Psikanalitik ve feminist bağlamda edebi inceleme: Kadın varlığının edebi metinlere (Türk-Kanada-Alman) 'proje kadın' ve 'öz kadın' olarak yansıması
Literary analysis in a psychoanalytic and feminist context: The reflection of the woman existence on literary texts (Turkish-Canadian-German) as 'project woman' and 'self woman'
- Tez No: 772168
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ENGİN BÖLÜKMEŞE
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Karşılaştırmalı Edebiyat, Batı Dilleri ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı, Comparative Literature, Western Linguistics and Literature, Turkish Language and Literature
- Anahtar Kelimeler: Alman edebiyatı, Edebi eserler, Edebi metinler, Feminizm, Kadınlar, Kanada, Psikanalitik Eleştiri Kuramı, Psikanaliz, Türk edebiyatı, German literature, Literary works, Literary texts, Feminism, Women, Canada, Psychoanalytic Criticism Theory, Psychoanalysis, Turkish literature
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Karşılaştırmalı Edebiyat Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kavramsal çerçevesini analitik psikoloji ve feminizm verileri ile oluşturan bu çalışmada, edebi metinlere yansıyan kadın varlığı iki karşıt uç olarak ele alınmıştır: proje kadın ve öz kadın. Edebi inceleme Türk, Kanada ve Alman edebiyatlarından seçilen üç eser üzerinden yapılmıştır: Pınar Kür'ün 'Asılacak Kadın' eseri, Margaret Atwood'un 'The Edible Woman' (Evlenilecek Kadın) eseri ve Renate Eder'in (Ayşe ile birlikte) 'Mich Hat Keiner Gefragt' (Bana Hiç Kimse Sormadı) eseri. Çalışmanın ilk iki bölümü, edebi incelemeye yön verecek olan teorik bilgiyi sunar. İlk bölüm öncelikle insan ruhunun bilinmeyen bir parçası olan bilinçdışını keşfeden Sigmund Freud'un çalışmalarını ele alır. Ardından çalışmada esas izlenecek verileri sunan Carl Gustav Jung'un çalışmaları ele alınır. Psikanalizin, bir ruh bilimi olmasının ötesinde nasıl çok katmanlı bir disiplin olduğu ve sanat eserlerinin incelenmesinde bir başvuru kaynağı haline geldiği açıklanır. Jung'un kişiliğin oluşmasında özel bir önem atfettiği 'anima/animus, persona, gölge, ben' arketipleri açıklanır. Bu arketipler, çalışmanın ikinci bölümünü oluşturan feminizm konusu ile birleştirilerek iki yeni kavram önerisinde bulunulur: proje kadın ve öz kadın. Çalışma, kavramsal çerçevesini oluşturduğu analitik psikoloji ve feminizm verilerinden yararlandığı için yöntem olarak psikanalitik ve feminist yaklaşımı kullanır. Çalışmada izlenen yöntemler – psikanalitik yöntem ve feminist edebiyat eleştirisi – üçüncü bölümün konusu olmuştur. Eser odaklı yapılan çalışmanın dördüncü bölümünde, metinlerde geçen anti-feminist ifadeler ve durumlar, proje kadın ya da öz kadın kavramlarına örnek oluşturacak şekilde ele alınır. Elde edilen bulgular, sonuç bölümünde ayrıntılı olarak ele alınmış olmakla birlikte, bulguların Karşılaştırmalı Edebiyat ya da Kadın Araştırmaları alanında yapılacak feminist yöntem incelemelerine örnek teşkil etmesi düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
In this study, which forms its conceptual framework with analytical psychology and feminism data, the existence of women reflected in literary texts is handled as two opposite extremes: project woman and self woman. Literary analysis was carried out on three selected works from Turkish, Canadian and German literatures: Pınar Kür's 'A Woman to be Hanged', Margaret Atwood's 'The Edible Woman' and Renate Eder (together with Ayşe) 'Mich Hat Keiner Gefragt' (Nobody Asked Me). The first two chapters of the study present the theoretical knowledge that will guide literary study. The first chapter primarily deals with the work of Sigmund Freud, who discovered the unconscious, an unknown part of the human psyche. Then, the studies of Carl Gustav Jung, who presented the main data to be followed in the study, are discussed. It is explained how psychoanalysis is a multi-layered discipline beyond being a science of psychology and has become a source of reference in the study of works of art. The archetypes of 'anima/animus, persona, shadow, self', which Jung attached special importance to in the formation of personality, are explained. These archetypes are combined with the subject of feminism, which constitutes the second part of the study, and two new concepts are proposed: the project woman and the self woman. The study uses psychoanalytic and feminist approaches as a method, as it makes use of analytical psychology and feminism data, which it forms its conceptual framework. The methods followed in the study – psychoanalytic method and feminist literary criticism – have been the subject of the third chapter. The fourth chapter of the study is text-oriented, and in this chapter, anti-feminist expressions and situations in the texts are handled in a way that sets an example for the concepts of project woman or self woman. The findings are discussed in detail in the conclusion chapter and it is thought that the findings will set an example for feminist method studies in the field of Comparative Literature or Women's Studies.
Benzer Tezler
- Enüretik ve enkopretik çocukların semptom formasyonlarında agresyonun rolünün karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
MERAL BERKEM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZGÜR POLVAN
- Seyirci ve bir anlamlama süreci olarak sinema
The Viewer and cinema as a signification process
NEZİH ERDOĞAN
- Wasen der Erkenntnis und Einbildungskraft in Thomas Manns“Tonio Kröger”
Başlık çevirisi yok
NİLGÜN TÜRKER
Yüksek Lisans
Almanca
1990
Alman Dili ve Edebiyatıİstanbul ÜniversitesiAlman Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞARA SAYIN
- Kadın cinselliği ve cinsel sorunları cinsel işlev bozukluğu-nörotik bozukluk ve normal kontrol gruplarında, genel ruhsal-cinsel ve evlilik sorunlarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
AYŞEGÜL KIZILTUĞ(AKSAKAL)