Başlangıç çürüklerinin tedavisinde kullanılan ajanların uygulandığı daimi diş yüzeylerinin farklı karyojenik özellikteki içeceklerde bekletilmesi sonrası yüzey özellikleri ve mikrosertlik değişimlerinin değerlendirilmesi
Evaluation of surface properties and microhardness changes of permanent tooth surfaces on which agents used in the treatment of initial caries were applied after immersed in different cariogenic solutions
- Tez No: 914885
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MERVE CANDAN
- Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Başlangıç çürüğü, Gümüş diamin florür, Gümüş florür, Rezin infiltrasyon, Sodyum florür vernik, Diş çürükleri, Initial caries, Resin infiltration, Silver diamine fluoride, Silver fluoride, Sodium fluoride varnish, Dental caries
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
- Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Günümüz modern diş hekimliği uygulamalarında minimal invaziv teknikler geleneksel tedavi tekniklerine tercih edilmektedir. Bu sebeple henüz kavitasyon oluşmamış çürük lezyonlarının tedavileri ve bu tedavilerinin etkinliğinin değerlendirilmesi önemlidir. Bu çalışmanın birinci amacı; başlangıç çürük tedavisinde kullanılan materyallerin invitro koşullarda mine dokusunda meydana getirdiği mikrosertlik değerlerinin değişiminin karşılaştırılması ve SEM/EDS görüntülerinin değerlendirilmesidir. İkincil amacı ise; ilgili tedavi materyallerinin uygulandığı dişlerin içeceklerde yaşlandırılması sonrası meydana gelen mikrosertlik değeri değişimlerinin karşılaştırılması ve SEM/EDS görüntülerinin değerlendirilmesidir. Materyal ve Metot: Çalışmada 90 adet çekilmiş çürüksüz insan daimi küçük azı dişi kullanıldı. Örnekler rastgele 3 gruba ayrıldı. Grupların başlangıç mikrosertliği ölçülerek yapay çürük lezyonu oluşturmak amacıyla demineralize edici solüsyonda 48 saat bekletildi. Grup 1'e Sodyum Florür vernik, Grup 2 Gümüş Florür (GF), Grup 3'e Rezin İnfiltrant (Rİ) uygulandı. Tedavi edici materyalerin uygulandığı örnekler yapay tükürük solüsyonu (kontrol grubu), süt ve kola sıvılarına günlük maruz kalma alışkanlıkları modeli oluşturularak daldırıldı. Sıvılara maruziyet sonrası 7. ve 14. günlerde mikrosertlik değerleri kaydedildi, SEM/EDS görüntüleri alındı. Bulgular: Rİ uygulanan grup başlangıç mikrosertliğine en yakın ve istatistiksel olarak başlangıç mikrosertliğiyle anlamlı farklılık bulunmayan tek gruptu (pholm=0.06). Flor vernik ve GF gruplarındaki mine örnekleri, uygulama sonrasında mikrosertlik artışı göstermesine rağmen başlangıç mikrosertliğine kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede düşüktü (pholm<0.001). Süt ile yaşlandırma, tüm gruplarda yüzey mikrosertliğini istatistiksel olarak anlamlı şekilde artırdı (Flor vernik; pholm<0.001, GF; pholm=0.050, Rİ; pholm<0.001). Kola tüm gruplarda istatistiksel olarak anlamlı olacak şekilde mikrosertlik değerlerinin azalmasına neden olduğu tespit edildi (pholm <0.001). SEM görüntüleri kolanın minede eroziv etkilerini kanıtlarkan, bu etkilere en fazla direnç gösteren mine yüzeyi Rİ materyalinin uygulandığı gruptu. Sonuç: İn vitro koşullarda yapılmış olan çalışmamızdan elde edilen sonuçlara göre; başlangıç çürüklerinin tedavisinde rezin infiltrant, sodyum florür vernik ve gümüş florür bileşikleri kullanılabilir olup, en iyi etkinliği rezin infiltrasyon tedavisi göstermiştir. Bununla birlikte alışılagelmiş diyet alışkanlıklarının tedavi sürecine olumlu ya da olumsuz etkiler üretebileceği bulunmuştur. Bu sebeple çalışmamızdan elde edilen sonuçlar; güncel minimal invaziv tedavi materyallerinin, mutlaka diyet düzenlemeleri ile birlikte başlangıç çürüğünün tedavisinde başarılı sonuçlar elde edilebileceğini düşündürmektedir. Yine de, in vitro koşullarda tespit edilmiş olan bu bulguların in vivo, randomize kontrollü klinik çalışmalar ile desteklenmelidir.
Özet (Çeviri)
Aim: In today's modern dentistry practices, minimally invasive techniques are preferred over traditional treatment techniques. For this reason, the treatment of caries lesions that have not yet formed cavitation and the evaluation of the effectiveness of these treatments are important. The primary aim of this study is to compare the changes in microhardness values in enamel tissue caused by the materials used in the initial caries treatment under in vitro conditions and to evaluate the SEM/EDS images. The secondary aim is to compare the changes in microhardness values after aging the teeth in various drinks to which the relevant treatment materials were applied and to evaluate the SEM/EDS images. Material and Methods: 90 extracted caries-free human permanent premolars were used in the study. The samples were randomly divided into 3 groups. The initial microhardness of the groups was measured and they kept in demineralizing solution for 48 hours to create an artificial caries lesion. Sodium Fluoride varnish (SFV) was applied to Group 1, Silver Fluoride (SF) was applied to Group 2, and Resin Infiltrant (RI) was applied to Group 3. Which therapeutic materials were applied to were immersed in artificial saliva solution (control group), milk and cola by creating daily exposure habits. Microhardness values were recorded on the 7th and 14th days after exposure to liquids, SEM/EDS images were taken. Results: The RI applied group was the only group that was the closest to the initial microhardness and had no statistically significant difference with the initial microhardness (pholm=0.06). Although the enamel samples in the fluoride varnish and GF groups showed an increase in microhardness after application, it was statistically significantly lower compared to the initial microhardness (pholm<0.001). Aging with milk increased the surface microhardness statistically significantly in all groups (Fluoride varnish; pholm<0.001, GF; pholm=0.050, RI; pholm<0.001). It was determined that cola caused a statistically significant decrease in microhardness values in all groups (pholm <0.001). While SEM images prove the erosive effects of cola on enamel, the enamel surface that showed the most resistance to these effects was the group in which RI material was applied. Conclusion: According to the results obtained from our study conducted under in vitro conditions; RI, SFV and SF compounds can be used in the treatment of incipient caries, and the best efficacy was shown by resin infiltration treatment. However, it has been found that conventional dietary habits can have positive or negative effects on the treatment process. Therefore, the results obtained from our study suggest that current minimally invasive treatment materials, together with dietary habits, can provide successful results in the treatment of incipient caries. Nevertheless, these findings, which were determined in vitro, should be supported by in vivo, randomized controlled clinical studies.
Benzer Tezler
- Diesel motorları yakıt püskürtme sistemlerinin dinamik simülasyonu
Başlık çevirisi yok
İRFAN KARAGÖZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Makine MühendisliğiUludağ ÜniversitesiMakine Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OĞUZ BORAT
- Bazı sert çekirdekli meyve türlerinde döllenme biyolojisi üzerinde yöntem çalışmaları
Başlık çevirisi yok
ATBİMOĞLU ADALET
- İki katlı pamuk ipliklerinden dokunan kumaşlarda örgüye bağlı olarak maksimum atkı sıklığının değişimi üzerinde bir araştırma
Başlık çevirisi yok
MELTEM ASLI NARTER
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER
- Izgara ve altlık üstünde barındırılan ile de france X kıvırcık (Fl) ve merinos kuzularının entansif besideki performansları
Başlık çevirisi yok
ÜMRAN ŞAHAN
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Veteriner HekimliğiUludağ ÜniversitesiZootekni Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERDOĞAN TUNCEL
- Manisa yöresinde domateste anlaşmalı tarım ve karşılaşılan sorunlar
Başlık çevirisi yok
OSMAN MURAT KOÇTÜRK
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Gıda MühendisliğiEge ÜniversitesiTarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. METİN TALİM