Geri Dön

Sıçanlarda mobil ve immobil bölgenin yağ greft viabilitesine olan etkisinin araştırılması

Investigation of the effect of mobile and immobile region on fat graft viability in rats

  1. Tez No: 757210
  2. Yazar: GÖKÇEN ÇAKIR BOZKURT
  3. Danışmanlar: PROF. DR. LEVENT YOLERİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Adipoz doku, Cerrahi-plastik, Sağkalım, Sıçanlar, Transplantlar, Adipose tissue, Surgery-plastic, Survival, Rats, Transplants
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve amaç: Plastik, estetik ve rekonstrüktif cerrahi pratiğinde yağ greftleri, doku augmentasyonunda, vücut konturlarının şekillendirilmesinde ve yüz gençleştirmede , skar revizyonlarında sıkça kullanılmaktadır. Otolog yağ greftlerinin avantajları kolay elde edilebilir olması, tekrarlanabilir olması, kolay uygulanabilir olmasıdır. Otolog doku olması nedeniyle yabancı cisim reaksiyonları ile karşılaşılmamaktadır(1). Her zaman istenilen hacmin elde edilememesi, öngörülemeyen rezorbsiyonların olması en büyük dezavantajlarıdır. Yapılan araştırmalara göre otolog yağ grefti uygulamaları sonrasında değişen oranlarda rezorbsiyonların olduğu izlenmiştir (2,3). Otolog yağ greftinde adiposit yaşayabilirliğini artırmak için çok sayıda çalışmalar yapılmıştır (2). Fakat plastik, estetik ve rekonstrüktif cerrahide rutine girmiş standart bir uygulama henüz bulunmamaktadır (4). Literatürde vücuttaki mobil (hareketli) ve immobil (hareketsiz) bölgenin yağ greft yaşayabilirliğine etkisi üzerine çalışma yapılmadığı görülmüştür. Bu çalışmada yeni bir sıçan modeli oluşturularak sıçanın hareketli ve hareketsiz bölgelerinin yağ greftiyle olan ilişkisi araştırılmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışmada 24 adet Wistar Albino cinsi erkek sıçan kullanıldı. Sıçanlar randomize olarak iki gruba ayrıldı. Hareketli ve hareketsiz bölge olarak sıçanda alıcı saha olarak yeni bir model tanımlandı. 1. deney grubunda sıçanın sağ inguinal bölgesinden alınan yağ grefti, ağırlık ve hacimleri ölçülerek, hareketsiz bölge olarak seçilen skalpte cilt altında açılan poşa tek parça halinde yerleştirildi. 2. deney grubunda sıçanın sağ inguinal bölgesinden elde edilen yağ grefti ağırlık ve hacimleri ölçülerek hareketli bölge olarak seçilen servikal bölge dorsal yüzünde cilt altında oluşturulan poşa tek parça halinde yerleştirildi. Her iki gruptaki yağ greftleri 6 haftanın sonunda yerleştirildikleri poşlardan çıkarılıp ağırlık ve hacimleri ölçüldü. Histopatolojik olarak adiposit varlığı, fibrozis, inflamasyon, vasküler yoğunluk, nekroz , kist -vakuol oluşumu incelendi. İstatistiksel olarak hacim ve ağırlık karşılaştırması ,histopatolojik verilerin değerlendirilmesi yapıldı. ix Bulgular: 1. ve 2. grup arasında yağ greftlerinin ağırlıkları istatistiksel olarak karşılaştırıldığında anlamlı bir fark izlenmedi (p> 0,05). Histopatolojik verilerin istatiksel analizinde kist- vakuol oluşumunda , inflamasyonda, normal yağ dokusunda, nekrotik yağ dokusunda ,fibroziste her iki grup arasında anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,05). Vasküler yoğunluğun grup 1'de daha fazla olduğu görüldü ve istatiksel olarak yapılan değerlendrimede anlamlı bulundu (p<0,05). Tartışma ve sonuç: Plastik cerrahi pratiğinde yağ grefti yaygın olarak olarak kullanılmaktadır. Çalışmamızda yeni bir sıçan modeli tanımlanarak hareketli ve hareketsiz bölgenin yağ greft yaşayabilirliği üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Hareketli ve hareketsiz bölgede 42 gün beklemenin ardından çıkan yağ greftlerinin ağırlıkları kıyaslandığında anlamlı bir sonuç bulunamamıştır. Histopatolojik olarak yapılan incelemede hareketsiz bölgedeki yağ greftlerinde vasküler yoğunluğun daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Yağ greft sağ kalımını artırmaya yönelik çok sayıda çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalardan bir kısmı sağ kalımı artırmak için yağ greftinin vaskülaritesini artırmaya yönelik olmuştur. Vaskülarite artışı bazı çalışmalarda antioksidan madde kullanımı , neovaskülarzasyonunu tetikleyici ajanlar ile sağlanılmaya çalışılmıştır(3). Bu çalışmaların sonucunda vaskülarite artışında anlamlı bulunan araştırmalar mevcuttur. Fakat rutin prosedürde uygulamaya geçmemiştir. Bizim çalışmamızda vaskülarizasyonu artırmak için yardımcı ajanlara gerek kalmadan hareketiz bölgeye yerleştirilen yağ greftlerinde vasküler yoğunluğun arttığı ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Vasküler yoğunluk artışı ile birlikte uzun dönem yağ greft sağ kalımlarında artış olabileceği düşünülmektedir. Çalışmamızda sıçanlarda yağ greft uygulamaları için hareketli ve hareketsiz bölgelerin kıyaslanması açısından yeni bir sıçan modeli tanımlanarak literatüre kazandırılmıştır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Purpose: In Plastic Surgery practice, fat grafts are frequently used for tissue augmentation, body contouring and face rejuvenation, and scar revisions. Ease of harvest, ease of use, and repeatability are the advantages of fat grafts. Foreign body reactions are not encountered due to its being an autologous tissue(1). Not being able to always acquire the desired volume and unpredictable resorptions are the major disadvantages. According to former studies, after applications of autologous fat graft, resorptions were observed at different rates (2,3) . Many studies have been done to increase the viability of adipocytes in autologous fat grafts(2). Nevertheless, no standard application is present in Plastic Surgery routine(4). No studies have focused on the effects of mobile and immobile areas on the viability of fat grafts. In this study, by creating a new rat model, the relation of fat graft with mobile and immobile areas of rats have been investigated. Materials and Method: In this study, 24 male Wistar albino rats were used. Rats were divided into two random groups. According to its mobility, a new recipient site model in rats is defined. In the first experiment group, the fat harvested from the right inguinal area, after measuring its weight and volume, is grafted en bloc to the pouch created under the scalp, which is chosen as the immobile area. In the second experiment group, the fat harvested from the same area as the first group, after measuring its weight and volume is grafted en bloc to the pouch created under the skin of the dorsal cervical area, which is chosen as the mobile area. After 6 weeks, all grafts from both groups were collected and their weight and volume were measured. The presence of adipocytes, fibrosis, inflammation, vascular density, necrosis, formation of cyst-vacuole were examined histopathologically. The comparison of weights and volumes, and histopathological data were evaluated statistically. Results:When the weights of the fat grafts harvested were compared, no significant difference were found between Group 1 and Group 2 (p> 0,05). Statistical analysis of the histopathological datas found no significant difference between group 1 and group 2 in terms of cyst-vacuole formation, inflammation, normal fat tissue, necrotic fat tissue and fibrosis (p>0,05). Vascular density were seen to be higher in group 1 and this was found to be statistically significant difference (p<0,05). xi Discussion and Conclusion:Fat grafting is widely used in Plastic Surgery practice. In our study, a new rat model was defined investigating the effect of mobile and immobile areas on fat graft viability. When the weights of the fat grafts obtained from the mobile and immobile areas at day 42 were compared no significant difference was found. Histopathological examination revealed vascular density in fat grafts at immobile regions to be higher. Numerous studies have been conducted investigating ways to increase fat graft survival. Some of these studies aimed to increase fat graft vascularity in order to increase survival. In some studies, antioxidant substances or neovascularization inducing agents have been used to increase vascularity(3). In some of these studies, increases in vascularity have been obtained with significant differences. However, these have not made into our routine practice yet. In our study, the vascular density in fat grafted at immobile areas has been found to be significantly higher. It is believed that with the increase in vascular density, fat graft survival rate can be improved. In our study, a new rat model for fat graft applications at mobile and immobile have defined and made its place in the literature.

Benzer Tezler

  1. Sıçanlarda oluşturulan kronik rotator manşet yırtığının eşlik ettiği donuk omuz modelinde;tamirin zamanlamasının ve cerrahi sonrası mobilizasyonun rotator manşet tamiri sonuçlarına etkisi(histolojik & immunohistokimyasal & biyomekanik çalışma)

    The effect of repair timing and post-surgical mobilization on rotator cuff repair outcomes in a frozen shoulder model accompanied by chronic rotator cuff tear in rats (histological & immunohistochemical & biomechanical study)

    BERKAY DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜLEYMAN SEMİH DEDEOĞLU

  2. Sıçanlarda kronik öngörülemeyen stres modelinde moringa oleifera'nın davranış parametreleri ve nörotrofik faktörler üzerine etkileri

    Effects of moringa oleifera on behavioral parameters and neurotrophic factors in the chronic unpredictable stress model in rats

    BUKET NURSU ÇAYLAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    FizyolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İLKAY AKSU

  3. Doksorubisin'e bağlı ortaya çıkan kemo-beyin üzerinde nigella sativa'nın ratlarda koruyucu etkisinin araştırılması

    The evaluation of the protective effect of nigella sativa on the doxorubicin induced chemo-brain in the rats

    HATİCE CAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    OnkolojiBolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÜMMÜGÜL ÜYETÜRK

  4. Sıçanda oluşturulan kritik boyutlu kalvaryal kemik defekti modelinde sistemik traneksamik asit kullanımının yeni kemik oluşumu üzerindeki etkilerinin deneysel incelenmesi

    Experimental investigation of the effects of systemic tranexamicacid on new bone formation in a model of critical sized calvarialbone defect created in rat

    MEHMET SOLMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RİFAT ATİLLA ARINCI

  5. Hipotiroidi ve hipertiroidi oluşturulan sıçanlarda lipid profilinin incelenmesi

    Investigation of lipid profile in the rats of hypothroidic and hyperthroidic state

    NECDET KAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Fizyolojiİstanbul Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜLKER ÇÖTELİOĞLU