Geri Dön

İnsan amniyotik sıvısı kökenli hücre kültür medyumunun silikon protez çevresindeki kapsül oluşumuna etkisi

The effect of human amniotic fluid cell culture medium on capsule formation around silicone prosthesis

  1. Tez No: 795873
  2. Yazar: TURAN MEHDIZADE
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. KEMALETTİN YILDIZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Amniotik sıvı, Hücre kültürü, Meme, Meme hastalıkları, Protezler ve implantlar, Rekonstrüktif cerrahi, Amniotic fluid, Cell culture, Breast, Breast diseases, Prostheses and implants, Reconstructive surgical
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Silikon meme implantları son elli yıldır meme büyütme ve mastektomi sonrası meme rekonstrüksiyonu için kullanılmaktadır. Kapsüler kontraktür, meme protezi etrafındaki reaktif kapsülün kalınlaşması, memenin sıkılığına yol açması ile ortaya çıkan olgudur. Bu durum, estetik ve rekonstrüktif meme cerrahisinin en yaygın komplikasyonlarından biridir. Bu nedenle literatürde pek çok ajan, allogreft veya doku mühendisliği (üçboyutlu meme kalıplarının kullanılması ve içerisine yağ transferinin gerçekleştirilmesi) gibi yöntemlerin protez çevresi kapsül oluşumuna etkisi çalışılmıştır. Biz ise çalışmamızda bu amaçla ACCM'nin (insan amniyotik sıvısı kökenli hücre kültür medyumu) ve YDKKH'nin (yağ dokusu kaynaklı kök hücre) hem tekbaşına hem de birlikte ugulanmasının protez çevresi kapsül oluşumu üzerindeki etkinliklerinin karşılaştırılmasını amaçladık. ACCM olarak amniyotik sıvı hücrelerinin ve koryon villus hücrelerinin in vitro kültür eldesinde kullanılan bir besin ortamı olan AmnioMax TM C-100 (AmnioMAX TM C-100 ve AmnioMAX TM II Complete Media,Life Technologies, 5791 Van Allen Way, Carlsbad, California 92008) kullanıldı. Gereç ve Yöntem: Çalışmada ağırlıkları 250-300 gr arasında Sprague Dawley 26 adet dişi sıçan kullanıldı. 26 sıçan rastlantısal olarak, kontrol, 3 çalışma grubu (sadece ACCM, sadece YDKKH-yağ doku kaynaklı mezenşimal kök hücre, ACCM + YDKKH) ve YDKKH temin edilecek gruplar şeklinde (2 sıçan) kullanıldı. Sıçanlara paravertebral insizyon ile pannikulus karnozus altında, paravertebral kasların üzerinde 1x1 cm boyutunda cep hazırlandı. İmplant yerleştirmeden önce: Grup 1 (Kontrol) hazırlanan cebe 0,5 cc normal salin enjekte edildi. Grup 2 (ACCM) de cebe 0.5 cc ACCM enjekte edildi. Grup 3 (YDKKH): Cebe 0,5 cc YDKKH enjekte edildi. Grup 4 (ACCM+YDKKH): Cebe 0.5 cc ACCM ve 0.5 cc YDKKH enjekte edildi. Ardından implant cebe yerleştirildi. Sıçanların tümü 2. ayın sonunda sakrifiye edilerek cerrahi alandaki periprostetik kapsüller eksize edilerek çıkarıldı. Kapsül kalınlıkları ile morfolojik analiz yapıldı. Histopatolojik ve biyokimyasal incelemeler için doku örnekleri alındı. Elde edilen veriler Shaphiro wilk testi ile istatistiksel olarak değerlendirildi. Bulgular: Gruplar arasında TGFβ-1 ve 2, IL-2, TAS, TOS ve OSI parametre ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklı oldukları tespit edildi (p<0,05). Kombine gruptaki deneklerin TGFβ-1ve 2 (31,18±13,11 ve 20,79±6,9), IL2 (14,4±2,34), TOS (0,24±0,06) ve OSI (0,53±0,12) ortalamasının diğer gruplara göre anlamlı düzeyde düşük olduğu izlendi. TAS ortalamasının (0,47±0,09) ise Kombine grupta diğer gruplara kıyasla anlamlı derecede yüksek olduğu izlendi. Gruplar arası miyofibroblast belirteci olan α-SMA oranlarının değerlendirilmesi ile immünreaktivite şiddetleri karşılaştırıldı. İmmünreaktivite şiddetlerinin kıyaslanması sonucu Kontrol grubundaki deneklerin tümünde şiddetli düzeyde immünreaktivite (%100) gözlenmişken, ACCM grubundaki deneklerin çoğunluğunda (%66,7), Kombine gruptaki deneklerin ise tamamında zayıf düzey immünreaktivite gözlendi. Sonuç: Çalışmamızda bakılan mevcut parametrelerden yola çıkarak elde edilen sonuçlara göre, ACCM ve YDKKH'nin kombine uygulandığı grubun oksidatif strese daha dayanıklı, daha zayıf immünreaktivite düzeyine sahip olup periprostetik kapsül oluşumundan sorumlu fibroblastların davranış paternini değiştirerek kapsül oluşumunu daha fazla azalttığını düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Introduction: Silicone implants have been used for breast augmentation and breast reconstruction after mastectomy for the last fifty years. Capsular contracture is a phenomenon that occurs when the reactive capsule around the breast prosthesis thickens, tightens and causes tightness of the breast. This is one of the most common complications of aesthetic and reconstructive breast surgery. For this reason, the effects of many agents, methods such as allograft or tissue engineering on the formation of capsule around the prosthesis have been studied in the literature. In our study, we used both ACCM and ADSC for this purpose and compared their effects on the capsule formation around the silicone prosthesis. AmnioMAX TM C-100 (AmnioMAX TM C-100 and AmnioMAX TM II Complete Media,Life Technologies, 5791 Van Allen Way, Carlsbad, California 92008), a nutrient medium used for in vitro culture of amniotic fluid cells and chorionic villus cells, was used as ACCM. Materials and Methods: In the study, 26 female Sprague Dawley rats weighing between 250-300 g were used. 26 rats were randomly assigned to control, 3 study groups (ACCM only, only ADSC-adipose tissue derived mesenchymal stem cell, ACCM + ADSC) and two rats were used to obtain ADSC. A 1x1 cm pocket was prepared above the paravertebral muscles under the panniculus carnosus with a paravertebral incision in the rats. Before implant placement: 0.5 cc of normal saline was injected into the prepared pouch in Group 1 (Control). In Group 2 (ACCM), 0.5 cc ACCM was injected into the pouch. In Group 3 (ADSC) 0.5 cc ADSC was injected into the pouch. In group 4 (ACCM+ADSC), 0.5 cc ACCM and 0.5 cc ADSC were injected into the pouch. And then the implant was placed in the pouch. All rats were sacrificed at the end of the second month, and the periprosthetic capsules in the surgical area were excised. Morphological analysis was performed evaluating with capsule thickness. Tissue samples were taken for histopathological and biochemical examinations. The obtained data were evaluated statistically with the Shaphiro Wilk test. Results: TGFβ-1 and 2, IL-2, TAS, TOS and OSI parameter averages were found to be statistically significantly different between the groups (p<0.05). The mean of TGFβ-1and 2 (31.18±13.11 and 20.79±6.9), IL2 (14.4±2.34), TOS (0.24±0.06) and OSI (0,53±0,12) of the rats in the combined group were found to be significantly lower than other groups. The mean TAS (0.47±0.09) was found to be significantly higher in the combined group compared to the other groups. As a result of the comparison of the immunoreactivity intensities between the groups, all the subjects in the Control group had severe immunoreactivity (100%), while weak immunoreactivity was observed in the majority of the rats (66.7%) in the ACCM group and in all of the rats in the Combined group. Conclusion: According to the results obtained from the current parameters examined in our study, we think that the group in which ACCM and ADSC were applied combined was more resistant to oxidative stress, had a weaker immunoreactivity level, and reduced the capsule formation more by changing the behavior pattern of the fibroblasts responsible for periprosthetic capsule formation.

Benzer Tezler

  1. İnsan amniyotik sıvısı ve antimikrobiyal etkisi

    Antimicrobial activity of human amniotic fluid

    BETÜL SEYREKBASAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    MikrobiyolojiAnkara Üniversitesi

    Farmasötik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. AHMET AKIN

  2. Tavşanlarda kondral defektlerin tedavisinde insan amniyotik sıvısı ile insan amniyotik membranının ayrı ayrı ve birlikte kullanımının etkileri (deneysel çalışma)

    The effects of human amniotic fluid injection, human amniotic membrane wrapping and combined application of both on chondral defects in rabbits (an experimental study)

    İSMAİL SAFA SATOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Ortopedi ve TravmatolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. OSMAN KARAOĞLAN

  3. Ratlarda tendinosis zemininde aşil tendon rüptürünün tedavisinde insan amniyotik sıvısı ile insan amniyotik sıvısı ve amniyotik membranının birlikte kullanımının etkileri (deneysel çalışma)

    The effets of human amniotic fluid injection and combined application of human amniotic membrane wrapping and human amniotic fluid injection on treatment of achilles' tendon ruptures in locally corticosteroid-induced experimental achilles' tendinosis

    İBRAHİM ÇOBAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Ortopedi ve TravmatolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN TATARİ

  4. İnsan amniyotik sıvısının tek başına ve insan amniyotik membranı ile birlikte kullanımının ratlarda kırık iyileşmesi üzerine etkileri(deneysel çalışma)

    The effects of human amniotic fluid injection and combined application with human amniotic membrane on fracture healing in rats(an experimental study)

    ALPER GÜLTEKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Ortopedi ve TravmatolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ŞÜKRÜ ARAÇ

  5. Amniyon sıvısı kaynaklı eksozomların serviks kanseri üzerine etkisinin araştırılması

    Investigation of the effects of amniotic fluid-derived exosomes on cervical cancer

    AYŞE KÜBRA TİRYAKİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGaziantep Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZCAN BALAT