Geri Dön

Radyolojik izole sendrom'da MRZ reaksiyonu

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 792797
  2. Yazar: BÜŞRA ÇİSİL ÇELENK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HATİCE MAVİOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroloji, Neurology
  6. Anahtar Kelimeler: Kızamık, Manyetik rezonans görüntüleme, Merkez sinir sistemi hastalıkları, Multipl skleroz, Rubella, Su çiçeği, Virüsler, Measles, Magnetic resonance imaging, Central nervous system diseases, Multiple sclerosis, Rubella, Chickenpox, Viruses
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Nöroloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: MS ile uyumlu klinik bulgu olmaksızın başka bir nedenle çekilen kranial MRG'de MS'le uyumlu lezyonların saptandığı durum olarak tanımlanan RİS bugün için bir MS fenotipi olarak kabul edilmemektedir. Ancak olguların takibinde %34'nün 5 yıl, % 51'nin 10 yıl içinde MS ile uyumlu klinik atak geçirmesi, bu durumun MS'in preklinik dönemi olduğu görüşünü gündeme getirmiştir. Bu nedenle öngörücülük açısından biyobelirteçler önem kazanmıştır. Amaç: Radyolojik İzole Sendromda BOS'ta MRZ reaksiyonu (MRZR) pozitiflik oranını saptamak ve MS hastalarındaki oran ile karşılaştırarak MS'e dönüşümde öngörücü bir biyobelirteç değerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya benzer yaş ve cinsiyette 20 RİS hastası ve kontrol grubu olarak 20 MS hastası alındı. Tüm olgulara BOS'ta MRZR, OKB, IgG indeksi bakıldı. MRZR pozitifliği için BOS kızamık (M), kızamıkçık(R) ve suçiçeği(Z) antikor indekslerinden en az 2'sinin ≥ 1.5 olması kabul edildi. RİS ve MS grubunun değerleri karşılaştırıldı. Her iki grupta da OKB, IgG indeksi ile MRZR arasındaki ilişki araştırıldı. Ayrıca RİS'lilerin MRG'lerindeki lezyonların yerleşim yerleri ve sayıları ile MRZR ilişkisine bakıldı. Ek olarak BOS immünolojik tetkiklerinin yaptırıldığı laboratuvarın benzer yaş ve cinsiyetteki normal sağlıklı kontrol olgularının MRZ verileri sağlıklı kontrol grubu olarak kullanıldı. Bulgular: MRZR, RİS'li hastaların %25'inde, MS'li grubun %20'sinde, sağlıklı kontrollerin %20'sinde pozitif bulundu. Aralarında anlamlı fark saptanmadı. OKB pozitifliği ve IgG indeks yüksekliği MS grubunda daha fazlaydı (sırasıyla p<0.001, p:0.027). OKB pozitifliği ve IgG indeks yüksekliği ile MRZR pozitifliği arasında her iki grupta da bir ilişki saptanmadı. RİS grubunda MRZR ile toplam lezyon sayısı ve yerleşim yerleri arasında da bir ilişki bulunmadı. Sonuçlar: MRZR'nin, MS için çok yüksek bir özgüllüğü ve pozitif prediktif değeri olduğu bildirilmektedir. OKB negatif MS hastalarının da %18- %53'ünde MRZR pozitif saptanmıştır, Ayrıca Klinik İzole Sendrom(KİS)'dan MS'e dönüşen hastalarda MRZR pozitiflik oranı MS gelişmeyen hastalara göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (%47'ye karşın %25). Çalışmamızda RİS, MS ve sağlıklı grupta BOS'ta MRZR pozitifliği benzer orandadır. RİS'te MRZR'yi araştıran bir çalışmaya literatürde rastlanmamıştır. Bu çalışma, bildirilen ilk çalışmadır. Çalışmanın kısıtlılıkları; olgu sayısı düşüktür. Kontrol grubu olarak nöroimmunoloji laboratuvarının normal kontrollerinin verileri kullanılmıştır ve geçirilmiş enfeksiyon ve aşılama bilgileri eksiktir. Gerçi RİS ve MS grubunda da bu bilgiler sağlık kayıtlarından değil, kişilerin kendilerinden alındığı için yeterince güvenilir değildir. MS alt grupları çalışılmamıştır ve hastalara ait MRG'lerdeki lezyonların sayısı görsel olarak değerlendirilmiş, volümetrik ölçüm yapılmamıştır. RİS'te MRZR reaksiyonunun daha çok sayıda hasta ve farklı toplumlarda çalışılması, RİS'in patolojisini anlamada, MS fenotipi içine dahil etmede ve/veya MS'e dönüşümü öngörmede yararlı olacaktır. Ayrıca BOS'ta MRZR'nin öngörücü değerini saptamak için bu olguların takipleri ve ilk atak geçirme oranları gereklidir.

Özet (Çeviri)

Introduction: RIS, which is defined as the condition in which lesions compatible with MS are detected in cranial MRI taken for another reason without clinical findings compatible with MS, is not considered as an MS phenotype today. However, in the follow-up of the cases, 34% had a clinical attack compatible with MS within 5 years and 51% within 10 years, which brought up the view that this is the preclinical period of MS. Therefore, biomarkers have gained importance in terms of predictiveness. Objectives: To determine the MRZ reaction (MRZR) positivity rate in CSF in Radiological Isolated Syndrome and to investigate a predictive biomarker value in conversion to MS by comparing it with the rate in MS patients. Methods: 20 RIS patients of similar age and gender and 20 MS patients as a control group were included in the study. MRZR, OCB, and IgG index in CSF were evaluated in all cases. For MRZR positivity, it was accepted that at least 2 of the CSF measles (M), rubella (R) and varicella (Z) antibody indices were ≥ 1.5. The values of RIS and MS groups were compared. The relationship between OCB, IgG index and MRZR was investigated in both groups. In addition, the location and number of lesions in MRIs of patients with RIS and the relationship of MRZR were examined. In addition, MRZ data of normal healthy control subjects of similar age and gender in the laboratory where CSF immunological tests were performed were used as the healthy control group. Findings: MRZR is reported to have a very high specificity and positive predictive value for MS. MRZR was positive in 18%-53% of OCB-negative MS patients. In addition, the rate of MRZR positivity was found to be significantly higher in patients who converted from Clinical Isolated Syndrome (CIS) to MS compared to patients who did not develop MS (47% versus 25%).In our study, MRZR positivity in CSF was similar in RIS, MS and healthy groups. A study investigating MRZR in RIS has not been found in the literature. This is the first study reported. Limitations of the study; the number of cases is low. Data fromnormal controls of the neuroimmunology laboratory were used as the control group, and information on past infection and vaccination is missing. Although, in the RIS and MS group, this information is not reliable enough because it was obtained from the individuals themselves, not from their health records. MS subgroups were not studied, and the number of lesions on MRIs of patients was evaluated visually, but no volumetric measurement was made. Studying the MRZR reaction in RIS with a larger number of patients and in different populations will be useful in understanding the pathology of RIS, including it in the MS phenotype, and/or predicting the transformation to MS. In addition, to determine the predictive value of MRZR in CSF, the followup and first attack rates of these cases are required.

Benzer Tezler

  1. Mammografi ve ultrasonografinin meme kanseri tanısında yeri

    Başlık çevirisi yok

    CEBBAR ÇALIŞKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Genel CerrahiGata

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

  2. Sivas yöresinde os trigonum oranının radyolojik olarak araştırılması

    An Investigation about the incidence of os trigonumin Sivas

    MEHMET ÇİMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Radyoloji ve Nükleer TıpCumhuriyet Üniversitesi

    Morfoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ORHAN CEYHAN

  3. Fabella görülme oranının radyolojik olarak araştırılması

    The Incidence of the fabella in radiological evaluation

    AYMELEK YALIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    MorfolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Morfoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ORHAN CEYHAN

  4. Femur boyun bölgesi kırıklarının kompresyonlu ve kayıcı kalça çivileri ile tedavisi

    Başlık çevirisi yok

    OSMAN UĞUR ÇALPUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Ortopedi ve Travmatolojiİstanbul Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FAHRİ SEYHAN