Bir eğitim araştırma hastanesinde yoğun bakım ünitelerinde izlenirken nozokomiyal sepsis gelişmiş olan hastalarda enflamatuar belirteçlerin seyri ve hastalığın prognozuyla ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the progress of inflammatory markers and their relationship with the prognosis of the disease in patients with development of nosocomial sepsis while following in the intensive care units in an education and research hospital
- Tez No: 820508
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ŞEBNEM ÇALIK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
- Anahtar Kelimeler: Hastaneler, Mortalite, Prognoz, Prokalsitonin, SOFA skorlama sistemi, Sepsis, Sistemik inflamatuar yanıt indeksi, Yoğun bakım, Hospitals, Mortality, Prognosis, Procalcitonin, SOFA scoring system, Sepsis, Systemic inflammatory response index, Intensive care
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çalışmamızda, yoğun bakımda nozokomiyal sepsis tanısı ile izlenen hastalarda enflamatuar göstergelerin seyri ve prognozu belirlemedeki değerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, 10 Mart 2022 ve 10 Aralık 2022 tarihleri arasında üçüncü basamak bir eğitim araştırma hastanesi yoğun bakım ünitelerinde nozokomiyal sepsis gelişen hastalar dahil edilerek prospektif olarak yürütülmüştür. Bu hastaların demografik verileri, eşlik eden hastalıkları, enfeksiyon odakları, ameliyat geçirme durumları, mekanik ventilasyon, üriner kateterizasyon, santral venöz kateterizasyon ve kapalı su altı drenajı gibi invaziv aletlerin kullanım durumları, yoğun bakıma kabul gerekçeleri, atak sayıları, Charlson Komorbidite İndeksleri ile tanı anındaki ve üçüncü gündeki SOFA skorları ile tanı anındaki ve 3,7,10 ve 14. günlerdeki rutin hemogram değerleri, CRP, prokalsitonin, D-dimer, albümin, ferritin ve INR düzeyleri ile 14 gün sonundaki sağ kalım durumları oluşturulan forma kaydedilmiştir. Verilerin analizi SPSS 24.0 paket programı aracılığıyla yapılmıştır. Sonuçlar %95 güven aralığında değerlendirilmiştir ve p<0.05 değerleri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışma süresince toplam 536 yoğun bakım hastası prospektif olarak izlenmiştir. Bu hastalardan 141' ine nozokomiyal sepsis tanısı konulmuştur, 395 hastanın ise başka tanılarla izlendiği belirlenmiştir. HIV pozitif olan 1 hasta, malignite sebebi ile kemoterapi alan ve buna bağlı nötropenisi olan 43 hasta; izlemde tetkikleri eksik olan 18 hasta çalışmadan çıkarılmıştır. Kalan 79 hastanın 19' u ise ilk 48 saat içerisinde öldüğünden çalışmadan çıkarılmıştır. Sonuç olarak; çalışma, 27'si (%45) erkek, 33'ü (%55) kadın olan 60 hasta ile yürütülmüştür. On dört günlük takibin sonunda hastaların ölüm oranı %26,7' dir. Hastaların 26' sı (%43,3) sepsis, 34'ü (%56,7) septik şok olarak değerlendirilmiştir. On dördüncü günün sonunda septik şoktaki hastalarda ölüm oranı%41.2 iken, sepsis tanısı alan hastalarda ölüm oranı %7.69 idir ve aradaki fark istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Pnömoni en sık saptanan enfeksiyon nedeni (%66,7) iken bunu intraabdominal enfeksiyonlar (%15) ve santral venöz katater ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonları (%15) izlemektedir. En sık izole edilen mikroorganizmalar sırasıyla Klebsiella spp (%41), A. baumannii (%20.5) ve Pseudomonans spp. (%10.2) idir. Sıfırıncı gün ve üçüncü gün SOFA skorları ölen hastalarda yaşayan hastalara kıyasla anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0.05). Aynı zamanda SOFA skorunda yer alan trombosit sayısı tek başına değerlendirildiğinde, sıfırıncı ve 3. gün değerleri ölen hastalarda anlamlı düşük bulunmuştur (p<0.05). Yedinci gün prokalsitonin değerleri ölen hastalarda istatiksel olarak daha yüksektir (p<0.05). Hastaların yedinci gün prokalsitonin değerlerinin tanı anındaki prokalsitonin değerine göre değişimi incelendiğinde ise başlangıç değerinden %80' den az düşüş gösteren hastalarda ölüm oranı anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0.05). Ölen hastalarda 7. ve 10. günlerdeki monosit sayıları ve albümin düzeyleri sağ kalanlara kıyasla anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p<0.05). Ölen hastalarda 0, 7 ve 10. gün D-dimer değerleri ile 3. gün INR değerleri anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Nozokomiyal sepsis ile izlenen hastalarda; SOFA skorunun, prokalsitonin, monosit, trombosit, D-dimer ve INR değerlerinin seri ölçümleri hastaların mortalitesini ön görmede klinisyene yardımcı olabilir. SOFA skoru, trombosit sayıları ve INR değerleri hastalığın başlangıcında mortaliteyi göstermede daha etkili iken, D-dimer erken ve geç dönemde mortaliteyi öngörmede kullanılabilir. Albümin ve monosit değerleri geç dönemde mortaliteyi öngörmede fayda sağlayabilir. Yedinci gündeki prokalsitonin değerinde başlangıca göre %80' den fazla düşüş olup olmaması, mortaliteyi belirleme açısından etkili bir parametre olarak kullanılabilir.
Özet (Çeviri)
Aim: In our study, it was aimed to investigate the value of inflammatory indicators in determining the course and prognosis in patients followed up with the diagnosis of nosocomial sepsis in the intensive care unit. Materials and Methods: The study was conducted prospectively by including patients who developed nosocomial sepsis in the intensive care units of a tertiary education and research hospital between 10 March 2022 and 10 December 2022. Demographic data of these patients, accompanying diseases, foci of infection, surgery status, use of invasive devices such as mechanical ventilation, urinary catheterization, central venous catheterization and closed underwater drainage, reasons for admission to intensive care, number of attacks, Charlson Comorbidity Indexes, SOFA scores at the time of diagnosis and on the third day were recorded in the form. At the time of diagnosis and on days 3, 7, 10 and 14; Routine hemogram values, CRP, procalcitonin, D-dimer, albumin, ferritin and INR levels, and survival at the end of 14 days were also recorded in this form. The analysis of the data was made using the SPSS 24.0 package program. The results were evaluated within the 95% confidence interval and p<0.05 values were considered statistically significant. Results: A total of 536 intensive care patients were followed prospectively during the study. Of these patients, 141 were diagnosed with nosocomial sepsis, and it was determined that 395 patients were followed up with other diagnoses. One HIV-positive patient, 43 patients who received chemotherapy for malignancy and had chemotherapy-induced neutropenia, and 18 patients whose blood tests were missing during follow-up were excluded from the study. Of the remaining 79 patients, 19 were excluded from the study, as they died within the first 48 hours. In conclusion; The study was conducted with 60 patients, of whom 27 (45%) were male and 33 (55%) were female. At the end of the 14-day follow-up, the mortality rate of the patients was 26.7%. Of the patients, 26 (43.3%) were evaluated as sepsis, and 34 (56.7%) as septic shock. At the end of the 14th day, the mortality rate in patients with septic shock was 41.2%, while the mortality rate in patients diagnosed with sepsis was 7.69%, and the difference was statistically significant (p<0.05). Pneumonia is the most common cause of infection (66.7%), followed by intra-abdominal infections (15%) and central venous catheter-related bloodstream infections (15%). The most commonly isolated microorganisms were Klebsiella spp (41%), A. baumannii (20.5%) and Pseudomonans spp. (10.2%). SOFA scores at diagnosis and on the third day were found to be significantly higher in deceased patients compared to surviving patients (p<0.05). When the platelet count, which is also included in the SOFA score, was evaluated alone, the zero and third day values were found to be significantly lower in patients who died (p<0.05). Seventh day procalcitonin values were statistically higher in patients who died (p<0.05). When the change in the seventh-day procalcitonin values of the patients with respect to the procalcitonin value at the time of diagnosis was examined, the mortality rate was found to be significantly higher in patients with a decrease of less than 80% from the initial value (p<0.05). Monocyte counts and albumin levels on the 7th and 10th days of the patients who died were significantly lower than those who survived (p<0.05). D-dimer values on the 0, 7 and 10 days and INR values on the 3rd day were found to be significantly higher in the patients who died (p<0.05). Conclusion: In patients followed by nosocomial sepsis; Serial measurements of SOFA score, procalcitonin, monocytes, thrombocyte, D-dimer and INR values can help the clinician to predict the mortality of patients. While SOFA score, platelet counts and INR values are more effective in demonstrating mortality at the onset of the disease, D-dimer can be used to predict mortality in the early and late stages. Albumin and monocyte values may be useful in predicting mortality in the late period. Whether or not there is more than 80% decrease in procalcitonin value from the baseline on the seventh day can be used as an effective parameter for determining mortality.
Benzer Tezler
- Bir eğitim ve araştırma hastanesinde hemşirelerin ilaç uygulama hataları ve hata nedenlerinin belirlenmesi
To determıne nurses' medıcatıon errors and the causes of medıcatıon errors ın a traınıng and research hospıtal
ÇAĞLAYAN ATEŞ
- Yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin kritik bakım yetkinliklerinin değerlendirilmesi
Evaluation of critical care competencies of nurses working in intensive care units
ZEYNEP NUR YEŞİLOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
HemşirelikÜsküdar ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HATİCE DEMİRDAĞ
- Yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin anksiyetye düzeylerinin ve belirleyici faktörlerin araştırılması
Employee anxiety levels in intensive care ünit nurses and determinant factors
SONGÜL BAĞCI
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
HemşirelikAfyon Kocatepe ÜniversitesiCerrahi Hastalıklar Hemşireliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MUSTAFA KARALAR
- Yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin ölüm kaygısı ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi
The relationship between death anxiety and healty lifestyle of nurses who works in the critical care units
NAGİHAN MEŞELİ
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
İç Hastalıklarıİstanbul Okan ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZLEM YAZICI
- Adana ilindeki çeşitli hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde etkili olan önlemlere ilişkin bilgi düzeylerinin belirlenmesi
Determination of the knowledge about effective measures in preventing nozocomial infections of nurses working in intensive care units of various hospitals in adana
HANDAN NAHARCI
Yüksek Lisans
Türkçe
2006
HemşirelikÇukurova ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
PROF.DR. NECDET AYTAÇ