Din-felsefe ilişkisi bağlamında kelami metodolojinin eleştirisi: İbn Rüşd örneği
The criticism of the theological methodology in the syntax of relationship of religion to philosophy: The example of Ibn Rushd
- Tez No: 796346
- Danışmanlar: PROF. DR. FETHİ KERİM KAZANÇ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Din, Religion
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Kelam Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: 140
Özet
Bu çalışma, düşünce tarihinin başat kavramları olan din, felsefe ve bilim kaynaklarının saha, kapsam ve sınırlıklarının belirlenmesi, geçirmiş olduğu safhaların ortaya konulması, aralarında kurulacak ilişki boyutlarının felsefe, kelâm ve bilim dallarındaki karşılığını ve kelâm metodolojisine filozofumuz İbn Rüşd tarafından yöneltilen eleştirileri konu edinmektedir. Din ve felsefenin temelleri ve önerme biçimleri birbirinden farklıdır. Dinin temelinde ve önermelerinde inanca dayanan duygu boyutu ağır basan asıl bir unsur iken, felsefenin temelinde ise düşünce boyutu ağır basan bir unsurdur. Bundan dolayı bu iki alanın birbirinden bağımsız bir şekilde değerlendirilmesi ikisinin de doğru bir şekilde anlaşılması bakımından önem arz etmektedir. İki kaynak arasındaki kurulacak ilişkide ise İbn Rüşd'ün metodu kelâmcıların metodundan farklılık arz etmektedir. İbn Rüşd din ve felsefe arasındaki ilişkiyi kompartmanist bir yaklaşımla çözümlemektedir. Bundan dolayı İbn Rüşd, kelâmcıların dinî ve felsefî ifadelerin anlam ve değerini birbirine karıştırmaları nedeniyle din-felsefe arasında kurdukları ilişki tarzının da yanlış bir metot olduğunu ifade etmektedir. Kelâm ilminin baştan bir metodolojik hata üzerine bina edildiğini benimseyen İbn Rüşd, kelâmın mantıksal bir hata içerisinde olduğunu ifade ettikten sonra Tanrı tasavvuru, epistemoloji ve tabiat anlayışlarının yanlış önermeler üzerine bina edildiğini öne sürmektedir. İşte bu araştırmada insan düşüncesinin ve yaşamının temel dinamiklerinden olan din ve felsefenin genel yapısal özellikleri, oluşum süreçleri ve bilgi değerleri ele alınmıştır. Ardından ise filozoflar ve kelâmcılar tarafından bu iki sistem arasında kurulacak ilişkinin boyutları ve bunların Tanrı, tabiat ve bilgi tasavvurlarına yansıması ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Özet (Çeviri)
This study deals with the determination of the field, scope and limitations of the sources of religion, philosophy and science, which are the dominant concepts of the history of thought, revealing the stages they have gone through, the correspondence of the dimensions of the relationship to be established between them in philosophy, theology and science, and the criticisms directed by our philosopher Ibn Rushd to the methodology of kalam. The foundations and propositions of religion and philosophy are different from each other. In the basis of religion and in its propositions, the dimension of emotion based on belief is the main element, while the dimension of thought is a predominant element in the basis of philosophy. Therefore, it is important to evaluate these two fields independently from each other in order to understand them correctly. In the relationship to be established between the two sources, the method of Ibn Rushd differs from the method of the theologians. Ibn Rushd analyzes the relationship between religion and philosophy with a compartmentalist approach. Therefore, Ibn Rushd states that the style of relationship established between religion and philosophy by theologians is a wrong method because they confuse the meaning and value of religious and philosophical expressions. Stating that the science of kalam was built on a methodological error from the beginning, Ibn Rushd states that the conception of God, epistemology and nature understandings are built on false propositions after expressing that kalam is in a logical error. In this research, the general structural features, formation processes and knowledge values of religion and philosophy, which are the basic dynamics of human thought and life, are discussed. Then, the dimensions of the relationship to be established between these two systems by philosophers and theologians and their reflection on the conceptions of God, nature and knowledge were tried to be revealed.
Benzer Tezler
- Osmanlı İmparatorluğu'nda devlet, iktidar ve meşruiyet
State, power and legitimacy in the Ottoman Empire
ATİLLA ALTUN
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
SosyolojiKırıkkale ÜniversitesiSosyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İBRAHİM MAZMAN
- Türkiye'de alevilik: siyasal bir analiz
Alevi culture in Turkey: political analysis
MELDA ÇELİKER
Yüksek Lisans
Türkçe
2013
Siyasal BilimlerKırıkkale ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KUDRET BÜLBÜL
- Sosyo-politik parametreler açısından van'daki siyasal temsil anlayışı: il merkezi üzerine bir araştırma
The perception of political representation in van in terms of socio-political paremeters: a study on van city center
YUNUS KOÇ
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
Siyasal Bilimlerİnönü ÜniversitesiKamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. SELAHADDİN BAKAN
YRD. DOÇ. DR. HÜSEYİN BAL
- Tıbbi, sosyal ve sağlık çalışanları açısından organ nakli
Medical, social and workers in terms of organ transplantantion
MURAT ZAMBAK
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
HastanelerBeykent Üniversitesiİşletme Yönetimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET FİKRET GEZGİN
- Polikistik over sendromlu hastalarda androjen yüksekliği ve D vitamini düzeyi korelasyonu
Correlation of increased androgen levels with vitamin D levels in patients with polycystic ovary syndrome
MERVE SÜRÜCÜ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bakanlığıİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
UZMAN İLKAY KARTAL