Geri Dön

Laparoskopik cerrahilerde postoperatif dönemde diyafram ekskursiyonunun ultrasonografi ile değerlendirilmesi ve ağrı ile ilişkilendirilmesi

Ultrasound Evaluation of Diaphragm Excursion in the Postoperative Period in Laparoscopic Surgery and its Association with Pain

  1. Tez No: 810139
  2. Yazar: GAMZE ÖNCÜ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ESRA ÖZAYAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Ultrasonografi, Diyafram Ekskürsiyonu, vizual analog skala, pnömoperitoneum, Ağrı ölçümü, Cerrahi, Diyafram, Laparoskopi, Pnömoperitonyum, ultrasonography, diaphragm excursion, visual analog scale, pneumoperitoneum, Pain measurement, Surgery, Diaphragm, Laparoscopy
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Laparoskopik cerrahilerde (LC) oluşturulan pnömoperitoneum, diyaframın sefale yer değiştirmesine bağlı olarak pulmoner kompliyansı azaltır. Diyaframın sefale yer değiştirmesi intraoperatif akciğer hacmi değişikliklerine neden olabilir, fonksiyonel reziduel kapasite (FRK) azalır ve sonuç olarak atelektazi oluşumuna yol açabilir. Pnömoperitoneum ile Trendelenburg pozisyonu uzun süre korunduktan sonra diyafram hareketi de azalabilir. Postoperatif ağrı; solunumu yüzeyelleştirir, akciğer volüm ve kapasitelerini azaltır, öksürmeyi bozarak balgam retansiyonuna, atelektaziye, hipoksemiye, hiperkapniye ve solunum yetmezliğine sebep olur. Çalışmamızda diyafram hareketinin preoperatif döneme göre postoperatif dönemde değişimini ve ağrı ile ilişkisini araştırarak diyafram ekskursiyonunun (DE) vizüel analog skala(VAS)'nın daha objektif bir formu olarak kullanılıp kullanılamayacağını değerlendirmeyi amaçladık. Diyafram hareketini değerlendirmek için ultrasonografi (USG) ile ölçülen DE değerini kullandık. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif gözlemsel çalışmaya etik kurul onayı ve hasta onamları alındıktan sonra Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi ameliyathanesinde elektif LC uygulanacak ASA I-III ve >18 yaş üstü 106 yetişkin hastayı dahil ettik. Veri toplamaya dahil olan araştırmacılar birbirlerine karşı kör değerlendirme gerçekleştirdi. Demografik değişkenler (yaş, cinsiyet, boy, kilo, vücut kitle indeksi (VKİ), ek hastalık varlığı, sigara) ameliyat öncesi kaydedildi. Hastaların ameliyat öncesi ve sonrası vital bulguları, ameliyat süresi, anestezi süresi, operasyondaki insuflasyon basınçları (İNSB), kullanılan analjezi yöntemi, DE değerleri, postoperatif VAS değerleri kaydedildi. Araştırmacı intraoperatif yönetime kör idi, tüm hastalar Train of Four (TOF)>0.9 olduğunda extübe edildi. Hastalara USG prosedürü hakkında bilgi verildi ve hasta baş 45 derece pozisyonda supin yatırıldı. USG görüntülemesi için Esoate marka USG cihazı (1-8 MHz) düşük frekanslı AC2541 curvilineer USG probu kullanıldı. Radyolojik ölçümler; radyoloji uzman doktoru ve USG sertifikası olan anestezi doktoru tarafından birlikte yapıldı ve kaydedildi. DE konveks prob ile midklavikular ve ön aksiller hat arasında subkostal alandan ölçüldü. M mod ile diyafram hareketi görüntülendi, ekskursiyonun amplitüdü ölçüldü. Ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası dönemde sağ diyaframdan art arda üç ölçüm yapılıp ortalaması alındı ve kaydedildi. USG yapılmadan önce hastaların hemodinamik parametreleri (kalp atım hızı(KAH), SpO2) ve VAS değerleri kaydedildi. Bulgular: Preoperatif dönemde ölçülen DE ortalaması kadınlarda 17,53±2,41 mm, erkeklerde 20,52±2,59 mm iken; postoperatif dönemde ölçülen DE ortalaması kadınlarda 15,06±3,64 mm, erkeklerde 17,77±3,07 mm idi. Preoperatif bazal DE değerlerinin VKİ, boy ve yaş ile anlamlı ilişki içinde olduğu gösterildi (P<0.001). Olguların preoperatif DE ortalamalarına göre postoperatif ekskürsiyon ortalamalarındaki düşmenin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olduğu tespit edildi (p<0,001). Postoperatif DE ortalamalarında cinsiyet, ek hastalık ve analjezi gruplarına göre anlamlı düzeyde farklılıklar saptandı (P<0,05). Erkeklerde postoperatif DE değerleri kadınlara kıyasla anlamlı düzeyde yüksek gözlendi (P<0.001). Ek hastalık görülmeyenlerde postoperatif DE ortalamalarının (17,13±3,63 mm) anlamlı düzeyde yüksek olduğu görüldü (P=0.004). İntraoperatif parasetamol + deksketoprofen uygulananlarda postoperatif DE ortalaması (14,65±2,91 mm) diğer analjezi ilaçlarını kullananlara kıyasla anlamlı düzeyde düşük gözlendi (P=0.026). Postoperatif DE ile intaoperatif İNSB ve postoperatif VAS değişkenleri arasında negatif yönde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde ilişkiler saptandı (p<0,05). VAS değeri yüksek olan hastalarda ortalama postoperatif DE'nin daha düşük olduğu gözlendi (P<0.001). Sonuç: Bu çalışmada; LC'lerde ameliyat öncesi dönemde USG ile ölçülen DE değerinin, ameliyat sonrasında anlamlı şekilde azaldığını gözlemledik. Aynı zamanda ağrı skoru yüksek olan hastaların postoperatif DE değerlerini anlamlı düzeyde daha düşük bulduk. Böylece LC ve postoperatif ağrının diyafram hareketlerini kısıtladığı objektif olarak gösterildi. Çalışmamızda postoperatif DE değeri ile VAS arasında tespit edilen anlamlı ilişki; DE'nin ağrıyı predikte etmemizde yararlı olabilecek objektif bir ölçüm olduğu, özellikle anlama veya kendini ifade etme konusunda sınırlılıkları olan hasta grubunda VAS değeri hakkında bilgi verebileceği kanaatini doğurmuştur.

Özet (Çeviri)

Objectives: The pneumoperitoneum created in laparoscopic surgeries (LC) reduces pulmonary compliance due to cephalic displacement of the diaphragm. The cephalic displacement of the diaphragm can cause intraoperative lung volume changes, decrease functional residual capacity, and ultimately lead to the formation of atelectasis. Diaphragm movement may also decrease after maintaining the Trendelenburg position for a long time with pneumoperitoneum. Postoperative pain; it superficializes breathing, reduces lung volume and capacity, disrupts coughing, causing sputum retention, atelectasis, hypoxemia, hypercapnia and respiratory failure. In our study, we aimed to evaluate whether diaphragm excursion (DE) can be used as a more objective form of visual analog scale (VAS) by investigating the change of diaphragm movement in the postoperative period compared to the preoperative period and its relationship with pain. We used the DE value measured by ultrasonography (USG) to evaluate diaphragm movement. Material and Methods: In this prospective observational study, we included 106 adult patients with ASA I-III and >18 years of age who will undergo elective LC in the operating room of Ankara Atatürk Sanatoryum Training and Research Hospital after ethics committee approval and patient consent. Researchers involved in data collection performed blind assessments against each other. Demographic variables (age, gender, height, weight, body mass index (BMI), presence of additional disease, smoking) were recorded preoperatively. Patients' preoperative and postoperative vital signs, operation time, anesthesia duration, insufflation pressures (INSB), analgesia method used, DE values, and postoperative VAS values were recorded. Investigator was blind to intraoperative management, all patients were extubated when TOF >0.9. The patients were informed about the USG procedure and the patient was placed in a supine position with the head at 45 degrees. For USG imaging, Esoate brand USG device 1-8 MHz low frequency AC2541 curvilinear USG probe was used. Radiological measurements; it was performed and recorded together by a radiology specialist and an anesthesiologist with an USG certificate. DE was measured in the subcostal area between the midclavicular and anterior axillary lines with a convex probe. Diaphragm movement was monitored with M mode, the amplitude of the excursion was measured. Three consecutive measurements were taken from the right diaphragm in the preoperative and postoperative period, the average was taken and recorded. Before USG, hemodynamic parameters (heart rate, SpO2) and VAS values of the patients were recorded. Results: While the mean DE measured in the preoperative period was 17.53±2.41 mm in women and 20.52±2.59 mm in men; The mean DE measured in the postoperative period was 15.06±3.64 mm in women and 17.77±3.07 mm in men. Preoperative baseline DE values were shown to be significantly correlated with BMI, height and age (P<0.001). It was determined that the decrease in the postoperative excursion averages compared to the preoperative DE averages of the cases was statistically significant (p<0.001). There were significant differences in the mean postoperative DE according to gender, comorbidity and analgesia groups (P<0.05). Postoperative DE values were significantly higher in men compared to women (P<0.001). It was observed that postoperative DE averages (17.13±3.63 mm) were significantly higher in patients without additional disease (P=0.004). The postoperative mean DE (14.65±2.91 mm) in those who received intraoperative paracetamol + dexketoprofen was significantly lower than those who used other analgesia drugs (P=0.026). There was a statistically significant negative correlation between postoperative DE and intraoperative INSB and postoperative VAS variables (p<0.05). We showed that the mean postoperative DE was lower in patients with a high VAS value (P<0.001). Conclusions: In this study; we observed that the DE value measured by USG in the preoperative period in LC's decreased significantly after the operation. At the same time, we found that patients with high pain scores had significantly lower postoperative DE values. Thus, it was objectively demonstrated that laparoscopic surgery and postoperative pain limit diaphragmatic movements. The significant relationship between the postoperative DE value and VAS in our study; It has led to the conclusion that DE is an objective measurement that can be useful in predicting pain, and it can provide information about the VAS value, especially in the patient group with limitations in understanding or self-expression.

Benzer Tezler

  1. Laparoskopik bariyatrik cerrahilerde diyafram fonksiyonlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of diaphragm functions in laparoscopic bariatric surgery

    EZGİ ÜNAL ASAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DERYA KARASU

    DOÇ. DR. ŞEYDA EFSUN ÖZGÜNAY

  2. Laparoskopik cerrahilerde postoperatif ağrı tedavisi için hasta kontrollü morfin kullanılan olgularda intravenöz ketorolak ile ibuprofenin etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of the effects of intravenous ketorolac and ibuprofen in patients using patient controlled morphine for postoperative pain management after laparoscopic surgery

    EZEL ŞEKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Anestezi ve ReanimasyonÇukurova Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAKKI ÜNLÜGENÇ

  3. Laparoskopik jinekolojik cerrahilerde preoperatif nötrofil/lenfosit oranının postoperatif analjezik tüketimine etkisi

    The effect of preoperative neutrophyl/lymphocyte ratio on postoperative analgesic consumption among laparoscopic gynecological surgeries

    ÜMİT CAN OK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Kadın Hastalıkları ve DoğumKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BAHANUR ÇEKİÇ

  4. Laparoskopik üst üriner sistem cerrahilerinde transversus abdominis plane blok uygulanan ve uygulanmayan hastalarda postoperatif ağrı ve komplikasyonların değerlendirilmesi

    Evaluation of postoperative pain and complications in patients with and without transversus abdominis plane block in laparoscopic upper uri̇nary tract surgeries

    BİLAL ÇELİKÖRS

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    ÜrolojiHitit Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET MURAT BAYKAM

  5. Laparoskopik kolesistektomilerde düşük ve yüksek akımlı anestezinin postoperatif bulantı-kusma ve titreme üzerine olan etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of the effects of the low and high flow anesthesia on nausea-vomiting and shivering in laparoscopic cholecystectomy

    ÖNDER ÖZEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Anestezi ve ReanimasyonGaziantep Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. RAUF GÜL