Prolaktinoma hastalarında kabergolin tedavi öncesi ve sonrası metabolik parametrelerin karşılaştırılması
Comparison of metabolic parameters before and after cabergoline treatment in prolactinoma patients
- Tez No: 914858
- Danışmanlar: PROF. DR. ESRA ŞÜHEDA HATİPOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
- Anahtar Kelimeler: prolaktinoma, dopamin agonisti, kabergolin, insülin direnci, prolactinoma, dopamine agonist, cabergoline, insulin resistance
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Prolaktinoma prolaktin sekresyonuna neden olan fonksiyonel hipofiz adenomlarından en sık görülenidir. İlk seçenek tedavi dopamin agonistlerinden kabergolindir. Prolaktin yüksekliği kilo alımı, insülin direnci ve dislipidemi ile ilişkilendirilmektedir. Bu çalışmamızda kabergolin tedavisinin prolaktinoma hastalarında oluşan metabolik durumlara etkisine bakmak amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniğine Ocak 2020-Eylül 2023 tarihleri arasında başvuran prolaktinoma tanısı ile takip edilen kabergolin tedavisi alan 101 hastanın verileri retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların demografik verileri, başlangıç boy, kilo, insülin, açlık glukoz, HDL, LDL, trigliserid, TSH ve hipofiz manyetik rezonans görüntüleme ölçümleri alındı. HOMA-IR ve VKİ hesaplandı. Kabergolin tedavisi sonrası PRL<20 ng/mL olan hastaların bu ölçümleri yeniden değerlendirilerek tedavi öncesi değerlerle karşılaştırma yapıldı. Erkek hastalarda hipogonadizm, kadın hastalarda ise sekonder amenorenin varlığı tedavi öncesi ve sonrası değerlendirilerek, metabolik parametreler ile karşılaştırıldı. Çalışmanın istatistiksel analizleri SPSS 26.00 programı ile yapıldı. P değeri 0,05'in altında olan bulgular istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hastaların 74'ü kadın, 27'si erkek iken; 60'ının mikroadenomu, 41'inin makroadenomu mevcuttu. Hastaların tanı aldıklarındaki yaş ortalaması 36,51±10,41 (aralığı 19-68) idi. Hastaların %77,2 (n=78)'sinin herhangi bir kronik hastalığı yoktu. Kadınlarda en sık başvuru şikayeti menstrüel bozukluk iken erkeklerde libido kaybıydı. Baş ağrısı ve galaktore ise diğer sık başvuru nedenlerindendi. Hastaların tedavi öncesi PRL değeri ile başlangıç kiloları arasında pozitif bir korelasyon vardı (r=+0,21, p=0,04). Tedavi öncesi VKİ, kilo, LDL ve TG arasında da pozitif korelasyon görüldü. Tüm hastalar kabergolin tedavisi ile remisyona girmişti. Kabergolin için median haftalık doz 0,5 mg, tedavi süresi ise 6 ay idi. Tedavi öncesi ve sonrası karşılaştırılan parametrelerden kilo (p=0,019), VKİ (p=0,007), trigliserid (p=0,004), LDL (p<0,001) ve MR hipofiz adenom çapı (p<0,001) arasında anlamlı fark görüldü. Kadın hastalarda tedavi ile menstrüel siklus anlamlı şekilde düzeldi (p<0,001). Erkek hastalarda da tedavi ile hipogonadizm anlamlı olarak düzeldi (p<0,001). Hipogonadizm ve kabergolin dozu ile metabolik parametreler arasında herhangi bir korelasyon saptanmadı. Sonuç: Başlangıçta yüksek PRL düzeyleri yüksek kilo, artan VKİ, daha yüksek LDL ve TG düzeyleri ile ilişkili idi. Kabergolin tedavisi ile tümör boyutu küçüldü ve hiperprolaktineminin direkt hormonal etkileri azaldı. Tedavi ile hastaların kilo, VKİ, trigliserid ve LDL değerleri anlamlı olarak azaldı. Bu da kabergolin tedavisinin serum PRL seviyeleri ile birlikte VKİ'yi azalttığını ve dislipidemiyi düzelttiğini gösterdi. Bu düzelme hipogonadizm varlığı ve kabergolin dozundan bağımsız olarak görüldü. CAB tedavisinin prolaktinoma ile ilişkili kitlesel ve hormonal sonuçlarının metabolik etkilerinden daha kısa sürede ortaya çıktığı görüldü.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: Prolactinoma is the most common functional pituitary adenoma causing prolactin secretion. The first-line treatment is cabergoline, a dopamine agonist. Elevated prolactin is associated with weight gain, insulin resistance and dyslipidemia. In this study, we aimed to investigate the effect of cabergoline treatment on metabolic conditions in prolactinoma patients. Materials and Methods: The data of 101 patients with prolactinoma who were admitted to the Endocrinology and Metabolic Diseases clinic of Başakşehir Çam and Sakura City Hospital between January 2020 and September 2023 and received cabergoline treatment were retrospectively evaluated. Demographic data, baseline height, weight, insulin, fasting glucose, HDL, LDL, triglyceride, TSH and pituitary magnetic resonance imaging measurements were obtained. HOMA-IR and BMI were calculated. These measurements of patients with PRL<20ng/mL after cabergoline treatment were re-evaluated and compared with pretreatment values. The presence of hypogonadism in male patients and secondary amenorrhea in female patients were evaluated before and after treatment and compared with metabolic parameters. Statistical analyses of the study were performed using SPSS 26.0 program. Findings with a P value below 0.05 were considered statistically significant. Results: Of the patients, 74 were female and 27 were male; 60 had microadenomas and 41 had macroadenomas. The mean age of the patients at diagnosis was 36.51±10.41 (range 19-68). 77.2% (n=78) of the patients did not have any chronic disease. The most common presenting complaint was menstrual disorders in women and loss of libido in men. Headache and galactorrhea were other common presenting complaints. There was a positive correlation between the pre-treatment PRL value and the initial weight of the patients (r=+0.21, p=0.04). There was also a positive correlation between pretreatment BMI, weight, LDL and TG. All patients were in remission with cabergoline treatment. The median weekly dose of cabergoline was 0.5 mg and the duration of treatment was 6 months. Significant differences were observed in weight (p=0.019), BMI (p=0.007), triglycerides (p=0.004), LDL (p<0.001) and MR pituitary adenoma diameter (p<0.001) before and after treatment. Menstrual cycle improved significantly with treatment in female patients (p<0.001). Hypogonadism was significantly improved with treatment in male patients (p<0.001). No correlation was found between hypogonadism, cabergoline dose and metabolic parameters. Conclusion: Initially high PRL levels were associated with higher weight, increased BMI, higher LDL and TG levels. With cabergoline treatment, tumor size decreased and the direct hormonal effects of hyperprolactinemia were reduced. Weight, BMI, triglyceride and LDL levels decreased significantly with treatment. This showed that cabergoline treatment decreased BMI and improved dyslipidemia together with serum PRL levels. This improvement was independent of the presence of hypogonadism and cabergoline dose. The mass and hormonal consequences of CAB treatment associated with prolactinoma appeared to occur in a shorter time than its metabolic effects.
Benzer Tezler
- Prolaktinoma hastalarında metabolik parametreler ve kabergolin tedavisinin bu parametreler üzerine etkilerinin incelenmesi
Investigation of metabolic parameters and the effects of cabergoline treatment on these parameters in prolactinoma patients
BÜŞRA AKDOĞAN
- Hiperprolaktinemili hastalarda paraoksonaz aktivitesi ve insülin direnci ile osteokalsin ilişkisi
Paraoxonase activity and insulin resistance relation with osteocalcin in patients with hyperprolactinemia
İLKAY ÇAKIR
- Prolaktinomalı kadınlarda hiperandrojenizm varlığının araştırılması, prolaktinomanın kardiyovasküler ve metabolik sistem üzerine etkilerinin incelenmesi ve tedavi ile değişimi
Evaluation of cardiovascular and metabolic disorders and hyperandrogenemia in women with prolactinoma
MEHMET ÇAĞRI ÜNAL
- Yeni tanı almış kompresif olmayan prolaktinoma hastalarındaki optik disk ve retina parametrelerindeki medikal tedavi sonrası değişimin optik koherens tomografi-anjiografi, optik koherens tomografi-sinir lifi analizi ve makula-ganglion hücre kompleksi analizi ile incelenmesi ve kontrol grubu ile karşılaştırılması
Evaluation of post-treatment changes in optic disc and retinal parameters using optical coherence tomography angiography, optical coherence tomography–retinal nerve fiber layer analysis, and macular-ganglion cell complex analysis in patients with newly diagnosed non-compressive prolactinoma, and comparison with a control group
BATUHAN AKSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
İstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...