Geri Dön

Açık batın cerrahilerinde, sıvı yanıtlılığını değerlendirmek için akciğer açma manevrası sonrasında oluşan sistolik basınç değişikliği ile dalga değişkenlik indeksi (PVI) arasındaki ilişkinin araştırılması

Investigation of the relationship between systolic pressure change occuring after lung recruitment maneuver and pleth variability index (PVI) in open abdominal surgery to evaluate fluid responsiveness

  1. Tez No: 730138
  2. Yazar: KÜBRA KAYA GÜNEY
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NERMİN GÖĞÜŞ, DR. OYA KILCI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Akciğer, Cerrahi, Cerrahi-abdominal, Genel cerrahi, Sistol, Sıvı tedavisi, Ventilatörler-mekanik, Lung, Surgery, Surgery-abdominal, General surgery, Systole, Fluid therapy, Ventilators-mechanical
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Perioperatif sıvı yönetiminde sıvı yanıtlılığının belirlenmesi anahtar noktadır. Sıvı yanıtlılığı statik ve dinamik parametreler olmak üzere iki grupta değerlendirilmektedir. Günümüzde sıvı yanıtlılığı açısından statik parametrelerin güvenilirliği kısıtlı bulunduğu için dinamik parametrelerin kullanımı popüler hale gelmiştir. Dinamik parametrelerden olan akciğer açma manevrası (Lung recruitment maneuver-LRM) intraoperatif dönemde hem akciğer koruyucu ventilasyon stratejilerinden birisi olarak hem de sıvı yanıtlılığının değerlendirilmesinde aktif olarak kullanılmaktadır. Biz çalışmamızda açık batın cerrahisinde sıvı yanıtlılığı değerlendirmesi için LRM ile oluşan sistolik arter basınç (SAB) değişikliğinin dalga değişkenlik indeksi (PVI) ile korelasyonunu araştırdık. Bu sayede LRM ile oluşan SAB değişiminin sıvı yanıtlılığını değerlendirmede non invaziv bir yöntem olarak kullanılmasını amaçladık. Gereç ve Yöntem: Prospektif, gözlemsel çalışmamızda açık batın cerrahisi geçirecek 103 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalara sıvı verilmeden önce ve sonra olmak üzere iki sefer LRM uygulandı. Kalp hızı, sistolik, ortalama ve diyastolik arteriyel tansiyon (SAB-DAB-OAB), nabız basıncı (Pulse Pressure-PP), PVI ve perfüzyon indeksi (PI) değerleri ilk LRM öncesi (Bazal-1) ve sonrası (LRM); 10 ml/kg dengeli kristaloid infüzyonunu takiben uygulanan ikinci LRM öncesi (Bazal-2) ve sonrası (FC-Fluid Challenge) dönemlerde kayıt edildi. İlk ve son LRM sonrası oluşan değişikliklerin yüzdeleri hesaplandı. Bulgular: Hastalar başlangıç PVI değerlerine göre; PVI<%14, PVI≥%14 olarak sırasıyla Grup I ve Grup II olmak üzere ikiye ayrıldı. PVI değişiminde; Grup I hastalarda Bazal-1'den Bazal-2'ye düşüş oranının yaklaşık %28, Grup II'de ise bu oranın yaklaşık %44 olduğu bulunmuştur. Genel hasta grubunda; SAB ilk değişim değerleri ile PVI Bazal-1 değerleri arasında; r = 0,787 düzeyinde, pozitif yönde kolerasyon bulunmuştur [PVI Bazal-1 deki değişim, SAB ilk değişim yüzdesinin yaklaşık %62'sini açıklamaktadır(R2=0,619)]. PVI≥14 Grupta; SAB ilk değişim değerleri ile PVI Bazal-1 değerleri arasında; r = 0,742 düzeyinde, pozitif yönde korelasyon bulunmuştur [PVI Bazal-1 deki değişim, SAB ilk değişim yüzdesinin yaklaşık %55'ini açıklamakta (R2=0,550)]. Aynı zamanda; PI değişiminde, Grup II hastalarda ilk ve son değişim değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu (p<0,05), Grup II'de ilk değişim değerlerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. OAB'de; ilk ve son değişim değerleri yönünden gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu (p<0,05), ilk ve son değişim değerlerinde Grup II hastaların değerlerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. DAB'da; ilk değişim değerleri yönünden gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu (p<0,05), ilk değişim değerlerinde Grup II hastaların değerlerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. PP'de; ilk değişim değerleri yönünden gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu (p<0,05), ilk değişim değerlerinde Grup II hastaların değerlerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Sonuç: Açık batın cerrahilerinde sıvı yanıtlılığı değerlendirilmesi için LRM sonrası oluşacak SAB değişimi PVI ile pozitif yönde korelasyon göstermektedir. Bu nedenle sıvı yanıtlılığı değerlendirilmesinde LRM ile oluşacak SAB değişiklikleri, noninvaziv bir yöntem olarak ameliyathanede kullanılabilir.

Özet (Çeviri)

Aim: Determination of fluid responsiveness is the key point in perioperative fluid management. Fluid responsiveness is evaluated in two groups as static and dynamic parameters. Nowadays, the use of dynamic parameters has become popular because the reliability of static parameters is restricted. Lung recruitment maneuver (LRM), which is one of the dynamic parameters, is actively used both as one of the lung protective ventilation strategies and also for evaluation of fluid responsiveness in the intraoperative period. In our study, we investigated the correlation between LRM-induced systolic pressure (SAP) change and pleth variability index (PVI) to evaluate fluid responsiveness in open abdominal surgery. In this way, we aimed to use LRM-induced SAP change as a non-invasive method for evaluating fluid responsiveness. Materials and Methods: In this prospective, observational study, 103 patients undergoing open abdominal surgery were included in our study. LRM was applied to the patients twice, before and after fluid administration. Heart rate, systolic, mean and diastolic arterial blood pressure (SAP-MAP-DAP), pulse pressure (PP), PVI and perfusion index (PI) values were recorded ​​before (as Basal-1) and after (as LRM) the first LRM. Following 10 ml/kg balanced-crystalloid infusion the last LRM was done and new values of parameters before (as Basal-2) and after (FC-Fluid Challenge) the last LRM were also recorded. Percentages of changes after the first and last LRM were calculated. Results: The patients were divided into two grups according to their initial PVI values; Group I (patients with PVI<14%) and Group II (patients with PVI≥14%). In PVI change; It was found that the rate of decrease from Basal-1 to Basal-2 was approximately 28% in Group I patients, and this rate was approximately 44% in Group II. There is a positive correlation between first LRM-induced SAP change values ​​and PVI Basal-1 values in the general patient group (r2=0.619). Also there is a positive correlation between first LRM-induced SAP change values ​​and PVI Basal-1 values; in the PVI≥14 Group (r2=0.550). At the same time; in the PI change, it was found that there was a statistically significant difference between the first and last change values ​​in Group II patients (p<0.05), and the first change values ​​were higher in Group II. In MAP; It was found that there was a statistically significant difference between the groups in terms of first and last change values ​​(p<0.05), and Group II patients had higher values ​​for first and last change values. In DAP; It was found that there was a statistically significant difference between the groups in terms of first change values ​​(p<0.05), while the values ​​of Group II patients were higher in first change values. In PP; It was found that there was a statistically significant difference between the groups in terms of first change values ​​(p<0.05), while the values ​​of Group II patients were higher in first change values. Conclusion: For the evaluation of fluid responsiveness in open abdominal surgeries, LRM-induced SAP change has a positive correlation with PVI. For this reason, LRM-induced SAP change can be used as a non-invasive method in the evaluation of fluid responsiveness in the operating room.

Benzer Tezler

  1. Abdominal cerrahilerde minimal invaziv hemodinamik monitorizasyonla hedefe yönelik ve liberal sıvı yönetimi

    Liberal and goal directed fluid therapy by means of minimally invasive hemodynamic monitorization in abdominal surgery

    DUYGU AKYOL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZAFER ÇUKUROVA

    UZMAN EVRİM KUCUR TÜLÜBAŞ

  2. Alt abdominal cerrahilerde uygulanan anestezi tekniklerinin doku oksijenizasyonu ve postoperatif iyileşme üzerine etkisi

    Effects of anesthesia techniques on tissue oxygenation and recovery in lower abdominal surgery

    EDİP GÜLEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Anestezi ve ReanimasyonTrakya Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEVTAP HEKİMOĞLU ŞAHİN

  3. Açık apendektomi cerrahisinde ultrason eşliğinde tap (transabdominal plane) blok uygulamasının postoperatif aneljezi üzerine etkileri

    Effects on postoperative analgesia of tap (transabdominal plane) block with ultrasound in open apendectomy surgery

    ZAKİYE LİKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    UZMAN FATİH DOĞU GEYİK

  4. Jinekolojik laparoskopik cerrahilerde trokar kesi yerinin kapatılmasında transkutanöz sütur ve adheziv stripin prospektif karşılaştırılması

    Prospective comparison of transcutaneous suture and adhesive strip for trocar incision site closure in gynecologic laparoscopic surgery

    ÇAĞATAY KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ABDURRAHMAN HAMDİ İNAN

  5. Ameliyathane çalışanları tarafından ameliyathanelerde ergonomik risklerin belirlenmesi

    Determination of ergonomic risks in surgery by opertaing room workers

    AYŞE NUR SERBEST BAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    HemşirelikBolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ARZU İLÇE