Geri Dön

Astım tanısı ile takipte olan hastalarda metabolik sendromun eşlik etme durumunun astım kontrolüne etkisi

The impact of coexistence of metabolic syndrome on asthma control in patients under follow-up care with an asthma diagnosis

  1. Tez No: 832904
  2. Yazar: ÜMMÜHAN TUĞBA TÜMÜKLÜ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NERMİN ÇAPAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Astım, Metabolik Sendrom, Astım Kontrol Testi, Göğüs hastalıkları, Asthma, Metabolic Syndrome, Asthma Control Test, Thoracic diseases
  7. Yıl: 2012
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tıp Eğitimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Astım hava yollarının diffüz ve reversible olarak daralması sonucu ortaya çıkan bir hastalık olmakla birlikte dünyada yaklaşık 300 milyon kişiyi etkilediği düşünülmektedir. Metabolik sendrom ise, insulin direnciyle başlayan ölümcül bir endokrinopatidir. Astımlı hastalarda metabolik sendromun hava yolu inflamasyonu üzerine etkisini araştıran birçok çalışma bulunmaktadır. Biz bu çalışmamızda astım tanısı ile takip edilen hastalarda metabolik sendromun eşlik etme durumunu ve bu durumun astım kontrolüne etkisini astım kontrol testi eşliğinde araştırmayı amaçladık. Çalışmaya Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi astım polikliniğine başvurarak astım tanısı alan 18-70 yaş arasında 10'u erkek 40'ı kadın olmak üzere 50 hasta alındı. Katılımcılara; demografik özelliklerini sorgulayan ve medikal geçmişleriyle ilgili soruları içeren bir anket uygulandı. Ardından olguların boy, kilo, bel çevresi, triceps deri kıvrım kalınlığı ölçüleri alındı. Tansiyon arteriyelleri ölçülerek 12 saatlik açlık sonrasında kan alınarak serum trigliserit, HDL, kan şekeri değerleri ve ayrıntılı hemogram tetkiki çalışıldı ve solunum fonksiyon testi yaptırılarak Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (kısa form)'ne ait soruları cevaplamaları istendi. Yapılan değerlendirme sonucunda olguların %30'una metabolik sendrom tanısı konuldu. Erkek olguların %40'ına, kadın olguların %27.5'ine metabolik sendrom tanısı konuldu. Çalışmaya alınan 50 olgudan 16'sına (%32) obezite, 19'una (%38) hipertansiyon, 1'ine (%2) de diyabet tanısı konuldu. Astım hastalık takip süresi ortalama olarak 10.8±8.7 yıl olarak hesaplandı. Postmenapozal kadınlarda metabolik sendrom sıklığı premenapozal kadınlara göre yüksek olarak bulunurken çalışmaya dahil edilen ve oral kontraseptif (OKS) ilaç kullanan kadın olgularda kullanmayanlara göre daha az metabolik sendrom tanısı konuldu. Ancak istatiksel anlamlılık yoktu (p>0.05). Çalışmaya alınan olgulardan 35'i (%70) sigara içme anamnezi verirken olguların sigara kullanımı ortalama değeri 4.3±8.1paket/yıl olarak hesaplandı. Gruplarda BMI ortalama değeri ile metabolik sendrom tanısı alıp almama arasında istatiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadı. Ancak metabolik sendromlu olgularda mel çevresi ölçümü değeri metabolik senromlu olmayan olgulara göre anlamlı olarak yüksekti (p<0.05). Metabolik sendrom tanısı alıp alamama ile serum trigliserit düzeyi arasında anlamlı ilişki saptanırken, açlık kan şekeri ve serum HDL düzeyi arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Metabolik sendrom tanısı alan olgularda sistolik ve diastolik kan basıncı ortalama değerleri tanı almayan olgulara göre yüksek bulundu. Metabolik sendrom tanısı alıp almama ve olguların sistolik ve diastolik kan basıncı ortalama değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı ilişki bulundu. Çalışmaya alınan olguların astım kontrol testi sonuçları 4 (%8) olguda kontrol altında, 17 (%34) olguda kısmi kontrol altında, 29 (%58) olguda kontrolsüz olarak değerlendirilirken metabolik sendrom tanısı alan olgularda sınırda değerlerle FEV1 değeri düşük bulundu. Olguların fiziksel aktivite düzeyi ile metabolik sendrom tanısı arasında anlamlı ilişki bulunmadı. Metabolik sendrom tanısı alan olguların da almayan olguların da astım kontrol testi puanları düşük olarak hesaplandı ve metabolik sendrom tanısı ve astım kontrol testi puan değeri arasında ilişki saptanmadı. Ancak yine de bu çalışma ile astımlı hastalarda tedavi planı yapılırken hastaların metabolik sendrom açısından da araştırılması gerektiğini düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Asthma is a disease resulting from difusely and reversible stenosis of respiratory tract and is considered as it affected approximately 300 million people around the World. Metabolic syndrome is a fatal endocrinopathy that starts with insulin resistance. There are plenty of studies on the effect of metabolic syndrome over respiratory tract at asthma patients. We aimed to study the comorbidity condition of metabolic syndrome on patients followed-up with asthma diagnosis and effect of this condition over asthma control with the help of asthma control test. We researched a sample of 10 men and 40 women patients between ages 18 and 70 who consulted the asthma polyclinic at Hospital of Atatürk Chest Diseases And Chest Surgery Training And Research and diagnosed as being asthma. A survey enclosing questions about patient's demographics and medical history was conducted to this sample. Afterwards we measured their height, weight, waist circumference and triceps skinfold thickness. Their blood pressure arteriels were measured and after a 12 hours of hungriness we tested their serum triglyceride, HDL, blood glucose and applied detailed hemogram test. Then we applied pulmonary function test and conducted International Physical Activity Survey (short form). Due to the test results 30% of the patients are diagnosed to have metabolic syndrome. To 40% of male patients and to 27,5% of female patients were diagnosed as having metabolic syndrome. From a total of 50 patients; on 16 (32%) patients obesity, on 19 (38%) patients hypertension and on 1 patient (2%) diabetes diagnosis were made. Averege asthma disease follow-up period was calculated to be 10.8±8.7 year. Metabolic syndrome frequency was bigger at postmenopausal women according to premenopausal women and metabolic syndrome diagnosis were less on women using oral contraceptive medication (OCM). 35 patients (70%) had smoking anamnesis and avarage cigarette usage value was calculated to be 4.3±8.1 package/year. No statistical positive correlation was found between average BMI value at groups and diagnosis of having metabolic syndrome or not. There was a positive correlation between metabolic syndrome diagnosis or no metabolic syndrome diagnosis and serum triglyceride level. No positive correlation was found between preprandial blood glucose and serum HDL level. Avarage systolic and diastolic blood pressure values of patients diagnosed as metabolic syndrome were higher with respect to patients diagnosed as not having metabolic syndrome. A positive correlation was found between whether or not being diagnosed as metabolic syndrome and avarage systolic and diastolic blood pressure values. Evaluation of asthma control test results of patients we studied are as follows; at 4 (8%) patients controlled, at 17 (34%) patients partly controlled, at 29 (58%) patients uncontrolled. Low FEV1 with minimal values at patients diagnosed as being metabolic syndrome were obtained. No positive correlation was found between metabolic syndrome diagnosis and physical activiy level. Asthma control test score of patients diagnosed as metabolic syndrome and patients diagnosed as not being metabolic syndrome were calculated as being both low and no correlation was found between metabolic syndrome diagnosis and asthma control test score. However, with this study we suggest the diagnosis must be made in terms of metabolic syndrome too while making treatment plan for asthma patients.

Benzer Tezler

  1. Cushing sendromu tanılı hastalarda, remisyon öncesi ve sonrası dönemde inflamatuar belirteçler ve immunolojik bozuklukların klinik parametrelerle ilişkisinin değerlendirilmesi

    An evaluation of the relationship between inflammatory markers and immunological abnormalities and clinical parameters in patients diagnosed with Cushing's syndrome during the pre- and post-remission periods

    AYSEL SAFARALIYEVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLŞAH YENİDÜNYA YALIN

  2. Sistemik sklerozlu hastalarda modifiye rodnan cilt skoru ile kapilleroskopik bulguların karşılaştırılması

    Comparison of modified rodnan skin score and capillaroscopic findings in patients with systemic sclerosis

    HAFIZ MUSTAFA KADER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TAHSİN MURAT TURGAY

  3. Kronik obstruktif akciğer hastalığı veperiferik kan eozinofilisi olan hastalarıntedavi sonuçlarının prospektif gözlemseldeğerlendirilmesi

    Chronic obstructive pulmonary disease andpatients with peripheral blood eosinophiliaprospective observation of treatment resultsevaluation

    FİGEN ASLANTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Göğüs HastalıklarıErciyes Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NURİ TUTAR

  4. Alerjik rinitli çocuklarda atopinin doğal seyri

    Natural course of atopy in children with allergic rhinitis

    NURAY ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İLKNUR BOSTANCI

  5. Bochdalek hernisi tanısı ile opere olan hastalarada geç dönem bulgularının değerlendirilmesi

    Evaluation of late term results of patients operated for bochdalek hernia

    ALİ EKBER HAKALMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Cerrahisiİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RECEP SİNAN CELAYİR