Geri Dön

Erken başlangıçlı preeklampsi ve geç başlangıçlı preeklampsi hastalarının maternal ve fetal sonuçlarının karşılaştırılması

Comparison of maternal and fetal results of patients with early-onset and late-onset preeclampsia

  1. Tez No: 852729
  2. Yazar: ŞERİFE BAKIRCI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. PINAR KUMRU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızda temel hedefimiz hastanemizde preeklampsi tanısıyla takip edilmiş ve doğum gerçekleşmiş hastaları preeklampsi tanı zamanına göre erken başlangıçlı preeklampsi ve geç başlangıçlı preeklampsi olarak sınıflayıp gruplar arasında maternal ve fetal sonuç farklılıkları ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif kohort çalışma olarak tasarlandı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi'nde Haziran 2020 ve Haziran 2023 tarihleri arasında hastanemizde preeklampsi tanısıyla doğumu gerçekleşmiş hastalar dahil edildi. Preeklampsi tanısı alan 915 hastadan tekil gebeliği olan 18 ile 45 yaş arası 722 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalardan 34 hafta öncesi tanı alanlar erken başlangıçlı preeklampsi, 34 hafta sonrası tanı alanlar ise geç başlangıçlı preeklampsi grubuna dahil edildi. Hastaların yaş, gravide, parite, VKİ bilgileri ile, özgeçmiş özellikleri, önceki gebelik ve mevcut gebelik özellikleri, preeklampsiye ait klinik ve laboratuvar bulguları, kullanılan farmakolojik ajanlar, doğum zamanı, doğum şekli incelendi. Maternal doğum öncesi ve doğum sonrası hastanede yatış süreleri ve maternal komplikasyonlar ile yenidoğan doğum kilosu, APGAR skorları ve yenidoğan komplikasyonlarına ait veriler kaydedildi. Verilere hastane elektronik kayıt sistemi HIS üzerinden ve hasta dosyalarından erişildi. Elde edilen verilere SPSS (Statistical Package for the Social Sciences)17.0 uygulaması ile analiz yapılmıştır. Bulgular: Çalışmamıza dahil ettiğimiz 722 hastanın %38'i erken başlangıçlı preeklampsi, %62'si ise geç başlangıçlı preeklampsi grubunda yer aldı. Erken başlangıçlı preeklampsi için gravide ve parite ortalaması daha düşük bulunmuştur (p=0,032 ve p=0,01). Geç başlangıçlı preeklampsi ise daha yüksek VKİ arasında ix anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0,001). Gestasyonel diyabet öyküsü geç başlangıçlı preeklampsi ile ilişkili görülürken (p=0,016), IVF gebelik erken başlangıçlı grupla bağlantılı bulunmuştur (p=0,006). FGR, ablasyo plasenta, uterin arter ve umblikal arter akım anormallikleri erken başlangıçlı preeklampsi hastalarında daha fazla görülmüştür. Erken başlangıçlı preeklampsi hastalarında şiddetli bulgular ve HELLP sendromu daha fazla görülmüştür (p=0,004 ve p<0,001). Erken başlangıçlı preeklampside prepartum ve postpartum antihipertansif ilaç kullanımı daha fazla olmuştur. Bu grupta sezeryan ile doğum oranları da diğer gruba göre fazla olmuştur (p<0,001). Maternal prepartum ve postpartum hastanede yatış süreleri de erken başlangıçlı preeklampsi hastalarında anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0.001). Maternal komplikasyonlar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Erken başlangıçlı preeklampsi daha düşük doğum ağırlığı ve APGAR skoru ile ilişkili görülmüştür. Bu hastaların SGA oranları ve diğer komplikasyon oranları geç başlangıçlı hastalar göre anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Erken başlangıçlı preeklampsi hem prepartum hem de postpartum dönemde daha uzun süre hastanede yatışa sebep olabilmektedir. Erken başlangıçlı preeklampsi hastaları daha erken gebelik haftalarında ve daha yüksek oranda sezeryan ile doğumunu gerçekleştirmektedir. Erken ve geç başlangıçlı preeklampsi hastaları karşılaştırıldığında maternal sonuçlar açısından anlamlı fark bulunmamıştır. Geç başlangıçlı preeklampsi hastalarında da erken başlangıçlı preeklampsi hastaları kadar maternal komplikasyon gelişmiştir. Yenidoğan sonuçları da erken başlangıçlı preeklampsi hastalarında geç başlangıçlı preeklampsi hastalarına göre daha olumsuzdur.

Özet (Çeviri)

Aims: In our study, our primary objective is to classify patients who have been followed up with a preeclampsia diagnosis in our hospital and who have given birth as early onset and late onset preeklampsia as compared to the time of diagnosis, and to identify differences in maternal and fetal outcomes between the groups. Materials and Methods: Our study was designed as a retrospective cohort study. The Zeynep Kamil University of Health Sciences Women's and Children's Diseases Educational and Research Hospital included patients with births diagnosed with preeclampsia in our hospital between June 2020 and June 2023. Out of 915 patients diagnosed with preeclampsia, 722 patients aged 18 to 45 with single pregnancies were included in the study. Patients diagnosed with premature preeclampsia before 34 weeks and those diagnosed after 34 weeks were included in the group of late preeclapsia. The patients were studied with age, pregnancy, parity, BMI, curriculum vitae, previous and current pregnancies, clinical and laboratory findings related to preeclampsia, pharmacological agents used, date of birth, and form of birth. Pre- and post-natal hospitalization periods and maternal complications with newborn birth weight, APGAR scores and newborn complications were recorded. The data was accessed through the hospital's electronic registry system HIS and from patient files. The data obtained were analyzed using the SPSS (Statistical Package for the Social Sciences)17.0 application. Results: Of the 722 patients we included in our study, 38% were in the early preeclampsia group and 62% were in the late preeclapsia group. The pregnant and parity averages for early preeclampsia were lower (p=0,032 and p=0,01). In late preeclampsia, a significant relationship has been found between higher IQs. (p<0,001). The history of gestational diabetes was associated with late onset preeclampsia (p=0,016), whereas IVF was linked to early onset pregnancy (p =0,006). FGR, ablasion xi placenta, uterine artery and umblical artery flow abnormalities were more common in patients with early onset preeclampsia. Severe symptoms and HELLP syndrome were more common in patients with early onset preeclampsia (p=0,004 and p<0,001). Early onset preeclampsia has been more prevalent in pre-partum and postpartum use of antihypertensive drugs. This group had higher birth rates with cesium than the other group. (p<0,001). Maternal pre-partum and postpartum hospitalization durations were also significantly higher in patients with early onset preeclampsia. (p<0.001). No significant difference was found between maternal complications. Early onset preeclampsia has been associated with lower birth weight and APGAR scores. The rates of SGA and other complications in these patients were significantly higher than in late onset patients. (p<0,05). Conclusion: Early onset preeclampsia can lead to longer hospitalization in both the prenatal and postpartum periods. Patients with early onset preeclampsia give birth in earlier weeks of pregnancy and with a higher rate of cesarean. There was no significant difference in maternal outcomes when compared with preeclampsia patients with early and late onset. Patients with late onset preeclampsia developed the same maternal complications as those with early onset. The neonatal outcomes are also more negative in patients with early onset preeclampsia than in those with late onset.

Benzer Tezler

  1. Erken ve geç başlangıçlı preeklampside fetal ve maternal sonuçların karşılaştırılması

    Comparision of fetal and maternal outcomes in early onset and late onset preeclampsia

    ÖZLEM ALDEMİR BUKAĞIKIRAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Kadın Hastalıkları ve DoğumMarmara Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET VURAL

  2. Preeklamptik gebelerde MOTS-C düzeyinin sağlıklı gebelerle karşılaştırılması

    The comparison of MOTS-C level in preeclamptic pregnancy with HEALTHY pregnancy

    ÖMER FARUK KANDİLCİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Kadın Hastalıkları ve DoğumKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALEV ÖZER

  3. Assessment of some maternal risk factor and fetal growth with some biochemical parameter for pre-eclampsia women in Tikrit city

    Tikrit şehrinde preeklampsi kadınlar için bazı anne risk faktörü ve büyüme ile ilgili bazı fötal biyokimyasal parametrelerin değerlendirilmesi

    ISRAA FAISAL HASAN HASAN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    BiyokimyaÇankırı Karatekin Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞEVKİ ADEM

    DR. MUHAANA OWEED HUSSEIN

  4. Preeklampsi hastalarında serum ve plasental fibroblast growth factor 23 (FGF-23) ve nesfatin-1 düzeyinin sağlıklı gebelerle karşılaştırılması

    Comparison of serum and placental fibroblast growth factor 23 (FGF-23) and nesfatin-1 level in patients with preeclampsy with healthy pregnancy

    AYSHAN MAMMADOVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALEV ÖZER

  5. Kliniğimizde takip edilen erken ve geç başlangıçlı intrauterin gelişme geriliği olgularının perinatal sonuçları

    PERINATAL RESULTS OF EARLY AND LATE ONSET INTRAUTERINE GROWTH RESTRICTION CASES FOLLOWED UP IN OUR CLINIC

    NAZAN AKGÜN KORUK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ARZU YAVUZ