Geri Dön

İzole esansiyel hipertansiyonu olan hastalarda nötrofil lenfosit oranı ile diyastolik disfonksiyon arasındaki ilişki

The relationship between neutrophil/lymphocyte ratioand diastolic dysfunction with isolated essentionhypertension

  1. Tez No: 822893
  2. Yazar: YASEMİN DOĞAN
  3. Danışmanlar: UZMAN BAHADIR ŞARLI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Esansiyel hipertansiyon, kardiyovasküler komplikasyonları ile yüksek morbidite ve mortaliteye sahip bir hastalıktır. Hipertansiyona sıklıkla eĢlik eden diyastolik disfonksiyon, ejeksiyon fraksiyonunun korunduğu kalp yetmezliğine ve sistolik fonksiyonlarında bozulduğu konjestif kalp yetmezliğine ilerleyebilir. Son zamanlarda yapılan çalıĢmalarda kronik inflamasyonla hipertansiyon ve kardiyovasküler komplikasyonlarının geliĢimi arasında güçlü bir iliĢki olduğu gösterilmiĢtir. Bu çalıĢmada diyastolik disfonksiyonu bulunan ve bulunmayan hipertansif hastalarda nötrofil/lenfosit oranını ve nötrofil/lenfosit oranının diyastolik disfonksiyon geliĢimi ile iliĢkisini araĢtırmayı amaçladık. Hastalar ve Yöntem: ÇalıĢmaya kardiyoloji polikliniğimize hipertansiyon tedavisi için baĢvuran ve diyastolik disfonksiyonu bulunan 50 hasta ile diyastolik disfonksiyonu bulunmayan 50 hasta dahil edildi. Tüm hastalarda sol ventrikül sistolik ve diyastolik fonksiyonları ayrıntılı Ģekilde değerledirildi. Hastalardan alınan kan örneklerinde Nötrofil/lenfosit oranına bakıldı. Bulgular: Her iki grupta demografik özellikler açısından farlılık yoktu. Hipertansiyon evresi ve kullanılan antihipertansif ilaç kullanımı iki grupta benzerdi. Diyastolik disfonksiyon geliĢen grupta kronik inflamasyonun belirteci olarak kabul edilen beyaz küre ve N/L oranı oranı anlamlı derecede yüksek bulundu (6,1±2,7‟ e karĢı 1,6±0,7, p<0,001). Hipertansif hastalarda diyastolik disfonksiyon varlığı ile N/L oranı arasında güçlü bir korelasyon vardı (r=0,814, p<0,001). Diğer bir inflamatuvar biobelirteç olan CRP her iki grupta referans değerleri arasında olmakla birlikte; diyastolik disfonksiyon bulunan grupta diyastolik disfonksiyon bulunmayan gruba göre anlamlı olarak yüksek bulundu (4,4±1,6‟e karĢı 3,7±0,9, p=0,020). Sonuç: Hipertansiyon hastalarında diyastolik disfonksiyon sol ventrikül hipertrofisi, koroner arter hastalığı ve hipertansiyonla iliĢkili sistolik kalp yetmezliği ile iliĢkilidir. Bu yüzden N/L oranı yüksekliği esansiyel hipertansiyonlu hastaların, kalp yetmezliğine gidiĢatını belirlemede kolay ulaĢılabilen ve ucuz bir inflamatuvar belirteç olarak kullanılabilir

Özet (Çeviri)

Objective: Primary hypertension with cardiovascular complications is a disease with high morbidity and mortality. Diastolic dysfunction, frequently accompanying to hypertension, can progress to heart failure with preserved ejection fraction and congestive cardiac failure with systolic dysfunction. In recent studies, it was shown that chronic inflammation is strongly correlated with hypertension and cardiovascular complications. In the present study, we aimed to investigate neutrophil/lymphocyte (N/L) ratio and its relationship with development of diastolic dysfunction in hypertensive patients with or without diastolic dysfunction. Patients and methods: The study included 50 patients with diastolic function and another 50 patients without diastolic dysfunction who presented to cardiology outpatient clinic for treatment of hypertension. In all patients, ventricular systolic and diastolic functions were comprehensively evaluated. N/L ratio was studied in blood samples drawn. Findings: There was no significant difference between groups regarding demographic characteristics. Stage of hypertension and antihypertensive medications used were similar in both groups. It was found that white blood cell count and N/L ratio were significantly higher in the group with diastolic dysfunction (6.1±2.7 vs. 1.6±0.7; p<0.001). There was a strong correlation between presence of diastolic dysfunction and N/L ratio (r=0.814; p<0.001). Although CRP, another inflammatory biomarker, was found to be within reference range in both groups, it was found to be significantly higher in group with diastolic dysfunction when compared to group without diastolic dysfunction (4.4±1.6 vs. 3.7±0.9; p=0.020). Conclusion: In patients with hypertension, diastolic dysfunction is related to left ventricular hypertrophy, coronary artery disease and hypertension-related systolic cardiac failure. Thus, elevated N/L ratio can be used to predict progression of hypertensive patients to cardiac failure as readily available and inexpensive inflammatory marker.

Benzer Tezler

  1. Hipertansiyon tanısı ile izlenen çocuk hastalarda sol ventrikül hipertrofisi ile ilişkili klinik ve genetik özelliklerin değerlendirilmesi

    Evaluation of clinical and genetic features associated with left ventricle hypertrophy in child patients with hypertension

    MEHMET İZZET ACAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FIRAT KARDELEN

  2. Vascular function in chronic end-organ damage: pharmacological characterization of vasomotor function in systemic vasculature

    Kronik uç-organ hasarında vasküler fonksiyon: Sistemik damarlarda vazomotor fonksiyonun farmakolojik karakterizasyonu

    NADİR ULU

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2009

    Eczacılık ve FarmakolojiUnıversıty Of Gronıngen (rıjksunıversıteıt Gronıngen)

    Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ROBERT HENK HENNING

  3. Birincil boş sella ile poliklinik başvurusu olan hastalarda etiyoloji araştırılması

    Investigation of etiology in patients with primary empty sellapresenting to the outpatient clinic

    DİLARA ŞEBER BOYACI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEDİNE NUR KEBAPÇI

  4. Esansiyel hipertansiyonlu bireylerde büyük çaplı arterlerin elastik ve yapısal özelliklerinin spironollakton tedavisi öncesi ve sonrası değerlendirilmesi

    Evaluation of elastic and structural properties of large arteries before and after spiranolactone therapy in essential hypertensive patients

    SELNUR OKUDAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    KardiyolojiTrakya Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. GÜLTAÇ ÖZBAY

  5. Angiozome konsepti ile endovasküler girişim yapılan diz altı lezyonlarında direkt veya indirekt revaskülarizasyonun akut ve kronik süreçte klinik sonlanıma etkisi

    Effect of direct or indirect revascularization on clinical outcomes in acute and chronic process in endovascular treated below-the-knee lesions based on angiosome concept

    AHMET CAN ÇAKMAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    KardiyolojiSakarya Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İBRAHİM KOCAYİĞİT