Madde bağımlılığı olan hastalarda optik koherens tomografi ve optik koherens tomografi anjiyografi verilerinin değerlendirilmesi
Evaluation of optic coherence tomography and optic coherence tomography angiography data in substance use disorder
- Tez No: 888060
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SERHAD NALÇACI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
- Anahtar Kelimeler: foveal avasküler zon, koryokapillaris akım, metamfetamin, optik koherens tomografi anjiyografi, vasküler dansite, choriocapillaris flow, foveal avascular zone, methamphetamine, optical coherence tomography angiography, vascular density
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç Metamfetamin günümüzde, dünya çapında esrardan sonra en yaygın kullanılan uyuşturucu madde olup kullanım sıklığı her geçen gün artış göstermektedir. Dopamin, nörepinefrin ve serotonin salınımına sebep olarak sempatomimetik etki gösterir. Kardiyovasküler ve nörolojik sistem üzerinde olumsuz etkilere sahiptir. Bu hastalarda sistemik vasküler değişiklikler araştırma konusu iken retinal mikrosirkülasyon üzerine etkisini inceleyen çalışma sayısı çok sınırlıdır. Bu çalışmada, metamfetamin kullanım bozukluğu bulunan hastalarda retinal mikrovasküler sistem üzerindeki değişikliklerin optik koherens tomografi (OKT) ve optik koherens tomografi anjiyografi (OKTA) aracılığıyla değerlendirilmesi ve sağlıklı bireylerle karşılaştırılması amaçlanmıştır. Yöntem Bu prospektif, tek merkezli, kesitsel klinik araştırma Ocak 2023 – Nisan 2024 tarihleri arasında, Ege Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Retina Birimi ile Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda yürütüldü. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bağımlılık Polikliniği'ne başvuran veya Bağımlılık Servis'te yatış gerektiren, DSM-5 tanı kriterlerine göre metamfetamin kullanım bozukluğu tanısı alan 45 hastanın 90 gözü (Grup 1) ile yaş ve cinsiyet dağılımı uyumlu, Göz Hastalıkları Polikliniği'ne rutin muayene için başvuran ve herhangi bir oftalmolojik hastalığı ile madde kullanım öyküsü olmayan 45 gönüllünün 90 gözü (Grup 2) çalışmaya dahil edildi. Tüm katılımcıların detaylı oftalmolojik muayenelerinin ardından, OKT ile santral makula kalınlığı (SMK) ve peripapiller retina sinir lifi tabakası (RSLT) kalınlığı, EDI mod OKT ile subfoveal koroid kalınlığı (SFKK) ölçümleri yapıldı. OKTA ile foveal avasküler zon (FAZ) alanı, yüzeyel ve derin kapiller pleksus özellikleri, akım parametreleri değerlendirildi. Gruplar arasındaki ilişki istatistiksel olarak incelendi. Bulgular Ortalama yaş Grup 1'de 29,07 6,14 (19 – 42) yıl, cinsiyet dağılımı; 15 kadın (%33,3), 30 erkek (%66,7) iken Grup 2'de ortalama yaş 28,91 6,07 (19 – 44) yıl, cinsiyet dağılımı 16 kadın (%35,6), 29 erkek (%64,4) idi. Gruplar arasında yaş ve cinsiyet dağılımı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (sırasıyla; p=0,865; p=0,754). Grup 1'de; OKT ile değerlendirilen SMK 262,97 19,09 (219 – 316) µm, SFKK 341,59 75,19 (166 – 564) µm olarak ölçüldü. Grup 2'de ise SMK 266,17 17,10 (221 – 298) µm, SFKK 322,16 69,69 (175 – 489) µm olarak ölçüldü ve gruplar arasında SMK ve SFKK açısından istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmedi (sırasıyla; p=0,238; p=0,074). RSLT kalınlığı analizinde ise Grup 1'de total RSLT 102,9 7,29 (89 – 118) µm, süperior kadran RSLT 129,21 13,53 (101 – 164) µm iken, Grup 2'de total ve süperior kadran RSLT sırasıyla; 100,17 10,07 (79 – 120) µm; 122,93 17,92 (89 – 177,5) µm olarak ölçüldü ve gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi (sırasıyla; p=0,039; p=0,009). OKTA ile değerlendirilen parametrelerden yüzeyel kapiller FAZ alanı açısından Grup 1 ve Grup 2 arasında istatistiksel anlamlı fark izlenmedi (sırasıyla; 0,26 0,08 mm2 ve 0,25 0,10 mm2, p=0,404). Total yüzeyel kapiller pleksus vasküler dansite gruplar arasında istatistiksel fark göstermezken (%51,95 2,37 ve %52,33 3,13, p=0,364); total derin kapiller pleksus vasküler dansite Grup 1'de Grup 2'ye kıyasla istatistiksel anlamlı olarak düşük oranda saptandı (%54,42 6,63 ve %58,32 5,93, p<0,001). Dış retina akımı, Grup 1'de 9,07 2,0 (5,162 – 14,294) iken, Grup 2'de 9,39 2,50 (5,843 – 19,579) olarak saptandı ancak aralarındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,344). Koryokapillaris akım değerlendirildiğinde ise Grup 1'de 19,93 0,99 (16,149 – 21,478); Grup 2'de 20,69 0,72 (18,750 – 21,808) olarak saptandı ve Grup 1'deki koryokapillaris akımı istatistiksel anlamlı olarak düşük bulundu (p<0,001). Metamfetamin kullanım süresi ile RSLT süperior kadran kalınlığı (r=0,303; p=0,004) ve total kalınlık (r=0,309; p=0,003) arasında pozitif korelasyon mevcutken, dış retina akımı ile negatif korelasyon göstermekteydi (r=-0,210; p=0,047). Metamfetamine total maruziyet de benzer şekilde RSLT süperior kalınlık (r=0,291; p=0,005) ve total kalınlık (r=0,255; p=0,015) ile pozitif korelasyon gösterirken, dış retina akımı ile negatif korelasyon göstermekteydi (r=-0,241; p=0,022). Sonuç Bu çalışma ile, kronik metamfetamin kullanım bozukluğu bulunan hastalar ilk kez OKTA ile değerlendirilerek metamfetamin kullanımında retinal mikrosirkülasyonun olumsuz etkilendiği, özellikle derin kapiller pleksusta belirgin vasküler dansite kaybı geliştiği gösterilmiştir. Bu hastalarda klinik retinopati bulgusu olmasa dahi retinal dolaşımın olumsuz etkilendiği, akım parametrelerinin bozulduğu tespit edilmiştir. OKT ile değerlendirilen parametrelerden ise RSLT kalınlığının nörotoksisite göstergesi olarak değişim gösterdiği tespit edilmiştir.
Özet (Çeviri)
Aim Today, methamphetamine is the most widely used drug worldwide after cannabis and its frequency of use is increasing day by day. Methamphetamine has a sympathomimetic effect by causing the release of dopamine, neuropinephrine and serotonin. It has negative effects on the cardiovascular and neurological systems. Systemic vascular changes have been frequently investigated in these patients, but the number of studies examining its effect on retinal microcirculation is quite limited. This study aimed to evaluate the changes in the retinal microvascular system in patients with methamphetamine use disorder (MUD) through optical coherence tomography (OCT) and optical coherence tomography angiography (OCTA) and to compare them with healthy controls. Method This study was conducted between January 2023 and April 2024 at Ege University Faculty of Medicine, Department of Ophthalmology and Department of Mental Health and Diseases. Ninety eyes of 45 patients with a diagnosis of MUD according to DSM-5 diagnostic criteria (Group 1) and 90 eyes of 45 healty individuals who matched for age and gender (Group 2) were included in this study. After a detailed ophthalmologic examination, all participants were evaluated with OCT and OCTA. Central macular thickness (CMT) and retinal nerve fiber layer (RNFL) thickness were measured with OCT and subfoveal choroidal thickness (SFCT) was measured with EDI mode OCT images. Foveal avascular zone (FAZ) area, vascular density and flow area were evaluated with OCTA. Results The mean age was 29.07 6.14 (range, 19 – 42) years in Group 1 and 28.91 6.07 (range, 19 – 44) years in Group 2 and there was no significant difference between the groups (p=0.865). Female-to-male ratio was 15/30 in Group 1 and 16/29 in Group 2 and there was no significant difference between the groups (p=0.754). In Group 1, CMT was 262.97 19.09 (range, 219 – 316) µm; and SFCT was 341.59 75.19 (range, 166 – 564) µm measured by OCT and no statistically significant difference was observed between the groups (p=0.238; p=0.074, respectively). In RNFL thickness analysis, RNFL total thickness was 102.9 7.29 (range, 89 – 118) µm and RNFL superior quadrant thickness was 129.21 13.53 (range, 101 – 164) µm in Group 1, RNFL total and superior quadrant thickness were 100.17 10.07 (range, 79 – 120) µm and 122.93 17.92 (range, 89 – 177.5) µm in Group 2, respectively, and the difference between the groups was statistically significant (p=0.039; p=0.009, respectively). When OCTA parameters were evaluated, there was no difference between the superficial FAZ areas between the MUD and healty control groups (0.26 0.08 mm2 and 0.25 0.10 mm2, respectively, p=0.404). While there was no statistical difference between the groups in terms of superficial capillary plexus vascular density (SCP-VD) (51.95% 2.37 and 52.33% 3.13, respectively, p=0.364), the deep capillary plexus vascular density (DCP-VD) was found to be significantly lower in Group 1 compared to Group 2 (54.42% 6.63 and 58.32% 5.93, respectively, p<0.001). When choriocapillaris flow area was evaluated, it was 19.93 0.99 (16.149 – 21.478) in Group 1; and 20.69 0.72 (18.750 – 21.808) in Group 2, and the choriocapillaris flow area in Group 1 was found to be statistically significantly lower (p<0.001). There was positive correlation between the duration of methamphetamine use and RNFL superior quadrant thickness (r=0.303; p=0.004) and total thickness (r=0.309; p=0.003), there was negative correlation with outer retinal flow area (r=-0.210; p=0.047). Similarly, total exposure to methamphetamine was positively correlated with RNFL superior thickness (r=0.291; p=0.005) and total thickness (r=0.255; p=0.015), but negatively correlated with outer retinal flow area (r=-0.241; p=0.022). Conclusion In this study, patients with chronic MUD were evaluated for the first time with OCTA, and it was shown that retinal microcirculation was negatively affected by methamphetamine use and a significant loss of vascular density developed, especially in the deep capillary plexus. It was determined that the retinal circulation was negatively affected and flow parameters were impaired in these patients, even if there was no clinical signs of retinopathy. RNFL thickness was also determined to change as an indicator of neurotoxicity by evaluating with OCT.
Benzer Tezler
- Madde kullanım bozukluğu olan erkek hastalarda internet bağımlılığı ve bağlanma
Internet addiction and attachment in male patients with substance use disorder
CANSU SEFER
Yüksek Lisans
Türkçe
2017
Uyuşturucu Alışkanlığı ve AlkolizmNişantaşı ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. SERA YİGİTER
- Alkol, madde ve kumar bağımlılığı olan hastalarda cinsel işlev bozukluklarının sıklığının ve şiddetinin incelenmesi
Investigation of the frequency and severity of sexual dysfunction in patients with alcohol, drug and gambling addiction
SEYHAN OKTAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
PsikiyatriEskişehir Osmangazi ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLCAN GÜLEÇ
- Opiyat kullanım bozukluğu olan hastalarda göz izlem parametrelerinin ölçülmesi
Measurement of eye tracking parameters in patients with opiate uUSE disorders
ASLI SEDA KIRAÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
UZMAN İSMET ESRA ÇİÇEK
- Opiyat kullanım bozukluğu olan hastalarda çocukluk çağı travmaları ve bağlanma biçimlerinin üstbiliş, başa çıkma tutumları ve bağımlılık üzerine etkileri
The effects of childhood trauma and attachment styles on the metacognition, coping strategies and addiction
HİLAL SEVEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İBRAHİM EREN
- Opiyat kullanım bozukluğu olan hastalarda yatarak tedavi programı terkini yordayan; Sosyodemografik, klinik ve sosyal özelliklerin incelenmesi
Evaluation of sociodemographic, clinical and socialfeatures of the drop out from inpatient treatmentprogram in patients with opiate use disorder
RAHİME DİCLE ÇETİNER AKGÜL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
UZMAN MURAT YALÇIN