Helicobacter pylorı üst gastrointestinal patolojisi olan hastalardaki IL-6, IL-8, IL-10, IL-17A VE IL-19 gen ekspresyonları ve mutasyonlarının klinik korelasyonunun araştırılması
Investigation of the clinical correlation of IL-6, IL-8, IL-10, IL-17A, AND IL-19 gene expressions and mutations in patients with upper gastrointestinal pathology of helicobacter pylori
- Tez No: 775012
- Danışmanlar: PROF. DR. FATİH KÖKSAL
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Mikrobiyoloji, Microbiology
- Anahtar Kelimeler: Helicobacter pylori, gastrik patoloji, sitokin, İnterlökin, Gastrointestinal hastalıklar, Gen ifadesi, Mutasyon, Sitokinler, İnterlökin 10, İnterlökin 17, İnterlökin 19, İnterlökin 6, İnterlökin 8, Helicobacter pylori, gastric pathology, cytokine, interleukin, Gastrointestinal diseases, Gene expression, Mutation, Cytokines, Interleukin 10, Interleukin 17, Interleukin 19, Interleukin 6, Interleukin 8
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Çukurova Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Helicobacter pylori (H. pylori), dünya nüfusunun yarısından fazlasını enfekte eden ve midede neoplastik ve inflamatuar gastroduodenal hastalıkların major sebebi olan bir gastrik patojendir. Günümüzde H. pylori'nin kronik gastrit, peptik ülser hastalığı, mide kanseri, mukoza ilişkili lenfoid doku lenfoması gibi çeşitli üst gastrointestinal sisitem (GİS) hastalıkları ile ilişkisi gösterilmiştir. H. pylori enfeksiyonundaki anahtar patofizyolojik olaylar, H pylori antijenlerine karşı epitel hücreleri tarafından üretilen inflamatuar sitokinlerin aracılık ettiği ve düzenlediği mide mukozasındaki inflamatuar cevabın sonucudur. H. pylori ile indüklenen gastrik mukozal inflamasyona proinflamatuar ve anti-inflamatuar sitokinler aracılık etmektedir. Sitokinleri kodlayan genlerdeki polimorfizmlerin, sitokin salgılama seviyelerini etkilediği ve gastroduodenal patolojinin prognozu için belirleyici olduğu düşünülmektedir. Mide patolojileri, konağın genetik yapısı ile H. pylori virülans genleri arasındaki karmaşık bir etkileşim içinde gelişmektedir. Hastalardaki IL-6, IL-8, IL-10, IL-17A ve IL-19 gibi sitokinleri kodlayan genlerdeki polimorfizmlerin, sitokinlerin salgı seviyelerini etkilediği ve GİS patolojisinin gelişmesine sebep olduğu düşünülmektedir. Bu sebeple çalışmamızda hastalardaki bu genlerindeki polimorfizmleri ve bunların H. pylori enfeksiyonu ve mide patolojileri ile ilişkisininin belirlenmesini amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu amaçla bölgemizdeki yataklı tedavi kurumlarına üst GİS yakınması ile başvuran ve tanı amaçlı olarak endoskopi eşliğinde mide biyopsi örnekleri alınan 200 hastaya ait örnek ve bu örneklerden izole edilen H. pylori suşları çalışmaya dahil edildi. Kontrol grubu olarak her hangi bir üst GİS yakınması olmayan 50 gönüllü katilmcidan alınan tam kan örnekleri kullandı. Hasta biyopsi örnekleri moleküler yöntemler ile hem H. pylori ureC geni varlığı yönünden hem de H. pylori'ye bağlı çeşitli GİS patolojilere eşlik eden IL-6-174, IL-8-251, IL-10-819, IL-17A ve IL-19 genlerinin polimorfizmi, PCR-RFLP ile genotiplendirildi. Aynı şekilde kontrol gurubundada belirtilen gen bölgelerilerinin polimorfizmleri PCR RFLP ile genotiplendirildi. Bulgular: glmM-PCR analizi sonucunda, 200 semptomatik hastanın 69 (% 34,5)'unda H. pylori DNA'sı tespit edildi. IL-8 -251 polimorfizminde T/A genotipi hasta grubunda %73,91'iken kontrol gurubunda %48 oranında ve IL-17A polimorfizmi G/A genotipi hasta gurubunda %56,52'iken kontrol guruba %42 olarak tespit edildi. IL-6-174 ve IL-10-819 polimorfizimleri ve gastroduodenal patoloji arasında ilişkili bulunmadı. Sonuç: H. pylori enfeksiyonunda sitokinlerde meydana gelen gen polimorfizmleri, gastrik inflamasyonu etkilemektedir. Bu genlerindeki polimorfizmler ve H. pylori enfeksiyonu arasındaki muhtemel ana yol olarak kabul edilen bu etkileşim, farklı gastrik hastalıklara sebep olur. Yüksek risk taşıyan GİS hastalarında, H. pylori enfeksiyonu tedavisinde konak genotiplerinin belirlenmesi hedef olarak kullanılabilir.
Özet (Çeviri)
Helicobacter pylori (H. pylori) is a gastric pathogen that infects more than half of the world's population and the major cause of neoplastic and inflammatory gastroduodenal diseases of the stomach. Today, the association of H. pylori with upper gastrointestinal system (GIS) diseases such as chronic gastritis, peptic ulcer disease, gastric cancer, mucosa-associated lymphoid tissue lymphoma (MALT) has been shown. The pathophysiological key to H. pylori infection is the result of the inflammatory response of the gastric mucosa by inflammatory cytokines produced by epithelial cells against H. pylori antigens. This gastric mucosal inflammation induced by H. pylori is mediated by proinflammatory and anti-inflammatory cytokines. Polymorphisms in genes encoding cytokines are thought to affect cytokine secretion levels and are determinative for the prognosis of gastroduodenal pathology. Gastric pathologies are develop in a complex interaction between the genetic structure of the host and the H. pylori virulence genes. It is thought that polymorphisms in genes encoding cytokines such as IL-6, IL-8, IL-10, IL-17A and IL-19 in patients affect the secretion levels of cytokines and cause the development of GIS pathology. For this reason, our study we aimed to determine the polymorphisms of these genes in patients and their relationship with H. pylori infection and gastric pathologies. Materials and Methods: For this purpose, samples of 200 patients who applied to inpatient treatment institutions in our region with upper GIS complaints and whose gastric biopsy samples were taken with endoscopy for diagnostic purposes, and H. pylori strains isolated from these samples were included in the study. As a control group, we used whole blood samples from 50 volunteer participants who did not have any upper GIS complaints. Patient biopsy specimens were evaluated by molecular methods both in terms of the presence of the H. pylori ureC gene and IL-6-174, IL-8-251, IL-10-819, IL-17A, and IL-19 accompanying various GIS pathologies due to H. pylori. The polymorphism of the genes was genotyped by PCR-RFLP. Also, the polymorphisms of the gene regions specified in the control group were genotyped by PCR RFLP. Results: As a result of glmM-PCR analysis, H. pylori DNA was detected in 69 (34,5%) of 200 symptomatic patients. In the IL-8 -251 polymorphism, the T/A genotype was 73,91% in the patient group, 48% in the control group, and in the IL-17A polymorphism, the G/A genotype was 56,52% in patient group, while it was 42% in the control group. No correlation was found between IL-6-174 and IL-10-819 polymorphism and gastroduodenal pathology. Conclution: In H. pylori infection, cytokine gene polymorphisms affect gastric inflammation. This interaction, which is considered as the possible main pathway between polymorphisms in these genes and H. pylori infection, causes different gastric diseases. Determination of host genotypes can be used as a target in the treatment of H. pylori infection in high-risk GIS patients.
Benzer Tezler
- Helicobacter pylorinin hipergastrinemi ve duodenum ülseri oluşumuna etkisi
Başlık çevirisi yok
SELİM NAK
- Helicobacter pylori tanısında kullanılan üreaz deneyi, bakteri izolasyonu ve ELISA yöntemlerinin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
FERİDE VALAİY
- Helicobacter pylori insidasının belirlenmesinde histolojik, serolojik ve mikrobiyolojik tanı yöntemlerinin karşılaştırmalı araştırması
Başlık çevirisi yok
KORHAN TAVİLOĞLU
- Aktif duodenal ülserli hastalarda omeprazolun helicobacter pyloriye etkisi
Başlık çevirisi yok
KEMAL YILDIZ
- Campylobacter pylori ve antral gastrit: Campylobacter (Helicobacter) pylorinin antral mukoza biyopsi örneklerinde belirlenmesi
Başlık çevirisi yok
FETHİYE KÖSEAHMET
Yüksek Lisans
Türkçe
1992
MikrobiyolojiKaradeniz Teknik ÜniversitesiMikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RECEP BİNGÖL