St yükselmeli miyokart enfarktüsü nedeniyle primer perkütan koroner girişim yapılan hastalarda koroner kan akımı ile serum prokalsitonin düzeyi arasındaki ilişki
The relationship between coronary blood flow and serum procalcitonin levels in patients with acute st elevation myocardial infarction who underwent primary percutaneous intervention
- Tez No: 807609
- Danışmanlar: DR. İSA ÖNER YÜKSEL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2016
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Kardiyoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ST yükselmeli miyokart enfarktüsü (STYME) nedeniyle hastaneye başvuran hastalarda primer perkütan koroner girişim (PKG) önerilen revaskülarizasyon stratejisidir. PKG'nin çok önemli avantajlarına rağmen, hastaların belli bir kısmında ''no-reflow'' olarak tanımlanan mekanik damar tıkanıklığının olmamasına rağmen yetersiz doku perfüzyonu gözlenmektedir ve bu durum yaygın miyokardiyal nekroz, sol ventrikül sistolik disfonksiyonu, sol ventrikül yeniden şekillenmesi, malign aritmi, artmış mortalite ve morbidite ile ilişkilidir. Prokalsitonin (PCT) sistemik inflamasyon belirtecidir. Yapılan bazı çalışmalarda başvuru anındaki artmış PCT konsantrasyonları koroner arter hastalığı olanlarda, kardiyovasküler mortalite ile ilişkili bulunmuştur. Çalışmamızda STYME nedeniyle PKG yapılan hastalarda no-reflow gelişme riski ile başvuru anındaki PCT düzeyleri ile arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçladık. Aralık 2014 ve Aralık 2015 tarihleri arasında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran ve STYME tanısıyla primer PKG uygulanan 200 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalara koroner anjiyografi yapılmadan, başvuru anındaki PCT düzeyleri ölçüldü. Hastalar no-reflow ve normal flow olarak 2 gruba ayrıldı. Diseksiyon, rezidüel stenoz, belirgin trombüs veya vazospazm olmadan; TIMI akımı <3 veya TIMI akımı 3 ise, miyokardiyal boyanma (blush) indeksi 0 veya 1 veya işlem sonrası 4 saat içinde ST rezolüs¬yonu <%70 olan hastalara ''no-reflow'' tanısı koyuldu. PKG sonrasında 58 ( %29,7) hastada no-reflow fenomeni gözlendi. No-reflow'u predikte ettirmesi açısından Roc egrisi ile yapılan analizde prokalsitonin için cut-off değeri 0,0750 μg/l olarak bulundu (eğri altındaki alan: 0,904 %95 güven aralığı: 0,854-0,953. p<0,001 sensitivite: %83 spesifite: %88). Serum PCT düzeyi no-reflow gelişen grupta, gelişmeyen gruba göre daha yüksek bulundu [ ortalama değer: 0,10 μg/l (0,08-0,13 μg/l) ve ortalama değer: 0,05 μg/l (0,04-0,07 μg/l) P<0.001]. Yapılan multivariate analizde serum PCT düzeyi (odds oranı: 36.739, %95 güven aralığı: 11.396-118.444 p <0.001) ile birlikte total stent uzunluğu (p: 0,004), ejeksiyon fraksiyonu (p: 0,009) ve CRP düzeyi (p: 0,001) de no-reflow gelişimi için bağımsız prediktörler olarak bulundu. Sonuç olarak, STYME nedeniyle primer PKG yapılan hastalarda, başvuru anındaki artmış PCT düzeyi no-reflow gelişimiyle bağımsız olarak ilişkilidir. PCT düzeyi, no-reflow gelişimini öngördürmede diğer inflamasyon belirteçlerine göre daha üstündür.
Özet (Çeviri)
Primary percutaneous coronary intervention (PPCI) is the recommended revascularization strategy for patients presenting with acute ST-elevation myocardial infarction (STEMI). Despite major advances in PPCI, a proportion of patients develop inadequate myocardial perfusion without angiographic evidence of mechanical vessel obstruction after PPCI, defined as the ''no-reflow phenomenon''. No-reflow phenomenon is related to large myocardial necrosis, left ventricular systolic dysfunction, left ventricular remodeling, malignant ventricular arrhythmias, increased mortality and morbidity in patients with STEMI. Procalcitonin (PCT) is a marker of systemic inflamation. Some studies found that higher PCT concentrations on admission were associated with cardiovascular mortality in patients with CAD. In our study, we aimed to investigate the relationship between the risk of developing no-reflow phenomenon in patients with STEMI treated PCI and serum PCT level at admission. Between December 2014 and December 2015, 200 patients who admitted to Antalya Research and Education Hospital emergency department with the diagnosis of STEMI and performed PPCI were considered for enrollment in the study. PCT levels were measured on admission before performing coronary angiography. Patients were divided into the two groups: no-reflow and normal reflow. The no-reflow phenomenon was defined as thrombolysis in Myocardial infarction (TIMI) flow grade less than 3 without dissection, residual stenosis, thrombosis, vasospasm after PPCI, or in the case of a TIMI flow of 3 when myocardial blush grade is 0 or 1, or when ST resolution within 4 h of the procedure is <%70. No-reflow was observed in 58 (%29,7) patients. In receiver operating characteristics (ROC) curve analysis, the cut-off value of PCT was 0.0750 μg/l for the prediction of no-reflow (area under the curve: 0,904, %95 confidence interval: 0,854-0,953. p<0,001 sensitivity: %83 specificity: %88). PCT levels were significantly higher in patients who developed no-reflow than in those who did not. [ median value: 0,10 μg/l (0,08-0,13 μg/l) vs median value: 0,05 μg/l (0,04-0,07 μg/l) P<0.001]. In multivariate analysis, serum PCT (> 0,0750 μg/l) value was an independent predictor of no-reflow (odds ratio: 36.739, %95 confidence interval: 11.396-118.444 p <0.001) together with total length of stent (p: 0,004), CRP levels (p: 0,001), ejection fraction (p: 0,009). As a result, higher levels of PCT on admission is associated independently development of no-reflow after PPCI in STEMI patients and PCT level is superior than other inflammatory markers to predict no-reflow development.
Benzer Tezler
- Oral antikoagülan kullanan akut ST segment yükselmeli miyokard enfarktüsü hastalarında uzun dönem sonuçlar
Başlık çevirisi yok
RECEP POLAT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
KardiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÖKTÜRK İPEK
- St segment yükselmeli miyokard enfarktüsü nedeniyle primer perkutan girişim uygulanan hastalarda klinik syntax skoru'nun uzun dönem prognoza etkisi
The value of the clinical syntax score in predicting long-term prognosis in patients with st-segment elevation myocardial infarction who have undergone primary percutaneous coronary intervention
GÖKHAN ÇETİNKAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Kardiyolojiİstanbul ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SAİT MESUT DOĞAN
- Akut ST yükselmeli miyokard enfraktüsü ile gelen hastalarda tek katater ile radial veya ulnar arter yoluyla yapılan primer perkutan koroner girişim sonuçlarının karşılaştırılması
comparison of coronary angiography results performed via radial or ulnar artery using a single catheter in patients presenting with acute ST elevation myocardial infraction
LULJETA KURANİ ALLARAJ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
KardiyolojiSakarya ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İBRAHİM KOCAYİĞİT
- Akut ST yükselmeli miyokard infarktüslü 65 yaş ve üstü vakalarda trombolitik tedavi ve primer perkütan koroner girişimin hastane içi ve 6 aylık mortaliteye etkilerinin karşılaştırılması
Comparison of effects of thrombolytic therapy and primary percutaneous coronary intervention in patients aged 65 years and older with ST segment elevation myocardial infarction on in-hospital and six months mortality
İBRAHİM KOCAYİĞİT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
KardiyolojiSakarya ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜSEYİN GÜNDÜZ
- ST yükselmeli miyokard enfarktüsü (STEMI) olgularında farklı revaskülarizasyon yöntemlerinin sol ventrikül fonksiyonları ve serum sST2 düzeylerine olan etkisi
The effect of different revascularization methods on left ventricular functions and serum sST2 levels in patients with st elevation myocardial infarction (STEMI)
ÖZGE ÇAKMAK KARAASLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
KardiyolojiGazi ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ATİYE ÇENGEL