Geri Dön

Klı̇nı̇ğı̇mı̇zde 2016-2022 yılları arasında açık spı̇nal dı̇srafı̇zm tanısı ı̇le opere edı̇len ve takı̇plerı̇nde gelı̇şen gergı̇n omurı̇lı̇k sendromu nedenı̇ ı̇le ı̇lave operasyon geçı̇ren vakaların retrospektı̇f analı̇zi

A retrospective analysis of cases operated on for open spinal dysraphism and subsequently undergoing additional surgery due to the development of tethered cord syndrome during follow-up in our clinic between 2016-2022

  1. Tez No: 870228
  2. Yazar: ABDULLAH ERTAŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. YUSUF TÜZÜN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
  6. Anahtar Kelimeler: Spinal disrafizm, gergin omurilik sendromu, nöral tüp defekti, pediatrik beyin ve sinir cerrahisi, Spinal dysraphism, tethered cord syndrome, neural tube defect, pediatric neurosurgery
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Araştırmanın temel amacı, yenidoğan döneminde açık spinal disrafizm nedeniyle cerrahi müdahale geçiren hastalarda spina bifida türlerini belirlemek, şant cerrahisi ihtiyaçlarını değerlendirmek, skolyoz/kifoz birlikteliklerini incelemek ve eşlik eden ürolojik ve gastrointestinal sorunları ile birlikte özellikle ilave cerrahi müdahale gereksinimlerinin insidansını ortaya koymaktır. Ayrıca, tüm bu hastalar ile daha önce cerrahi öyküsü olmayan ve GOS nedeniyle opere edilen kapalı spinal disrafizm tanısı alan hastalar arasında da istatiksel bir karşılaştırma yapmayı hedefledik. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, tek merkezli ve retrospektif bir tasarıma sahiptir. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Etik Kurulu'ndan 2011-KAEK-25 2023/03-07 karar numarası ile onay alındıktan sonra başlatılmıştır. Bu çalışma kapsamında, 2016-2022 yılları arasında kliniğimizde açık spinal disrafizm tanısıyla ameliyat edilen ve takiplerinde gelişen gergin omurilik sendromu nedeniyle ilave cerrahi müdahale geçiren vakaları, ayrıca aynı yıllar içerisinde kapalı spinal disrafizm nedeniyle opere edilen tüm vakaları inceledik. Verilerine ulaşılamayan veya takiplerini dış merkezde yürütmek isteyen hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Toplamda, açık spinal disrafizm tanısı konmuş 96 vaka ve kapalı spinal disrafizm tanısı konmuş 42 vaka çalışmaya alınmıştır. Bulgular: Açık spinal disrafizm vakalarının takip sürelerinin ortalaması 4,80±2,10 yıl iken, kapalı spinal disrafizm vakalarında bu süre ortalama 3,67±1,84 yıl olarak belirlenmiştir. Nörolojik muayene oranlarına bakıldığında açık grubun %22,9'u normal bulgular sergilerken, kapalı grubun %78,6'sında normal bulgular saptanmıştır (p<0,001). Paraparezi, açık grupta %21,9, kapalı grupta ise sadece %2,4 oranında tespit edilmiştir. Parapleji, açık grupta %45,8 oranında bulunurken kapalı grupta bu durumla karşılaşılmamıştır. Monoparezi, açık grupta %4,2 oranında, kapalı grupta ise %19,0 oranında görülmüştür. Monopleji ise, açık grupta %5,2 oranında vaka tespit edilirken, kapalı grupta böyle bir durumla karşılaşılmamıştır. Bunun yanı sıra, açık spinal disrafizm vakaları kendi içlerinde incelendiğinde, ilave GOS operasyonu geçirenler daha fazla normal nörolojik muayene oranına sahipken (%29,1), ilave GOS operasyonu geçirmeyenlerde parapleji daha yüksek oranda saptanmıştır (%68,3). Ayrıca, açık spinal disrafizm vakalarında hidrosefali, şant ihtiyacı, Chiari Malformasyonu, skolyoz/kifoz varlığı, ürolojik problemler, gastrointestinal problemler ve mortalite oranlarının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir (p<0,001). Kapalı spinal disrafizm vakalarının alt tipleri incelendiğinde, kalın filum terminale, dermal sinüs traktı, diastometamyeli, intradural lipom, filum terminale lipomu ve nöroenterik kist vakalarının dağılımları belirlenmiştir. Sonuç: Araştırma, açık ve kapalı spinal disrafizm vakalarını inceleyerek önemli bulgulara ulaşmıştır. Açık spinal disrafizm vakalarının takip süreleri, kapalı vakalara göre anlamlı derecede uzundur. İlave GOS operasyonu geçirenlerin takip süre ortalamaları, operasyon geçirmeyenlere ve kapalı vakalara kıyasla belirgin şekilde yüksektir. Cinsiyet dağılımlarında anlamlı fark saptanmamıştır. Ancak, nörolojik muayene oranlarında açık grup normal nörolojik bulgu gösterme açısından düşük, kapalı grup ise yüksek orana sahiptir. İlave GOS operasyonu geçirenlerin normal nörolojik muayene oranının daha yüksek olduğu, bu operasyonu geçirmeyenlerde ise parapleji oranının arttığı gözlemlenmiştir. Eşlik eden komplikasyonlar, mortalite ve morbidite açısından ise, açık spinal disrafizm vakalarının kapalı spinal disrafizm vakalarına göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, ilave GOS operasyonu yapılmayan vakaların, operasyon yapılan vakalara göre şant ihtiyacı ve mortalite oranlarının istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar, açık ve kapalı spinal disrafizm vakaları arasında önemli klinik farklılıkların yanı sıra, açık spinal disrafizm operasyonunun uzun vadeli takip süresinde ve belirli komplikasyonlarda artmış riskle ilişkilendirildiğini ortaya koymaktadır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: The primary objective of the study is to identify the types of spina bifida in patients undergoing surgical intervention for open spinal dysraphism during the neonatal period, assess the need for shunt surgery, investigate the associations with scoliosis/kyphosis, and determine the incidence of additional surgical interventions, particularly in conjunction with accompanying urological and gastrointestinal issues. Additionally, we aimed to statistically compare these aspects between all patients and those without a previous surgical history diagnosed with closed spinal dysraphism who underwent surgery due to TCS. Materials and Methods: Our study has a single-center, retrospective design. After obtaining approval from the Ethics Committee of Bursa Health Sciences University Bursa Yüksek İhtisas Training and Research Hospital with decision number 2011-KAEK-25 2023/03-07, the study was initiated. Within the scope of this study, we examined all cases operated on for open spinal dysraphism in our clinic between 2016-2022 and underwent additional surgical intervention due to the development of tethered cord syndrome during follow-up, as well as all cases operated on for closed spinal dysraphism during the same years. Patients who could not be reached for follow-up or wished to continue their follow up at an external center were not included in the study. In total, 96 cases diagnosed with open spinal dysraphism and 42 cases diagnosed with closed spinal dysraphism were included in the study. Results: The mean follow-up duration for open spinal dysraphism cases was determined as 4.80±2.10 years, while this duration was found to be 3.67±1.84 years on average for closed spinal dysraphism cases. When neurological examination rates were examined, 22.9% of the open group exhibited normal findings, while normal findings were detected in 78.6% of the closed group (p<0.001). Paraparesis was found in 21.9% of the open group, whereas it was only detected in 2.4% of the closed group. Paraplegia was present in 45.8% of the open group, while this condition was not encountered in the closed group. Monoparesis was observed in 4.2% of the open group and in 19.0% of the closed group. Monoplegia was identified in 5.2% of the cases in the open group, while no such cases were observed in the closed group. Furthermore, in the open group, those who underwent additional TCS surgery had a higher rate of normal neurological examinations (29.1%), while those who did not undergo the operation had a higher incidence of paraplegia (68.3%). Additionally, it was observed that open spinal dysraphism cases had higher rates of hydrocephalus, shunt requirement, Chiari Malformation, presence of scoliosis/kyphosis, urological problems, gastrointestinal problems, and mortality rates (p<0.001). When subtypes of closed spinal dysraphism cases were examined, the distribution of tight filum terminale, dermal sinus tract, diastometamyelia, intradural lipoma, filum terminale lipoma, and neuroenteric cyst cases was determined. Conclusion: The follow-up durations of open spinal dysraphism cases are significantly longer compared to closed cases. The average follow-up durations of those undergoing additional TCS surgery are notably higher than those who do not undergo the operation and compared to closed cases. No significant differences were detected in gender distributions. However, in terms of neurological examination rates, the open group has a lower incidence of normal neurological findings, while the closed group has a higher incidence. It has been observed that individuals undergoing additional TCS surgery have a higher rate of normal neurological examinations, whereas those who do not undergo this operation experience an increased incidence of paraplegia. In terms of accompanying complications, mortality, and morbidity, it has been observed that open spinal dysraphism cases are statistically significantly higher compared to closed spinal dysraphism cases. Additionally, cases without additional TCS surgery have been determined to have statistically significantly higher rates of shunt requirement and mortality compared to cases that underwent the operation. These results indicate not only significant clinical differences between open and closed spinal dysraphism cases but also associate open spinal dysraphism surgery with an increased risk of specific complications and long-term follow-up.

Benzer Tezler

  1. Kliniğimizde argon laser trabeküloplasti ve cerrahi trabekülektomi uygulamalarının karşılaştırılmalı değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    SÜREYYA ERYILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Dokuz Eylül Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Opere edilen pediatrik suprakondiler humerus kırıklarının klinik, radyolojik ve fonksiyonel sonuçları

    Operated pediatric supracondylar humerus clinical, radiological and functional fractures results

    REŞAT ARIKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Karadeniz Teknik Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Gelişimsel kalça displazisinde salter osteotomisi sonuçlarımız

    The results of salter osteotomy for thr treatment of developmental dysplasia of the hip

    UTKU UYAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Akdeniz Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Distal radius AO tip C kırıklarının volar yerleşimli kilitli plakla tespiti: Klinik ve radyolojik araştırma

    Fixation of distal radius AO type c fractures with a volar locking plate: Radiographic and clinical investigation

    ABDURRAHİM OĞUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Adıyaman Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. İyatrojenik biliyer yaralanma tanısıyla tedavi edilen hastaların retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective analysis of patients treated with diagnosis of iatrogenic bile duct injury

    MURAT MERT ERKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    İstanbul Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...