Geri Dön

Entübasyon zamanlamasının hemodinamik yanıta etkisi

The effect of timing of intubation on haemodynamic responses

  1. Tez No: 91353
  2. Yazar: SELMA YAĞCI BAĞLI
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. ERCÜMENT YENTÜR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Anestezi, Entübasyon-intratrakeal, Hemodinami, Anesthesia, Intubation-intratracheal, Hemodynamics
  7. Yıl: 2000
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Anestezideki bir çok gelişmeye ve yeni ilaçların kullanıma girmesine rağmen, laringoskopi ve trakeal entübasyona karşı oluşan hemodinamik, nöroendokrin ve metabolik yamtlan tümüyle önleyecek ideal bir ilaç veya ilaç kombinasyonu henüz yoktur. Biz bu çalışma ile yeni bir ilaç kullanmadan, indüksiyona göre entübasyon zamanlamasının bu balamdan önemini araştırmayı amaçladık. Çalışmaya ASA I-ET sınıfı, 16-71 yaşlan arasında 45 basta rasgele üç eşit grup halinde alındı. Çalışma, elektif kraniotomi, lomber disk hernisi ve servikal disk hernisi geçirecek hastalarda uygulandı. Olguların tümüne hazırlık odasına alındıktan sonra periferik venöz damar yolu açıldı ve %0.9 NaCL infuzyonu başlatılarak 0.03 mg/kg midazolam ile premedikasyon yapıldı. Operasyon odasına alman olguların kalp atim hızı, sistolik, diastolik ve ortalama arter basınçları, periferik oksijen satürasyonu ve nöromüsküler blok monitörizasyonu yapılarak hemodinamik değerler ölçülerek kaydedildi ve ilk kan örnekleri alındı. Çalışmaya dahil edilen her üç gruba da indüksiyonda lOO^ıg fentanil i.v ardından 5 mg/kg tiyopenton i.v verildikten sonra nöromüsküler monitörizasyon referans değerleri alındı. Sonrasında 0.1 mg/kg vekuronyum verilerek indüksiyon tamamlandı. Olguların spontan solunumları kaybolduğunda %100 Oî'e %0.6 isofluran eklenerek manuel ventilasyona başlandı. Grup Fdeki olgular (n= 15) TOF'un“0”ı göstermesinden hemen sonra, grup ll'deki olgular (n= 15) TOF'un“0”ı göstermesinden 2dk sonra, grup Iü'deki olgular (n= 15) TOF'un“0”ı göstermesinden 4dk sonra orotrakeal yoldan entübe edildiler. Entübasyon işlemi hastalann tümünde aym kişi tarafından gerçekleştirildi. Entübasyondan hemen sonra, entübasyondan 5 ve 15 dk sonra olmak üzere kan örnekleri alındı eş zamanlı olarak kalp atım hızı, sistolik, diastolik ve ortalama arter basınçları, periferik oksijen satürasyonu ve soluk sonu karbondioksit değerleri kaydedildi.“Domaoal”ın sınıflaması kullanılarak olgular entübasyon kalitesi yönünden değerlendirildiler. Anestezi idamesine fi02 = 0.4 olan 02/hava karışımı içinde %0.6 konsantrasyonda isofluran ile devam edildi. Alman kan örneklerinden plazma kortizol ve glukoz değerleri ölçüldü. İstatistik olarak, Tukey HSD testi ve anova testi kullanıldı ve p<0.05 anlamlı, p<0.01 ileri derecede anlamlı olarak kabul edildi. Çalışmamızda KAH, her üç grupta da entübasyondan hemen sonra sırası ile %16, %1 ve %4 artmıştır. Grup I'deki %16'luk artış istatistiksel olarak anlamlı 78bulunmuştur (p<0.05). Entübasyondan sonra 15. dakikada kalp atım hızı tüm gruplarda indüksiyon öncesi değerin altına inmiştir. Tüm gruplarda SAB, entübasyondan sonra 5. ve 15. dakikalarda indüksiyon öncesi değerin altında bulunmuştur. Grup II ve Grup HI' de 5. ve 15. dakikalanndaki azalmalar istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Hiçbir dönemde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. DAB, entübasyondan hemen sonra grup Fde %13 oranında artarken, grup II ve ni'de sırası ile %4 ve %13 azalmıştır. Sadece entübasyondan hemen sonraki dönemde grup I ile grup EH arasında istatistiksel olarak ileri derecede anlamlı fark bulunmuştur. (p<0.01) OAB, entübasyondan hemen sonra grup I'de %14 oranında artarken, grup II ve IE'de sırası ile %2 ve %6 azalmıştır. Entübasyondan hemen sonraki dönemde grup I ile grup HI arasmda istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. (p<0.05) Kortizol değerleri her üç grupta da ölçüm yapılan tüm dönemlerde normal sınırlar içinde kalmıştır. Ancak Grup I'de 5. ve 15. dakikalarda Grup II ve Hl'te ise entübasyondan hemen sonra başlayan 5. ve 15. dakikalarda da süren ve derinleşen anlamlı düşmeler bulunmuştur. Ayrıca Grup I'de 3 olguda ve Grup E' de 1 olguda kortizolde EHS ÎÖ'ye göre %18'i aşmayan bir artmış görülmüş ve bu artış 15. dakikaya kadar 10 değerinin altına inmiştir. Gruplar arasında da istatistiksel olarak herhangi bir fark bulunamamıştır. (p>0.05) Glukoz değerleri normal sınırlar içinde kalmış ve ne grup içi ne de gruplar arasında istatistiksel olarak herhangi bir fark bulunamamıştır. Çalışmamızdaki grupların nöromüsküler etki başlama zamanlan arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Grupların Domaoal sınıflamasına göre entübasyon kalitesi skorları ise grup I, n, m'de sırası ile 8.6+0.5, 9.0±0.0 ve 9.0±0.0 olarak bulunmuştur. Bütün bu veriler klinik olarak en stabil hemodinamik koşulların grup E'de sağlandığım düşündürmektedir. Sonuç olarak, uygun dozda, etkili bir premedikasyon ile 2 ug/kg fentanil, 0.1 mg/kg vekuronyum ve 5 mg/kg tiyopenton indüksiyonundan sonra yaklaşık 4-5 dk ve nöromüsküler blokerden sonra TOF değeri“0”oluncaya kadar beklenmesi ve indüksiyon ajanlarının verilmesinin hemen ardından inhalasyon anesteziğinin uygulanmaya başlanması yumuşak bir laringoskopi ve entübasyona olanak sağlayabilecek bir yöntem olarak kabul edilebilir. 79

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Serum metalloproteinaz -2 ve metallopproteinaz -9 düzeylerinin artiyel anevrizma oluşumu ile birlikte seyreden vaskülo-behçet hastalığı ile ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    TERLAN ABBASOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    RomatolojiGata

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SALİH PAY

  2. Yenidoğanlarda patent duktus arteriyozusun agresif tedavi ile veya tedavisiz takibinin etkilerinin incelenmesi

    Investigation of the effects of aggressive treatment with or without treatment of patent ductus arteriosus in newborns

    SUNA ADEVİYE DİNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSelçuk Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HANİFİ SOYLU

  3. Günübirlik hasta grubunda genel anestezi indüksiyonunda ko-indüksiyon tekniği

    Co-induction technic in the general anaesthesia induction of outpatient group

    A. FIRAT ATAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Anestezi ve ReanimasyonDicle Üniversitesi

    Anesteziyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURETTİN BAYHAN

  4. Genel anestezi altındaki hastaların operasyon bitiminde ekstübasyon zamanına karar vermede, ultrasonografik ve nöromusküler monitörizasyon (TOF) yöntemlerinin karşılaştırılması

    Comparison of the ultrasonographic and neuromuscular monitoring (tof) methods for decision to extubation time in patients under going general anesthesia

    MUHARREM ATASEVER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Anestezi ve ReanimasyonKırıkkale Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLÇİN AYDIN

  5. 80 yaş üstü açık kalp cerrahisi geçirmiş hastalarda postoperatif enfeksiyon gelişimini etkileyen risk faktörleri

    Risk factors affecting the development of postoperative infection in patients over 80 years old with open heart surgery

    EMİNE DUDU CAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    UZMAN OP.DR.SEVİNÇ BAYER ERDOĞAN