Geri Dön

Serum c-reaktif protein-albümin oranının kronik obstrüktif akciğer hastalığı şiddeti (Stabil ve akut alevlenme) ile ilişkisi

The relationship of serum c-reactive protein-albumin ratio with chronic obstructive pulmonary disease severity (Stable and acute exacerbation)

  1. Tez No: 802221
  2. Yazar: FERHAT BOLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE FÜSUN ÜLGER, UZMAN HÜSNÜ BAYKAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: CAO, Hastalık Şiddeti, KOAH, Akciğer hastalıkları, Akciğer hastalıkları-obstrüktif, Albüminler, Amfizem, C reaktif protein, Hastalık şiddeti indeksi, Nüks, CAR, COPD, Disease Severity, Lung diseases, Lung diseases-obstructive, Albumins, Emphysema, C reactive protein, Severity of illness index, Recurrence
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH); hava yolu (bronşit, bronşiolit) ve/veya alveolar anormalliklere (amfizem) bağlı kalıcı hava akımı kısıtlanması ve solunumsal semptomlar ile karakterize sıklıkla ilerleyici, önlenebilir ve tedavi edilebilir heterojen bir akciğer hastalığıdır. Sistemik inflamasyonun laboratuvar belirteçleri arasında yüksek C-reaktif protein (CRP) düzeyi ve hipoalbüminemi bulunur. Hastanın ilk başvurusu anında bakılan ucuz ve kolay kan parametreleri yatış veya taburculuk açısından hekimin öngörüde bulunmasına katkı sağlamaktadır. Bu yüzden hastalık şiddetini ve prognozu tahmin eden laboratuvar parametreleri kritik öneme sahiptir. Daha önce yapılan çalışmalar ile birçok hastalıkta (sepsis, malignite ve inflamatuar hastalıklar vb.) C-reaktif protein/albümin oranı (CAO) ve hematolojik parametrelerin prognozu ve hastalık şiddetini tahmin etmede kullanılabilirliği kanıtlanmıştır. Bu çalışmanın amacı KOAH hastalarında serum CAO'nun hastalık şiddeti ile ilişkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, 01 Ocak 2020-01 Ağustos 2022 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran ve göğüs hastalıkları kliniklerinde KOAH tanısı alan hastalar dahil edildi. Hastalara ait veriler hastane elektronik kayıt sisteminden ve hasta dosyalarından retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya alınan 301 hasta, KOAH alevlenmesi olanlar (n:145) ve stabil KOAH'lı hastalar (n:156) olarak iki gruba ayrıldı. Grupların serum CAO ve diğer bulguları karşılaştırıldı. Ayrıca hastalar GOLD evreleme sistemine göre gruplandırılarak kendi içlerinde karşılaştırmalar yapıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan 301 hastanın 264'ü erkek (%87,7), 37'si kadındı (%12,3). Tüm hastaların yaş ortalaması 65,5±9,2 olarak bulundu. Hastaların 145'i alevlenme grubunda (%48,2), 156'sı stabil KOAH grubunda (%51,8) yer aldı. Alevlenme grubunda serum CRP düzeyi 54,72±54,18 mg/L, stabil KOAH grubunda ise 11,68±20,12 mg/L idi (p<0,001). Serum albümin düzeyi ise alevlenme grubunda 36,32±5,15 g/L, stabil KOAH grubunda 40,25±4,35 g/L saptandı (p<0,001). Serum CAO alevlenme grubunda (1,57±1,59) stabil KOAH grubuna (0,31±0,61) göre anlamlı derecede daha yüksek bulundu (p<0,001). KOAH alevlenme grubunda serum CAO ile CRP, nötrofil ve nötrofil/lenfosit oranı (NLO) parametreleri arasında anlamlı pozitif yönlü; albümin ve eozinofil ile anlamlı negatif yönlü korelasyon saptandı. Stabil KOAH grubunda ise serum CAO ile sigara içme yoğunluğu, CRP, nötrofil, NLO, lökosit, monosit parametreleri arasında anlamlı pozitif yönlü; FEV1, SPO2 ve albümin ile anlamlı negatif yönlü korelasyon saptandı. Serum CAO'nun cut-off değeri >0,423 alındığında duyarlılığı %73,80, özgüllüğü %80,10 olarak saptandı. Serum CAO'nun tek başına CRP ya da albüminden duyarlılığı daha yüksek olarak bulundu. En sık izlenen komorbid hastalıklar sırasıyla HT (%31,6), KAH (%21,2), DM (%17,9) idi. Alevlenme grubunda mMRC skoru, son bir yılda alevlenme ve hospitalizasyon sayıları stabil KOAH grubuna göre anlamlı derecede daha yüksek bulundu (p<0,001). Solunum fonksiyon testleri karşılaştırıldığında FEV1, FVC ve FEV1/FVC alevlenme grubunda stabil KOAH grubuna göre anlamlı derecede daha düşük bulundu (p<0,001). Solunum destek cihazlarına (O2 konsantratörü, Bipap veya Cpap vb.) olan ihtiyaç alevlenme grubunda daha yüksek saptandı. Ayrıca GOLD evrelerine göre karşılaştırmalar yapıldığında CAO, NLO, CRP, nötrofil, lökosit, monosit GOLD E evresinde GOLD A ve B evrelerine göre daha yüksek; albümin, lenfosit ve eozinofil ise daha düşük olarak saptandı (p<0,05). Sonuç: KOAH sıklıkla ilerleyici, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir akciğer hastalığıdır ve tüm dünyada önde gelen morbidite ve mortalite sebeplerinden biridir. Hastaneye başvuru veya yatış sırasında bakılan serum CAO'nun alevlenme riskini ve hastalık şiddetini tahmin etmede yararlı bir biyobelirteç olabileceğini düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Introduction: Chronic Obstructive Pulmonary Disease (COPD); It is a heterogeneous lung disease that is often progressive, preventable and treatable, characterized by respiratory symptoms and persistent airflow limitation due to airway (bronchitis, bronchiolitis) and/or alveolar abnormalities (emphysema). Laboratory markers of systemic inflammation include elevated C-reactive protein (CRP) level and hypoalbuminemia. Inexpensive and easy blood parameters, which are checked at the time of the patient's first application, contribute to the physician's prediction in terms of hospitalization or discharge. Therefore, laboratory parameters that predict disease severity and prognosis are critical. Previous studies have proven that the C-reactive protein (CRP)/albumin ratio (CAR) and hematological parameters can be used to predict prognosis and disease severity in many diseases (sepsis, malignancy and inflammatory diseases etc.). The aim of this study is to investigate the relationship between serum CAR and disease severity in COPD patients. Material and Methods: Patients who applied to Health Sciences University Ankara Atatürk Sanatorium Training and Research Hospital between 01 January 2020 and 01 August 2022 and were diagnosed with COPD in Chest Diseases Clinics were included in the study. The data of the patients were analyzed retrospectively from the hospital electronic record system and patient files. The 301 patients included in the study were divided into patients with COPD exacerbation (n:145) and patients with stable COPD (n:156). Serum CAR and other findings of the groups were compared. In addition, the patients were grouped according to the GOLD staging system and comparisons were made among themselves. Results: Of the 301 patients enrolled in the study, 264 were men (87.7%) and 37 were women (12.3%). The average age of all patients was found to be 65.5±9.2; 145 of the patients were in the exacerbation group (48.2%), 156 of them were in the stable COPD group (51.8%). The serum CRP level was 54.72±54.18 mg/L in the exacerbation group, and 11.68±20.12 mg/L in the stable COPD group (p<0.001). Serum albumin level was found to be 36.32±5.15 g/L in the exacerbation group and 40.25±4.35 g/L in the stable COPD group (p<0.001). Serum C-reactive protein (CRP) /albumin ratio (CAR) was found to be significantly higher in the exacerbation group (1.57±1.59) than in the stable COPD group (0.31±0.61) (p<0.001). A significant positive correlation was found between serum CAR and CRP, neutrophil and neutrophil/lymphocyte ratio (NLR) parameters in the COPD exacerbation group; a significant negative correlation was found with albumin and eosinophil. In the stable group, a significant positive correlation was found between serum CAR and smoking intensity, CRP, neutrophil, NLR, leukocyte, monocyte parameters; a significant negative correlation was found with FEV1, SPO2 and albumin. When serum CAR cut-off value >0.423 was taken, its sensitivity was found to be 73.80% and its specificity was found to be 80.10%. Serum CAR was found to be more sensitive than CRP or albumin alone. The most frequently monitored comorbid diseases were hypertension (31.6%), coronary artery disease (21.2%) and diabetes mellitus (17.9%). The mMRC score in the exacerbation group, the number of exacerbations and hospitalizations in the last year were found to be significantly higher than in the stable COPD group (p<0.001). When pulmonary function tests were compared, FEV1, FVC and FEV1/FVC were found to be significantly lower in the exacerbation group than in the stable COPD group (p<0.001). The need for respiratory support devices was found to be higher in the exacerbation group. In addition, when comparisons were made according to GOLD stages, CAR, NLR, CRP, neutrophil, leukocyte, monocyte was found to be higher in GOLD E stage compared to GOLD A and B stages; albumin, lymphocytes and eosinophils were found to be lower (p<0.05). Conclusion: COPD is often a progressive, preventable and treatable lung disease. It is one of the leading causes of morbidity and mortality all over the world. We think that the CAR, which is monitored during hospitalization or admission, may be a useful biomarker for predicting the risk of COPD exacerbation and disease severity.

Benzer Tezler

  1. Sürekli ayaktan periton diyalizi tedavisinin kardiopulmoner basınç ve fonksiyonlar üzerine etkisi

    The effect of continuous ambulatory peritoneal dialysis treatment on cardiopulmonary pressure and functions

    FERİDUN KAVUNCUOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    NefrolojiErciyes Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CENGİZ UTAŞ

  2. Planlanmamış hemodiyalize yol açan nedenler ve olguların seyri

    Causes of unplanned heamodialysis and prognosis of the cases

    KORAY UZUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    NefrolojiMersin Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERAP DEMİR

  3. Atak ile yatırılan KOAH hastalarının hastanede yatış süresini etkileyen parametreler

    Parameters affecting the length of hospital stay in patients with acute exacerbation of chronic obstructive pulmonary disease

    MERVE ACUN PINAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Göğüs HastalıklarıSüleyman Demirel Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖNDER ÖZTÜRK

    PROF. DR. HACI AHMET BİRCAN

  4. Moleküler yöntemlerle doğrulanmış COVID-19 hastalarında mortalite üzerine etkili faktörler

    Factors which have ifluence on mortality for COVID-19 patients confirmed with molecular methods

    MUHAMMED FURKAN ÖZDEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Sağlık EğitimiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZGÜR SÖĞÜT

  5. ALS'da viral antikorlar üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    KEMAL ÖZALP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    NörolojiGazi Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CEYLA İRKEÇ