Kalprotektin ve biyomarker düzeylerinin bakteriyemilerde tanısal ve prognostik önemleri
Diagnostic and prognostic importance of calprotectin and biomarker levels in bacteriamias
- Tez No: 839097
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ İLKAY BAHÇECİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Mikrobiyoloji, Microbiology
- Anahtar Kelimeler: Bakteriyemi, biyomarker, IL-6, kalprotektin, prokalsitonin, Biyobelirteçler, Prognoz, Teşhis, İnterlökin 6, Bacteremia, biomarker, calprotectin, IL-6, procalcitonin, Biomarkers, Prognosis, Diagnosis, Interleukin 6
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bakteriyemi önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Bakteriyemi tanısında altın standart yöntem kan kültürüdür. Kan kültürü sonuç verme süresinin uzun olması hastalarda etkin tedavilerin gecikmesine yol açmakta, gereksiz antibiyotik kullanımına yol açarak sağlık bakım maliyetlerinin, istenmeyen yan etkilerin ve antibiyotik direncinin artışına yol açmaktadır. Bu durum patojeni öngörme ve tedaviyi şekillendirme adına araştırmacıları biyobelirteçler gibi alternatif tanı yöntemlerine yönlendirmektedir. Bu çalışmada bakteriyemili hastalarda serum kalprotektin ile diğer bazı akut faz reaktanları analiz edilerek sağlıklı kontrol gruplarıyla karşılaştırılması ve bu biyobelirteçlerin prognostik önemlerinin tespiti amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi servis ve yoğun bakım ünitelerinde tedavi gören bakteriyemisi olan 47 kişi hasta grubu ve dahiliye polikliniğine başvuran, komorbiditesi olmayan 30 kişi kontrol grubu olarak çalışmaya dahil edildi. Hastaların kan kültürleriyle eş zamanlı olarak laboratuvara gönderilen serum örneklerinden sandviç-ELİSA yöntemiyle kalprotektin düzeyleri çalışıldı. Hastane bilgi yönetim sisteminden kan kültürleriyle eş zamanlı olarak istemi yapılan ESH, CRP, PCT, IL-6 ve hemogram paremetreleri; kan kültürlerinde üreyen mikroorganizmalar; 28 günlük sağkalım durumları kayıt altına alındı. Bulgular: Çalışmaya 77 kişi dahil edilmiş olup 44 (%57.1)'ü erkeklerden oluşmaktaydı. Hasta grubunu oluşturan 47 kişi incelendiğinde mikroorganizma türü, hastanın tedavi gördüğü yataklı tedavi birimi ve 28 günlük mortalite durumları açısından dengeli bir dağılım sergilediği görüldü. En sık tespit edilen etiyolojik ajan Gram pozitif (GP) bakteriyemilerde S. aureus, Gram negatif (GN) bakteriyemilerde ise E. coli'ydi. Kalprotektin düzeyi, bakteriyemisi olan hastalarda istatistiksel olarak anlamlı (p<0.001) bir yüksekliğe sahipken, EAA değeri 0.84 (%95 GA: 0.74-0.93) ile bakteriyemi tanısında iyi bir test performansı gösterdi. Gram boyanma özelliği ve sağkalım açısından gruplar arasında kalprotektin düzeylerinde anlamlı bir fark gözlenmedi. Sonuç: Bakteriyeminin erken tanısında serum kalprotektin düzeyinin yararlı bir biyobelirteç olabileceği düşünülebilir. GN ve GP ayrımı ile mortalite tahmini için klinik pratikte kullanımı açısından düşündürücü sonuçlar gözlendi. Kalprotektinin bakteriyemi tanısında kullanılabilecek laboratuvar tetkikleri arasına girebilmesi için geniş çaplı destekleyici çalışmalara ihtiyaç olduğu kanısına varıldı.
Özet (Çeviri)
Aim: Bacteremia is an important cause of morbidity and mortality. The gold standard method for diagnosis of bacteremia is blood culture. Long turnaround times of blood culture lead to delayed effective treatment, unnecessary antibiotic use, increased health care costs, unwanted side effects and antibiotic resistance. This situation leads researchers to alternative diagnostic methods such as biomarkers in order to predict the pathogen and arrangement of treatment. This study aimed to analyze serum calprotectin and some other acute phase reactants in patients with bacteremia, compare them with healthy control groups, and determine the prognostic significance of these biomarkers. Materials and Methods: Forty-seven people with bacteremia who were treated in the wards and intensive care units of Recep Tayyip Erdoğan University Faculty of Medicine Training and Research Hospital were included in the study as the patient group, and 30 people without comorbidities who applied to the internal medicine outpatient clinic were included in the study as the control group. Serum calprotectin levels were measured by the sandwich-ELISA method from in blood, which was sent to the laboratory simultaneously with the blood cultures. ESH, CRP, PCT, IL-6 and hemogram parameters, microorganisms grown in blood cultures and 28-day survival status were recorded from the hospital information management system which were requested simultaneously with blood cultures. Results: Seventy-seven people were included in the study and 44 (57.1%) of them were male. A total of 47 patients were analyzed and a balanced distribution was observed in terms of microorganism type, inpatient treatment unit and 28-day mortality. The most frequently detected etiological agent was S. aureus in Gram-positive (GP) bacteremias and E. coli in Gram-negative (GN) bacteremias. While calprotectin had a statistically significant (p<0.001) elevation in patients with bacteremia, it showed a good diagnostic performance in the diagnosis of bacteremia with an AUC value of 0.84 (95% CI: 0.74-0.93). No significant differences were observed in calprotectin levels between the groups in terms of Gram staining and survival. Conclusion: We think that serum calprotectin level may be a useful biomarker in the early diagnosis of bacteremia. The distinction between GN and GP and its use in clinical practice in terms of mortality prediction have also led to thought-provoking results. Large-scale supportive studies are needed for calprotectin to be among the laboratory tests that can be used in the diagnosis of bacteremia. Large-scale supportive studies are needed for calprotectin to be among the laboratory tests that can be used in the diagnosis of bacteremia.
Benzer Tezler
- Koyun ve kuzularda enterit olgularında bazı bağırsak biyobelirteçlerinin önemi
The significance of certain intestinal biomarkers in enteritis cases in sheep and lambs
ŞEHMUS GÜNTAŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2026
Veteriner HekimliğiAfyon Kocatepe ÜniversitesiVeterinerlik İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FATİH MEHMET BİRDANE
- Yoğun bakım ünitesinde izlenen sepsis tanılı hastalarda kalprotektin düzeylerinin tanısal ve prognostik rolü: Prospektif çalışma
Diagnostic and prognostic role of calprotectin levels in patients with sepsis monitored in the intensive care unit: A prospective study
GAMZE ÇOLAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAVVA TÜNAY
- Ailevi akdeniz ateşi hastalarında (fmf) serum hepsidin ve kalprotektin düzeylerinin mefv (medıterranean fever) gen mutasyonu ile ilişkisi
Comparison of serum hepcidin and calprotectin levels and mefv gene mutation in patients withfamilialmediterranean fever (fmf)
GÖKMEN ASAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
RomatolojiCumhuriyet Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ ŞAHİN
- İnflamatuvar bağırsak hastalığı aktivitesi ile serum sistatin c ve fekal kalprotektin düzeylerinin ilişkisi
Correlation between inflammatory bowel disease activity and serum cystatin C and fecal calprotectin levels
GÖKHAN YIRGIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
GastroenterolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞULE POTUROĞLU
- Allerjik proktokolitli çocuklarda tükürük, gaita ve serum periostin, kalprotektin ve laktoferrin düzeylerinin atopi ve tolerans gelişimi ile ilişkisi
The relationship between salivary, stool and serum periostin, calprotectin and lactoferrin levels and atopy and tolerance development in children with allergic proctocolitis
ŞÜKRÜ ATACAN ÖĞÜTÇÜ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Allerji ve İmmünolojiAdnan Menderes ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. PINAR UYSAL