D vitamininin kronik obstrüktif akciğer hastalığı'nın kliniği ile ilişkisi
The relationship of vitamin d with the clinic of chronic obstructive lung disease
- Tez No: 740691
- Danışmanlar: PROF. DR. BERRİN CEYHAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2014
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları ve Yoğun Bakım Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: D vitamininin iskelet sistemi üzerindeki etkileri dışında pek çok kronik hastalıkta rolü olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmada ise KOAH hastalarında D vitamini düzeyi ile solunum fonksiyon test parametreleri, hastalık ciddiyeti, klinik bulguları ve eşlik eden komorbiditeler arasındaki ilişkinin gösterilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmaya Marmara Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Polikliniği'ne başvuran KOAH tanısı almış ve son 1 ayda alevlenme geçirmemiş olan 18 yaş üstü 92 stabil hasta alınmıştır. Hastaların semptomlarının, mMRC dispne skoru ve CAT skoru ile değerlendirmeleri yapıldıktan sonra solunum fonksiyon testleri yapılmış, hastane yatış öyküleri alındıktan sonra GOLD grupları ve yeni KOAH birleşik gruplarına ayrılmıştır. Hastane anksiyete depresyon ölçeği (HADS) uygulanmış, boy ve kilo ölçümleri yapılıp vücut kitle indeksi ve biyoelektrik empedans yöntemi ile yağsız vücut kitlesi (FFM) ölçülmüştür. Ayrıca hastaların altı dakika yürüme testi, kısa fiziksel performans testi, ultrasonografi ile karotis intima media kalınlığı (KİMK) ölçümü, dinamometre ile elle kavrama kas gücü ölçümleri yapılmış ve Charlson komorbidite indeksi (CCI) ile BODE indeksi hesaplanmıştır. Hastaların plazma D vitamini düzeyleri ölçümü ise elektrokemilüminesans immün ölçüm yöntemi ile yapılmıştır. Bulgular: GOLD evrelemesine göre hastaların dağılımına bakıldığında GOLD Evre 1, Evre 2, Evre 3 ve Evre 4' te sırası ile 24 (%26,1), 43 (%46,7), 16 (%17,4) ve 9 (%9,8) hasta vardı. KOAH birleşik gruplarına göre hastaların dağılımına bakıldığında ise A, B, C ve D gruplarında sırası ile 25 (%27,2), 34 (%37,0), 10 (%10,9) ve 23 (%25) hasta yer almaktaydı. Çalışmamızda D vitamini eksikliği prevalansı oldukça yüksek olup çalışmaya katılan 92 hastanın %89,1'inde (n:82) D vitamini eksikliği saptanmıştır. Tüm gruplar bir arada değerlendirildiğinde kadınlarla erkekler arasında D vitamini düzeyi açısından anlamlı fark saptanmamıştır. Hastaların D vitamini düzeyleri ile birleşik KOAH grupları arasında bir ilişki gösterilememiştir (p: 0,636). D Vitamini düzeyi ile hastalık ciddiyeti, semptom skorları, yürüme mesafesi, BODE indeksi, KİMK, anksiyete ve depresyon varlığı, kısa fiziksel performans testi, FFMI değerleri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Ancak D vitamini düzeyi ile elle kavrama kas gücü arasında pozitif bir korelasyon olduğu gözlenmiştir (r: 0,269; p: 0,010). D vitamini düzeylerini <10 ng/ml (n:48) ve ≥10 ng/ml (n:44) olmasını baz alarak kategorize ettiğimizde kadınlarda D vitamini düzeyi düşük olanların oranı erkeklerden 1,7 kat daha fazla bulunmuştur (sırasıyla %81,8, %48,1) (p: 0,035). Ayrıca düşük D vitamini düzeyi <10 ng/ml olan hastaları ≥10ng/ml olanlarla karşılaştırdığımızda elle kavrama kas gücündeki (p:0,014) ve kısa fiziksel performans testi skorundaki (p:0,047) azalmanın istatistiksel anlamlılığa ulaştığı görülmüştür. HADS ile depresyon saptanan hastaların %39'unun KOAH Grup D'de yer aldığı ve bu grupta depresyon olan hastalara olmayanlardan daha sık rastlandığı gözlenmiştir (p: 0,043). Grup D hastalarda B grubuna göre altı dakika yürüme mesafesinin azaldığı (p: 0,036) bulunmuştur. Birleşik KOAH gruplarında Grup A'dan Grup D' ye gidildikçe FFMI'nın azaldığı gözlenmiştir (p: 0,049). Hastaların beklenen %FEV1 değerleri ile karotis intima media kalınlıkları arasında negatif bir korelasyon (r: -0,231; p: 0,027), FFMI'leri arasında pozitif bir korelasyon saptanmıştır (r: 0,227; p: 0,030). Ayrıca hastaların BODE indeksleri ile karotis intima media kalınlıkları arasında pozitif bir korelasyon saptanmıştır (r: 0,346; p: 0,001). Sonuç: Çalışmamızda birleşik KOAH grupları ve eski GOLD evrelerine göre sınıflanmış KOAH hastalarımızda; D vitamini düzeyinin kısa fiziksel performans testini, elle kavrama kas gücünü etkilediğini ve cinsiyete göre değiştiğini gösterdik. Bu çalışmanın sonunda KOAH hastalarında D vitamini düzeyinin ölçülmesi ve gerektiğinde replasman tedavisinin standart tedaviye ilave edilmesinin klinik parametrelerde düzelmeye yol açabileceği ifade edilebilir.
Özet (Çeviri)
Objective: Besides its effects on the skeletal system Vitamin D is proven to play a role in the pathogenesis of many chronic diseases. In this study we aimed to determine the relations between serum Vitamin D levels and spirometric parameters, disease severity, clinical findings and co-existing comorbidities in patients with COPD. Methods: Of all the patients presented to Marmara University Hospital, Department of Pulmonology outpatient clinics 92 of whom were diagnosed with COPD, 18 years old or older, who had not had an exacerbation on the preceding month were enrolled in the study. After assessment of their symptoms by mMRC and CAT questionnaires, spirometry was performed and their GOLD classification and combined assessment of COPD was carried out. Following these HADS was performed, participants' height and weight measured and their FFM was determined via bioelectric impedance analysis. Finally their 6 minute walking test, short physical performance battery, CIMT measurement via ultrasonography was performed and their CCI and BODE indexes were calculated. Serum vitamin D levels were determined by using electrochemiluminescence immune assay. Results: When staged according to GOLD scale number of patients in GOLD 1, GOLD 2, GOLD 3 and GOLD 4 were 24 (26.1%), 43 (46.7%), 16 (17.4%) and 9 (9.8%) respectively. According to combined assessment of COPD groups A, B, C and D consisted of 25 (27.2%), 34 (37%), 10 (10.9%) and 23 (25%) patients respectively. Prevelance of vitamin D deficiency was significantly high as 89.1% of the 92 enrolees (n: 82) were deficient. All groups combined, regarding serum vitamin D levels, no significant difference between males and females was observed. No relation between their vitamin D levels and combined COPD assessment groups were identified (p: 0.636). Serum vitamin D levels were not associated with disease severity, symptom scores, 6 minute walking distance, BODE index, CIMT, existence of anxiety or depression, short performance battery and FFMI. However serum vitamin D levels were positively correlated with handgrip strength (r: 0.269; p: 0.010). When grouped in regard to serum vitamin D levels being <10 ng/ml (n: 48) or ≥10 ng/ml (n:44) ratio of females who were on the low side were found to be 1.7 times higher than that of males (81,8% to 48.1% respectively) (p: 0.035). When divided into two groups as vitamin D levels being less than or over 10 ng/ml difference between two groups were significant in terms of handgrip strength (p: 0.014) and short physical performance battery test scores (p: 0.047). 38% of the participants who were identified to be depressed according to HADS scale were in COPD Group D and in this group presence of depression was much more frequent than lack of (p:0.043). We found that 6 minute walking distance of participants in Group D is significantly lower than the ones in Group B (p: 0.036). Addressing the COPD groups and fat free mass index relation, FFMI is found to decrease significantly when progressing from Group A to Group D (p: 0.049). Expected FEV1 of participants were negatively correlated with their CIMT (r: -0.231; p: 0.027) and positively correlated with their FFMIs (r: 0.227; p: 0.030). Finally, BODE indices of the participants are positively correlated with their CIMT (r: 0.346; p: 0.001) Conclusions: In our participants, who were diagnosed with COPD and classified according to their combined COPD assessment groups and GOLD classifications: serum vitamin D levels are shown to be affecting short performance battery, handgrip strength and variable according to sex. As a conclusion to this study we would like to state that serum vitamin D levels should be checked in patients with COPD and when indicated adding the replacement therapy on standard treatment might result in improvement of clinical parameters.
Benzer Tezler
- İnsan A549 hücre hattında sigara dumanı özütünün olumsuz etkileri
Adverse effects of cigarette smoke extract on the human A549 cell line
EZGİ SARI
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Tıbbi Biyolojiİstanbul ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FÜSÜN ÖZTAY
- KOAH'ta vitamin D eksikliği ve vitamin D eksikliğinin ataklarla olan ilişkisi
Başlık çevirisi yok
ÖMER FARUK DEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Göğüs HastalıklarıErzincan ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. EDHEM ÜNVER
- Alt solunum yolu enfeksiyonlarında D vitamininin immun sistem ve inflamasyondaki rolünün prokalsitonin ve diğer parametrelerle ilişkisi
The role of vitamin D with procalcitonin and the other parameters in immune system and inflammation in lower respiratory tract infections
MÜGE BEKMEZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
BiyokimyaEskişehir Osmangazi ÜniversitesiTıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZKAN ALATAŞ
- Kronik obstrüktif akciğer hastalığı tanısı alan stabil dönemdeki ve akut alevlenme sırasındaki hastalarda 25-hidroksi vitamin D düzeylerinin karşılaştırılması
Comparison of 25-hydroxy vitamin D levels in patients diagnosed with chronic obstructive pulmonary disease in the stable period and during acute exacerbation
MİNE HAYLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Göğüs HastalıklarıVan Yüzüncü Yıl ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SELAMİ EKİN
- D vitamininin fibromiyalji ve obstruktif sleep apne sendromu ilişkisindeki rolü
The role of vitamin D is relationship with fibromyalgia and obstructive sleep apnea syndrome
ŞEYMA DÜMÜR
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
BiyokimyaNamık Kemal ÜniversitesiTıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MURAT AYDIN