Uterin mezenkimal tümörlerde PD-L1 ekspresyonunun değerlendirilmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 862843
- Danışmanlar: PROF. DR. AHMET AYDIN ÖZSARAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Onkoloji, Oncology
- Anahtar Kelimeler: uterin mezenkimal tümör, PD-L1, PD-L1 ekspresyonu, immun kontrol noktası, immun kontrol noktası inhibitörleri, uterine mesenchymal tumor, PD-L1, PD-L1 expression, immune checkpoint, immune checkpoint inhibitors
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Bu çalışmada; patolojik uterin mezenkimal tümör tanısı koyulan hastaların histerektomi materyalinde immun kontrol noktası proteinlerinden PD-L1 ekspresyonunun incelenmesi, PD-L1 ekspresyonu yüksekliği saptanması halinde diğer medikal tedavi seçeneklerine ek olarak PD-L1 inhibitör tedavisi yapılabileceğinin gösterilmesi, yeni immün kontrol noktası inhibitörü tedavilerinin gelecekteki klinik gelişimini yönlendirmeye yardımcı olması amaçlanmaktadır. Materyal ve Metod: Bu çalışmada, EÜTF Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD'de, 2000-2022 yılları arasında patolojik olarak uterin mezenkimal tümör tanısı koyulan hastaların histerektomi materyalinde PD-L1 ekspresyonu bakılmıştır. Ege Üniversitesi Jinekolojik Onkoloji Bilim Dalında cerrahisi yapılan 100 olgu çalışmaya alınmıştır. Arşivden dosyalara ulaşılması ve dosyaların değerlendirilmesi açısından daha iyi sonuçlar elde edileceği düşünüldüğünden, 2000-2022 yılları arası başvurmuş hastaların dosyaları taranmıştır. Bu 100 olgunun histerektomi materyalleri incelenmiştir. Bu olguların patolojik tanı olarak 20'si leiomyom, 20'si leiomyosarkom, 20'si düşük dereceli endometrial stromal sarkom, 20'si yüksek dereceli endometrial stromal sarkom, 20'si endometrial stromal nodül olmuştur. Olguların tümör kesitleri incelendikten sonra uygun parafin blokları çıkarılmıştır. Parafin bloklardan yeni alınan kesitler PD-L1 belirteçi ile immünohistokimyasal olarak boyanmıştır. Olguların klinik ve patolojik verileri hasta dosyalarından ve patoloji raporlarından geriye dönük olarak çıkarılmıştır. İmmünohistokimyasal boyanma sonuçları ile klinik veriler karşılaştırılmıştır. Bulgular: Çalışmada gruplar arasında yaş, menopozal durum, terapötik öykü ve takip durumu, histopatolojik sonuç, tümörün tipi ve derecesi, immünhistokimyasal PD-L1 pozitiflik/negatiflik durumu kaydedilmiştir. PD-L1 (22c3) uygulanan slaytlarda boyanma pozitif skor olarak değerlendirilmiştir. CPS<1 negatif ve CPS ≥1 pozitif olarak sınıflandırılmıştır. Grupların menopozal durumunu değerlendirdiğimizde, HG-ESS vakaların tanı yaşı ortalaması anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Genel olarak, sadece 1 leiyomyosarkom ve 1 yüksek dereceli ESS vakası CPS>%10 pozitif PD-L1 boyaması sergilemiştir. PD-L1 ekspresyonu, 9 (%45) leiomyosarkom, 10 (%50) HG-ESS, 3 (%15) LG-ESS, 1 (%5) ESN vakasında saptanmıştır. Hiçbir leiomyom vakası PD-L1 ekspresyonu göstermemiştir. Leiomyosarkomların ve HG-ESS'ların çoğunluğunun tümörle ilişkili immün PD-L1 ekspresyonu sergilemiştir ve bu ekspresyon oranı leiomyom, LG-ESS, ESN'lerde (P<0.0001) gözlenenden önemli miktarda daha yüksekti. Birleşik gruplar halinde değerlendirildiğinde de LMS ve HG-ESS'lerin bulunduğu grupta diğer gruplarda gözlenenden önemli miktarda daha yüksek oranda PD-L1 eksprese eden vaka sayısı olduğunu tespit ettik. Bu bulgular, malign mezenkimal tümör tanılı hastaların bir grubunda PD-1/PD-L1 kontrol noktası inhibitörlerinin etkili olacağını göstermektedir. Sonuç: Leiomyosarkomlar ve yüksek dereceli endometrial stromal sarkomlarda diğer uterin mezenkimal tümörlerle karşılaştırıldığında önemli miktarda yüksek oranda pozitif PD-L1 ekspresyonunun saptanması, PD-L1 inhibitörleri ile immünoterapinin, malign mezenkimal tümör tanısı ile seçilmiş bir grup hastada uygulanabileceğini göstermektedir. Aynı zamanda, bulgularımızın ameliyat sonrası malign uterin mezenkimal tümör örneklerinde yapılan immun kontrol noktası inhibitörü tarama çalışmalarına destek sağlayacağı düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
Introduction: The aim of this study is to examine the expression of PD-L1, one of the immune checkpoint proteins, in the hysterectomy material of patients diagnosed with pathological uterine mesenchymal tumors, to show that PD-L1 inhibitor therapy can be performed in addition to other medical treatment options in case of high PD-L1 expression, and to help guide the future clinical development of new immune checkpoint inhibitor therapies. Materials and Methods: In this study, PD-L1 expression was examined in the hysterectomy material of patients with pathologically diagnosed uterine mesenchymal tumors between 2000 and 2022 at Ege University Department of Gynecology and Obstetrics. A total of 100 patients who underwent surgery at Ege University Department of Gynecologic Oncology were included in the study. Since it was thought that better results would be obtained in terms of access to files from the archive and evaluation of the files, the files of patients admitted between 2000 and 2022 were scanned. Hysterectomy materials of these 100 patients were analyzed. The pathologic diagnoses were leiomyoma in 20 cases, leiomyosarcoma in 20 cases, low grade endometrial stromal sarcoma in 20 cases, high grade endometrial stromal sarcoma in 20 cases and endometrial stromal nodule in 20 cases. After the tumor sections of the cases were examined, appropriate paraffin blocks were removed. Fresh sections from the paraffin blocks were immunohistochemically stained with PD-L1 marker. Clinical and pathologic data of the cases were obtained retrospectively from patient files and pathology reports. Immunohistochemical staining results were compared with clinical data. Results: Age, menopausal status, therapeutic history and follow-up status, histopathological result, tumor type and grade, immunohistochemical PD-L1 positivity/negativity were recorded between the groups. Staining on PD-L1 (22c3) treated slides was considered as a positive score. CPS<1 was classified as negative and CPS ≥1 as positive. When we evaluated the menopausal status of the groups, the mean age at diagnosis was significantly higher in HG-ESS cases. Overall, only 1 leiomyosarcoma and 1 high-grade ESS case exhibited CPS>10% positive PD-L1 staining. PD-L1 expression was detected in 9 (45%) leiomyosarcoma cases, 10 (50%) HG-ESS, 3 (15%) LG-ESS, 1 (5%) ESN. None of the leiomyoma cases showed PD-L1 expression. The majority of leiomyosarcomas and HG-ESSs exhibited tumor-associated immune PD-L1 expression, and this expression rate was significantly higher than that observed in leiomyomas, LG-ESSs, ESNs (P<0.0001). When evaluated as combined groups, we also found that the group with LMS and HG-ESSs had a significantly higher proportion of PD-L1 expressing cases than observed in the other groups. These findings suggest that PD-1/PD-L1 checkpoint inhibitors will be effective in a group of patients with malignant mesenchymal tumors. Conclusion: The finding of significantly higher positive PD-L1 expression in leiomyosarcomas and high-grade endometrial stromal sarcomas compared to other uterine mesenchymal tumors suggests that immunotherapy with PD-L1 inhibitors can be applied in a selected group of patients with malignant mesenchymal tumors. In addition, our findings will support immune checkpoint inhibitor screening studies in postoperative malignant uterine mesenchymal tumor specimens.
Benzer Tezler
- Yüksek dereceli endometrial stromal sarkom olgularının morfolojik, immünohistokimyasal, moleküler ve klinikopatolojik özelliklerinin değerlendirilmesi
Morphological, immunohistochemical, molecular and clinicopathological features of high grade endometrial stromal sarcomas
NAZLI EYLEM ALKANAT
- Malign mikst müllerian tümörlerde E-kaderin ve beta katenin ekspresyonunun öneminin değerlendirilmesi
Evaluation of the significance of e- caderin and b-catenin expression in malignant mixed mullerian tumours
ÜLKÜ TOPALOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
PatolojiEskişehir Osmangazi ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SERAP IŞIKSOY
- Peritoneal mezotel ve Müllerian epitelden gelişen malign tümörlerin primer ve sekonder Müllerian sistem ile ilişkisinin araştırılması-altı belirleyici ile immnhistokimyasal analiz
Başlık çevirisi yok
AYŞE YILMAZ ÇİFTÇİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Kadın Hastalıkları ve DoğumCumhuriyet ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HANDAN AKER
- Uterin leiomyomlarda ve leiomyosarkomlarda MCM7 ve CD117 ekspresyonlarının kök hücre belirteçleri (CD34, CD44) ile ilişkisi ve uterin leiomyosarkomlarda prognostik parametrelerle ilişkisi
The association of MCM7 and CD117 expressions with stem cell markers (CD34, CD44) in uterin leiomyomas and leiomyosarcomas and with prognostic parameters in uterin leiomyosarcomas
YAHYA AVCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
PatolojiDicle ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. AYŞE NUR KELEŞ
- Uterin leiomyomu olan ve olmayan olgularda bazı klinik ve laboratuvar bulgularının karşılaştırılması
Compare of patients with uterin leiomyom or without leiomyom some clinicals semptoms and laboratuvars events
ÖZGÜR ÖZKUL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2007
Kadın Hastalıkları ve DoğumDicle ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET YALINKAYA