Ankara'da bir Aile Sağlığı Merkezine başvuran 18 yaş üstü hastaların COVID-19 aşıları hakkında düşünce ve davranışlarının belirlenmesi, aşı sonrası görülen yan etkilerin değerlendirilmesi
Determination of thoughts and behaviors about COVID-19 vaccines of patients over 18 years old applying to a family health center in Ankara, evaluation of side effects observed after vaccine
- Tez No: 842304
- Danışmanlar: DOÇ. DR. AHMET KESKİN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Aşı, COVID-19, İnaktif, mRNA, Aile sağlığı merkezi, Ankara, Aşı okuryazarlığı, Aşı reddi, Aşı tereddüdü, Aşılama, Aşılar, COVID 19, COVID 19 aşıları, İlaç yan etkileri ve istenmeyen reaksiyonlar, Vaccine, COVID-19, Inactivated, mRNA, Family health center, Ankara, Vaccine literacy, Vaccination refusal, Vaccine hesitation, Vaccination, Vaccines, COVID 19, COVID 19 vaccines, Drug-related side effects and adverse reactions
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Aralık 2019'da ortaya çıkan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilen Koronavirüs Hastalığı, birçok kişinin ölümüne sebep olan bir hastalıktır. Hastalığın tedavi edilmesi ve hastalıktan korunmak için birçok çalışma yapılmıştır ama kesin bir tedavisi bulunamamıştır. Şu an için hastalıktan kurtulmanın tek yolu aşılama olarak görülmektedir. Bizim de bu çalışmadaki amacımız insanların COVID-19 aşıları konusundaki tercihlerini ve ret sebeplerini belirleyip aşı yan etkilerini ortaya çıkararak elde edilen sonuçlarla aşı yaptırma oranını artıracak çalışmalara destek olmaktır. Gereç ve Yöntem: Ankara'da bir aile sağlığı merkezine başvuran 18 yaş üstü hastaların değerlendirildiği bu araştırma için ilgili resmi kurumlardan ve etik kuruldan izin alınmıştır. Çalışmamız tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Ankara'da bir aile sağlığı merkezine başvuran hastalar oluşturmaktadır. Çalışmada en az 216 kişinin olması gerektiğine Güç Analizi (G-Power) yapılarak karar verilmiştir. Çalışmanın örneklemini ise Yenimahalle 4 No'lu Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran 316 hasta oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket kullanıldığı için tüm analizler madde bazında yürütülmüştür. İki değişken arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını belirlemek için Pearson ki-kare analizi kullanılmıştır. Ayrıca incelenen durumlara ait çapraz tablolarda frekans ve yüzde değerleri raporlanmıştır. Tüm analizlerde istatistiksel anlamlılık düzeyi olarak p<0,05 kabul edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların %61,1'ini kadınlar oluşturmaktadır. Katılımcılar arasında kronik hastalık bulunma oranı %32 olarak bulunmuştur. Erkeklerin aşı yaptırma oranı kadınlardan daha yüksek bulunmuştur. 18-25 yaş aralığında ve 65 yaş üstünde aşı yaptırma oranı %100 ile en fazladır. Bekârların aşı yaptırma oranı evlilerden yüksek bulunmuştur, çocuk sayısı arttıkça aşı yaptırma oranlarının az da olsa düştüğü görülmektedir. Kronik hastalığı olanlarda aşılanma oranı olmayanlara göre daha yüksek bulunmuştur. En çok tercih edilen aşı %55 ile COVID-19 mRNA aşısı olurken, bunu %33 oranıyla her iki aşı türünü de yaptıran katılımcılar takip etmektedir, en az tercih edilen aşı ise %9 ile inaktif COVID-19 aşısıdır. Erkeklerde mRNA aşısı olma oranı kadınlardan daha fazla bulunmuştur, kadınlarda sadece inaktif aşıyı ve her iki aşı türünü de olanların oranı erkeklerden daha fazla bulunmuştur. mRNA aşısı olma oranı evlilerde, inaktif aşı olma oranı ise bekârlarda daha fazla bulunmuştur. Kronik hastalığı olmayanlarda sadece mRNA aşısı yaptıranlar en yüksek orandayken, kronik hastalığı olanlarda en yüksek oran %51,6 ile her iki aşı türünü de olanlara aittir. Yaptırılan aşı türü ile eğitim durumu arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Aşı olmayan kişilerin aşı olmama sebepleri arasında en çok“Aşıların yeni olması nedeniyle oluşabilecek yan etkiler tam olarak bilinmediği için”bulunmuştur. Aşı olan kişilerin aşı olma sebepleri arasında en çok“Doktorların ve bilim insanlarının aşıyla ilgili önerilerine güvendiğim için”bulunmuştur. Sadece inaktif aşı olanların nedenleri en çok“Ölü aşı olması nedeniyle yan etkisinin daha az olacağını düşündüğüm için”olmuştur. Sadece mRNA aşısını olanların nedenleri en çok“mRNA aşısı olması nedeniyle etkinlik ve koruyuculuğunun daha iyi olacağını düşündüğüm için”olmuştur. İki aşı türünü birlikte olanların nedeni en çok“İlk çıkan aşının inaktif aşı olması nedeni ile oldum, ilerleyen süreçte mRNA aşısı çıkınca koruyuculuğu artırmak için mRNA aşısını da oldum”olarak bulunmuştur. Kadınlar erkeklere göre daha fazla yan etki gördüğünü belirtmiştir. Kronik hastalığı olan kişilerde yan etki oranı kronik hastalığı olmayanlara göre daha yüksek bulunmuştur. Yan etki yaşayan kişiler en sık hafif ve orta düzeyde yan etkiler yaşamıştır. Aşı sonrası yaşanan yan etkilerin süresi incelendiğinde en sık 2 gün sürdüğü görülmüştür. Aşı sonrası yan etki görülme oranı sadece mRNA aşısı olanlarda daha yüksek bulunmuştur. Aşı sonrası en çok görülen yan etkiler sırasıyla kas ağrısı, yorgunluk ve enjeksiyon bölgesinde ağrı, şişlik, kızarıklık olarak bulunmuştur. Tartışma ve Sonuç: Katılımcıların aşı konusunda tutumlarını ve aşı sonrası görülen yan etkileri değerlendirdiğimiz çalışmada erkeklerin aşı olma oranı kadınlardan fazla olarak saptanmıştır. Erkeklerin aşı olma oranlarındaki bu yüksekliğin sebebi; kadınların genel olarak anksiyete oranlarının erkeklerden yüksek olması nedeniyle (128), aşılar ve yan etkileri konusunda da kadınlar daha fazla endişelenmiş olabilirler, buna bağlı olarak aşı olma konusunda da daha temkinli davranmış olabilirler. Yaş gruplarına göre en yüksek aşılanma oranı %100 ile 18-25 yaş arası ve 65 yaş üstü bireylerde bulunmuştur. COVID-19 en yüksek mortalite oranına yaşlılarda ve kronik hastalığı olanlarda sahip olduğu için 65 yaş üstünde aşılanma oranının yüksek olmasına neden olmuş olabilir, benzer sebeplerden dolayı kronik hastalığı olanlarda da kronik hastalığı olmayanlara göre aşılanma oranı yüksek bulunmuştur. Ülkemizde aşı olmayanlara yönelik yapılan sosyal etkinlik kısıtlamalarının 18-25 yaş arası bireylerde aşı olma oranının yüksek olmasını etkilediği düşünülmüştür. Çocuk sayısı arttıkça aşı olma oranında düşme görülmüştür, bunun nedeni çocuklu ailelerin genel olarak aşılarla ilgili daha fazla yanlış habere ve sosyal medya paylaşımına maruz kalması olarak düşünülmüştür. Hastalara sosyo-demografik özelliklerine göre aşılarla ilgili tereddütlerini gidermeye yönelik, COVID-19 aşıları hakkında doğru ve aşıların önemini anlatacak bilgilendirmeler yapılabilir, görülebilecek yan etkiler ve bunların oranları hakkında bilgi verilebilir, bu sayede aşı yaptırma oranının yükselmesine katkı sağlanabilir. Çalışmada en çok tercih edilen aşı mRNA aşısı olurken en az tercih edilen inaktif aşı olmuştur. mRNA aşısı tercih edenlerin en sık sebebi“mRNA aşısı olması nedeniyle etkinlik ve koruyuculuğunun daha iyi olacağını düşündüğüm için”olmuş, inaktif aşı olanların ise en sık sebebi“Ölü aşı olması nedeniyle yan etkisinin daha az olacağını düşündüğüm için”olmuştur. Bu sonuçları değerlendirdiğimizde hem mRNA aşısı olanların hem de inaktif aşı olanların düşüncesi mRNA aşısının daha etkili olduğu, inaktif aşının ise daha az yan etkisinin olduğu yönünde bulunmuştur. mRNA aşısı sonrası yan etki görülme oranı %70,7 iken, inaktif aşı sonrası %29,6 bulunmuştur. Bu da katılımcıların aşıların yan etkileri konusundaki düşüncesini doğrular niteliktedir. Aşı olmama sebeplerinden en sık karşımıza çıkan“Aşıların yeni olması nedeniyle oluşabilecek yan etkiler tam olarak bilinmediği için”ve“Etrafımda ciddi yan etki yaşayanlar olduğu için”cevapları olmuştur. Hâlbuki bizim çalışmamızda yaşanan yan etkilerin büyük çoğunluğu hafif ve orta şiddetteydi, ciddi yan etki oranı %2,5 olarak saptandı. Bu da gösteriyor ki aşıların yeni olması nedeniyle ve toplumda aşılar hakkında olumsuz deneyimler ve yanlış bilgiler paylaşan kişilerden dolayı, hastalarda yan etki korkusu gerçekte görülen oranlardan daha fazla olmuştur. Aşıların etki ve yan etkileri ile ilgili çalışmaları genişletip, çalışma sonuçlarını hastalarla takip ettikleri kaynaklar üzerinden paylaşmak, aşı tereddüdü olan ya da aşı karşıtlığı olan hastaların düşüncesini değiştirmek için atılacak adımlardan biri olabilir.
Özet (Çeviri)
Objective: Coronavirus Disease, which emerged in December 2019 and was declared a pandemic by the World Health Organization, is a disease that causes the death of many people. Many studies have been done to treat and prevent the disease, but no definitive treatment has been found. Currently, the only way to get rid of the disease is seen as vaccination. Our aim in this study is to support studies that will increase the rate of vaccination with the results obtained by determining the preferences and reasons for rejection of people's COVID-19 vaccines and revealing the vaccine side effects. Materials and Methods: Permission was obtained from the relevant official institutions and the ethics committee for this study, in which patients over the age of 18 who applied to a family health center in Ankara were evaluated. Our study is a descriptive and cross-sectional study. The population of the study consists of patients who applied to a family health center in Ankara. It was decided by making Power Analysis (G-Power) that there should be at least 216 people in the study. The sample of the study consists of 316 patients who applied to the Family Health Center No. 4 in Yenimahalle. Since a questionnaire was used as a data collection tool in the study, all analyzes were carried out on an item basis. Pearson chi-square analysis was used to determine whether there was a significant relationship between the two variables. In addition, frequency and percentage values are reported in the cross tables of the examined cases. P<0.05 was accepted as statistical significance level in all analyzes. Results: 61.1% of the participants are women. The rate of having a chronic disease among the participants was found to be 32%. The vaccination rate of men was higher than that of women. Vaccination rate is highest in the 18-25 age group and over 65 years old with 100%. The vaccination rate of singles was found to be higher than that of married people, and as the number of children increases, it is seen that the rate of vaccination decreases, albeit slightly. The rate of vaccination was found to be higher in those with chronic disease than in those without. The most preferred vaccine was the COVID-19 mRNA vaccine with 55%, followed by the participants who had both types of vaccines with 33%, and the least preferred vaccine was the inactivated COVID-19 vaccine with 9%. The rate of mRNA vaccination in men was higher than in women, the rate of women who had only inactivated vaccine and both vaccine types was found to be higher than men. The rate of mRNA vaccination was higher in married people, and the rate of inactive vaccination was higher in singles. While the rate of those who have only mRNA vaccine is the highest in those without chronic disease, the highest rate of 51.6% in those with chronic disease belongs to those who have both types of vaccines. A significant relationship was found between the type of vaccine administered and the education level. Among the reasons for not being vaccinated, the most common reason for not being vaccinated was“Because the side effects that may occur due to the newness of the vaccines are not fully known”. Among the reasons for vaccinating people to be vaccinated, it was found that“I trust the recommendations of doctors and scientists about the vaccine”. The reasons for those with only inactivated vaccines were mostly“Because I thought that the side effects would be less due to a dead vaccine”. The reasons for those who only had the mRNA vaccine were mostly“because I think its effectiveness and protection would be better because it is an mRNA vaccine”. The reason for those who had both vaccine types together was mostly“I got it because the first vaccine was an inactive vaccine, in the future, when the mRNA vaccine came out, I got the mRNA vaccine to increase the protection”. Women stated that they experienced more side effects than men. The rate of side effects in people with chronic disease was found to be higher than those without chronic disease. People who experienced side effects most frequently experienced mild to moderate side effects. When the duration of the side effects experienced after the vaccine was examined, it was seen that it lasted for 2 days most frequently. The incidence of post-vaccine side effects was higher in those who had only mRNA vaccine. The most common side effects after vaccination were found to be muscle pain, fatigue and pain at the injection site, swelling and redness, respectively. Conclusion: In the study in which we evaluated the attitudes of the participants about vaccination and the side effects observed after vaccination, the rate of vaccination of men was found to be higher than that of women. The reason for this high rate of vaccination of men; Because women generally have higher anxiety rates than men (128), women may also be more worried about vaccines and their side effects, and accordingly, they may be more cautious about getting vaccinated. According to age groups, the highest vaccination rate was found between 100% and 18, 25 years old and over 65 years old individuals. Since COVID-19 has the highest mortality rate in the elderly and those with chronic diseases, it may have caused a high rate of vaccination over the age of 65. It is thought that the social activity restrictions made for those who are not vaccinated in our country affect the high rate of vaccination in individuals between the ages of 18-25. As the number of children increased, the rate of vaccination decreased, which is thought to be due to the fact that families with children are generally exposed to more false news and social media sharing about vaccines. According to their socio-demographic characteristics, patients can be informed about COVID-19 vaccines in order to eliminate their hesitations about vaccines, to explain the correct and importance of vaccines, to be informed about possible side effects and their rates, thus contributing to the increase in the rate of vaccination. While the most preferred vaccine in the study was the mRNA vaccine, the least preferred was the inactivated vaccine. The most common reason for those who preferred mRNA vaccine was“because I thought its effectiveness and protection would be better because it is an mRNA vaccine”, and the most common reason for those who had inactivated vaccine was“because I thought it would have less side effects because it is a dead vaccine”. When we evaluated these results, it was found that the mRNA vaccine was more effective, while the inactivated vaccine had fewer side effects. While the incidence of side effects after mRNA vaccine was 70.7%, it was found to be 29.6% after inactivated vaccine. This confirmed the participants' thinking about the side effects of vaccines. The most common reasons for not being vaccinated were“Because the side effects that may occur due to the newness of the vaccines are not fully known”and“Because there are people around me who have had serious side effects”. However, the majority of the side effects experienced in our study were mild and moderate, and the rate of serious side effects was found to be 2.5%. This shows that due to the newness of the vaccines and people sharing negative experiences and misinformation about vaccines, the fear of side effects in patients was higher than the actual rates. Expanding the studies on the effects and side effects of vaccines and sharing the results of the studies with the patients through the sources they follow may be one of the steps to be taken to change the thinking of the patients who are hesitant or against the vaccine.
Benzer Tezler
- Ankara'da bir aile sağlığı merkezine başvuran 18 yaş üstü bireylerin kadının çalışmasına yönelik tutumlarının değerlendirilmesi
Evaluation of the attitudes of individuals over the age of 18 who applied to a Family Health Center in Ankara towards women's work
SÜMEYYE SENA BAKIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Halk SağlığıAnkara ÜniversitesiHalk Sağlığı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DENİZ ODABAŞ
- Ankara ili bazı ilçelerindeki aile sağlığı merkezlerine başvuran 18 yaş üstü bireylerin gıda satın alma ve tüketimi konusundaki tutum ve davranışları ile sağlık algıları ilişkisinin incelenmesi
Investigation of the relationship between the attitudes and behaviors of food purchasing and consumption and the perceptions of healthy persons over 18 years old applied to family health centers in some districts of Ankara
ZEYNEP YALÇINKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Halk SağlığıGazi ÜniversitesiHalk Sağlığı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FATMA NUR BARAN AKSAKAL
- Muğla ili merkez ilçeye bağlı aile sağlığı merkezleri'ne başvuran kişilerin fiziksel aktivite, beslenme alışkanlığı ve obezite durumu
Physical activity, eating habits and obesity status of people WHO admitted to family health centers of Mugla central district
SÜLEYMAN ÇİFTÇİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıAdnan Menderes ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SERPİL DEMİRAĞ
- Bir aile sağlığı merkezine başvuran 40 yaş üstü yetişkinlerde kardiyovasküler hastalık riski, risk faktörleri bilgi düzeyi ve ilişkili etmenler
Cardiovascular disease risk, risk factors knowledge, and associated factors in adults over 40 who apply to a family health center
ŞULE PINARBAŞI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Halk SağlığıAnkara ÜniversitesiHalk Sağlığı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MELTEM ÇÖL
- Ankara'da iki aile sağlığı merkezi'ne başvuranlarda reçetesiz ilaç kullanımı sıklığı ve ilgili faktörlerin değerlendirilmesi
The frequency of over the counter drugs usage and evalaution of effective factors among TWO family health care centres attendants in Ankara
MOHAMMED AHMED SİTAH
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
Halk SağlığıGazi ÜniversitesiHalk Sağlığı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FATMA NUR BARAN AKSAKAL