Kronik obstrüktif akciğer hastalığı atağı ile hastanemize başvuran ve yatışı gereken hastalarda bronşektazinin atak sıklığı, şiddeti ve yatış süresine etkisi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 790355
- Danışmanlar: DOÇ. DR. NESRİN KIRAL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: kronik obstrüktif akciğer hastalığı, bronşektazi, alevlenme, Akciğer hastalıkları, Akciğer hastalıkları-obstrüktif, Hastalık şiddeti indeksi, Hastanede yatış süresi, Nüks, chronic obstructive pulmonary disease, bronchiectasis, exacerbation, Lung diseases, Lung diseases-obstructive, Severity of illness index, Length of stay, Recurrence
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
GİRİŞ: KOAH genellikle tehlikeli parçacıklara veya gazlara maruz kalmanın neden olduğu, persistan respiratuar semptomlar, hava akımı sınırlaması ve solunum yolu ve/veya alveoler anormallikler ile karakterize olan yaygın, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. KOAH hastalarının yaklaşık %30-40'ında görülen ancak birlikteliğinin nedenleri henüz net olarak ortaya konmamış olan bronşektazi varlığında hastaların solunum fonksiyonlarında ciddi bozulma, yıllık alevlenme sayılarında ve alevlenme ağırlığında artış, potansiyel patojen mikroorganizma tespitinde artış (özellikle Pseudomonas aeruginosa) görülmekte ve tüm bu nedenlere bağlı daha yüksek morbidite ve mortalite söz konusu olmaktadır. Çalışmamızın amacı KOAH alevlenme nedeni ile hastaneye yatırılan hastalarda bronşektazinin görülme oranını saptamak, bronşektazi birlikteliğinin KOAH atak sıklığı, şiddeti ve yatış süresi üzerine bir etkisinin olup olmadığını belirlemek ve radyolojik olarak tespit edilen bronşektazinin tipi ve yaygınlığı ile güncel KOAH rehberlerinde tanımlanan fenotipik yaklaşıma dayalı yeni KOAH gruplarına katkı sağlamaktır. MATERYAL VE METOD: Çalışmamız hastane tabanlı, tek merkezli olan prospektif kesitsel bir çalışmadır. Haziran 2019 – Ekim 2020 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği'nde KOAH alevlenme ile yatırılan 50 hasta çalışmamıza dahil edildi. Çalışmamıza dahil ettiğimiz hastalar bronşektazisi olan ve olmayanlar olarak iki gruba ayrıldı. Hastaların sosyodemografik özellikleri, rutin kan tetkikleri, kan gazları, balgam kültür sonuçları, toraks bilgisayaralı tomografi değerlendirmelerine göre Smith Skorları ve Modifiye Reiff Skorları, EKG ve EKO tetkikleri, solunum fonksiyon testleri, CAT ve mMRC skorları, GOLD evrelemesi, yatış süresinde aldıkları medikal tedaviler, oksijen tedavileri ve mekanik ventilatör uygulamaları kayıt altına alındı. Hastaların KOAH ve eşlik eden komorbid hastalıklarına yönelik aldıkları medikal tedaviler kayıt altına alındı. Hastalar evde uzun süreli oksijen tedavisi ve non-invaziv mekanik ventilasyon kullanımı ile ilgili sorgulandı. Hastalar taburculukları sonrasındaki ilk 6 aylık dönemde alevlenmeler yönünden prospektif olarak poliklinik ve telefon vizitleri ile takip edildi. BULGULAR: Çalışmamız %28'i (n=14) kadın, %72'si (n=36) erkek olan toplam 50 olguyla yapılmıştır. Çalışmaya katılan olguların yaşları 48 ile 91 arasında değişmekte olup, ortalama 70,02±10,27 olarak saptanmıştır. Çalışmaya katılan 50 hastanın %44'ünde (n=22) bronşektazi eşlik etmekteydi. Bronşektazinin daha çok tübüler tipte (%68) olduğu, yerleşim yerinin daha çok alt loblarda (%36) ve bilateral (%55) olduğu saptanmıştır. Bronşektazisi olan olguların VKİ değeri bronşektazisi olmayan gruba göre düşük saptanmıştır (p=0,001; p<0,01). Bronşektazi varlığına göre olguların Anthonisen Sınıflamasına göre sınıf sayısı yükseldikçe bronşektazi görülme oranının düştüğü saptanmıştır (p=0,007; p<0,01). Bronşektazisi olan olguların CAT ve mMRC skoru, bronşektazisi olmayan olgulara göre yüksek saptanmıştır (p=0,001; p<0,01). Ortalama CAT skoru bronşektazili olgularda 31,36 iken bronşektazisi olmayan olgularda 22,82 idi. Ortalama mMRC skoru bronşektazili olgularda 2.91 iken bronşektazisi olmayan olgularda 2,11 idi. Son 12 ay içerisindeki KOAH semptomlarının şiddetlenmesi nedeni ile toplam acil servis başvuru sayısı (p=0,005; p<0,01) ile KOAH alevlenme nedeni ile hastaneye ve yoğun bakım ünitesine yatış öyküsünün olması bronşektazisi olan olgularda olmayanlara göre daha yüksek oranda saptanmıştır (sırasıyla p=0,001; p<0,01 ve p=0,020; p<0,05). Bronşektazisi olan KOAH hastalarının GOLD evrelemesine göre hastalık evresinin bronşektazisi olmayan hastalara göre daha ileri evrede (daha çok evre D) olduğu saptanmıştır (p=0,017; p<0,05). Bronşektazisi olan olgularda pulmoner hipertansiyon görülme oranları, bronşektazisi olmayan olgulara göre daha yüksek saptanmıştır (p=0,006; p<0,01). KOAH alevlenme dönemlerinde bronşektazisi olan olguların olmayanlara göre kan tetkiklerinde CRP değeri daha yüksek (p=0,001; p<0,01), albumin, hemoglobin ve hematokrit değerleri ise daha düşük saptanmıştır (sırasıyla p=0,001; p<0,01; p=0,015; p=0,026 p<0,05). Bronşektazisi olan olguların balgam kültüründe üreme olması daha yüksek oranda saptanmıştır (p=0,041; p<0,05). Bronşektazisi olan olgularda KOAH alevlenmesinin daha şiddetli olduğu, hastanede toplam yatış süresinin bronşektazisi olmayan olgulara göre daha uzun seyrettiği ve taburculuk sonrasında ilk 6 ay içerisinde yeniden KOAH alevlenme nedeni ile hastaneye yatış gereksiniminin daha sık görüldüğü saptanmıştır (sırasıyla p=0,006; p=0,003; p<0,01, p= 0,034; p<0,05). Bronşektazisi olan olgularda semisolid/ subsolid nodül, tomurcuklanmış ağaç görüntüsü, hava hapsi, trakeobronkomalazi, aort kalsifikasyonu, pulmoner arterde çap artışı, konsolidasyon, atelektazi, mukus tıkacı, trakeal divertikülü ve bronşiyal genişleme görülme oranı, bronşektazisi olmayan olgulara göre daha yüksek saptanmıştır (sırasıyla, p=0,001; p=0,001; p=0,006; p=0,032; p=0,001; p=0,005; p=0,001; p=0,001; p=0,001; p=0,032; p=0,001; p<0,05). Bronşektazisi olan hastalar kendi içinde değerlendirildiğinde bronşektazi türü, yerleşim yeri ve yaygınlığı ile bakılan diğer parametreler arasında anlamlı ilişki saptanan bulgu olmamıştır. SONUÇ: KOAH hastalarında bronşektazi sıklıkla görülen bir komorbidite olup bu hastalarda alevlenmeler daha sık görülmekte ve daha şiddetli seyretmektedir. Bu durumun bronşektazisi olan KOAH'lı hastalarda artmış havayolu inflamasyonuna bağlı olabileceği düşünülmektedir. Çalışmamızda radyolojik olarak bronşektazi tipi ve yaygınlığı ile KOAH alevlenme sıklığı veya şiddeti ilişkili bulunamamış olsa da bununla ilgili yapılacak yeni çalışmalar ile güncel KOAH rehberlerinde tanımlanan fenotipik yaklaşıma dayalı yeni KOAH fenotiplerinin tanımlanmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
INTRODUCTION: COPD is a common, preventable and treatable disease characterized by persistent respiratory symptoms, airflow limitation, and airway and / or alveolar abnormalities, often caused by exposure to hazardous particles or gases. In the presence of bronchiectasis, which is seen in approximately 30-40% of COPD patients, but the reasons for this association have not yet been clearly revealed, severe impairment in respiratory functions, increase in the annual number of exacerbations and exacerbation severity, increase in the detection of potential pathogenic microorganisms (especially Pseudomonas aeruginosa), and all these reasons are observed and all these reasons are associated with higher morbidity and mortality. The aim of our study was to determine the incidence of bronchiectasis in patients hospitalized due to COPD exacerbation, and to determine whether bronchiectasis association has an effect on the frequency, severity and length of stay of COPD and to contribute to new COPD groups based on the phenotypic approach defined in the current COPD guidelines and the type and prevalence of radiologically detected bronchiectasis. MATHERIAL AND METHOD: Our study is a hospital-based, single-center prospective cross-sectional study. 50 patients hospitalized with COPD exacerbation in SBU Kartal Dr Lütfi Kırdar City Hospital - Chest Diseases Clinic between June 2019 and October 2020 were included in our study. The patients we included in our study were divided into two groups as those with and without bronchiectasis. Sociodemographic characteristics of the patients, routine blood tests, blood gases, sputum culture results, Smith Scores and Modified Reiff Scores according to thorax computed tomography evaluations, ECG and ECO examinations, respiratory function tests, CAT and mMRC scores, GOLD staging, medical treatments they received during hospitalization. Medical treatments for COPD and other comorbid diseases were recorded. Patients were questioned about the use of long-term home oxygen therapy and non-invasive mechanical ventilation. The patients were followed prospectively in terms of exacerbations in the first 6 months after discharge, with outpatient clinic and telephone visits. RESULTS: Our study was conducted with a total of 50 cases, 28% (n = 14) female and 72% (n = 36) male. The ages of the subjects included in the study ranged from 48 to 91, and the mean was found to be 70.02 ± 10.27. In 44% (n = 22) of 50 patients participating in the study, bronchiectasis was accompanied. It was found that bronchiectasis was mostly tubular type (68%), the location was mostly in the lower lobes (36%) and bilateral (55%). The BMI of the patients with bronchiectasis was found to be lower than the group without bronchiectasis (p = 0.001; p <0.01). According to the Anthonisen Classification due to the presence of bronchiectasis, the rate of bronchiectasis decreased as the number of classes increased (p = 0.007; p <0.01). The CAT and mMRC scores of the patients with bronchiectasis were found to be higher than those without bronchiectasis (p = 0.001; p <0.01). While the mean CAT score was 31.36 in cases with bronchiectasis, it was 22.82 in cases without bronchiectasis. While the mean mMRC score was 2.91 in patients with bronchiectasis, it was 2.11 in patients without bronchiectasis. Due to the exacerbation of COPD symptoms in the last 12 months, the total number of emergency service admissions (p = 0.005; p <0.01) and the history of hospitalization and intensive care unit hospitalization due to COPD exacerbation were found to be higher in patients with bronchiectasis than those without bronchiectasis (respectively p = 0.001; p <0.01 and p = 0.020; p <0.05). According to the GOLD staging of COPD patients with bronchiectasis, the disease stage was found to be at a more advanced stage (mostly stage D) than patients without bronchiectasis (p = 0.017; p <0.05). The incidence of pulmonary hypertension was found to be higher in patients with bronchiectasis than patients without bronchiectasis (p = 0.006; p <0.01). During the exacerbation periods of COPD, CRP value was found to be higher in blood tests (p = 0.001; p <0.01), albumin, hemoglobin and hematocrit values were found to be lower in patients with bronchiectasis compared to those without bronchiectasis (p = 0.001; p <0.01; p =, respectively. 0.015; p = 0.026 p <0.05). The positive sputum culture of the cases with bronchiectasis was found at a higher rate (p = 0.041; p <0.05). It was found that COPD exacerbation was more severe in patients with bronchiectasis, the total length of hospital stay was longer than patients without bronchiectasis, and the need for re-hospitalization due to COPD exacerbation in the first 6 months after discharge (p = 0.006; p = 0.003; p, respectively) <0.01, p = 0.034; p <0.05). In cases with bronchiectasis, semisolid / subsolid nodule, budding tree image, air trapping, tracheobronchomalacia, aortic calcification, pulmonary artery diameter increase, consolidation, atelectasis, mucus plug, tracheal diverticulum and bronchial enlargement were found to be higher compared to cases without bronchiectasis (respectively p = 0.001; p = 0.001; p = 0.006; p = 0.032; p = 0.001; p = 0.005; p = 0.001; p = 0.001; p = 0.001; p = 0.032; p = 0.001; p <0.05). When the patients with bronchiectasis were evaluated within themselves, there was no finding that there was a significant relationship between bronchiectasis type, location and prevalence and other parameters examined. CONCLUSION: Bronchiectasis is a common comorbidity in COPD patients, and exacerbations are more common and more severe in these patients. It is thought that this situation may be due to increased airway inflammation in COPD patients with bronchiectasis. Although the type and prevalence of bronchiectasis were not found to be radiologically related with the frequency or severity of COPD exacerbation in our study, it is thought that new studies related to this will contribute to the definition of new COPD phenotypes based on the phenotypic approach defined in the current COPD guidelines.
Benzer Tezler
- Konjestif kalp yetmezliğinin kronik obstrüktif akciğer hastalığı atağı ile başvuran hastalardaki görülme oranı, atak sıklığına ve şiddetine etkisi
The rate of congestive heart failure and its effects on the copd exacerbation frequency and severity
ÖZGÜR ATLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Göğüs HastalıklarıAtatürk ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. METİN AKGÜN
- Nebülizatör kullanımıyla,hastaneye yatış gerektiren kronik obstruktif akciğer hastalığı atak sıklığı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Assessment of the relationship between the use of nebulizers and the incidence of chronic obstructive pulmonary disease exacerbations requiring hospitalization
SİNEM DAĞLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ KADRİ ÇIRAK
- Kronik obstrüktif akciğer hastalığı atağı ile acil servise başvuran hastalarda diyafram disfonksiyonunun yatak başı ultrasonofrafi ile değerlendirilmesinin noninvaziv mekanik ventilasyon başarısızlığını öngörmede etkinliği
The efficiency of bedside ultrasonographic evaluation of diaphragm dysfunction in predicting noninvasive mechanical ventilation failure in patients with chronic obstructive pulmonary disease exacerbation
HÜSEYİN KOÇYİĞİT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
İlk ve Acil YardımAnkara ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MÜGE GÜNALP
- Kronik obstrüktif akciğer hastalığı akut atağı ile gelen hastalarda pulmoner tromboemboli tanısında IL-6 ve CRP'nin değeri
Başlık çevirisi yok
DERYA HOŞGÜN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Göğüs HastalıklarıSağlık BakanlığıGöğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
DR. MİNE BERKOĞLU
- Acil servise kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH) atağı ile gelen hastalarda depresyon değerlendirilmesi
Evaluation of patients with depression which come with chronic obstructive pulmonary disease (COPD) attack to the emergency medicine
SEMİH KORKUT