Geri Dön

Türkiye'de işçi sendikalarının baskı grubu olarak ekonomik gelişmedeki işlevi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 9055
  2. Yazar: ÜMRAN AKYÜZ
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. A. RIZA OKUR
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, Labour Economics and Industrial Relations
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 1989
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

TEZ ÖZET I Bilim ve teknolojinin itici gücüyle katlanarak hızlanan bugünkü gelişmişlik düzeyinde, devletin görev ve sorumlulukları da artmıştır.“Sosyal refah devleti”anlayışı üzerinde temellenen siyasal yönetim, bu görev lerini yerine getirirken, her alanda örgütlenen sosyal güçler de kendi örgütleri kanalıyla yönetimlere çıkarları doğrultusunda baskı uygulamaktadırlar. Çağdaş demokrasiler, farklı görüş ve çıkarları temsil eden bu çeşitli örgütlerle çok s esi i (pluralist) bir görünüm kazanmıştır. Bu örgütlerden en önemlisi ise işçi sendikalarıdır. Sanayileşmenin bir ürünü olarak ilk defa Batı de mokrasilerinde (ilk olarak İngiltere) ortaya çıkan işçi sendikaları, uzun ve mücadeleleli yıllardan sonra, bugün, uluslararası bir görünüm kazanmıştır. Türkiye; sanayileşmede kendine örnek olarak aldığı Batı Avrupa'nın kalkınmışlık düzeyine en kısa zamanda varabilmek amacıyla, yönetim kadrolarında bulunan asker- sivil bürokratlar el iyi e, yukarıdan aşağıya doğru, yönlen dirici ve destekleyici sosyo-ekonomik politikalar uygula mıştır. Bu doğrultuda başlatılan sanayileşme ve buna para lel olarak ortaya çıkan işçi sendikaları, 1960*lara kadar- 2 - siyasal yönetimlerin denetimleri altxnda gelişmiştir. Bu tarihten itibaren, 1961 %ayasası*nın tanıdığı hak ve özgürlükler çerçevesinde başlayan sosyal hareket lilik, sendikal harekette de olumlu değişimler yarat mıştır. Ancak; ekonomik gelişme süreci içinde sendikal hareketin seyri, daima sanayileşmenin ardından ve onun izin verdiği ölçüde olabilmiştir. Genellikle sanayileşme nin, dolayasıyla hızlı kalkınmanın ayak bağı olarak algılanan sendikal hareket, siyasal yönetimlerle uyumlu çalışma zorunda bırakılmıştır. Uzun bir süre olarak sayamayacağımız yaklaşık 35 yıllık Türk Sendikacılığının, zaman zaman kendi nesnel koşulları içindeki ciddi çıkışlara rağmen, Batı'daki örnekleriyle karşılaştırıldığında, mücadele geleneğinin halen bir“varlık mücadelesi”biçiminde belirginleşti ğini söyleyebiliriz.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.