Geri Dön

Sistemik lupus eritematozus hastalarında koroidopatinin hastalık aktivasyonu ile ilişkisinin belirlenmesi, göz bulgularının araştırılması ve sağlıklı gönüllülerle karşılaştırılması

Determination of the relationship between choroidopathy and disease activity in systemic lupus erythematosus patients, investigating ocular findings and comparing with healthy controls

  1. Tez No: 800805
  2. Yazar: EMİNE GÖKÇEN BAYUK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SİBEL DOĞUİZİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Anti-fosfolipid antikor sendromu, koroidopati, optik koherens tomografi, optik koherens tomografi anjiyografi, sistemik lupus eritematozus, Anjiyografi, Antifosfolipid sendromu, Göz, Göz hastalıkları, Koroid, Koroid hastalıkları, Lupus eritematozus-sistemik, Tomografi-optik koherens, Antiphospholipid antibody syndrome, choroidopathy, optical coherence tomography, optical coherence tomography angiography, systemic lupus erythematosus, Angiography, Antiphospholipid syndrome, Eye, Eye diseases, Choroid, Choroid diseases, Lupus erythematosus-systemic, Tomography-optical coherence
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Sistemik lupus eritematozus (SLE) hastalığında oküler tutulum hastalığa bağlı olabileceği gibi tedavide kullanılan ilaçların yan etkisi nedeniyle de meydana gelebilmektedir. Oküler tutulum gözün tüm segmentlerinde bulgu verebilmekte ve geri dönüşümsüz görme kaybı ile sonuçlanabilmektedir. Görme kaybı genellikle retinal kapiller vaskülite bağlı olmaktadır. Koroidal inflamasyon, koroid efüzyonuna ilerleyebilmekte, retina dekolmanı ve sekonder glokom meydana gelebilmektedir. Oküler tutulum aylarca klinik bulgu vermeyebilir ve standart oftalmik muayenede saptanamayabilir. Geri dönüşümsüz bir hasar meydana gelmeden erken tanı koymak hastalığın prognozunda oldukça önemlidir. Bu çalışmada SLE hastalarında oküler koryoretinal tutulum bulgularını ve sıklıklarını göstermeyi, SLE alt gruplarında bu bulguları karşılaştırmayı, hastalık aktivasyonu ile koroid değişikliklerinin ilişkisini ortaya koymayı amaçlamaktayız. Gereç ve Yöntem: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Romatoloji departmanında SLE tanısı almış olan, klinik ve biyokimyasal özelliklerine göre çalışma gruplarına ayrılmış olan hastalar ve sağlıklı gönüllüler araştırmaya alındı. Mukokutanöz SLE grubunda 35 hasta, organ tutulumlu SLE grubunda 27 hasta, SLE ve AFAS birlikteliği bulunan grupta 12 hasta ve sağlıklı gönüllü grubunda 40 hasta çalışmaya dahil edildi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Ulucanlar Göz Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde, çalışmaya katılan tüm hastalara rutin oftalmolojik muayene (en iyi düzeltilmiş görme keskinliğinin belirlenmesi, biyomikroskobik ön segment muayenesi ve dilate fundus muayenesi) ve makuler optik koherens tomografi (OKT), artırılmış derinlik görüntüleme OKT (EDI-OKT), OKT anjiyografi (OKTA) tetkikleri yapıldı. Romatoloji birimi tarafından alt gruplara ayrılmış olan SLE hastalarının romatoloji takip formları incelendi. Hastalık aktivitesi, romatologlar tarafından sistemik lupus eritematozus hastalık aktivite indeksi (SLEDAI) kullanılarak belirlendi. Oftalmolojik ve romatolojik bulgular gruplar arasında kıyaslandı. Bulgular: Hasta ve kontrol gruplarında retinal yüzeyel damar yoğunluğu değerleri arasında istatistiksel anlamlı fark izlenmedi (p>0.05). Hasta grubundaki bireylerin derin damar yoğunluğu değerlerinin kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde düşük olduğu gözlemlendi (p<0.01). Hastaların koroid kalınlıkları kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde düşük izlendi (p<0.05). Hastaların KVİ değerlerinin kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşük olduğu gözlemlendi (p<0.01). Cilt tutulumu, sistemik tutulum ve AFAS grupları arasında retina yüzeyel ve derin damar yoğunlukları, hastalık süresi, kümülatif klorokin dozu, kümülatif steroid dozu ve SLEDAI skorları arasında anlamlı bir fark izlenmedi (p>0.05). Kullanılan kümülatif klorokin dozu, steroid dozu, hastalık süresi, SLEDAI skorları ile SFKK değerleri arasında anlamlı bir korelasyon görülmedi (p>0.05). KVİ için belirleyici faktörlerin cinsiyet ve klorokin dozu olduğu görüldü (R² =0.201, F=3.415, p=0.008). Diğer değişkenler sabit tutulduğunda kadın cinsiyeti KVİ değerlerinde %4.08 artışa neden olmakta iken yine diğer değişkenler sabit tutulduğunda kümülatif klorokin dozundaki 1000 miligramlık artış, KVİ değerlerinde %0,003 artışa neden olmaktadır (p<0.05). Sonuç: SLE hastalarının koroid kalınlıkları ve KVİ değerleri kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşük çıkmıştır. Yüzeyel retina tabakalarında belirgin bir fark görülmez iken derin retina kapiller pleksus dansitesinde hasta grubunda azalma mevcuttur. KVİ, hastaların kullandığı kümülatif klorokin dozundan etkilenmekte, pozitif yönde bir kolerasyon izlenmektedir. Retinal kapiller pleksus dansiteleri, SFKK ve KVİ hastalık aktivitesinden ve süresinden etkilenmemektedir. Subklinik oküler bulguların, aktif göz tutulum bulgularından önce meydana gelebileceği akılda tutulmalıdır. EDİ-OKT ve OKTA bu subklinik bulguları saptamakta kullanılabilecek invaziv olmayan güvenilir ve tekrarlanabilir görüntüleme yöntemleridir.

Özet (Çeviri)

Aim: In systemic lupus erythematosus (SLE) disease ocular involvement arises either from systemic vasculitis or drugs used for disease activity control. SLE can involve all of the ocular segments and cause irreversible vision loss. In general, vision loss is because of retinal capillary vasculitis. Inflammation of choroidal tissue can progress to choroidal effusion, retinal detachment and also secondary glaucoma may take place. Occasionally ocular involvement do not cause any symptom and can not be detected in routine ophtalmologic examination. Early diagnosis is essential for prognosis before irreversible damage takes place. In this study, we aim to show ocular chorioretinal involvement findings and frequencies in SLE patients, compare these findings in subgroups of SLE and present the relationship of choroid alterations and disease activity. Patients and Methods: In this study, the patients diagnosed as SLE and divided into 3 subgroups according to their clinical and biochemistrical properties in Ankara Bilkent City Hospital Rheumatology Department were involved. The study group consisted of 35 patients in mucocutanous involvement group, 27 patients in systemic involvement group and 12 patients in antiphospolipid antibody syndrome (APS) group. The control group included 40 healthy voluntary people. All patients participating in the study underwent routine ophtalmologic examination (visual acuity testing with Snellen chart, biomicroscopic anterior segment and dilated fundus examination). Also macular optical coherence tomography (OCT), enhanced depth imaging OCT (EDI-OCT) and OCT angiography (OCTA) scans were taken from all participants. Rheumatologic follow-up forms were evaluated. Disease activities were determined by rheumatologists with the Systemic Lupus Erythematosus Disease Activity Index (SLEDAI). We compared ophtalmologic and rheumatologic findings between the groups. Results: There was no statistically significant difference in the superificial capillary plexus density between the patient and control groups (p>0.05). It was observed that the deep capillary plexus density values of the individuals in the patient group were significantly lower than the control group (p<0.01). The choroidal thicknesses of the patients were significantly lower than the controls (p<0.05). CVI values of the SLE patients were significantly lower than the control group (p<0.01). There was no significant difference between skin involvement, systemic involvement and APS groups in retinal superficial and deep capillary plexus densities, disease duration, cumulative chloroquine dose, cumulative steroid dose and SLEDAI scores (p>0.05). Cumulative chloroquine dose, cumulative steroid dose, disease duration, SLEDAI scores were not significantly correlated with patients' subfoveal choroid thicknesses (p>0.05). It was observed that the determining factors for CVI were gender and chloroquine dose (R² =0.201, F=3.415, p=0.008). When other variables were kept constant, female gender causes a 4.08% increase in CVI values. Also when other variables were kept constant 1000 miligrams increase in cumulative chloroquine dose causes a 0.003% increase in CVI values (p<0.05). Conclusion: Choroidal thicknesses and CVI values of SLE patients were significantly lower than the controls. While there was no significant difference in the superficial retinal layers, there was a decrease in the deep retinal capillary plexus density in the patient group. CVI was affected by cumulative chloroquine dose used by the patients, and a positive correlation was observed. Retinal capillary plexus densities, subfoveal choroidal thickness and CVI were not affected by disease activity and duration. It should be kept in mind that subclinical ocular findings may precede the findings of active ocular involvement. EDI-OCT and OCTA are non-invasive, reliable and reproducible imaging methods that can be used to detect these subclinical findings.

Benzer Tezler

  1. Sistemik lupus eritematozus hastalarında koroner arter hastalığı eski ve yeni risk faktörleri, yüksek sensitiviteli C reaktif protein, serum amiloid A düzeyleri ve endotel disfonksiyonunun araştırılması

    Investigation of traditional and new coronary artery disease risk factors, high sensitivity C-reactive protein, serum amyloid A and endothelial dysfunction in systemic lupus erythematosus patients

    ÖMER KARADAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    RomatolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MERAL ÇALGÜNERİ

  2. Sistemik lupus eritematozus hastalarında MEFV gen mutasyonları sıklıgının ve hastalık şiddeti üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    FATİH BAYALAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    RomatolojiMarmara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. M. PAMİR ATAGÜNDÜZ

  3. Sistemik lupus eritematozus hastalarında klinik bulgularla serum interlökin-17 ve interlökin-23 düzeylerinin incelenmesi

    Serum interleukin-17 and interleukin-23 levels of systemic lupus erythematosus patients and the relation with clinical findings

    ONUR KESKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Allerji ve İmmünolojiAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURŞEN DÜZGÜN

  4. Sistemik lupus eritematozus hastalarında Toll Like Reseptör 7 ve 9 gen polimorfizmleri

    Toll-Like Receptor 7 and 9 gene polymorphisms in systemic lupus eritematozus patients

    ÖZGE TİMUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    RomatolojiEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ULUS SALİH AKARCA

  5. Sistemik lupus eritematozus hastalarında beyin sapı reflekslerinin elektrofizyolojik olarak incelenmesi

    Electrophysiologic Study of Brainstem Reflexes in Systemic Lupus Erithematosus Patients

    CELAL ŞALÇİNİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    NörolojiMarmara Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KAYIHAN ULUÇ