Geri Dön

Çocuk ve adolesan obez olgularda eşlik eden komorbiditelerin değerlendirilmesi, non-alkolik steatohepatit ile oral glukoz tolerans testi (OGTT) yanıtlarının ve etkili faktörlerin belirlenmesi

Evaluation of comborbidities in child and adolescent obesity patients, determination of non-alcolic steatohepatitis and oral gluccose tolerance test (OGTT) response and effective factors

  1. Tez No: 847784
  2. Yazar: HAVANA TAŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SEMRA ÇETİNKAYA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Obezite, insülin direnci, non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı, bozulmuş glukoz toleransı, oral glukoz tolerans testi, Ergenler, Glükoz, Glükoz tolerans testi, Karaciğer yağlanması, Komorbidite, Çocuklar, Obesity, insulin resistance, non-alcoholic fatty liver disease, impaired glucose tolerance, oral glucose tolerance test, Adolescents, Glucose, Glucose tolerance test, Fatty liver, Comorbidity, Children, Insulin resistance
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Dr. Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Endokrinolojisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Obezite çocukluk çağında sıklığı giderek artan bir sağlık problemidir. Obezite ve beraberinde meydana gelen insülin direnci; bozulmuş glukoz toleransı, Tip 2 diyabetes mellitus (DM), dislipidemi, hipertansiyon (HT) , non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAYKH) gelişimi için en önemli risk faktörüdür. Çalışmamızda; obezite nedeniyle komorbidite değerlendirmesi yapılmak üzere hastaneye yatırılan çocuk ve adolesan olgularda eşlik eden obezite komorbiditelerini ve sıklıklarını değerlendirmek, eşlik eden NAYKH/non-alkolik steatohepatit varlığına göre oral glukoz tolerans testi (OGTT) yanıtlarını değerlendirmek, NAYKH/non-alkolik steatohepatit varlığına göre OGTT yanıtları için risk faktörlerini belirlemek, gereksiz OGTT uygulaması açısından verilerin ilişkisini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız; Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği'ne, 1 Ocak 2015-1 Ocak 2020 tarihleri arasında obezite komorbiditelerini değerlendirmek amacıyla yatırılarak komorbidite taraması yapılan, 2-18 yaş arasındaki çocuk ve adolesan olguların dahil edildiği retrospektif bir araştırma olarak planlandı. Ek hastalığı veya sendromik obezitesi olan, eksik verileri olan olgular çalışma dışında bırakıldı. Tüm olguların yaşları, cinsiyetleri, demografik özellikleri; vücut ağırlıkları, boyları ve vücut kitle indeksi (VKİ) değerleri ve standart deviasyon skorları (SDS), sistolik ve diyastolik tansiyon ölçümleri, akantozis nigrikans varlığı, puberte evrelemeleri, laboratuvar verileri [açlık kan şekeri, açlık insülini, glikozillenmiş hemoglobin (HbA1c), açlık lipid profili, tiroit stimülan hormon (TSH), serbest tiroksin (sT4), adrenokortikotropik hormon (ACTH), kortizol ve 120 dakikalık OGTT sonuçları] ve insülin direnci homeostatik model değerlendirmesi (Homeostatic Model Assessment of Insulin Resistance, HOMA-IR) değerleri elektronik dosya bilgilerinden elde edildi. 24 saatlik tansiyon monitorizasyon ile elde edilen HT durumları ve ultrasonografik (USG) olarak değerlendirilen NAYKH evreleri kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya ortalama yaşları 142,9±39,7 ay olan, %61'i kız (n=130), 213 olgu dahil edildi. Tüm olguların ortalama VKİ-SDS değeri 2,9±0,8 (1,6-6,2) idi. Kız olguların ortalama VKİ-SDS değerleri erkek olgulardan istatistiksel olarak anlamlı yüksekti (p=0,006). Çalışmaya alınan tüm olguların %62,9'unda (n=134), kız olguların %63,4'ünde (n=85), erkek olguların %36,6'sında (n=49) akantozis nigrikans mevcut idi. Pubertal kız olgular çalışma grubunda daha fazla idi. Benzer şekilde puberte evresi 1'den 5'e artarken, kız olguların yüzdesi artmakta, erkek olguların azalmakta idi. Erkek olguların ortalama açlık glukoz, ortalama Alanin aminotrasferaz (ALT) ve Aspartat aminotransferaz (AST) değerleri kız olgulara göre istatiksel anlamlı yüksekti (sırasıyla p=0,046, <0,001, <0,001). NAYKH; tüm olguların %82,6'sında (n=176), kız olguların %58,5'inde (n=103), erkek olguların %41,5'inde (n=73) mevcuttu. NAYKH yağlanma evreleri dağılımına bakıldığında; tüm olguların %35,2'si (n=62) Evre 1, %40,3'ü (n=71) Evre 2, %24,4'ü (n=43) Evre 3 idi. Tüm olguların; %18,8'inde (n=40) bozulmuş açlık glukozu (BAG), OGTT'de %17,4'ünde (n=37) bozulmuş glukoz toleransı (BGT), %4,2'sinde (n=9) Tip 2 DM saptandı. BAG, BGT ve Tip 2 DM durumları; erkek ve kız olgularda benzerdi (sırasıyla p=0,833, p=0,599, p=0,739). NAYKH olan olgularda, ortalama VA-SDS ve VKİ-SDS değerleri değerleri olmayanlardan istatiksel anlamlı yüksekti (sırasıyla p=0,003,p=0,004). Akantozis nigrikans varlığı, NAKYH olan grupta istatiksel olarak anlamlı fazla idi (p=0,048). NAYKH olan olguların %82,7'si (n=162) pubertal dönemde idi. Ortalama HbA1c değerleri NAYKH olan olgularda istatiksel olarak anlamlı yüksekti (p=0,031). Ortalama ALT ve AST değerleri, NAYKH olan grupta istatiksel anlamlılık düzeyinde yüksekti (p<0,001). HT, hiperlipidemi, hiperkolesterolemi, BAG, BGT, Tip 2 DM görülen ve görülmeyen gruplar arasında NAYKH durumu benzerdi. Ortalama VKİ-SDS'si; Evre 1 olgularda Evre 2 ve Evre 3'e göre VKİ-SDS anlamlı düzeyde düşüktü (p=0,007). Evre 3 olgularda; Evre 1 ve Evre 2 olgulara göre hipertansif olgular, olmayanlardan anlamlı olarak fazla bulundu (p=0,009). BAG; Evre 1 olan olguların %51,5'inde (n=17), Evre 2 olguların %18,2'inde (n=6), Evre 3 olguların %30,3'ünde (n=10) saptandı. BGT; Evre 1 olan olguların %34,4'ünde (n=11), Evre 2 olguların %40,6'sında (n=13), Evre 3 olguların %25,0'inde (n=8) mevcut idi. Tip 2 DM; Evre 1 olan olguların %28,6'sında (n=2), Evre 2 olan olguların %28,6'sında (n=2), Evre 3 olan olguların %42,9'unda (n=3) mevcut idi. NAYKH evresi ile; cinsiyet, yaş, HT varlığı, açlık glukoz, HbA1c, ALT, TSH değerleri ve BAG varlığı arasında anlamlı ilişki saptanmadı. NAYKH Evre 3; VKİ-SDS, HOMA-IR ile pozitif koreleydi. NAYKH Evre 3 olgularında; OGTT 0 ve 60. dakika glukoz değerleri anlamlı yüksek, 30 ve 120. dakika glukoz değerleri anlamlı düşük bulundu. OGTT bazal insülin değeri ile NAYKH Evre 3 arasında pozitif korelasyon saptandı. Sonuç: Çalışmamızda NAYKH olgularında ultrasonografik evreleme ile OGTT sonuçlarının öngörülemeyeceği, ancak Evre 3 NAYKH ile 0 ve 60. dakika glukoz değerleri ve bazal insülin arasında belirgin ilişki olduğu, obezite derecesi arttıkça NAYKH evresinin ve komorbidite oranlarının arttığını saptadık. NAYKH evresi ile kardiyometabolik riskler arası uzun dönem ilişkinin değerlendirmesi için ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Obesity is a health problem with an increasing frequency in childhood. Obesity and accompanying insulin resistance; Impaired glucose tolerance is the most important risk factor for the development of Type 2 diabetes mellitus (DM), dyslipidemia, hypertension (HT), non-alcoholic fatty liver disease (NAFLD). In our study; To evaluate the comorbidities of obesity and their frequency in children and adolescents hospitalized for comorbidity assessment due to obesity, to evaluate the oral glucose tolerance test (OGTT) responses according to the presence of accompanying NAFLD/non-alcoholic steatohepatitis, to evaluate the OGTT responses according to the presence of NAFLD/non-alcoholic steatohepatitis We aimed to determine the risk factors for cancer and to evaluate the relationship of the data in terms of unnecessary OGTT application. Materials and Methods: Our study; University of Health Sciences Doctor Sami Ulus Obstetrics, Gynecology, Child Health and Diseases Training and Research Hospital, Pediatric Endocrinology Clinic to evaluate obesity comorbidities between January 1, 2015 and January 1, 2020 for comorbidity screening that included children and adolescents aged 2-18 years who were hospitalized as planned research a retrospective study. Cases with additional disease or syndromic obesity and missing data were excluded from the study. Age, gender, demographic characteristics of all cases; body weight, height and body mass index (BMI) values and standard deviation scores (SDS), systolic and diastolic blood pressure measurements, presence of acanthosis nigricans, pubertal staging, laboratory data [fasting blood glucose, fasting insulin, glycosylated hemoglobin (HbA1c), fasting lipid profile, thyroid stimulating hormone (TSH), free thyroxine (fT4), adrenocorticotropic hormone (ACTH), cortisol and 120-minute OGTT results] and homeostatic model assessment of insulin resistance (Homeostatic Model Assessment of Insulin Resistance, HOMA-IR) values electronic file obtained from the information. HT status obtained by 24-hour blood pressure monitoring and NAFLD stages evaluated by ultrasonography (USG) were recorded. Results: 213 cases, 61% of whom were girls (n=130), with a mean age of 142.9±39.7 months, were included in the study. The mean BMI-SDS value of all cases was 2.9±0.8 (1.6-6.2). Mean BMI-SDS values of female subjects were statistically significantly higher than male subjects (p=0.006). Acanthosis nigricans was present in 62.9% (n=134) of all cases included in the study, 63.4% (n=85) of female cases, and 36.6% (n=49) of male cases. Pubertal female cases were more common in the study group. Similarly, while the puberty stage increased from 1 to 5, the percentage of female cases was increasing and male cases were decreasing. Mean fasting glucose, mean Alanine aminotransferase (ALT) and Aspartate aminotransferase (AST) values of male subjects were statistically significantly higher than female subjects (respectively p=0.046, <0.001, <0.001). NAFLD; it was present in 82.6% of all cases (n=176), 58.5% of female cases (n=103), and 41.5% of male cases (n=73). Considering the distribution of NAFLD adiposity stages; 35.2% (n=62) of all cases were Stage 1, 40.3% (n=71) were Stage 2, and 24.4% (n=43) were Stage 3. All cases; Impaired fasting glucose (IFG) in 18.8% (n=40), impaired glucose tolerance (IGT) in 17.4% (n=37) in OGTT, 4.2% (n=9) Type 2 DM was detected. BAG, BGT and Type 2 DM cases; were similar in male and female cases (respectively p=0.833, p=0.599, p=0.739). In cases with NAFLD, mean VA-SDS and BMI-SDS values were statistically significantly higher than those without values (respectively p=0.003, p=0.004,). The presence of acanthosis nigricans was statistically significantly higher in the NAFLD group (p=0.048). 82.7% (n=162) of the cases with NAFLD were in the pubertal period. Mean HbA1c values were statistically significantly higher in patients with NAFLD (p=0.031). Mean ALT and AST values were statistically significant in the NAFLD group (p<0.001). NAFLD status was similar between groups with and without HT, hyperlipidemia, hypercholesterolemia, IFG, IGT, and Type 2 DM. Mean BMI-SDS; BMI-SDS was significantly lower in Stage 1 cases compared to Stage 2 and Stage 3 (p=0.007). In stage 3 cases; Compared to Stage 1 and Stage 2 patients, hypertensive patients were found significantly more than non-hypertensive patients (p=0.009). IFG; It was found in 51.5% (n=17) of Stage 1 cases, 18.2% (n=6) of Stage 2 cases, and 30.3% (n=10) of Stage 3 cases. IGT; It was present in 34.4% (n=11) of Stage 1 cases, 40.6% (n=13) of Stage 2 cases, and 25.0% (n=8) of Stage 3 cases. Type 2 DM; It was present in 28.6% (n=2) of the cases with Stage 1, in 28.6% (n=2) of the cases with Stage 2, and in 42.9% (n=3) of the cases with Stage 3. With the NAFLD stage; There was no significant relationship between gender, age, presence of HT, fasting glucose, HbA1c, ALT, TSH values and presence of IFG. NAFLD Stage 3; BMI-SDS was positively correlated with HOMA-IR. In NAFLD Stage 3 cases; OGTT 0 and 60th minute glucose values were significantly higher, 30 and 120th minute glucose values were significantly lower. A positive correlation was found between OGTT basal insulin value and NAFLD Stage 3. Conclusion: In our study, we found that ultrasonographic staging and OGTT results could not be predicted in NAFLD cases, but there was a significant relationship between Stage 3 NAFLD, 0 and 60th minute glucose values and basal insulin, and as the degree of obesity increased, NAFLD stage and comorbidity rates increased. Further studies are needed to evaluate the long-term relationship between NAFLD stage and cardiometabolic risks.

Benzer Tezler

  1. Glukoz düzeyleri ile oksidatif stres arasındaki ilişkinin oral glukoz tolerans testi sırasında iskemi modifiye albümin düzeyleri ile değerlendirilmesi

    The evaluation of the relationship between glucose levels and oxidative stress through the assessment of ischemia-modified albumin levels during oral glucose tolerance test

    FUNDA ARSLAN GÖKKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMRA ÇETİNKAYA

  2. Obez adölesanlarda D vitamini ve FGF23 düzeylerinin kardiyak fonksiyonlarla ilişkisi

    Evaluati̇on of vitamin D and FGF23 levels related to cardiac functions at obese adolescents

    HASAN ÇETİNKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YASEMİN ALTUNER TORUN

  3. Obez çocuklarda solunum fonksiyonlarının ve ekshale nitrik oksit düzeylerinin değerlendirilmesi

    Obez çocuklarda solunum fonksiyonlarinin ve ekshale nitrik oksit düzeylerinin değerlendirilmesi

    NARMIN HATAMLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA NAZAN ÇOBANOĞLU

  4. Tip 1 diabetes mellitus tanılı çocuk hastalarda hashimoto tiroiditi birlikteliğinin kardiyovasküler sistem hastalık riski üzerine etkisi: Metabolik sağlık göstergelerinin değerlendirilmesi

    The effect of hashimoto's thyroiditis on cardiovascular system disease risk in pediatric patients diagnosed with type 1 diabetes mellitus: Evaluation of metabolic health indicators

    BERİL GÖRGÜLÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MERİH BERBEROĞLU

  5. Obez çocuklarda D vitamini düzeyinin değerlendirilmesi, insülin direnci, uyku ve fiziksel aktivite ile ilişkisinin irdelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    EKİN ZEYNEP ALTUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PELİN BİLİR