafif/orta olanların %25.5 (n=32)'inde en az 1 komorbidite bulunmaktadır (p=0.003). Kliniği şiddetli hastalarda SD oranı daha fazladır(p<0.001).SARS-CoV-2 enfeksiyonu izolasyon süresinde doğum yapan hastaların yoğun bakım yatış oranı %16.4 (n=49 ) olup , sezaryenle doğum yapan hastaların yoğun bakım yatış oranı %23.3 iken, normal vajinal doğum sonrası doğum yapan hastaların yoğun bakım yatış oranı %3.8 olarak bulunmuştur.Nazal oksijen ihtiyacı %24.7 , NIMV ihtiyacı %19.7 , İMV ihtiyacı %9.4, ECMO ihtiyacı %4.3, maternal mortalite %8.4 (n=25) tespit edilmiştir. Rejyonel anestezi ile doğum yapan hastaların maternal mortalite oranı %7.5 iken genel anestezi ile doğum yapan hastalarda bu oran %26,7tespit edilmiştir (p <0.001).İzolasyon sürecinde doğan yenidoğanların %26.4 (n=79)'inde neonatal komplikasyon mevcuttu, neonatal yoğun bakım yatış oranı %30.1 (n=90) olup neonatal mortalite ise %1.3 (n:4) olarak saptandı. Sonuç::COVID-19 izolasyon sürecinde doğum yapan hastalarda sezaryen ile doğum oranın yüksek olmasının, sezaryenin annenin klinik durumunda hızlı bozulma nedeni ile tercih edilmesi olarak düşünülmüştür.İzolasyon sürecinde doğum yapan hastalarda her iki doğum şekli sonrasında klinik progresyon skorunda anlamlı iyileşme izlenmiştir ve doğumun kliniği iyileştirdiği düşünülmüştür.Yenidoğanlarda IUGR ve mortalitede artış saptanmadı.Doğum sırasındaCOVID-19 akut bir olaydır,gebelikte uzun dönem etkileriizlenmemiştir..

Özet (Çeviri)

Aım:It has been revealed that pregnant women are more sensitive and susceptible to the coronavirus disease-2019 (COVID-19) epidemic due to various physiological changes such as immunosuppression and diaphragm elevation, increased oxygen consumption and edema in the respiratory mucosa caused by pregnancy. The clinical severity of COVID-19 pneumonia is more unfavorable in pregnant women than in non-pregnant women, and the need for oxygen and the rate of hospitalization in the intensive care unit have increased. This increased morbidity and clinical severity becomes more evident as the gestational week progresses. In our country, the fight against COVID-19 maintains its importance and seriousness. The number of affected pregnant women is increasing day by day. Our study was planned because there are lack of studieson pregnant women an in order to guide pregnantnwomen with COVID-19 in terms of approach and clinical management in the continuation of the pandemic process. Materıals And Methods: : This retrospective cohort study was conducted in Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Training and Research Hospital, a tertiary pandemic hospital specializing in the care of pregnant women infected with SARS-CoV-2 (Severe Acute Respiratory Syndrome coronavirus-2). The data of patients who were confirmed to have COVID-19 by reverse transcription polymerase chain reaction (PCR) test from the nasopharyngeal swab and who gave birth within the isolation period between March 2020 and March 2022 were analyzed retrospectively from electronic health records. Data on demographic characteristics, obstetric results, laboratory results and clinical characteristics of mothers infected with SARS-CoV-2 were collected from electronic health records. Results: Two hundred and ninety-nine pregnant women with a diagnosis of COVID-19 who gave birth in isolation period were included in our study. From them 80.9% (n=242) of the patients gave birth for obstetric reasons. The rate of preterm delivery between 34-37 weeks was 12.7% (n=38), and the rate of preterm delivery below 34 weeks was 14% (n=42). The birth rate with cesarean section (CS) was determined as 64.5% (n=193). The most common reason for delivery with primary CS was found to be rapid deterioration in maternal clinical status 36.08% (n=35) and fetal distress 22.6% (n=22). The most common reason for normal vaginal delivery was spontaneous labor (water leakage, dilatation) 84.9% (n=90). Comorbidity rate of the patients was 23.7% (n=71). There is at least 1 comorbidity in 35.7% (n=25) of pregnant women with severe clinical and 25.5% (n=32) of mild/moderate women (p = 0.003). Cesarean section delivery increased in clinically severe patients (p<0.001). The intensive care unit admission rate of the patients who gave birth during the isolation period of SARS-CoV-2 infection was 16.4% (n=49). Nasal oxygen requirement was determined as 24.7%, non-invasive mechanical ventilation requirement was 19.7%, invasive mechanical ventilation requirement was 9.4%, extra-corporeal membrane oxygenation need was 4.3%, and maternal mortality ratio was 8.4% (n=25).Maternal mortality rate of patients who delivered with regional anesthesia was 7.5% and 26.7% in patients who delivered with general anesthesia (p < 0.001)). Neonatal complications were found in 26.4% (n=79) of newborns born during the isolation period, neonatal intensive care unit admission rate rate was 30.1% (n=90) and neonatal mortality was 1.3% (n:4). Conclusion: The high rate of cesarean delivery in patients who gave birth during the COVID-19 isolation period was thought to be the reason why cesarean section was preferred because of the rapid deterioration of the clinical status of the mother. In patients who gave birth during the isolation period, a significant improvement was observed in the clinical progression score after both delivery methods, and it was thought that delivery improves the clinic. There was no increase in intauterine growth retardation and neonatal mortality. During delivery, COVID-19 is an acute event, long-term effects in pregnancy have not been observed.

Benzer Tezler

  1. Pediatri servislerinde yatan vakalarda hastane enfeksiyonlarının epidemiyolojik özelliklerinin 2012-2013 yıllarında prospektif olarak incelenmesi

    A prospective investigation of epidemiology of the nosocomial infections in the pediatric wards in 2012-2013

    CEYHUN CURA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSüleyman Demirel Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. METEHAN ÖZEN

  2. The impacts of urban processes on socio-spatial segregation and inequalities: The case study of Amman, Jordan

    Başlık çevirisi yok

    DALIA ZEYNEB KORSHID

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2015

    Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLDEN ERKUT

  3. SDÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı yataklı servislerinde hastane enfeksiyonlarının epidemiyolojik özelliklerinin ve klinik bulgularının incelenmesi

    An evaluation of the epidemiology and clinical findings of the nosocomial infections at The Department of Pediatrics, Suleyman Demirel University Medical School Hospital

    ABDÜLKERİM ELMAS

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSüleyman Demirel Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. METEHAN ÖZEN

  4. İnsülin kullanan diyabetik ve gestasyonel diyabetli annelerden C/S ile doğan term bebeklerin ve annelerinin kanlarında P-cresol ve indoxyl sülfat ve dışkıda bifidobacterium miktarının karşılaştırılması ve mikrobiyotanın değerlendirilmesi

    Comparison of the amount of P-cresol and indoxyl sulfate in the blood of term infants and their mothers born with C/S from mothers with diabetic and gestational diabetes with mothers using insulin and bifidobacteria in feces and evaluation of the microbiota

    SERAP KURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DEMET TEREK

  5. Targeting circulating breast cancer stem cells via mTOR and WNT inhibitors after bone metastasis

    Sirküle meme kanseri kök hücrelerinin kemik metastazı sonrası mTOR ve WNT inhibitörleri ile hedeflenmesi̇

    ÖZLEM ALTUNDAĞ ERDOĞAN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    BiyokimyaHacettepe Üniversitesi

    Kök Hücre Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BETÜL ÇELEBİ SALTIK