Esansiyel hipertansiyon tanısı alan pediatrik hastalarda kan basıncının plazma adrenomedullin düzeyi üzerine etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effect of blood pressure on plasma adrenomedullin levels i̇n pediatric patients diagnosed with essential hypertension
- Tez No: 845121
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HÜSEYİN DAĞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: çocuk, hipertansiyon, adrenomedullin, child, hypertension, adrenomedullin
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 74
Özet
Giriş Ve Amaç: Hipertansiyon, küresel düzeyde önemli bir halk sağlığı sorunudur. Çocukluk ve ergenlik dönemindeki bireylerde yüksek kan basıncının erken teşhis edilmesi ve müdahale edilmesi, ileride gelişebilecek kardiyovasküler morbidite ve mortalite riskinin azaltılması bakımından son derece önem taşımaktadır. Bu bağlamda kan basıncı düzeyi ile ilişkili biyomarkerlar da giderek önem kazanmaktadır. Bu çalışmada amacımız, arteriyel hipertansiyon, kalp yetmezliği, akut koroner sendrom, böbrek hastalıkları ve septik şok gibi patofizyolojik durumlarda seviyelerinin yükseldiği daha önceki çalışmalar ile tespit edilen plazma adrenomedullin(ADM) düzeyinin çocuklarda hipertansiyonun şiddetinin belirlenmesinde ve klinik evrelemesinde kullanılabilirliğini değerlendirmek ve literatüre katkı sağlamaktır. Gereç Ve Yöntem: Prospektif kesitsel olgu kontrol olarak yapılan bu çalışma, hastanemiz çocuk nefroloji polikliniğine hipertansiyon nedeniyle başvuran 60 hasta ile herhangi bir şikayeti ve kronik bir hastalığı bulunmayan rutin izlem amaçlı çocuk polikliniklerine başvuran sağlıklı 60 kontrol olgudan oluşturuldu. Tüm olguların demografik ,antropometrik , biyokimyasal tetkikleri ve yaşam içi kan basıncı izlemi verileri kaydedildi. Tüm olgulardan rutin tetkiklerine ek olarak 1 tüp de plazma adrenomedullin değeri için kan alınıp santrifüj uygulandı ardından -80°C 'deki dondurucuda analiz edilene kadar uygun koşullarda saklandı ve sonrasında ELISA yöntemi ile çalışıldı. Araştırmadan elde edilen veriler kodlandıktan sonra analizler için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) (Version 22 for Windows, SPSS Inc, Chicago, IL, USA) paket programı kullanıldı. Bulgular: Adrenomedullin düzeyi ortancası hipertansif grupta 5,90 (2,79-56,89) ng/L iken kontrol grubunda 5,79 (2,92-34,6) ng/L ölçüldü. İki grup arasında adrenomedullin açısından farkın istatistiksel düzeyde anlamlı olmadığı belirlendi (p=0,294). Hipertansif grupta adrenomedullin ile kalp atım hızı, LDH, LDL ve total kolesterol ile istatistiksel olarak anlamlı pozitif korelasyon saptandı. Hipertansif grupta adrenomedullin ile total bilirubin arasında ise negatif korelasyon saptandı. Sonuç: Hipertansif grupta adrenomedullin ortanca değeri kontrol grubuna göre yüksek bulunmuş olsa da istatistiksel olarak anlamlı düzeyde değildi. Hipertansiyonun şiddetinin öngörülmesinde biyomarker olarak adrenomedullin kullanımı için daha fazla literatür desteğine ve çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bununla birlikte adrenomedullinin kalp atım hızı, LDL ve total kolesterol ile pozitif korelasyonu tespit edilmiş olup hipertansiyon ile beraber kardiyovasküler hastalıkların etyopatogenezinde rol alabileceği öngörülmektedir.
Özet (Çeviri)
Introduction And Objectives: Hypertension poses a significant global public health challenge. Early diagnosis and intervention for elevated blood pressure in individuals during childhood and adolescence are crucial for reducing the future risk of cardiovascular morbidity and mortality. In this context, biomarkers associated with blood pressure levels are gaining increasing importance. The aim of this study is to assess the utility of plasma adrenomedullin (ADM), identified in studies demonstrating elevated levels in pathophysiological conditions such as arterial hypertension, acute coronary syndrome, heart failure, renal diseases, and septic shock, in determining the severity and clinical staging of hypertension in children and contribute to the literature. Materials And Methods: This prospective cross-sectional case-control study comprised 60 patients presenting to our pediatric nephrology clinic with hypertension and 60 healthy control cases without any complaints or chronic illnesses attending routine pediatric clinics for follow-up. Demographic, anthropometric, biochemical examinations, and ambulatory blood pressure monitoring records were documented for all cases. In addition to routine tests, blood was collected for plasma adrenomedullin measurement in a tube, centrifuged, stored under appropriate conditions at -80°C until analysis, and later analyzed using the ELISA method. After encoding the data obtained from the research, the SPSS (Statistical Package for Social Sciences) (Version 22 for Windows, SPSS Inc, Chicago, IL, USA) package program was used for analysis. Results: The median ADM level in the hypertensive group was 5.90 (2.79-56.89) ng/L, while in the control group, it measured 5.79 (2.92-34.6) ng/L. It was determined that there was no statistically significant difference in terms of ADM between the two groups (p=0.294). In the hypertensive group, statistically significant positive correlations were found between ADM and heart rate, LDH, LDL, and total cholesterol. A negative correlation was observed between adrenomedullin and total bilirubin in the hypertensive group. Conclusion: Although the median value of adrenomedullin was higher in the hypertensive group compared to the control group, it was not statistically significant. More literature support and studies are needed for the use of adrenomedullin as a biomarker in predicting the severity of hypertension. However, the positive correlation of ADM with LDL and total cholesterol suggests its potential role in the etiopathogenesis of cardiovascular diseases in conjunction with hypertension.
Benzer Tezler
- Esansiyel hipertansiyonda beta - bloker tedavinin egzersiz testi ile oluşan serum Na+ - K+ değişikliklerine etkisi
Başlık çevirisi yok
HALUK YEĞİN
- JAK2 ve MPL mutasyonu negatif esansiyel trombositoz ve primer myelofibroz hastalarında kalretikülin (CARL) mutasyon durumunun belirlenmesi
Identifying calreticulin mutation status in JAK2 and MPL mutation negative patients with essential thrombocytosis and primary myelofibrosis
ENVER OKAN ÖTE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
GenetikBaşkent ÜniversitesiTıbbi Genetik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FERİDE İFFET ŞAHİN
- Hipertansif nondiyabetik hastalarda insülin direnci ve antihipertansif ilaç kullanımının açlık serum insülin düzeylerine etkisi
İnsulin resistance on hipertansive nondiyabetik patiences and effects of using anhipertansive drug on serum fasting insulin levels
DİLEK GÜVEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bakanlığıİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖMER ŞENKAL