Geri Dön

Pulmoner hipertansiyonlu olgularda anestezik yaklaşımlarımızın retrospektif incelenmesi

Retrospective investigation of our anesthetic approaches in pulmonary hypertension patients

  1. Tez No: 734619
  2. Yazar: KAMİL TAŞKAPILI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ELİF DOĞAN BAKI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 45

Özet

Amaç: Pulmoner Hipertansiyon (PH), pulmoner kan akımının azalmasıyla sonuçlanan pulmoner vasküler yataktaki bir bozukluktur. Klinik anestezi açısından, PH'li hastaların perioperatif yönetimi, mevcut patolojik özelliklere, fonksiyonel klinik sınıflandırmaya, hemodinamik duruma ve mevcut tıbbi tedavinin başarısına bağlı olarak değişir. Çalışmamızda preoperatif PH'si bulunan olgularda anestezik yaklaşımlarımızı araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Etik kurul izni alındıktan sonra Kasım 2018 - Mart 2021 tarihleri arasında ekokardiyografide PAB yüksekliği (PAB≥25 mmHg) saptanan 77 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların cinsiyeti, yaşı, ek hastalıkları, transtorasik ekokardiyografileri, operasyon sırasında uygulanan anestezi tipleri, operasyon süreleri, postoperatif servis/yoğun bakım takip süreleri ve postoperatif ortaya çıkan komplikasyonlar ve mortalite incelendi. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların 46'sı kadın, 31'i erkekti. Yaş ortalamaları 68,71±15,03 idi. Hastaların %2,6'sında ek hastalık gözlenmezken, %97,4'ünde ek hastalık mevcuttu. En çok kardiyak hastalık (%61) yandaşları varken, en az akciğer hastalık (%15,6) yandaşları mevcuttu. Ekokardiyografi sonuçlarına göre hastaların % Ejeksiyon Fraksiyonları (EF) (median (min-max)) 60 (25-71), Pulmoner Arter Basınçları (PAB) ortancası 40,04 olup en düşük 25, en yüksek 100 mmHg idi. Hastalara uygulanan anestezi tipine göre değerlendirdiğimizde; hastaların %89,6'sı genel anestezi altında opere olurken, %10,4'ü rejyonel anesteziyle opere olmuştur. Vaka sonrasında hastaların %51,9'u servise çıkarken, %48,1'i yoğun bakıma çıkmıştır. Hastaların operasyon ve hastane yatış süreleri sırasıyla 2,4 (1-6,9) ve 6 (1-110) gün idi. Yoğun bakım yatış süre ortalamaları 2,77±10,53 (min;0 maks;90) gündü. 77 hastadan 9'u eks olurken 68'i hastaneden taburcu olmuştur. Hastaların %76,6'sında komplikasyon gözlenmezken, en sık görülen komplikasyon %9,1 oranında enfeksiyondu. Sonuç: Preoperatif PH'si bulunan hastaları PH derecelerine göre sınıfladığımızda; uygulanan anestezi şekli, hastaların postoperatif servis, yoğun bakım takip süreleri ve postoperatif taburculuk, mortalite oranları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı ve ayrıca anestezik yaklaşımlarda mortalitenin benzer olduğu gözlenmiştir. PH'si bulunan hastaya anestezik yaklaşımla ilgili ulusal kılavuzlara, prospektif çalışmalara ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz.

Özet (Çeviri)

Objektive: Pulmonary hypertension (PH) is a disorder of the pulmonary vascular bed that results in decreased pulmonary blood flow. In terms of clinical anesthesia, the perioperative management of patients with PH varies depending on the pathological features present, functional clinical classification, hemodynamic status, and the success of current medical therapy. In our study, we aimed to investigate our anesthetic approaches in patients with preoperative PH. Materials and Methods: After the ethics committee approval, 77 patients with elevated PAP (PAP≥25 mmHg) on echocardiography between November 2018 and March 2021 were included in the study. The gender, age, comorbidities, transthoracic echocardiographies of the patients, types of anesthesia applied during the operation, operation times, postoperative service/intensive care unit follow-up periods, postoperative complications and mortality were examined. Results: Of the patients included in the study, 46 were female and 31 were male. The mean age was 68.71±15.03. While no additional disease was observed in 2.6% of the patients, additional disease was present in 97.4 % of them. The majör additional problem of patients was cardiac disease (61%), wheras the least problem was lung disease (15.6%). According to the echocardiography results, the patients' Ejection Fractions % (EF) (median (min-max)) were 60 (25-71), the median Pulmonary Arterial Pressures (PAP) were 40.04, the lowest was 25, and the highest was 100 mmHg. When we evaluate according to the type of anesthesia applied to the patients; 89.6% of the patients were operated under general anesthesia, 10.4% of them were operated under regional anesthesia. After the case, 51.9% of the patients were admitted to the ward, 48.1% were admitted to the intensive care unit. The operation and hospitalization times of the patients were 2.4 (1-6.9) and 6 (1-110) days, respectively. The mean duration of intensive care stay was 2.77±10.53 (min;0 max;90) days. While 9 of 77 patients died, 68 were discharged from the hospital. While complications were not observed in 76.6% of the patients, the most common complication was infection with a rate of 9.1%. Conclusion: When we classify patients with preoperative PH according to PH grades; It was observed that there was no significant difference between the anesthesia method applied, the postoperative service, intensive care follow-up periods of the patients, postoperative discharge and mortality rates. in patients with preoperative PH. We believe that there is a need for national guidelines and prospective studies on the anesthetic approach of patients with PH.

Benzer Tezler

  1. Pulmoner hipertansif kapak hastalıkları cerrahisinde deksmedetomidin infüsyonunun hemodinamik etkileri

    Hemodynamic efects of dexmedetomidine infusion surgery of valvular diseases with pulmonary hypertension

    ÜLKÜ ÖZGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Anestezi ve Reanimasyonİnönü Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. A. KADİR BUT

  2. Konjenital kalp cerrahisi sonrasında gelişen sepsiste risk faktörleri

    Risk factors for sepsis following congenital heart surgery

    YASEMİN YAVUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bakanlığı

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    UZMAN NURGÜL YURTSEVEN

  3. Fentanil ile remifentanilin nöromusküler blok,entübasyon kalitesi ve hemodinamik yanıt üzerine etkinlerinin karşılaştıılması

    Comparison of the effects of fentanyl and remifentanyl on neuromuscular block, intubation quality and hemodynamic response

    HIZIR KAZDAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bakanlığı

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ELİF BOMBACI