Geri Dön

Metamfetamin kullanım bozukluğu olan erkek hastalarda cinsel doyumun yaşam kalitesi, bağlanma stilleri, depresyon, anksiyete ile ilişkisi

The relationship between sexual satisfaction and quality of life, attachment styles, depression, and anxiety in male patients with methamphetamine use disorder

  1. Tez No: 900708
  2. Yazar: NAZİFE OKUR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. RUKİYE AY DİKER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Anksiyete, bağlanma stilleri, cinsel doyum, depresyon, metamfetamin kullanım bozukluğu, yaşam kalitesi, Anxiety, attachment styles, depression, methamphetamine use disorder, sexual satisfaction, quality of life
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Bursa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu araştırmanın amacı metamfetamin kullanım bozukluğu (MKB) olan erkek hastalarda cinsel doyumun yaşam kalitesi, bağlanma stilleri, depresyon, anksiyete ile ilişkisini incelemektir. Gereç ve Yöntemler: Araştırmada Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi AMATEM servisinde yatan, AMATEM ve psikiyatri polikliniğe ayaktan başvuran DSM-5'e göre MKB tanısı olan 75 erkek hasta ve madde kullanım öyküsü olmayan 75 sağlıklı erkek birey alınmıştır. Araştırmaya dahil olmaya gönüllü katılımcılar sosyodemografik veri formu, Arizona Cinsel Yaşantılar Ölçeği (ACYÖ) Erkek Formu, Golombok-Rust Cinsel Doyum Ölçeği (GRCDÖ) Erkek Formu, Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalite Ölçeği Kısa Formu (WHOQOL-BREF), Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II (YİYE-II), Beck Depresyon Envanteri (BDE), Beck Anksiyete Envanteri (BAE) ile değerlendirilmiştir. Bulgular: MKB tanılı hastaların %20'sinin cinsel doyum amacıyla metamfetamin kullandığı, ACYÖ (p=0,036) ve GRCDÖ (p<0,001) ortalamalarının KG bireylerinkine göre istatistiksel olarak anlamlı seviyede daha yüksek olduğu bulundu. MKB olan bireylerde, KG'ye göre depresif belirtilerin daha fazla olduğu (p<0,001) ; ancak anksiyete belirtilerinin MKB olan ve olmayanlar arasında istatistiksel açıdan anlamlı seviyede farklı olmadığı (p>0,05) bulundu. MKB olan vakaların KG'a göre YİYE-Kaygı (p<0,001), YİYE-Kaçınma (p<0,001) ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı seviyede daha yüksek olduğu bulundu. MKB olanların KG kişilerine göre WHOQOL (p<0,001) ortalamalarının anlamlı seviyede daha düşük olduğu bulundu. Pearson korelasyon analizine göre MKB olan vakaların ACYÖ ile GRCDÖ, YİYE-Kaygı, YİYE-Kaçınma, BDE, BAE ve WHOQOL arasındaki ilişkinin istatiksel açıdan anlamlı olmadığı (p>0,05) bulundu. MKB olan bireylerde GRCDÖ ile YİYE-Kaçınma (r=0,407, p=0,007) ve BAE (r=0,299, p=0,009) arasında anlamlı seviyede pozitif ilişki, GRCDÖ ile WHOQOL (r=-0,429, p<0,001) arasında negatif ilişki olduğu bulundu. Hiyerarşik regresyon analizinde MKB grubu vakaların GRCDÖ puanlarının %30'unun istatistiksel açıdan anlamlı seviyede BDE, BAE, WHOQOL ve YİYE-II tarafından açıklandığı; model alt değişkenleri incelendiğinde sadece WHOQOL (p<0,05) ve YİYE-Kaçınma (p<0,05) puanlarının anlamlı seviyede etkili olduğu bulundu. Hiyerarşik regresyon analizine göre KG vakaların GRCDÖ skorlarının %45'inin istatistiksel açıdan anlamlı seviyede BDE, BAE, WHOQOL ve YIYE-II skorları tarafından açıklandığı; model alt değişkenleri incelendiğinde sadece BDE (p<0,05) ve YİYE-Kaçınma (p<0,05) skorlarının istatistiksel açıdan anlamlı seviyede etkili olduğu bulundu. Sonuç: Araştırmamızda metamfetamin kullanım bozukluğu olan hastalarda azalmış cinsel doyumun kaçıngan bağlanma ve yaşam kalitesi ile bağlantılı olduğu sonucuna varılmıştır. Metamfetamin kullanım bozukluğu olmayan sağlıklı bireylerde ise azalmış cinsel doyumun depresyon ve kaçıngan bağlanma ile ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of this study is to examine the relationship between sexual satisfaction and quality of life, attachment styles, depression, and anxiety in male patients with methamphetamine use disorder (MUD). Materials and Methods: In the study, 75 male patients diagnosed with SUD (Substance Use Disorder) according to DSM-5, who were either inpatients at the AMATEM unit of Health Sciences University Bursa Yüksek İhtisas Training and Research Hospital or outpatients at the AMATEM and psychiatry clinics, and 75 healthy male individuals without a history of substance use were included. Volunteers who participated in the study were assessed using the Sociodemographic Data Form, the Arizona Sexual Experiences Scale (ASEX) Male Form, the Golombok-Rust Sexual Satisfaction Inventory (GRISS) Male Form, the World Health Organization Quality of Life Scale Short Form (WHOQOL-BREF), the Experiences in Close Relationships Inventory-Short Form (ECR-R), the Beck Depression Inventory (BDI), and the Beck Anxiety Inventory (BAI). Results: It was found that 20% of patients diagnosed with SUD used methamphetamine for sexual satisfaction, and the mean scores of ASEX (p=0.036) and GRISS (p<0.001) were statistically significantly higher compared to the control group (CG). Individuals with SUD had more depressive symptoms compared to the CG (p<0.001); however, there was no statistically significant difference in anxiety symptoms between those with and without SUD (p>0.05). It was found that the mean scores of ECR-Anxiety (p<0.001) and ECR-Avoidance (p<0.001) were statistically significantly higher in individuals with SUD compared to the CG. The mean WHOQOL scores of individuals with SUD were statistically significantly lower compared to CG (p<0.001). According to Pearson correlation analysis, there was no statistically significant relationship between ASEX and GRISS, ECR-Anxiety, ECRAvoidance, BDI, BAI, and WHOQOL in individuals with SUD (p>0.05). In individuals with SUD, a significant positive correlation was found between GRISS and ECR-Avoidance (r=0.407, p=0.007) and BAI (r=0.299, p=0.009), while a negative correlation was found between GRISS and WHOQOL (r=-0.429, p<0.001). In the hierarchical regression analysis, it was found that 30% of the GRISS scores of individuals with SUD were statistically significantly explained by BDI, BAI, WHOQOL, and ECR-R; when the sub-variables of the model were examined, only WHOQOL (p<0.05) and ECR-Avoidance (p<0.05) scores were found to be significantly influential. According to the hierarchical regression analysis, 45% of the GRISS scores of the CG were statistically significantly explained by BDI, BAI, WHOQOL, and ECR-R scores; when the sub-variables of the model were examined, only BDI (p<0.05) and ECR-Avoidance (p<0.05) scores were found to be statistically significantly influential. Conclusion: Our study concluded that reduced sexual satisfaction in patients with methamphetamine use disorder is associated with avoidant attachment and quality of life. In healthy individuals without methamphetamine use disorder, reduced sexual satisfaction was found to be related to depression and avoidant attachment.

Benzer Tezler

  1. Metamfetamin kullanım bozukluğu olan erken remisyondaki hastalarda oksidatif stres durumunun kardiyovasküler oksidatif stres belirteçleri ve aterojenik indeks değerleri açısından değerlendirilmesi

    Evaluation of oxidative stress status in patients with methamphetamine use disorder in early remission in terms of cardiovascular oxidative stress markers and atherogenic index values

    FATİH GÜR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh ve Sinir Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FİLİZ KULACAOĞLU ÖZTÜRK

  2. Madde kullanım bozukluğu tanısı olan erişkin hastalarda yürütücü işlevler ve sosyal biliş

    Executive functions and social cognition in adult patients with substance use disorder

    MERVE BÜLBÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriPamukkale Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ TUĞÇE TOKER UĞURLU

  3. İlk atak psikoz tanısıyla yatarak tedavi gören çocuk ve ergen hastalarda madde kullanım bozukluğu eş tanısının klinik bulgularla ilişkisinin araştırılması

    Investigation on the relationship between clinical findings of substence use disorder in children and adolescents with inpatients first episode psychosis

    TUĞBA ESEROĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZHAN YALÇIN

  4. Metamfetamin kullanım bozukluğu olan hastalarda VMAT-2 ve dat gen ifadesi ile klinik parametreler arasındaki ilişkinin incelenmesi

    In patients with methamphetamine use disorder investigation of the relationship between VMAT-2 and dat gene expression and clinical parameters

    MUALLA KESKİNSEZER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriSakarya Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET BÜLENT YAZICI

  5. Madde bağımlılığı olan hastalarda optik koherens tomografi ve optik koherens tomografi anjiyografi verilerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of optic coherence tomography and optic coherence tomography angiography data in substance use disorder

    SERAY ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Göz HastalıklarıEge Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERHAD NALÇACI