Geri Dön

Hipertiroidili ve hipotiroidili hastalarda karsinom insidansı

Incidence of thyroid carcinoma among patients with hyper and hypothyroidism

  1. Tez No: 780364
  2. Yazar: ALİ EMRE NAYCI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SOYKAN ARIKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Hipertiroidi, hipo/ötiroidi, karsinom, Hyperthyroidism – Hypothyroidism – Incidence – Thyroid cancer
  7. Yıl: 2014
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Tiroid kanserleri klinikte en sık karşılaşılan kanser türü olup, insidansı her geçen gün artmaktadır. Bu artışta, aynı zamanda tiroid nodüllerinin daha ayrıntılı incelenebilmesi başta olmak üzere gelişen tanı yöntemlerinin de büyük ölçüde katkısı vardır. Ülkemiz gibi endemik guatr bölgelerinde hipertiroidili hastalarda hipotiroidili hastalara oranla kanser sıklığının daha düşük olduğu bildirilmektedir. Tiroid bezi fonksiyonlarının yetersiz kaldığı durumlarda, sürekli ve şiddetli tiroid stimülan hormon (TSH) uyarısı sonucunda tiroid bezinde düzensiz büyüme ortaya çıkmaktadır. İyot eksikliği, tiroid bezinin hormon üretme yeteneğinde yetersizlik, diyetle veya ilaç olarak alınan guatrojenler, sürekli olarak TSH artışına neden olarak tiroid kanseri riskini arttırmaktadır. Diğer bir yandan hipertiroidili hastalarda TSH baskılanmış olmasına rağmen, erken dönemdeki yüksek TSH uyarısının toksik bir durum ortaya çıkarıp TSH baskılanmadan önce onkojenik etkiyle tümör gelişimini uyardığı düşünülmektedir. Ancak yine de yüksek TSH salınımı ile tiroid kanseri arasında bağlantı belirsizliğini korumaktadır. Endemik guatr bölgesi olarak kabul edilen ülkemizde, klinik çalışmalarımızda hipertiroidili hastalarda da karsinom insidansının en az hipo-ötirodik hastalarınki kadar yüksek olabileceğini gözlemledik. Biz de bu çalışmamızda; 2000-2014 yılları arasında hastanemizde yapılan bilateral total tiroidektomi vakalarını retrospektif olarak gözden geçirip, aslında sanıldığının aksine hipertiroidinin karsinom açısından koruyucu bir durum olmayabileceğini ortaya koymayı hedefledik. Çalışmada İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde 2010-2014 yılları arasında ameliyat olmuş 1200 bilateral total tiroidektomi vakası retrospektif olarak incelendi. Hastaların dosyaları incelenirken mevcut olan en eski tarihli TSH, sT3 ve sT4 sonuçları değerlendirildi. Bunun amacı herhangi bir hekim tarafından müdahale edilmemiş hormonal değerlere ulaşmaktı. Hormonal değerler için Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği; Tiroid Hastalıkları Tanı ve Tedavi Klavuzu 2013 referans olarak alındı. Hastaların hormonal verileri hipo-hiper-ötiroidik olarak 3 gruba ayrıldı ve sonuçlar excel dosyasına kaydedildi. Yine hastaların demografik verileri olarak yaş ve cinsiyet verileri ele alındı, diğer bir sutuna da hastaların postoperatif patoloji tanıları kaydedildi. Hastaların yaş, cinsiyet ve hormon düzeyleri ile postoperatif patoloji sonuçları ayrı ayrı karşılaştırıldı. İstatistiksel olarak, değişkenlerin dağılımı kolmogorov simirnov testi ile kontrol edildi. Nicel verilerin analizinde Kruskal-Wallis, Mann-Whitney U test kullanıldı, niteliksel verilerin analizinde ise Ki-kare test kullanıldı. Toplam 1200 hasta retrospektif olarak incelendi.Hastaların 210'u erkek (%17.5) , 990'ı kadındı (%82,5).Yaş olarak en genç hasta 17,en yaşlısı 82 yaşındaydı. Ortalama yaş değeri 49.2 olarak saptandı. Benign hastaların sayısı 866 (%72,2) kendi içinde ki dağılım ise 576'sı (%48,0) adenomatöz hiperplazi, 196'sı(%6,3) lenfositik tiroidit, 73'ü (%6,1) foliküler adenom, 21'i (%1,8) hashimato tiroiditi idi. Yine 718 (%59,8) hasta ötiroidik,351 (29,3) hasta hipertiroidik, 131(%10,9) hasta hipotiroidikti Patoloji sınıflaması için kendi içinde tekrar sınıfladığımız zaman papiller karsinom tüm tiroid malignitelerin % 88ini, foliküler karsinomlar tüm malignitelerin %7'sini, medüller karsinom ise % 5'ini oluşturmakta idi. Bulgularda; hastaların yaşlarına göre patoloji sonuçları ve hormon düzeylerinin karşılaştırılmasında anlamlı fark saptanmazken, medüller karsinomda erkek hasta oranı foliküler ve papiller karsinoma göre daha yüksek, benign hasta grubunda ise lenfositk tiroiditde erkek hasta oranı diğer bening türlerine göre daha düşük olarak saptandı. Hastaların hormon düzeylerine göre patoloji sonuçları karşılaştırıldığında ise; hipertiroidik hastalarda malignite oranı, hipotiroidik /ötiroidik hastalara oranla anlamlı derecede yüksek olarak saptandı. Sonuç olarak hasta sayısı olarak oldukça geniş kapsamlı olan bu çalışmanın öne çıkan özelliği; hipertiroidik hastalardaki malignite oranının hipo/ötiroidik hastalara kıyasla anlamlı biçimde yüksek olarak saptanmış olmasıdır. Bunun sebebi olarak; diğer kanser türleri gibi tiroid kanser insidansının artması ile beraber tüm dünyada geçerli olan tanı ve kayıt başarısının artması olarak da görülebilir.

Özet (Çeviri)

Objective: Our aim was to determine the incidence of thyroid carcinoma in patients with hyperthyroidism and hypothyroidism and to demonstrate whether hyperthyroidism is actually a protective state against carcinoma. Background: In endemic regions for goiter such as Turkey, the rate of cancer is reported to be lower among patients with hyperthyroidism than those with hypothyroidism. However, we observed in our clinic that carcinoma incidence in patients with hyperthyroidism is at least as high as those with hypo-euthyroidism. Methods: Cases of bilateral total thyroidectomy performed in the Istanbul Training and Research Hospital General Surgery Clinic between the years 2000 and 2014 were retrospectively examined. Age, gender, hormone levels, and postoperative pathological diagnoses were independently compared. Results: Data from 1200 patients was analyzed. Mean age was 49.2. Of the patients 220 (17.5%) were male and 990 (82.5%) were female; 722 of the female patients had benign pathologies and 268 had malignant pathologies, whereas 144 of the male patients had benign and 66 had malignant pathologies. Compared by age, no significant difference was detected in pathological diagnoses and hormone levels. Comparing the pathological diagnoses according to hormone levels, rate of malignancy was significantly higher in patients with hyperthyroidism than those with hypothyroidism or euthyroidism. Conclusions: Unlike what is previously accepted, hyperthyroid patients also carry a risk for thyroid carcinoma. Thus, these patients should be followed up for cancer at least as closely as those with hypothyroidism and euthyroidism.

Benzer Tezler

  1. Normal-hipertiroidi ve hipotiroidi'li kişilerde prostaglandin-benzeri aktivite tayini

    Serum prostaglandin-like activity assay in normal hyperthyroid and hypothyroid individuals

    NECLA MAVİOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıCumhuriyet Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU

  2. Hipotiroidizm ve hipertiroidizmli hastalarda serum anjiotensin konvörting enzim (ACE) aktivitesi

    Başlık çevirisi yok

    KURAL GÜLBAHAR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    BiyokimyaAnadolu Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NURETTİN BAŞARAN

  3. Hipertiroidi'nin radyoaktif iyot (1-131) ile tedavisinde, lenfositlerde spontan DNA sentezinin 14 C-timidin inkorporasyonu ile incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    ÖMER N. YİĞİTBAŞI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1982

    Biyofizikİstanbul Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. A. İRFAN URGANCIOĞLU

  4. Nodüler guatrlarda otonominin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    ONUR ARSEVEN (KARAMANOĞLU)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SENAY MOLVALILAR

  5. Tirotaksikoz vakalarında kreatinüri ve idrarla atılan total azot verilerinin birlikte incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    SELMA OLGUNER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Biyokimyaİstanbul Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TÜLAY AKÇAY