Geri Dön

Rinoplasti hastalarında internal nazal valv açısını artırmak ve orta çatı restorasyonunu sağlamak için farklı bir bakış açısı:interkartilaginöz spreader greft

A different perspective to increase the internal nasal valve angle and provide middle roof restoration in rhinoplasty patients:intercartilaginous spreader graft

  1. Tez No: 905516
  2. Yazar: ZEYNEP BANU ARICI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MURAT ŞAHİN ALAGÖZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Burun, rinoplasti, internal nazal valv, NOSE, ROE, Nose, rhinoplasty, internal nasal valve, ROE
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Rinoplasti, hem dünyada hem de ülkemizde sıklıkla uygulanan estetik operasyonlardan biridir. Burun, solunum sisteminin önemli bir parçasıdır ve herhangi bir yapısal bozukluk, solunum fonksiyonlarını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle rinoplasti operasyonlarında arzu edilen estetik görünümle birlikte fonksiyonel onarım oldukça önemlidir. Çalışmamızda; geleneksel spreader greftlerin dezavantajının giderilmesi için septum ile üst lateral kıkırdaklar ilişkisini interkartilaginöz greftler kullanarak, hem orta çatıyı restore etmeye hem de internal nazal valv açısını artırmaya, bunu yaparken de ana hava yolunu engelleyecek bir yapıdan kaçınılmaya çalışıldı. Bu çalışmada, interkartilaginöz spreader greft yöntemi ile opere edilen hastaların preoperatif ve postoperatif NOSE (Nazal obstrüksiyon semptomlarını değerlendirme skalası) ve ROE (Rinoplasti sonuç değerlendirme anketi) testlerinin karşılaştırılarak, yöntemin başarısının değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı'nda Nisan 2023 – Şubat 2024 tarihleri arasında interkartilaginöz spreader greft yöntemi ile opere edilen 30 rinoplasti hastasının dosyaları ve belgeleri incelenerek retrospektif olarak gerçekleştirilmiştir. İnterkartilaginöz spreader greft uygulaması için öncelikle üst lateral kıkırdakların uzunluğu ve genişliği cetvel ve kaliper yardımı ile ölçüldü. Ardından septumdan elde edilen kıkırdak greftleri interkartilaginöz spreader greft tekniğine uygun biçimde olacak şekilde bisturi yardımı ile şekillendirilerek sefalikte dar kaudale doğru gidildikçe genişleyecek biçimde dizayn edildi. Greft her iki üst lateral kıkırdağın arasında septumun ise dorsalinde kalacak biçimde septum üzerine yerleştirildi. Hastaların fonksiyonel ve estetik açıdan sonuçlarının değerlendirilmesi ve hasta memnuniyetinin saptanması açısından tüm hastalara ameliyat öncesinde ve ameliyat sonrası 3.ay kontrollerinde NOSE (Nasal obstruction symptoms evaluation scale, Stewart ve ark., 2004) ve ROE (Rhinoplasty outcome evaluation questionnaire, Alsarraf, 2001) testleri yapılmıştır. Bulgular: Kliniğimizde interkartilajinöz spreader greft yöntemi ile opere edilen 30 (n:30) hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların 17 (% 56,7)'si kadın, 13 (%43,3)'ü erkektir. Hastaların yaşları 18-50 yaş arasında olup yaş ortalamaları 25,33'tür. Operasyon öncesinde hastaların toplam NOSE skorlamasının ortalama değeri 9,9 ± 4,196 olup, ameliyat sonrası yapılan toplam NOSE skorlamasının ortalama değerinin 4,47 ± 2,776' ye düştüğü görüldü. Ameliyat öncesi ve sonrası NOSE skorlama değişiminde p<0,001 bulundu. Bu sebeple istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptandı. Toplam ROE skorlamasının ameliyat öncesi ortalama değeri 10,17 ± 2,902 iken, ameliyat sonrası değerinin 15,33 ± 3,889 'e çıktığı görüldü ve p<0,001 olması sebebiyle istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu kabul edildi. Sonuç: İnterkartilaginöz greftler, klasik spreader greftlere alternatif olarak kullanılabilir. Bu yöntemle internal nazal valv açısı genişletilirken, aynı zamanda nazal valv alanının hacmi de arttırılmaya çalışıldı. Ayrıca orta çatı rekonstrüksiyonu anatomiye benzer şekilde sağlandı ve dorsal nazal estetik çizgileri oluşturuldu. İnterkartilaginöz greft sayesinde, geçirilmiş rinoplasti operasyonları sonrası olası nazal valv kollapsının engellenip, gelecekte ikinci bir cerrahi ihtiyacının da azalabileceğini düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Introduction: Rhinoplasty is one of the most frequently performed aesthetic operations both in the world and in our country. The nose is an important part of the respiratory system and any structural disorder can negatively affect respiratory functions. Therefore, functional repair is very important along with the desired aesthetic appearance in rhinoplasty operations. In our study, we aimed to address the drawbacks of traditional spreader grafts by utilizing intercartilaginous grafts to restore the middle vault and increase the internal nasal valve angle by establishing a relationship between the septum and the upper lateral cartilages. Concurrently, we aimed to avoid creating a structure that would obstruct the main airway passage. This study aims to evaluate the success of the method by comparing the preoperative and postoperative NOSE (Nasal obstruction symptoms evaluation scale) and ROE (Rhinoplasty outcome evaluation questionnaire) tests of patients operated with the intercartilaginous spreader graft method. Materials and Methods: This study was conducted retrospectively by examining the files and documents of 30 rhinoplasty patients who were operated on with the intercartilaginous spreader graft method between April 2023 and February 2024 at Kocaeli University Research and Practice Hospital, Department of Plastic, Reconstructive and Aesthetic Surgery. For intercartilaginous spreader graft application, first the length and width of the upper lateral cartilages were measured with the help of a ruler and caliper. Then, the cartilage grafts obtained from the septum were shaped with the help of a scalpel in accordance with the intercartilaginous spreader graft technique and were designed to be narrow in the cephalic part and wide in the caudal part. In order to evaluate the functional and aesthetic results of the patients and to determine patient satisfaction, NOSE (Nasal obstruction symptoms evaluation scale, Stewart ve ark., 2004) and ROE (Rhinoplasty outcome evaluation questionnaire, Alsarraf, 2001) tests were performed on all patients before surgery and at the 3rd month postoperative follow-up. Results: 30 (n:30) patients who were operated on with the intercartilaginous spreader graft method in our clinic were included in the study. 17 (56.7%) of the patients are female and 13 (43.3%) are male. The ages of the patients are between 18 and 50 years old, and the average age is 25.33. The mean value of the total NOSE score of the patients before the operation was 9.9 ± 4.196, and the mean value of the total NOSE score after the operation decreased to 4.47 ± 2.776. P<0.001 was found in the change in NOSE scores before and after the operation. Therefore, a statistically significant difference was found. While the mean value of the total ROE score before the operation was 10.17 ± 2.902, it was seen that the value after the operation increased to 15.33 ± 3.889, and since p<0.001, a statistically significant difference was accepted. Conclusions: Intercartilaginous grafts can be used as an alternative to classical spreader grafts. With this method, while the internal nasal valve angle was widened, the volume of the nasal valve area was also tried to be increased. In addition, middle vault reconstruction was achieved in a similar way to anatomy and dorsal nasal aesthetic lines were created. We think that thanks to the intercartilaginous graft, possible nasal valve collapse after previous rhinoplasty operations can be prevented and the need for a second surgery in the future may be reduced.

Benzer Tezler

  1. Rinoplasti hastalarında preoperatif ve postoperatif nazal hava yolu açıklığının karşılaştırılması

    Comparison of preoperative and postoperative nasal airway pattern in rhinoplasty patients

    NURBANU KOÇDEMİR ERUL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kulak Burun ve BoğazSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELİH ÇAYÖNÜ

  2. Septorinoplastide orta çatı tekniklerinin estetik ve fonksiyonel sonuçlarının analizi

    Analysis of aesthetic and functional outcomes of middle vault techniques in septorhinoplasty

    FETİH FURKAN ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Kulak Burun ve BoğazEge Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FAZIL APAYDIN

  3. Septoplasti sonrası burun tıkanıklığı şikayetinin etiyolojik analizi

    Etiological analysis of nasal obstruction after septoplasty

    ASİF AHMEDOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Kulak Burun ve BoğazGata

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FUAT TOSUN

  4. Septorinoplasti öncesi ve sonrası ekspiratuar ses frekanslarının nazal valv açısı değişimi ile ilişkisinin araştırılması

    Assessment of relation between nasal valve angle and expiratory sound frequency in septorhinoplasty patients

    MURAT ERDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Kulak Burun ve BoğazEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CEMAL CİNGİ

  5. Septorinoplasti operasyonunda nazal orta çatı rekonstruksiyonunda kullanılan greft materyalinin olfaktör fonksiyon üzerine etkisi

    The effect of graft material used in reconstruction of nasal middle roof in septorhinoplasty operation on olfactory function

    ELİF EMEL GÜNAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Kulak Burun ve Boğazİstanbul Üniversitesi

    Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN AHMET ÖZDOĞAN