The relationship between leptin, miRNA221 and the coronar yartery disease and the severity of the disease
Leptin ve miRNA-221'in koroner arter hastalığı ve yaygınlığı ile ilişkisinin incelenmesi
- Tez No: 748454
- Danışmanlar: PROF. DR. TURGAY İSBİR
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Moleküler Tıp, Molecular Medicine
- Anahtar Kelimeler: miRNA-221, Leptin, Leptin Reseptör, Koroner Arter Hastalığı, Koroner damarlar, Mikro RNA, Reseptörler, miRNA221, Leptin, Soluble Leptin Receptor, Coronary Artery Disease, Coronary vessels, Micro RNA, Receptors
- Yıl: 2022
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Yeditepe Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Moleküler Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Moleküler Tıp Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Koroner arter hastalığı (CAD), muhtemelen dünya çapında insan sağlığını tehdit eden en önemli ve en yaygın kardiyovasküler hastalık (CVD) tipidir. Obez bireylerde yüksek leptin seviyeleri, düşük dereceli sistemik inflamasyonuna neden olur ve bu da hastaları CAD'a karşı daha duyarlı hale getirir. Leptinin azalma derecesi, leptin duyarlılığı için bir gösterge olabilir. Çözünür leptin reseptörü (sOB-R), leptin için birincil bağlayıcı proteindir, bu nedenle biyoyararlanımını etkileyebilir. Leptin direncinin durumu, serbest leptin indeksi (FLI) adı verilen bir biyobelirteç ile değerlendirilebilir. FLI, toplam leptin ve sOB-R konsantrasyonlarının oranıdır. Kardiyovasküler biyolojide, mikro ribonükleik asitler (miRNA'lar), kalp fonksiyonunun korunması ve kalbin gelişimi dahil olmak üzere birçok farklı süreci düzenler. Ayrıca miRNA'lar patolojik süreçlerle ilişki içinde bulunmuş ve bazı hastalıklarda biyobelirteç olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu kapsamda çalışmada leptin, leptin reseptörü, FLI ve miRNA-221 ile CAD arasındaki ilişkinin ve CAD şiddetinin araştırılması amaçlanmıştır. Prospektif vaka-kontrol çalışması, akut koroner sendrom dışında koroner anjiyografi endikasyonu olan 78 kişiden oluşturuldu. Koroner lezyonu invaziv tedavi gerektiren 40 hasta ve koroner arterleri normal olan 38 kişi kontrol grubu olarak alındı. Koroner anjiyografi yapıldıktan sonra hastalardan ve kontrol grubundan periferik kan örnekleri alındı. Koroner anjiyogramlar ayrıca lezyonların SYNTAX skoruna göre değerlendirildi. Serum numunelerindeki sOB-R ve leptin seviyeleri, numunelerdeki sOB-R ve leptini ölçmek için bir sandviç enzim immünoanaliz yöntemi (ELISA) ile belirlendi. miRNA-221 ekspresyonu gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu yöntemi (PCR) ile belirlendi. miRNA-221'in tanısal kapasitesini belirlemek için ROC eğrisinin analizi yapıldı. Hasta grubu, 23'ü erkek (%57,5), 17'si kadın (%42,5) olmak üzere toplam 40 bireyden meydana gelmekteydi. Kontrol grubu, 38 kişi olup 17'si erkek (%44,7), 21'i kadın (%55,3) idi. Çalışmamızda, kontrol grubuna göre hastalarda sOB-R düzeylerinin istatistiksel olarak daha yüksek (p<0,001*) ve FLI sonuçlarının istatistiksel olarak daha düşük (p<0,001*) olduğu saptandı. Ayrıca leptin düzeyleri gruplar arasında anlamlı farklılık göstermedi. Yapılan alt grup analizleri sonucunda CAD ve sOB-R düzeyleri ile FLI sonuçları arasındaki ilişki obeziteden bağımsızdı. Ayrıca SYNTAX skoru ile leptin reseptörü arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif korelasyon (p<0,001*) ve SYNTAX skoru ile FLI arasında negatif korelasyon (p<0,001*) saptandı. Bu bulguların yanında miRNA-221 düzeyleri hasta grubunda kontrollere göre anlamlı olarak 3 kat daha yüksek bulundu (P=0,024). Bunun yanında miRNA-221 ile sOB-R arasında istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon saptandı (p=0,029) ve leptin ve FLI, SYNTAX skoru ile korele saptanmadı. Sonuç olarak, CAD grubunda normal koroner arter grubuna göre sOB-R düzeyinin istatistiksel olarak daha yüksek ve FLI'nin istatistiksel olarak daha düşük olarak saptandı. miRNA-221 seviyeleri CAD grubunda normal koroner arter grubuna göre istatistiksel olarak daha yüksek saptandı. Ayrıca sOB-R seviyeleri ve FLI, CAD şiddeti ile ilişkili bulundu. Mevcut sonuçların başka çalışmalarla doğrulanması halinde, sOB-R, FLI ve miRNA-221 değerlendirilmesi, koroner anjiyografi yapılmadan invaziv tedavi gerektiren CAD saptamak için faydalı olabilir.
Özet (Çeviri)
Coronary artery disease (CAD) has probably the most critical and most widespread type of cardiovascular disease (CVD) threatening people's health, worldwidely. High leptin levels in obese individuals participate to low-graded systemic inflammation, which makes this patients more sensitive for CVDs. The soluble leptin receptor (sOB-R) is the primary protein for leptin binding, so it is able to pivotally modifying its bioavailability. The degree of leptin's decrease may be a gauge for remaining leptin sensitivity. The status of leptin resistance and action has a biomarker called the free leptin index (FLI) and it is one of a fraction of total leptin and the sOB-R concentrations. In cardiovascular biology, micro ribonucleic acids (miRNAs) regulate many diverse processes including the maintenance of cardiac function and development of the heart. Also miRNAs are found in relationship with pathological processes and begun to be used as biomarker in some diseases. Within the scope of the study, it was aimed to search the relationship between leptin, sOB-R, FLI and miRNA221 and the CAD and the severity of the CAD. The prospective case-control study consisted of 78 individuals who had an indication for coronary angiography except acute coronary syndrome. 40 patients whose coronary lesion needed invasive treatment and 38 individuals who had normal coronary artery as the control group. The peripheral blood samples were drawn from patients and control group after performing coronary angiography. Coronary angiograms also were evaluated by quantification of the lesions according to the SYNTAX score. sOB-R and leptin levels in serum samples were determined by an enzyme immunoassay method, a two-site sandwich Enzyme Linked Immunosorbent Assay (ELISA) to quantitate sOB-R and leptin in samples. miRNA-221 expression levels determined by realtime polymerase chain reaction (PCR). The analysis of Receiver operating characteristic (ROC) curve was performed to determine the diagnostic capability of miRNA-221. We evaluated a total of 40 patients that 23 were male (57,5%) and 17 were female (42,5%). Control group included 38 individuals and 17 were male (44,7%) and 21 were female (55,3%). The results indicate that sOB-R levels were statistically higher (p<0,001*) and FLI results were significantly lower (p<0,001*) in patients than the control group. In addition, leptin level differences were not found significant between groups. As a result of the subgroup analyzes performed, the relationship between CAD and sOB-R levels and also with FLI results were independent from obesity. Also we found a significant positive correlation between l sOB-R and SYNTAX score (p<0,001*) and significant negative correlation between FLI and SYNTAX score (p<0,001*). Beside these findings miRNA-221 levels was found significantly three-folds higher in the patient group than the controls (P= 0,024). Furthermore, there was a statistically significant correlation between miRNA-221 and sOB-R (p=0,029) but no correlation with leptin, FLI and SYNTAX score. In conclusion, the results showed that sOB-R level is statistically higher and FLI is statistically lower in CAD group than the normal coronary artery group. miRNA-221 levels statistically higher in CAD group than the normal coronary artery group. Also sOB-R levels and FLI are correlated with the severity of CAD. Further, if these results are confirmed in other studies, sOB-R levels, FLI and miRNA-221 may be useful to detect significant CAD before performing coronary angiography.
Benzer Tezler
- Kalp yetmezliği ile leptin düzeyleri arasındaki ilişki
The relationship between heart failure and leptin levels
FERHAT KARAKAYA
Yüksek Lisans
Türkçe
2004
BiyokimyaYüzüncü Yıl ÜniversitesiBiyokimya Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. HALUK DÜLGER
- Akut apandisitli çocuklarda inflamatuvar yanıt-leptin ilişkisi
The relationship between leptin and inflammatory response in children with acute appendicitis
HARUN REŞİT AYANGİL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2007
Çocuk CerrahisiErciyes ÜniversitesiÇocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CÜNEYT TURAN
- Pubertede leptin, kisspeptin, irisin, miyostatin ve omentin düzeyleri ile yağ ve kas dokusu arasındaki ilişki
The relationship between leptin, kisspeptin, irisin, myostatin and omentin levels and fat and muscle tissue at puberty
ZELİHA BAŞAK POLAT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAtatürk ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ZERRİN ORBAK
- IUGR (İntrauterin gelişme geriliği) olan gebe hastalarda, anne kanında ve kord kanında leptin düzeyleri ile fetal ağırlık arasındaki ilişki
The relationship between leptin levels and fetal weight in pregnant patients with İUGR, maternal BLOOD and cord BLOOD
TUĞBA ÇİFTÇİOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ABDULLAH TOK
- Non-obez polikistik over sendromu olan hastalarda leptin ve yüksek duyarlılıklı C-reaktif protein değerlerinin kardiyovasküler risk belirteçleri ile ilişkisi
The relationship between leptin and high-sensitivity c-reaktive protein levels and cardiovasculer risk markers in non-obese patients polycystic ovary syndrome
ONURHAN ÇAKMAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HANDE PEYNİRCİ