Geri Dön

Antiperinükleer faktör ve antikeratin antikoru romatoid artritin teşhisinde kullanımları

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 88419
  2. Yazar: M. NERGİS ALNIGENİŞ (YANMAZ)
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Romatoloji, Rheumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Antikorlar, Artrit-romatoid, Keratinler, Otoantikorlar, Antibodies, Arthritis-rheumatoid, Keratins, Autoantibodies
  7. Yıl: 1999
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Çalışmamızda, 52 RA (41 seropositif ve 11 seronegatif hasta), 27 SLE ve 29 diğer romatizmal ve romatizmal olmayan hastalıkları bulunan vakalarda, APF ve AKA çalışıldı. Amacımız RA bulunan hasta grubumuzda bu testlerin sensitivite ve spesifitelerini araştırmak ve rutin uygulamada kullanımlarım sağlamaktı. APF, indirekt immunofloresans yöntemi kullanılarak ve 1/5 titrasyonda test edildi. Antijen olarak yanak mukozası epitel hücreleri kullanıldı.“Uygun donör”ü bulabilmek amacıyla, 16 sağlıklı gönüllüden alınan yanak mukozası örnekleri hematoksilen eosin ile boyandı. Bu boyamada, yanak mukoza hücrelerinin % 50'sinden fazlasında çok sayıda keratohiyalin granülleri bulunan gönüllü“uygun donör”olarak kabul edildi. Bu donörün yanak mukoza hücreleri İİF ile boyandığında da hücrelerin % 50' sinden fazlasında floresan keratohiyalin granüllerin varlığı saptandı. İİF incelemesi sırasında, en az 50 hücre sayıldı ve tipik olarak perinükleer floresan granülleri içeren en az 5 yanak mukoza hücresinin varlığında, APF testi pozitif olarak kabul edildi. AKA, İİF yöntemi ile saptandı ve 1/10 titrede test edildi. Substrat olarak, ticari olarak mevcut olan sıçan özofagus kriyostat kesitlerinden hazırlanan lamlar kullanıldı. Pozitif bir reaksiyon, stratum korneum'un çizgisel (“lineer), ince tabakalı (”laminated“) boyanması olarak tanımlandı. Romatoid faktör, ELISA ile test edildi (normal <20 İÜ/ml). Hasta grubumuzda, 1/5 dilüsyonda, APF için % 62 sensitivite ve % 82 spesifisite saptadık. AKA, 1/10 dilüsyonda, % 34 sensitif ve % 98 spesifikti. Seronegatif 1 1 41RA hastasının 3'ü (% 27), APF pozitifti. Kontrol hasta grubundaki SLE'li 27 hastanın 4'ü, primer Sjogren sendromu olan 4 hastanın 3'ü, psöriyatik artritli 2 hastanın l'i, APF pozitifti. MBDH ya da ”overlap“, sistemik skleroz, spondilit, fibromiyalji, RSD, mikst kriyoglobülinemi gibi hastalıkları olan tüm hastalar, APF negatiftiler. Sjogren sendromu olan sadece 1 hastada AKA pozitif bulundu. Bu hastada RF ve APF de pozitifti. APF pozitif 28 RA hastasının 12'sinde, AKA'da pozitifti. AKA pozitif bulunan 16 RA hastasımn 4'ü, APF negatifti. Seropozitif 38 RA'lı hastada, RF titreleri ile APF ve AKA prevalanslan arasındaki korelasyon da incelendi. APF pozitifliği ile RF titreleri arasında korelasyon bulunmadı. AKA pozitif gruplar vaka sayıları küçük oldğundan değerlendirilmedi. APF testinin rutin klinik uygulamaya adapte edilmemesinin ana nedenlerinden biri, ”uygun donör“ bulmakta ki güçlük olabilir. Bu çalışmada, ”uygun donörü“ donörlerin yanak mukoza yaymalarını önce HE ile ve daha sonra İİF boyayarak daha kolay olarak saptayabileceğimizi anladık. HE boyasımn kullanılması, İÎF yolu ile ”uygun donör" bulmak için gereken zaman, maliyet ve emeği azaltmıştır. Çalışmamız boyunca aym donörü kullanmamıza rağmen, aym donörün rutin klinik laboratuvar şartlarında sürekli olarak kullanılması pratik gözükmemektedir. Birden fazla donörün, aralıklı olarak kullanılması bu testin rutin olarak uygulanmasına olanak sağlayabilir. Çalışmamızda, APF'nin sensitivitesi literatürle uyumlu bulundu. Biz çalışmamızda, düşük olan sensitiviteyi azaltmamak için, yüksek serum 42dilüsyonlan kullanmadık. Sağlıklı kontroller kullanıldığında daha yüksek bir spesifısiteye ulaşabileceğimizi düşünmekteyiz. Ayrıca, APF'nin RA'da hastalık belirtileri ortaya çıkmadan yıllar önce hasta serumunda pozitif bulunabileceği bildirildiğinden, kontrol vakalarının bir kısmının bu nedenle takip edilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Seronegatif RA'lı hastaların %27'sinde, APF testi pozitif bulunmuştur. Bu bulgu, APF'nin ek bir serolojik gösterge olarak seronegatif vakalarda faydalı olabileceğini göstermektedir. Bizim çalışmamız da AKA'nın çok sensitif değil, ancak oldukça spesifik bir test olduğunu doğrulamaktadır ve pozitif bir RF varlığında RA'nın varlığını doğrulamada faydalı olabilir. Bununla beraber, düşük sensitivite oram testin rutin uygulanmasını kısıtlamaktadır. Bizim gözlemlerimiz, APF ve AKA'nın korelasyon gösterdiğini ve bunların antijenlerinin özdeş ya da karşılıklı reaksiyon veren antijenler olmaktan çok farklı epitoplar oldukları şeklindedir. Çalışmamızda, seropozitif RA'daki RF titreleri ile APF pozitivite oranları arasında bir korelasyon gözlenmedi. Bu bulgu, APF'nin RA'da, RF'den bağımsız prognostik önemi olabileceğini desteklemektedir. Son zamanlarda, kötü prognoz düşünülen hastalarda erken agresif tedaviye gösterilen ilgi düşünüldüğünde, bu konunun prospektif, uzun süreli çalışmalarla araştırılması anlamlı sonuçlar sağlayabilir. 43

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Nonhodgkin lenfomalı hastalarda romatolojik parametrelerin sıklığı ve klinik otoimmun hastalıkların varlığı ve ilişkisi

    The prevalence and significance of autoantibodies in patients with non-Hodgkin's lymphoma: are they correlated with clinicopathological features

    HEVES SÜRMELİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    İç HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET BİLİCİ

  2. Ülseratif kolit hastalık aktivitesini öngörmede serum renalazın rolü

    Role of serum renalase in prediction of ulcerative colitis disease activity

    ABDUSSAMED AKBAKAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    GastroenterolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NUHMEHMET BÜYÜKBERBER

  3. Çocukluk çağı inflamatuvar bağırsak hastalığı: Klinik, laboratuvar ve endoskopik bulguları, tedavi ve uzun süreli izlemi

    Başlık çevirisi yok

    MAKBULE EREN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Beslenme ve DiyetetikHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURTEN KOÇAK

  4. Anti-nötrofil sitoplazmik antikor (ANCA) ilişkili vaskülit hastalarında SNOT-22 anketi ile sinonazal tutulumun değerlendirilmesi

    Evaluation of sinonasal involvement with SNOT-22 questionnaire in patients with anti-neutrophil cytoplasmic antibody (ANCA) associated vasculitis

    DEMET BAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAMİT KÜÇÜK

  5. COVID-19 hastalarında ANCA (Anti nötrofilik sitoplazmik antikor) parametrelerinin İFA (İmmün floresan antikor) yöntemiyle araştırılması

    Investigation of ANCA (Anti neutrophiliccytoplasmicantibody) parameters in COVID-19 patients by İFA (immune fluorescence antibody) method

    ZEYNEP AYAYDIN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    MikrobiyolojiDicle Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SELAHATTİN ATMACA