Geri Dön

Gelişimsel kataraktı olan çocuklarda katarakt cerrahisinin aksiyel uzunluk ve ön segment parametrelerine olan uzun dönem etkisinin incelenmesi

Investigation of the long-term effect of cataract surgery on axial length and anterior segment parameters in children with developmental cataract

  1. Tez No: 886824
  2. Yazar: EMIL AHMADLI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ELİF DEMİRKILINÇ BİLER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Amaç: Pediatrik kataraktlar dünya çapında körlüğünün önde gelen nedenlerinden biridir ve bu körlükler, erken teşhis, cerrahi veya uygun tedavi seçenekleri ile önlenebilir. Bu çalışmanın amacı tek taraflı veya iki taraflı gelişimsel katarakt nedeniyle opere edilerek primer göziçi lensi (GİL) yerleştirilmiş çocukların aksiyel uzunluk gelişimleri, santral kornea kalınlkları, keratometrik değerler veya ön segment parametrelerinin değerlendirilmesi ve bu değerlerin sağlıklı ve gönüllü çocuklar ile karşılaştırılmasıdır. Bu karşılaştırma sonuçları ile katarakt cerrahisi sonrası aksiyel uzunluk gelişiminin öngörülmesi ve gelişen olası sapmaların ortaya konulması, bu şekilde ideal GİL hesaplanmalarının yapılması, ilerleyen yaşlarda refraktif hataların azalması ve hedeflenen refraksiyona ulaşılmasının sağlanması hedeflenmektedir. Yöntem: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı, Şaşılık ve Pediatrik Oftalmoloji Biriminde, Ocak 2014 ve Aralık 2022 tarihleri arasında 1,5 - 8 yaş aralığında tek veya çift taraflı gelişimsel katarakt nedeniyle ameliyat edilmiş, primer göz içi lensi yerleştirilmiş, takip süresi en az 1 yıl olan, sistemik hastalığı ve glokom veya üveit gibi ön segment yapıları ve/veya aksiyel uzunluğu etkileyen oftalmolojik hastalığı olmayan 40 hastanın 40 gözü (Grup 1) ile sağlıklı 40 gönüllünün 40 gözü (Grup 2) dahil edildi. Ameliyat olan grubun ortalama 8 yaş aralığındaki değerlerinin incelenmesi açısından 8 yaş ve üzeri toplam 46 hasta (Grup 1'de 24 ve Grup 2'de ise 22 hasta) alt grup olarak ayrıca değerlendirildi. Ameliyat olan hastaların preoperatif ve postoperatif takiplerinde kaydedilen veriler incelendi. En son kontrollerinde tüm katılımcılara detaylı oftalmolojik muayenenin ardından optik biyometri (Nidek AL-Scan Optik Biyometri, Japonya), otokerato-refraktometri (Topcon KR-8800, Japonya), makula ve optik disk optik kohorens tomografi (OKT) (Spectralis, Heidelberg Engineering, Heidelberg, Almanya) ve korneal topografi (Pentacam, Oculus Optikgerate GmbH, Wetzlar, Almanya) görüntülemeleri yapılarak elde edilen veriler kaydedildi ve gruplar arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Ortalama yaş Grup 1'de 99,65±4,103 (40-137) ay iken Grup 2'de 96,30±4,477 (36-148) ay idi. Grup 1 alt grubunun ortalama yaşı 117,5±2,5 (97-137) ay ve Grup 2'nin ise 117,8±3,07 (99-148). Hem gruplar hem de alt gruplar karşılaştırıldığında demografik verileri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Grup 1'deki katılımcıların aksiyel uzunluk değerleri ameliyat öncesi ve sonrası olacak şekilde sırasıyla 21,58±0,19 (19,13-24,60) mm ve 22,75±0,18 (20,77-25,40) mm idi. Ön kamara derinlikleri (ÖKD) ise sırasıyla 3,32±0,10 (2,01-4,56) mm ve 4,05±0,07 (2,93-5,10) mm idi. Aksiyel uzunluk ve ÖKD değişimi karşılaştırıldığında istatiksel olarak anlamı fark vardı (p değerleri sırasıyla <0,001 ve <0,001). Hedef refraksiyondan sapma hesaplandığında ortalama 0.20±0.58 (-1.13, 1.12) D idi. Grup 1 ve Grup 2'deki katılımcıların ortalama refraksiyon sferik eşdeğeri sırasıyla 0,21±0,20 (-3,50, 2,25) ve 0,94±0,15 (-1,00, 3,00) D idi ve istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0,031). Grup 1 ve 2'deki korneal astigmatizma değerleri karşılaştırıldığında da istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p =<0,001). Hem gruplar hem de alt gruplar göz içi basıncı (GİB) açısından karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Grup 1'de Grup 2'ye kıyasla santral foveal kalınlık (SFK) değeri istatistiksel olarak anlamlı derecede daha kalın ve retina sinir lifi tabakası (RSLT) ise istatistiksel olarak anlamlı derecede daha ince saptandı (p değerleri sırasıyla 0,037 ve 0,013). Alt grup incelemesinde ise SFK değeri açısından fark izlenmedi ancak RSLT Grup 1 alt grubunda istatistiksel olarak anlamlı derecede daha ince saptandı (p değerleri sırasıyla 0,070 ve 0,023). Grup 1'deki katılımcıların en son son kontrollerinde bakılan ortalama aksiyel uzunlukları 22,75±0,18 (20,77-25,40) mm ve Grup 2'de ise 22,45±0,12 (20,87-24,16) mm idi. Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p=0,213). Optik biyometri, otokerato-refraktometri ve Pentacam verilerinden elde edilen ortalama keratometrileri değerleri açısından hem gruplar hem de alt gruplarda istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Pentacam verilerinden elde edilen santral korneal kalınlık (SKK), ÖKD, ön kamara volümü (ÖKV) ve iridokorneal açı (İKA) değerleri karşılaştırıldı. Grup 1'de Grup 2'ye kıyasla ÖKD değeri istatistiksel olarak anlamlı derecede daha derindi (p=<0,001), İKA ise istatistiksel olarak anlamlı fark derecede daha açıktı (p=0,001). Yine benzer şekilde hem ÖKD hem de İKA açısından alt gruplar arasında istatiksel olarak anlamalı fark vardı (p değerleri sırasıyla <0,001 ve 0,037). Ortalama SKK ve ÖKV değerleri açısından ise hem gruplar hem de alt gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı fark yoktu. Grup 1 alt grubunun ortalama aksiyel uzunlunkları 23,41±0,17 (22,16-25,40) mm ve Grup 2'de ise 22,78±0,12 (22,13-24,16) mm idi. Alt gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p=0,005). Refraktif sferik eşdeğer (SE) açısından karşılaştırıldığında ise ortalama SE değerleri sırasıyla -0,56±0,23 (-3,50, 1,0) ve 0,37±0,13 (-1,00, 1,5) D idi ve istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p=0,005). Alt grupların lentiküler astigmatizma değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmedi (p=0,099) ancak astigmatizma ve korneal astigmatizma açısından anlamlı fark vardı (her iki p değeri <0,001). Sonuç: Pediatrik katarakt nedeniyle ameliyat ve primer GİL yerleştirilen çocukların uzun süreli takiplerinde kontrol grubuyla kıyaslandığı zaman aksiyel uzunlukları daha uzun, ön kamara derinlikleri derin, iridokorneal açıları açık, refraktif sferik eşdeğerleri miyop, miyop astigmatizma değerlerinin ise daha yüksek değerlerde olduğunu saptadık. Sonuç olarak ideal GİL gücü hesaplamaları açısından bu değerlerin dikkate alınması ve bu hastaların daha da hipermetrop bırakılması ilerleyen yaşlarda miyopik kayma sonucunda sferik eşdeğerlerinin emetrop olacağını düşündürmektedir. Ancak bu sonuçların doğrulanması açısından daha büyük örneklem büyüklüğüne sahip çalışmalardan elde edilecek verilere ihtiyaç vardır ve aksiyel uzunluk gelişimi hakkındaki bilgilerimiz geliştikçe GİL implantasyonu için planlama yapmak daha kolay olacaktır.

Özet (Çeviri)

Aim: Pediatric cataracts are one of the leading causes of blindness worldwide and can be prevented with early diagnosis, surgery or appropriate treatment options. The aim of this study is to evaluate the axial length development, central corneal thickness, keratometric values or anterior segment parameters of children who were operated on for unilateral or bilateral developmental cataract and had a primary intraocular lens (IOL) implanted, and to compare these values with healthy and volunteer children. With these comparison results, it is aimed to predict the development of axial length after cataract surgery and to reveal possible deviations that may develop, thus to make ideal IOL calculations, to reduce refractive errors in later ages and to achieve the targeted refraction. Method: At Ege University Faculty of Medicine, Department of Ophthalmology, Strabismus and Pediatric Ophthalmology Unit, between January 2014 and December 2022, patients were operated on for unilateral or bilateral developmental cataract between the ages of 1.5 and 8, primary intraocular lens was placed, follow-up period was at least 40 eyes of 40 patients (Group 1) who were 1 year old and had no systemic disease and ophthalmological disease affecting the anterior segment structures and/or axial length such as glaucoma or uveitis, and 40 eyes of 40 healthy volunteers (Group 2) were included. A total of 46 patients aged 8 years and above (24 patients in Group 1 and 22 patients in Group 2) were also evaluated as a subgroup in order to examine the values of the surgery group in the average age range of 8 years. Data recorded during the preoperative and postoperative follow-up of the patients who underwent surgery were examined. At their last follow-up, all participants underwent a detailed ophthalmological examination, followed by optical biometry (Nidek AL-Scan Optical Biometry, Japan), autokerato-refractometry (Topcon KR-8800, Japan), macula and optic disc OCT (Spectralis, Heidelberg Engineering, Heidelberg, Germany) and Corneal topography (Pentacam, Oculus Optikgerate GmbH, Wetzlar, Germany) imaging was performed and the data obtained were recorded. Data were compared between groups. Results: The mean age was 99.65±4.103 (40-137) months in Group 1 and 96.30±4.477 (36-148) months in Group 2. The mean age of the Group 1 subgroup is 117.5±2.5 (97-137) months and that of Group 2 is 117.8±3.07 (99-148). When both groups and subgroups were compared, there was no statistically significant difference in terms of demographic data. The axial length values of the participants in Group 1 were 21.58±0.19 (19.13-24.60) mm and 22.75±0.18 (20.77-25.40) mm, before and after surgery, respectively. was. Anterior chamber depths (ACD) were 3.32±0.10 (2.01-4.56) mm and 4.05±0.07 (2.93-5.10) mm, respectively. When axial length and ACD change were compared, there was a statistically significant difference (p values <0.001 and <0.001, respectively). When the deviation from the target refraction was calculated, the average was 0.20±0.58 (-1.13, 1.12) D. The mean refractive spherical equivalent of participants in Group 1 and Group 2 was 0.21±0.20 (-3.50, 2.25) and 0.94±0.15 (-1.00, 3.00) D, respectively and a statistically significant difference was detected (p = 0.031). There was also a statistically significant difference when the corneal astigmatism values in Groups 1 and 2 were compared (p = <0.001). When both groups and subgroups were compared in terms of intraocular pressure (IOP), no statistically significant difference was detected. The central foveal thickness (CFT) value was found to be statistically significantly thicker and the retinal nerve fiber layer (RNFL) was found to be statistically significantly thinner in Group 1 compared to Group 2 (p values 0.037 and 0.013, respectively). In the subgroup examination, no difference was observed in terms of SFK value, but RNFL was found to be statistically significantly thinner in the Group 1 subgroup (p values 0.070 and 0.023, respectively). The average axial length of the participants in Group 1 at their last follow-up was 22.75±0.18 (20.77-25.40) mm, and in Group 2 it was 22.45±0.12 (20.87-24 mm). It was 16) mm. There was no statistically significant difference between the groups (p = 0.213). No statistically significant difference was detected in both groups and subgroups in terms of average keratometry values obtained from optical biometry, autokerato-refractometry and Pentacam data. Central corneal thickness (CCT), ACD, anterior chamber volume (ACV) and iridocorneal angle (ICA) values obtained from Pentacam data were compared. ACD value was statistically significantly deeper in Group 1 compared to Group 2 (p=<0.001), and ICA was statistically significantly clearer (p=0.001). Similarly, there was a statistically significant difference between the subgroups in terms of both ACD and ICA (p values <0.001 and 0.037, respectively). There was no statistically significant difference between both groups and subgroups in terms of mean CCT and SCT values. The average axial length of the Group 1 subgroup was 23.41±0.17 (22.16-25.40) mm and in Group 2 it was 22.78±0.12 (22.13-24.16) mm. There was a statistically significant difference between subgroups (p=0.005). When compared in terms of refractive spherical equivalent, the mean SE values were -0.56±0.23 (-3.50, 1.0) and 0.37±0.13 (-1.00, 1.5) D, respectively, and were statistically significant. There was a significant difference (p=0.005). There was no statistically significant difference in terms of lenticular astigmatism values of the subgroups (p = 0.099), but there was a significant difference in terms of astigmatism and corneal astigmatism (both p values <0.001). Conclusion: In the long-term follow-up of children who underwent surgery and primary IOL placement due to pediatric cataracts, we found that their axial lengths were longer, their anterior chamber depths were deeper, their iridocorneal angles were open, their refractive spherical equivalents were myopic, and their myopic astigmatism values were higher, compared to the control group. As a result, taking these values into account in ideal IOL power calculations and leaving these patients even more hyperopic suggests that their spherical equivalents will become emmetropic as a result of myopic shift in later ages. However, data from studies with larger sample sizes are needed to confirm these results, and as our knowledge of axial length development improves, planning for IOL implantation will become easier.

Benzer Tezler

  1. Primer göz içi lens yerleştirilen pediatrik katarakt olgularında ön vitrektomi ile kombine kapsül içi implantasyon ile optik capture yönteminin sonuçlarının karşılaştırılmalı olarak değerlendirilmesi

    A comperative evaluation of the results of optic capture method and intracapsular implantation combined with anterior vitrectomy in pediatric cataract surgery with primary intraocular lens implantation

    ALİ DEVEBACAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göz HastalıklarıEge Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖNDER ÜRETMEN

  2. Pediyatrik katarakt cerrahisinde topikal % 0.5'lik ketorolak oftalmik solüsyonunun postoperatif uzun dönem kullanımının arka kapsül kesafetini önlemede etkis: randomize, prospektif kontrollü klinik çalısma

    Effect of long-term postoperative topical ketorolac 0.5% drops for the prevention of posterior capsule opacifcation in pediatric cataract surgery:a randomized, prospective controlled clinical trial

    ÖZGÜR İLHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Göz HastalıklarıErciyes Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. CEM EVEREKLİOĞLU

  3. Bilişsel gelişimsel geriliği olan çocuklarda oküler bulguların retrospektif analizi

    Ocular findings in children with cognitive developmental delay: A retrospective study

    DUYGU KOYUNCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Göz HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATMAGÜL YILMAZ ÇINAR

  4. Bilinen metabolik hastalıklar ve sendromlar ile ilişkilendirilemeyen konjenital/gelişimsel kataraktlarda yeni nesil dizileme ile moleküler etiyolojinin araştırılması

    Investigation of molecular ethiology with new generation sequence in congenital / developmental cataracts that cannot be associated with metabolic diseases and syndromes

    HANDE TAYLAN ŞEKEROĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    GenetikHacettepe Üniversitesi

    Pediatrik Temel Bilimler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLEN EDA ÜTİNE