Geri Dön

Primer immün yetmezlik semptomları olan çocuklarda bazı immün faktörlerin Belirlenmesi

Determination of some immune factors in children with congenital immune deficiency symptoms

  1. Tez No: 806396
  2. Yazar: MOHANAD NAZAR ABDULFATTAH AL-BERAM
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ SONGÜL ŞAHİN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Biyoloji, Biology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çankırı Karatekin Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Biyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 102

Özet

5 yaşın altındaki bazı çocuklarda tekrarlayan yaralanma vakaları söz konusu olup, vücudun çeşitli bölgelerinde mide enfeksiyonları, bağırsaklar, bademcik iltihabı, tekrarlayan ishal ve hatta zatürre ve üroloji vakaları şeklinde ortaya çıkabilir. Bu yaralanmaların nedenleri çevresel ve genetik arasında değişiklik göstermektedir. Çalışma, tekrarlayan enfeksiyon veya diğer enfeksiyon vakaları olan ve geç iyileşen ve tedaviye yanıt veren 5 yaşın altındaki çocuklarda bazı immün faktörlerin düzeylerini belirlemeyi amaçlamıştır. Sonuçlar, çalışma altındaki çocuklarda hem IgG, IgM ve C4'te hem de lenfosit sayımında belirgin bir düşüş gösterdi (sırasıyla 627.26 mg/dL, 63.13 mg/dL, 20.27 mg/dL, 1.95*10^9 hücre/L ) IgM'de 0.05 düzeyinde anlamlı farklılıklarla beraber, yaşın etkisi gerek IgM ve C4 düzeyinde ve gerekse beyaz kan hücrelerinin ve granül hücrelerin sayımında gösterilmiş olup, Birinci yaş grubunda (1A-3Y) oranlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Her iki yaş grubundaki hem IgG hem de lenfosit sayısı düzeyleri, çalışılan Abu immün faktörlerin düzeyleri ile birleşirken ve immün faktörlerin düzeyleri, kadın ve erkeklerde birbirine yakın oranlar göstermiştir. Çalışma altındaki çocukların %33'ünde tekrarlayan idrar yolu iltihabı vakaları, %28'inde tekrarlayan gastroenterit vakaları ve %23'ünde akciğer hasarı söz konusu olmuş, çocukların %16'sında tonsilit görülmüş ve bu tür vakalarda incelenen bağışıklık faktörlerinin oranları birbirene yakın olmuştur. İmmün yetmezlik, araştırılan çocuklarda bağışıklık hücrelerinin işleyişi ve doğal bağışıklık üzerinde bu hücrelerin miktarından ziyade kanıtlanabilir bir etkiye sahip olmuştur. Yaş ilerledikçe IgG ve IgM konsantrasyonlarının doğrudan arttığı keşfedilmiştir. B lenfosit sayısındaki düşüş, belirli immün yetmezliklerin kalıcılığını ve kronik akciğer hastalıklarının oluşumunu tahmin etmemizi sağlamıştır. IgA düzeylerinin yenidoğan döneminde son derece düşük olduğu ve yaşla birlikte arttığı keşfedilmiştir. Kandaki IgM düzeyi yenidoğan döneminde en düşük iken. IgG, IgM ve C4 immünoglobulinlerinin oranı birinci yaş grubunda (1-3 yaş) ikinci yaş grubuna (3,5-5 yaş) göre daha yüksek çıkmıştır. Bunun nedeni anne bağışıklığının sonucu olarak birinci yaş grubundaki çocuğun bağışıklığının ikinci yaş grubundaki çocuğa göre daha yüksek olması olabilir. Anne sağlığının birinci yaş grubundaki (1 Ay - 3 Yaş) yeni doğan çocukların bağışıklığında önemli bir etkiye sahip olduğu gösterilmiş. Yaşla birlikte serum IgM konsantrasyonundaki bilinen artışa rağmen, yapılan bir çalışmada, çalışmaya katılanların yaşlarında anlamlı bir fark görülmemiştir. IgM, hem birincil hem de ikincil bağışıklık tepkileri sırasında üretilen ilk antikor olduğundan ve enfeksiyon tedavisini takiben hızla azaldığından, bu bulgu anlamlıdır. IgG oranının kadınlarda erkeklerden daha yüksek olduğu görülmüş olması, cinsiyetin IgG üretimini incelenen diğer immünolojik bileşenlerden daha fazla etkilediğini göstermektedir. Kadınların immünoglobulin düzeyleri erkeklerden daha yüksek bulunmuştur.

Özet (Çeviri)

Some children under the age of 5 have recurrent cases of injury and various areas of the body may appear in the form of stomach infections, intestines, tonsillitis, recurrent diarrhea, and even cases of pneumonia and urology. The causes of these injuries vary between environmental and genetic, The study aimed to determine the levels of some immune factors in children under the age of 5 who have recurrent cases of infections or other injuries and of late recovery and response to treatment. The results then showed a clear decrease in both the IgG, IgM, and C4 and the enumeration of lymphocytes in the children under study at the rate of (627.26 mg/dL, 63.13 mg/dL, 20.27 mg/dL, 1.95*10^9 cell/L ) respectively. With significant differences of IgM at the level of 0.05, the effect of age was shown at the level of both IgM, C4, and census of both white blood cells and granule cells as their rates appeared at a higher level in The first age group (1M-3Y), While levels of both IgG and lymphocyte counts in both age groups have converged with the levels of these studied immune factors and levels of immune factors have shown convergent rates in females and males. Children under study had 33% recurrent cases of urinary sewage inflammation, 28% recurrent cases of gastroenteritis, and 23% lung injury, 16% of children appeared with tonsillitis with a convergence of the rates of immune factors studied in such cases. Immunodeficiency had a demonstrable effect on the functioning of immune cells and natural immunity in children under research, rather than the amount of those cells. It was discovered that IgG and IgM concentrations grew directly with increasing age. A decline in the number of B lymphocytes allowed us to forecast the persistence of particular immunodeficiency and the formation of chronic lung illnesses. It was discovered that IgA levels are extremely low throughout the neonatal period and grow with age. While the level of IgM in the blood was lowest during the newborn period. The proportion of IgG, IgM, and C4 immunoglobulins appeared to be greater in the first age group (1-3 years) than in the second age group (3.5-5) The reason may be that the immunity of the child in the first age group is higher than that of the child in the second age group as a result of maternal immunity. It was shown that the health of the mother plays a significant effect in the immunity of newborn children of the first age groups (1M-3Y). Despite the known increase in serum IgM concentration with age, a study found no significant difference in the ages of those who participated in the study. Because IgM is the first antibody produced during both primary and secondary immune responses, and because it rapidly decreases following infection treatment. However the rate of IgG appeared to be greater in females than in males, indicating that sex influences IgG production more than the other examined immunological components. It was found that the immunoglobulin levels of females are higher than those of males.

Benzer Tezler

  1. Süt çocuğunun geçici hipogamaglobulinemisi ve sınıflandırılamayan hipogamaglobulinemi ön tanılarıyla takip edilen hastaların konjuge pnömokok aşı yanıtlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of conjugated pneumococcal vaccine responses of patients followed with the prediagnoses of transient hypogammaglobulinaemia of infancy and unclassified hypogammaglobulinaemia

    AHMET GÖKCAN ÖZTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Allerji ve İmmünolojiAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİLİZ ORHON

  2. Orta asya ve kafkasya'daki petrol ve doğal gaz boru hatlarının Türkiye'nin ulusal güvenliğine etkisi

    The impacts of oil and natural gas pipelines in central asia and caucasus on Turkey's national security

    MUSTAFA ŞAMİL GÖRÜCÜ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Uluslararası İlişkilerKara Harp Okulu Komutanlığı

    Güvenlik Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DR. GÖKHAN SARI

  3. Non iskemik dilate kardiyomiyopati hastalarında sağ ventrikül sistolik fonksiyon bozukluğunu öngördüren ekokardiyografik parametrelerin incelenmesi, fonksiyonel kapasite ve serum BNP düzeyleri ile korelasyonu

    Predictors of right ventricular systolic dysfunction in non-ischemic dilated cardiomyopathy, correlation with functional capacity and serum BNP levels

    İBRAHİM OĞUZ KARACA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ METİN ESEN

  4. Bir genel kaspaz inhibitörü olan qvd-oph'nin nöroprotektif etkilerinin deneysel spinal kord travması modelinde incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    VEYSEL ANTAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    NöroşirürjiSağlık Bakanlığı

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET COLAK