Metamfetamin kullanım bozukluğu hastalarında tedavi öncesinde ve arınma sonrasında, TRAF-6 genini hedefleyen miRNA-146a'nın ekspresyonunun incelenmesi
Investigation of the expression of miRNA-146a targetting the TRAF-6 gene in patients with methamphetamine use disorder before and after detoxification
- Tez No: 803672
- Danışmanlar: PROF. DR. ABDURRAHMAN ALTINDAĞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genetik, Psikiyatri, Genetics, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Bağımlılık, Madde kullanım bozuklukları, Metamfetamin, Mikro RNA, Narkotik bağımlılığı, Nöroinflamasyon, RNA, İnflamasyon, Dependency, Substance-related sdisorders, Methamphetamine, Micro RNA, Narcotic dependence, Neuroinflamation, RNA, Inflammation
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gaziantep Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Metamfetamin, dünya çapında esrardan sonra en çok kullanılan yasa dışı uyuşturucu maddedir. Metamfetamin kullanım bozukluğu toplumda önemli düzeyde morbidite ve mortaliteye sebep olan, kişilerin mesleki işlevselliğini, ailevi yaşantısını, sosyal hayatını ve beden sağlığını ciddi düzeylerde etkileyen bir hastalıktır. Son yıllarda psikiyatrik hastalıkların etiyopatogenezine yönelik araştırmalarda nöroinflamasyona olan ilgi artmaktadır. Çalışmamızda nöroinflamasyonda rolü olduğu düşünülen mikro RNA-146a'nın metamfetamin kullanım bozukluğu etyopatogenezindeki rolünü araştırdık. Araştırmalarımız sonucundaliteratürde metamfetamin kullanım bozukluğunun mikro RNA-146a (miRNA-146a) ile ilişkisini araştıran çalışma bulunmamaktadır. Çalışmamız prospektif eşleştirilmiş vaka-kontrol çalışması olarak planlanmıştır. Mart 2022- Aralık 2022 tarihleri arasında Gaziantep Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği'nde yatarak tedaviye alınan, idrarda toksik tarama testinde sadece metamfetamin pozitifliği saptanan, DSM-5 tanı kriterlerine göre metamfetamin kullanım bozukluğu tanısı konulan, ek bir psikiyatrik veya bedensel hastalığı olmayan 30 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Kontrol grubu olarak cinsiyet, yaş, sigara kullanımına göre eşleştirilmiş, herhangi bir hastalığı olmayan 30 sağlıklı kişi randomize olarak çalışmayaalınmıştır. Çalışmadaki tüm katılımcılara depresyon komorbiditesini dışlamak için Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HAM-D) uygulanmıştır. Yapılandırılmış bir görüşme ile (SCID-5) bipolar bozukluk, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi en sık görülen komorbiditeler dışlanarak sadece metamfetamin kullanım bozukluğu tanısı olanlar çalışmaya alınmıştır. Kişilik bozuklukları yüksek oranda komorbidite göstermesine rağmen nöroinflamasyonla belirgin bir ilişkisi gösterilememiş olduğundan dışlama kriterlerine dahil edilmemiştir.Hastalarla klinik görüşmeler yapılmış, Penn Madde Aşerme Ölçeği uygulanmış ve sonrasında nöroinflamasyonla ilişkili olduğunu düşündüğümüz miRNA- 146a düzeylerini ölçmek için hem metamfetamin arınma tedavisi öncesi, hem de sonrası kan alınmıştır. Çalışmamızda hasta grubunun arınma tedavisi öncesindeki miRNA-146a ekspresyon düzeyleri, sağlıklı kontrol grubuna göre istatiksel olarak anlamlı bir şekilde düşük saptanmış olup arınma tedavisi sonrasındaki miRNA-146a ekspresyon düzeyi sağlıklı kontrollere göre istatiksel olarak anlamlı bir düzeyde yüksek saptanmıştır. Hasta grubunun HAM-D skoru kontrollere kıyasla istatiksel olarak anlamlı bir şekilde yüksek saptanmıştır. Toplamda metamfetamine maruz kalınan süre ile arınma tedavisi sonrası ölçülen miRNA-146a ekspresyon düzeyi arasında pozitif yönde orta düzeyde ilişki saptadık. Çalışmamızda hasta grubunda, miRNA-146a ekspresyon düzeyinin arınma tedavisi öncesinde anlamlı bir şekilde düşük ölçülmesi ve tedavi sonrasında anlamlı düzeyde artmış olması bu parametrenin nöroinflamasyonun göstergesi olması nedeniyle metamfetaminin, nöroinflamasyonda önemli bir rolü olduğunu düşündürmektedir. MiRNA-146a ekspresyon düzeyi ile metamfetamin kullanım bozukluğu arasındaki ilişkinin daha net olarak aydınlatılması sonrasında miRNA-146a ile bağlantılı yeni tedavi stratejileri geliştirilebilir. Toplamda metamfetamine maruz kalınan süre ile arınma tedavisi sonrası ölçülen miRNA-146a ekspresyon düzeyi arasında pozitif yönde bir ilişkinin olması, miRNA-146a ekspresyon düzeyinin hastalığın prognozunu öngörmede önemli bir parametre olabileceğini düşündürmektedir. Çalışmamızın literatürde oldukça kısıtlı verinin olduğu bu alana katkı sağlayacağını düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
Methamphetamine is the most commonly used illicit drug worldwide after cannabis. Methamphetamine use disorder is a significant disease that leads to considerable morbidity and mortality in society, affecting individuals' occupational functioning, family life, social life, and physical health. In recent years, there has been an increasing interest in neuroinflammation in research investigating the etiopathogenesis of psychiatric disorders. In our study, we investigated the role of microRNA-146a (miRNA-146a), which is thought to have a role in neuroinflammation, in the etiopathogenesis of methamphetamine use disorder. To the best of our knowledge, there is no study in the literature investigating the relationship between miRNA-146a and methamphetamine use disorder. Our study was planned as a prospective matched case-control study. Between March 2022 and December 2022, 30 patients who were admitted for inpatient treatment at Gaziantep University Department of Psychiatry, and tested positive only for methamphetamine in the urine toxic screening test, and diagnosed with methamphetamine use disorder according to DSM-5 diagnostic criteria, without any additional psychiatric or physical illness, were included in the study. As the control group, 30 healthy individuals without any diseases, matched for gender, age, and smoking status, were randomly selected. To exclude comorbid depression in all participants in the study, the Hamilton Depression Rating Scale (HAM-D) was administered. Through a structured interview (SCID-5), the most common comorbidities such as bipolar disorder and attention deficit hyperactivity disorder were excluded, and only individuals diagnosed with methamphetamine use disorder were included in the study. Personality disorders, despite showing a high rate of comorbidity, were not included in the exclusion criteria due to the lack of a significant association with neuroinflammation. Clinical interviews were conducted with the patients, the Penn Substance Craving Scale was administered, and blood samples were taken both before and after the detoxification treatment of methamphetamine to measure the levels of miRNA-146a, which we believe are associated with neuroinflammation. In our study, the expression levels of miRNA-146a in the patient group were found to be significantly lower than those in the healthy control group before detoxification treatment and significantly higher after detoxification treatment. The HAM-D score of the patient group was significantly higher compared to the controls. There was a moderate negative correlation between the amount of daily methamphetamine exposure and the miRNA-146a expression level measured before detoxification treatment. In our study, the significant decrease in miRNA-146a expression levels in the patient group before detoxification treatment and its significant increase after treatment suggest that this parameter may be indicative of neuroinflammation, indicating an important role of methamphetamine in neuroinflammation. After further elucidating the relationship between miRNA-146a expression levels and methamphetamine use disorder, new treatment strategies associated with miRNA-146a can be developed. The positive correlation between the duration of methamphetamine exposure and miRNA-146a expression levels measured after detoxification treatment implies that miRNA-146a expression levels could be an important parameter in predicting the prognosis of the disease. We believe that our study will contribute to this field, which has limited data in the literature.
Benzer Tezler
- Fenetilin içeren tabletlerin tanımında uygulanan farmasötik analitik yöntemlerin standardizasyonu
The Standardization of the pharmaceutical analitical methods applied for the identification of the fenetyllin tablets
MEHMET ALİ YILMAN
- Sentetik uyarıcılardan metamfetamin ve Metilendioksimetamfetamin'in vistar tipi sıçan idrarında kapiler elektroforez ve gaz kromotografisi/kütle spektrometresi ile tayini
Başlık çevirisi yok
BESTAMİ ÇOLAK
Yüksek Lisans
Türkçe
1998
Adli Tıpİstanbul ÜniversitesiFen Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SALİH CENGİZ
- Ecstacy örneklerinin bileşimlerinin incelenmesi ve kaynakları ortak olanların belirlenmesi
Investigation of the compositions of ecstacy samples determination of the samples of a common source
EYÜP GÖKÇE
- Bursa ve çevresinde kullanılan uyuşturucu maddelerden eroin, esrar ve ekstazi tabletlerinin etkin madde miktarlarının belirlenmesi ve biyolojik materyalde araştırılması
Determination of the active substance amounts in hashish, heroin and ecstasy used for drug abuse in Bursa region and their analysis in biological materials
SALİH NERKİS
Yüksek Lisans
Türkçe
2004
Eczacılık ve FarmakolojiUludağ ÜniversitesiFarmakoloji ve Toksikoloji Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. HÜSEYİN ORUÇ