Geri Dön

Non-obez polikistik over sendromu olan hastalarda leptin ve yüksek duyarlılıklı C-reaktif protein değerlerinin kardiyovasküler risk belirteçleri ile ilişkisi

The relationship between leptin and high-sensitivity c-reaktive protein levels and cardiovasculer risk markers in non-obese patients polycystic ovary syndrome

  1. Tez No: 874462
  2. Yazar: ONURHAN ÇAKMAK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HANDE PEYNİRCİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Polikistik over sendromu (PKOS) üreme çağındaki kadınlarda görülen en yaygın endokrin bozukluklardan biridir. PKOS'un obezite, dislipidemi, diyabet ve artmış kardiyovasküler risk gibi uzun vadeli komplikasyonlarla ilişkili olduğu bilinmektedir. Literatürde PKOS'ta leptin ve yüksek duyarlılıklı C-reaktif protein (hs-CRP) düzeyleri ile ilgili çalışmalar olsa da, bugüne kadar özellikle non-obez PKOS'ta leptin ve hs-CRP düzeyleri ile kardiyovasküler risk ilişkisine dair sınırlı sayıda çalışmada da çelişkili sonuçlara ulaşılmıştır. Bu çalışmada non-obez PKOS hastalarında serum leptin ve hs-CRP seviyelerinin, PKOS için leptinin prediktif değerinin, leptin ve hs-CRP düzeylerinin kardiyovasküler risk faktörleriyle ilişkisinin saptanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, hastanemizin Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları polikliniğine 01.08.2023-20.03.2024 tarihleri arasında başvuran hastalar üzerinde gerçekleştirildi. Çalışmaya, 30-45 yaş aralığında, vücut kitle indeksi 18-30 kg/m² olan ve Rotterdam kriterlerine göre PKOS tanısı almış 40 hasta ile 40 sağlıklı kontrol grubu dahil edildi. Katılımcıların yaşları, vücut kitle indeksleri, sigara kullanma durumları, kan basıncı ölçümleri ve ilaç kullanımları kaydedildi. Buna ek olarak, serum leptin, hs-CRP, biyokimyasal ve hormonal parametreler değerlendirildi. Serum leptin düzeyi enzim bağlı immünosorbent tahlil yöntemi (ELISA) ile, hs-CRP ise kolorimetrik yöntemle ölçüldü. Bulgular: Her iki grubun demografik verileri değerlendirildiğinde, yaş dışında anlamlı farklılık saptanmadı. Leptin değeri PKOS grubunda anlamlı yüksek bulundu (p<0.001). hs-CRP düzeyinde ise anlamlı seviyede farklılık gözlenmedi (p=0.090). Ek olarak, PKOS grubunda CRP, lökosit, ürik asit, trigliserid, total testosteron, anti-Müllerian hormon, dehidroepiandrosteron sülfat değerleri kontrol grubundan anlamlı olarak daha yüksek tespit edildi (p<0.05). Vaka ve kontrol grubu ayrımında leptin 7.55 ng/mL cut-off değerinin anlamlı [Eğri altında kalan alan 0.738 (0.625-0.850)] etkinliği izlendi. Bu cut-off değerinde leptinin % 47.5 duyarlılık, % 100.0 pozitif kestirim, % 100.0 özgüllük ve % 65.6 negatif kestirim gösterdiği saptandı. Sonuç: Leptin seviyesinin PKOS patogenezindeki yeri netleştirilememiş olsa da, leptin düzeyleri PKOS'u ve ona bağlı uzun dönem komplikasyonları öngörmede önemli bir belirteç olabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: Polycystic ovary syndrome (PCOS) is one of the most common endocrine disorders observed in women of reproductive age. It is known that PCOS is associated with long-term complications such as obesity, dyslipidemia, diabetes, and increased cardiovascular risk. Although there are studies in the literature regarding leptin and high-sensitivity C-reactive protein (hs-CRP) levels in PCOS, there are limited studies focusing on the relationship between leptin and hs-CRP levels and cardiovascular risk in non-obese PCOS with conflicting results. This study aimed to determine serum leptin and hs-CRP levels, assess the predictive value of leptin for PCOS, and evaluate the relationship between leptin and hs-CRP levels and cardiovascular risk factors in non-obese PCOS patients. Materials and Methods: This study was conducted on patients who admitted to the Endocrinology and Metabolic Diseases outpatient clinic of our hospital between August 1, 2023, and March 20, 2024. 40 patients aged 30-45 years, with a body mass index (BMI) of 18-30 kg/m², diagnosed with PCOS according to the Rotterdam criteria, and 40 healthy control subjects were included in the study. Age, body mass index, smoking status, blood pressure measurements, and medications of participants were recorded. Additionally, serum leptin, hs-CRP, biochemical, and hormonal parameters were evaluated. Serum leptin levels were measured by using the enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) method, while hs-CRP was measured by using the colorimetric method. Results: When the demographic data of both groups were evaluated, no significant differences were found except for age. Leptin levels were significantly higher in the PCOS group (p<0.001). However, there was no significant difference observed in hs-CRP levels (p=0.090). Additionally, in the PCOS group, CRP, leukocyte, uric acid, triglyceride, total testosterone, anti-Mullerian hormone, and dehydroepiandrosterone sulfate levels were found to be significantly higher than the control group (p<0.05). In differentiating between the case and control groups, a leptin cut-off value of 7.55 ng/mL was found to be significant [Area under the curve 0.738 (0.625-0.850)]. At this cut-off value, leptin demonstrated 47.5% sensitivity, 100.0% positive predictive value, 100.0% specificity, and 65.6% negative predictive value. Conclusion: Although the role of leptin in the pathogenesis of PCOS has not been fully revealed, leptin levels may be an important marker in predicting PCOS and its associated long-term complications.

Benzer Tezler

  1. Adölesan polikistik over sendromlu hastalarda kisspeptin, leptin, nöropeptit y ve nörokinin b düzeyleri

    Kisspeptin, leptin, neuropeptid y and neurokinin b levels in adolescents with polycystic ovary syndrome

    İSMAİL GÜZELKAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAtatürk Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZERRİN ORBAK

  2. Polikistik over sendromu olan hastalarda folik asitin kardiyovasküler risk parametrelerine etkisi

    Polikistik over sendromu olan hastalarda folik asitin kardiyovasküler risk parametrelerine etkisi

    FİGEN BEŞYAPRAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Kadın Hastalıkları ve DoğumDokuz Eylül Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BERRİN ACAR

  3. Polikistik over sendromu tanısı alan hastalarda glukoz intoleransı üzerine serum neurotensin düzeylerinin etkisinin araştırılması

    The investigation of the effect of serum levels of neurotensi̇n on glucose i̇ntolerance withi̇n the patients wi̇th a di̇agnosi̇s of polycystic ovary syndrome

    SÜREYYA KAPLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİnönü Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ERCAN YILMAZ

  4. Polikistik over sendromlu hastalarda serum zonulin ve plazminojen aktivatör inhibitörü-1 düzeylerinin insülin direnci ile ilişkisi

    The relationship of serum zonulin and plasminogen activator inhibitor-1 levels with insulin resistance in patients with polycystic ovary syndrome

    MERVE KAHRAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SADIK ŞAHİN