Geri Dön

Psöriyazis hastalarında kardiyometabolik risk faktörlerinin hastalık şiddeti ve yaşam kalitesi ile ilişkisi

The relationship of cardiometabolic risk factors with disease severity and quality of life in psoriasis patients

  1. Tez No: 865711
  2. Yazar: FATİH SOYTÜRK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. YUSUF ÇETİN DOĞANER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Psöriyazis, Metabolik Sendrom, yaşam kalitesi, hastalık şiddeti, Psoriyazis, Psoriasis, Metabolic Syndrome, quality of life, disease severity
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Psöriyazis, en çok araştırılan dermatolojik hastalıklardandır. Dermatolojik hastalıklar ve kardiyometabolik risk faktörleri arasındaki ilişki uzun zamandır araştırılmaktadır. Psöriyazis patogenezindeki inflamatuar sürece bağlı olarak geliştiği düşünülen hastalıklar da son yıllarda pek çok araştırmanın konusu olmuştur. Psöriyazis hastalarında kozmetik kaygının ötesinde, hastalık şiddeti ve yaşam kalitesinin gelişebilecek komorbit hastalıklarla ilişkili olabildiği ve bunda cinsiyet, yaş, lezyon yerleşim yeri gibi hasta ve hastalığa ait birçok faktörün rol oynadığı tespit edilmiştir. Çalışmadaki amacımız; psöriyazis hastalarındaki sosyodemografik ve kardiyometabolik ve psöriyazis öyküsüne yönelik risk faktörlerini incelemek ve bu durumun hastalığın şiddeti ve hastaların yaşam kalitesi ile ilişkisini gözlemlemektir. Hastaların takip ve tedavisinde yalnızca deri bulgularına odaklanmayıp önlenebilir sağlık hizmetleri bakımından yüksek öneme sahip komorbit durumlar hakkında farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz. Gereç ve Yöntem: 01 Haziran 2021-31 Mayıs 2022 tarihleri arasında, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları polikliniğine başvuran psöriyazis tanılı hastalardan çalışmaya katılmayı kabul edenlere uygulanmıştır. Sosyodemografik özelliklerin yanı sıra, psöriyazis öyküsüne yönelik sorular, ek hastalık varlığı, yaşam kalite ölçeğine yönelik sorular içeren yapılandırılmış anket formu uygulanmıştır. Muayene sırasında ilgili ölçümler ve hastalık şiddet skorlaması yapılmış, gerekli laboratuar parametreleri de hastane bilgi sisteminden elde edilmiştir. Veriler SPSS programından uygun testler kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan 315 psöriyazis hastasının yaş ortalaması 44,21±15,17 ve %51,4'ü erkekti. Hastaların ek kronik hastalık varlığı %44,7 iken; Metabolik Sendrom (MetS) varlığının %32 olduğu tespit edilmiştir. MetS tanısı almada yaş (p<0,001), eğitim durumu (p<0,001) ve çalışma durumunun (p<0,05) istatistiksel olarak anlamlı ilişkisi olduğu belirlenmiştir. Aile öyküsü varlığının hastaların tanı alma yaşında negatif yönlü etkisi olduğu görülmüştür. Aile öyküsü olan hastaların ortalama tanı yaşı 28,6 iken; aile öyküsü olmayan hastaların ortalama tanı alma yaşının 33,7 olduğu saptanmıştır (p<0,05). Hastaların TAT (Tamamlayıcı ve Alternatif Tedavi) yöntemi kullanımının %39 olduğu ve bu durumu hastanın yaşı, aile öyküsü, hastalık süresi ve öncesinde kullandığı tedavilerden etkilediği görülmüştür (p<0,05). MetS tanısı olan hastalarda yapılan spearman korelasyon analizinde PAŞİ (Psöriyazis Alan Şiddet İndeksi) skoru ile DYKİ (Dermatolojik Yaşam Kalite İndeksi) skorları arasında olumsuz etkileyecek şekilde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir (p<0,001). Yapılan çok değişkenli regresyon analizinde yaş, tanı alınan yaş, tedavi alınan süre, ek kronik hastalık varlığı, MetS tanısı varlığı ve şu an alınan tedavi durumlarının DYKİ toplam skorundaki varyansın %4,4'ünü açıkladığı ve modelin istatistiksel açıdan anlamlı olduğu (F=3,074; p=0,004) belirlenmiştir. Sonuç: Psöriyazis hastalarında komorbit hastalıkların varlığı ve bunların kontrol altında olması, hastaların yaşam kalitesi ve hastalık şiddetinin azaltılmasında önemli yere sahiptir. Birinci basamak sağlık hizmeti veren aile hekimleri; psöriyazis tanılı hastalarının muayenesinde komorbidite varlığı ve MetS parametreleri açısından değerlendirilmesi sürecin yönetiminde kritik önem arz etmektedir. Kardiyometabolik risk faktörleri yüksek olan hastaların komorbit durumlarının sağaltımı noktasında yaşam tarzı değişiklikleri ve kilo kontrolünün gerekliliğini vurgulayarak hastaların farkındalığını artırmaları son derece önemlidir.

Özet (Çeviri)

Objective: Psoriasis is one of the most researched dermatological diseases. The relationship between dermatological diseases and cardiometabolic risk factors has been studied for a long time. Diseases that are thought to develop due to the inflammatory process in the pathogenesis of psoriasis have also been the subject of many researches in recent years. Beyond cosmetic concern in psoriasis patients, it has been determined that disease severity and quality of life may be related to comorbid diseases that may develop and that many factors related to the patient and the disease, such as gender, age, lesion location have played a role in this. Our aim in this study; to examine the sociodemographic and cardiometabolic risk factors for the history of psoriasis in psoriasis patients and to observe the relationship between this situation and the severity of the disease and the quality of life of the patients. In the follow-up and treatment of patients, we do not focus only on skin manifestations but also aim to raise awareness about comorbid conditions that are of high importance in terms of preventable health services. Materials and Methods: Between 01 June 2021 and 31 May 2022, it was applied to those who accepted to participate in the study from patients with psoriasis who applied to Gülhane Training and Research Hospital Skin and Venereal Diseases outpatient clinic. In addition to sociodemographic characteristics, a structured questionnaire form including questions about psoriasis history, presence of additional diseases, questions about quality of life scale was applied. During the examination, relevant measurements and disease severity scoring were made and the necessary laboratory parameters were obtained from the hospital information system. The data were analyzed using appropriate tests from the SPSS program. Results: The mean age of 315 psoriasis patients who participated in the study was 44.21±15.17 and 51.4% were male. While the presence of additional chronic diseases in the patients was 44.7%; Metabolic Syndrome (MetS) presence was found to be 32%. It was determined that age (p<0.001), education status (p<0.001) and working status (p<0.05) had a statistically significant relationship in the diagnosis of MetS. The presence of a family history has been shown to have a negative effect on the age of diagnosis. The mean age of diagnosis of patients with a family history was 28.6 years; the mean age of diagnosis of patients without a family history was 33.7 years (p<0.05). It was observed that the use of the CAM (Complementary and Alternative Medicine) method was 39% of the patients and this situation was affected by the patient's age, family history, duration of the disease and the treatments used before (p<0.05). In the spearman correlation analysis performed in patients with MetS diagnosis, it was found that there was a significant relationship between PASI (Psoriasis Area Severity Index) score and DLQI (Dermatology Life Quality Index) scores in a way that adversely affected (p<0.001). In the multivariate regression analysis, it was determined that age, age diagnosed, time treated, presence of additional chronic disease, presence of MetS diagnosis and current treatment status explained 4.4% of the variance in the total score of DLQI and that the model was statistically significant (F=3.074; p=0.004). Conclusion: The presence and control of comorbid diseases in psoriasis patients has an important place in reducing the quality of life and disease severity of the patients. Family physicians who provide primary health care; the presence of comorbidities in the examination of patients with psoriasis and their evaluation in terms of MetS parameters are of critical importance in the management of the process. It is extremely important for patients with high cardiometabolic risk factors to increase the awareness of patients by emphasizing the need for lifestyle changes and weight control at the point of treatment of their comorbid conditions.

Benzer Tezler

  1. Psöriazis hastalarında IL-17 inhibisyonunun kardiyovasküler risk parametreleri üzerindeki etkisinin retrospektif analizi : Aterojenik plazma indeksi ve Framingham risk skoru değerlendirmesi

    Retrospective analysis of the effect of IL-17 inhibition on cardiovascular risk parameters in patients with psoriasis: Evaluation of atherogenic plasma index and Framingham risk score

    YAĞMUR SUNGUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÖKNUR ÖZAYDIN YAVUZ

  2. Psoriasis hastalarında gelişen komorbiditeler ile miR-210 ve miR-155 ekspresyonu arasındaki ilişki

    The relationship between miR-210 and miR-155 expressions and comorbidities in patients with psoriasis

    RAHİME DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    GenetikNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MAHMUT SELMAN YILDIRIM

  3. Psoriasisli hastalarda metabolik sendrom, kardiyovasküler hastalık riski ve tiyol-disülfid homeostazının değerlendirilmesi

    Evaluation of metabolic syndrome, risk of cardiovascular diseases and thiol-disulfide homeostasis in psoriasis patients

    NİHAN YÜKSEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    DermatolojiEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ERSOY ACER

  4. Psoriasis hastalarında asprosin ve meteorin benzeri protein düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of asprosin and meteorin-like protein levels in psoriasis patients

    ASLIHAN SAĞLAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    BiyokimyaKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERGÜL BELGE KURUTAŞ

  5. Psoriyazis hastalarında dar band UVB sağaltımında haftalık yüksek ve düşük oranlı artış protokollerinin karşılaştırılması

    Comparison of low dose weekly with high dose weekly incremental protocols of narrow band ultraviolet B treatment in psoriasis

    MEHTAP ÜNLÜ BIÇAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    DermatolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TURNA İLKNUR