Geri Dön

Geriatri polikliniğine gelen hastalarda yaşam kalitesi ve kırılganlığı belirleyen faktörlerin araştırılması

Investigation of factors determining quality of life and frailty in patients visiting geriatrics outpatient clinic

  1. Tez No: 900236
  2. Yazar: ZUMRUD MEHTI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HÜSEYİN DORUK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Geriatri, Geriatrics
  6. Anahtar Kelimeler: Yaşlılık, Kırılganlık, Yaşam kalitesi, Aged, Frailty, Quality of life
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Başkent Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Yaşlı bireye yaklaşımda fiziksel olarak bağımsız olmalarını sağlamak, yaşamsal fonksiyonları korumak ve yaşam kalitesini iyileştirmek temel hedefler içinde yer almaktadır. Çok Yönlü Geriatrik Değerlendirme (ÇYGD) geriatri polikliniğinde her yaşlı hastaya uygulanmakta olup yaşlı bireylerin tıbbi, psikolojik, sosyal, ekonomik ve fiziksel problemlerini ortaya koymaktadır. Yaşlı bireylerin yaşam kalitesini azaltan, kırılgan olmasına neden olan durumları önceden tespit ederek tedavi edilmesi, koruyucu önlemlerin alınması, yaşlının fiziksel olarak daha aktif bir yaşam sürmesi, yaşam kalitesinin artırılması, kırılganlığa bağlı mortalite ve morbiditenin azaltılması bu değerlendirmenin esas hedefidir. Bu bulgular ışığında hekimlere, erken teşhis ve tedavinin geliştirilmesi için yapılabilecek hizmetler konusunda fikir sahibi olabilmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel olarak planlanan bu çalışmanın evrenini Ocak 2019 ve Aralık 2022 tarihleri arasında Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi Geriatri polikliniğine ayaktan başvuran 65 yaş ve üzeri hastalar oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, EQ-5D (EuroQol) genel yaşam kalite ölçeği, SF-36 yaşam kalitesi değerlendirme (kısa formu) formu ve Frail kırılganlık anketi uygulanmıştır. Ayrıca bu hastaların laboratuvar değerleri, kronik hastalıkları, ÇYGD kapsamında Mini Mental Durum Değerlendirmesi (MMDD), Mini Nutrisyon Testi (MNA), Saat Çizme Testi, Yesavage Geriatrik Depresyon Skalası (YGDS), Barthel Temel Günlük Yaşam Aktiviteleri (GYA), Lawton Enstrümental Günlük Yaşam Aktiviteleri Testleri (EGYA), baldır çevresi ve brakiyal biseps kasının dinamometrik ölçümleri kaydedilmiştir. Hastaların yaşam kalitesi ve kırılganlık durumu ile ölçülen parametreler arasındaki ilişki incelenmiştir. Değerlendirmelerde IBM (“The Statistical Package for Social Sciences”) (Windows, Version 25.0, Aronk, NY: IBM Corp.) SPSS version 20 (Chicago, IL, USA) programı kullanılmış ve istatistiksel anlamlılık sınırı olarak p<0,05 kabul edilmiştir. Bulgular ve Tartışma: Araştırmaya 396 katılımcı dahil edilmiştir. Frail kırılganlık ölçeğinde 0 puan alan hastalar non-frail (dinç), 1-2 puan pre-frail (kırılganlık öncesi), 3 ve üzeri puan alanlar ise frail (kırılgan) hasta grubu olacak şekilde değerlendirmeye alınmıştır. Hastaların %19,7'sinin non-frail, %49,7'sinin pre-frail, %30,6'sının frail olduğu saptanmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 79,37±6,58 yıl olup minimum hasta yaşı 65, maksimum 105 yaş olup, %79,3'ü 65-84 yaş arasında olmuştur. Yaş ortalamaları, non-frail grupta 76,57±5,57, pre-frail grupta 79,24±6,55 ve frail grupta ise 81,36±6,57 şeklindedir. Hastaların yaş grupları ile Frail kırılganlık ölçeği arasında benzer şekilde istatistiksel açıdan anlamlı sonuç bulunmuştur (p<0,01). Yaş grubu 85-105 olan hastalarda frail olma oranı daha fazla olmuştur. İstatiksel olarak 65-84 yaşında olan bireylerin %22,3'ü non-frail, %50,3'ü pre-frail, %37,4'ü ise frail iken, 85 yaş ve üzeri grubun %9,8'i non-frail, 47,6'sı pre-frail ve %42,7'si ise frail olduğu tespit edilmiştir. Kadın cinsiyet, eğitim düzeyi, medeni durum, eş kaybı, yaşadığı ortam, bakım vereni, komorbid durumlar ile kırılganlık düzeyleri arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmıştır (p<0,001). Laboratuvar parametrelerden vitamin B12, hemoglobin düzeyi, sedimantasyon değerleri ile kırılganlık grupları arasında da anlamlı ilişki tespit edilmiştir (p<0,01). Sigara, VKİ, D vitamini ile kırılganlık arasında ilişki bulunamamıştır. Egzersiz ile kırılganlık dereceleri arasında ise istatistiksel açıdan anlamlı fark olduğu görülmüştür (p<0,01). Çalışmamızda hastalarımıza ÇYGD kapsamında yaptığımız Barthel ölçeği, Lawton ölçeği, MNA, Saat Çizme Testi, MMDD, YGDS, handgrip skorları ve baldır çevreleri ile kırılganlık durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki değerlendirilmiştir (p<0,001). Araştırmamızda yaşam kalitesi Eq-5D (EuroQol) ve SF-36 kısa form yaşam kalitesi ölçekleri kullanılarak değerlendirilmeye alınmıştır. Çalışmamızda Eq-5D skoru, hem frail hem de pre-frail grupta daha düşük saptanmıştır. Bireyin sağlık algısı VAS skoru sırasıyla non-frail olanlarda 68,07±11,51 pre-frail grubunda 56,39±10,48 ve frail grupta 51,73±12,49 olarak sonuçlanarak, kırılganlığın genel sağlık algısı üzerine negatif etkisi olduğu görülmüştür. SF-36 kısa form ölçeğinin tüm alt bileşenleri; fiziksel fonksiyon, fiziksel rol güçlüğü, emosyonel rol güçlüğü, vitalite/enerji, ruhsal sağlık, ağrı ve genel sağlık algısı puanları ile Frail kırılganlık derecesi arasında anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir (p<0,001). Çalışmaya katılan hastaların SF-36 kısa form alt bileşenleri ile karşılaştırıldığında yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, bakım veren, medeni durum gibi sosyodemografik özelliklerin yaşam kalitesi ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. Bundan başka VKİ, laboratuvar değerlerden vitamin B12, folik asit, D vitamini ve Hb düzeyleri ile yaşlı bireylerin yaşam kalitesi arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki değerlendirilmiştir. Sonuç: Çalışmamızda yaşam kalitesi ve kırılganlık ile yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, medeni durum, komorbiditeler, bakım vereni, VKİ ve bakılan laboratuvar parametreler arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Kırılganlığın erken teşhisi ve tedavisi ile yaşlı bireylerde engellilik ve hastaneye yatış oranlarını azaltabilmekteyiz. Yaşlı bireylerin kalan yaşamlarını daha kaliteli sürdürebilmeleri için saptanmış bulguların iyi değerlendirilmesi ve eksiklerin giderilmesi önem arz etmektedir. Yaşam kalitesi ve kırılganlık multifaktöriyel nedenlerle ilişkili olduğundan bu konuda yapılacak başka araştırmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: In the approach to the elderly, ensuring that they are physically independent, protecting their vital functions and improving their quality of life are among the main goals. Multidimensional Geriatric Assessment (MGA) is applied to every elderly patient in the geriatric outpatient clinic and reveals the medical, psychological, social, economic and physical problems of elderly individuals. The main objective of this evaluation is to identify and treat the conditions that reduce the quality of life of the elderly and cause them to be fragile, to take preventive measures, yield more physically active life, increase the quality of life, and reduce mortality and morbidity due to fragility. In the light of these findings, it is aimed to have an idea about the services that can be provided to physicians for early diagnosis and improvement of treatment. Materials and Method: The population of this cross-sectional study consists of patients aged 65 and over who applied to the Geriatrics Outpatient Clinic of Başkent University Ankara Hospital between January 2019 and December 2022. EQ-5D (EuroQol) general quality of life scale, SF-36 quality of life assessment (short form) form and Frail frailty questionnaire were used as data collection tools. In addition, MGA was applied to the patients, including laboratory values, chronic diseases, Mini Mental State Examination (MMSE), Mini Nutrition Test (MNA), Clock Scratch Test, Yesavage Geriatric Depression Scale (YGDS), Barthel Basic Activities of Daily Living (BADL), Lawton Instrumental Activities of Daily Living Tests (IADL), calf circumference and dynamometric measurements of the brachial biceps muscle were recorded. The relationship between the patients' quality of life and frailty status and the measured parameters were examined. Data were evaluated in computer environment using IBM SPSS (“The Statistical Package for Social Sciences”) (Windows, Version 25.0, Aronk, NY: IBM Corp.). In this study, the statistical significance level was accepted as p<0.05. Findings and Discussion: 396 participants were included in the study. Patients with a score of 0 on the frail vulnerability scale were evaluated as non-frail, 1-2 points as pre-frail, and those with a score of 3 and above as the frail patient group. According to studies, 19.7% of the patients were non-frail, pre-frail accounted for almost half (49.7%) and rest (30.6%) fell into frail group. The mean age of the participants was 79.37±6.58 years, with a minimum patient age of 65, a maximum of 105 years, and 79.3% of them were between 65-84 years old. The mean age was 76.57±5.57 in the non-frail group, 79.24±6.55 in the pre-frail group, and 81.36±6.57 in the frail group. A similar statistically significant result was found between the age groups of the patients and the Frail frailty scale (p<0.01). The rate of frail was higher in patients aged 85-105 years. Statistically, 22.3% of individuals aged 65-84 are non-frail, 50.3% are pre-frail, and 37.4% are frail, while 9.8% of those aged 85 and over were non-frail, 47.6% were pre-frail and 42.7% were frail. A statistically significant difference been found between female gender, education level, marital status, loss of spouse, living environment, caregiver, comorbid conditions and fragility levels (p<0.001). A significant relationship was also found between laboratory parameters such as vitamin B12, hemoglobin level, sedimentation values and fragility groups (p<0.01). No relationship been found between smoking, BMI, vitamin D and fragility. There was a statistically significant difference between exercise and frailty levels (p<0.01). In our study, a statistically significant relationship was evaluated between the Barthel scale, Lawton scale, MNA, Clock Scratch Test, MMSE, YGDS, handgrip scores, and calf circumferences and fragility, which we administered to our patients within the scope of MGA (p<0.001). In our study, quality of life was evaluated using the Eq-5D (EuroQol) and SF-36 short-form quality of life scales. The Eq-5D score appeared to be lower in both the frail and pre-frail groups. It was concluded that the individual's health perception VAS score was 68.07±11.51 in the non-frail group, 56.39±10.48 in the pre-frail group, and 51.73±12.49 in the frail group, and that frailty had seen a negative effect on the general health perception. A significant correlation been observed between all sub-components of the SF-36 short form scale as mean as physical function, physical role difficulty, emotional role difficulty, vitality/energy, mental health, pain and general health perception scores and Frail vulnerability degree (p<0.001). When the patients participating in the study were compared with the SF-36 short form sub-components, it was determined that sociodemographic characteristics such as age, gender, education level, caregiver, and marital status were associated with quality of life. In addition, a statistically significant relationship was evaluated between BMI, laboratory values of vitamin B12, folic acid, vitamin D and Hb levels and quality of life of elderly individuals. Results: A significant relationship correlated between quality of life and frailty with age, gender, education level, marital status, comorbidities, caregiver, BMI, and laboratory parameters examined. With early diagnosis and treatment of frailty, we can reduce the rates of disability and hospitalization in elderly individuals. In order for elderly individuals to continue their remaining lives with a better quality, it is important to evaluate the findings well and to eliminate the deficiencies. Since quality of life and frailty are associated with multifactorial causes, further research is needed on this subject.

Benzer Tezler

  1. İç Hastalıkları Polikliniğine başvuran yaşlı hastalarda içselleştirilmiş damgalanma ile iyilik durumu, yaşam kalitesi, depresyon ve algılanan sosyal destek arasındaki ilişki

    The relationship between internalized stigma and well-being, quality of life, depression, and perceived social support in elderly patients presenting to Internal Medicine Outpatient Clinic

    ZEYNEP ALTIN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    GeriatriEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEVNAZ ŞAHİN

  2. 65 yaş üstü insanlarda kemik dansitometresi ve serum adropin seviyeleri arasındaki ilişki

    Başlık çevirisi yok

    SEVİNÇ ÖDÜL ORUÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CEM NURİ AKTEKİN

  3. Yaşlı hastalarda polifarmasi ve ilaç etkileşimi ile geriatri takiplerinde ilaç etkileşim sıklığındaki değişimin değerlendirilmesi

    Evaluation of polypharmacy and drug interaction in elderly patients and the change in the frequency of drug interactions in geriatric follow-ups

    YELİZ ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA KEMAL KILIÇ

  4. Diyabetes mellitus tanılı hastalarda kardiyak otonom nöropati ve pankreas ekzokrin yetmezliği arasındaki ilişki

    Relationship between pancreas exocrine insufficiency and cardiac autonomic neuropathy in patients with diabetes mellitus

    NİDA UYAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    GastroenterolojiGaziantep Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. ABDULLAH EMRE YILDIRIM

  5. Yaşlı hastalarda antikolinerjik yükün değerlendirilmesi

    Evaluation of anticholinergic burden in elderly patients

    HİLAL GÖKÇAY SAZ

    Eczacılıkta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    GeriatriHacettepe Üniversitesi

    Klinik Eczacılık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SALİH KUTAY DEMİRKAN

    PROF. DR. MELTEM GÜLHAN HALİL