Geri Dön

Midtrimester amniyotik membranı prolabe kadınların amnion sıvısında bakteri 16S rRNA varlığının acil servikal serklaj başarısı ve gebelik prognozu ile ilişkisinin araştırılması

Investigation of the relationship of bacteria 16s rRNA in amnional fluid with emergency cervical cyclage success and pregnancy prognosis in women with prolabe of the midtrimester amniotic membrane

  1. Tez No: 915593
  2. Yazar: HAYAL UZELLİ ŞİMŞEK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYDIN ÇORAKÇI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Preterm doğum, amniyosentez, acil serklaj, 16S ribozomal RNA, gebelik prognozu, Amniocentesis, emergency cerclage, 16S ribosomal RNA, pregnancy prognosis
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Acil servikal serklaj yapılması gereken amniyotik membranı prolabe olan kadınlardan alınan amniyon sıvılarında PZR ile enfeksiyon etkeninin tespitinin, acil servikal serklaj başarısı ve gebelik prognozu ile ilişkisini ortaya koymayı amaçladık. Gereç ve yöntem: Bu vaka kontrollü çalışmaya Kocaeli Üniveristesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'na Ocak 2010 ile Haziran 2012 tarihleri arasında membranları sağlam olup serviksten amniyon membranı mesanenin üretra girişinden daha distale kadar prolabe olan ve acil servikal serklaj yapılması gereken 19 hasta ile ikinci trimester karyotip analizi yapılması amacıyla genetik amniosentez için başvuran ardışık 56, toplam 75 hasta dahil edilmiştir. Amniyosentez ile alınan amniyon sıvılarında bakteriyel 16S rRNA varlığı PZR yöntemiyle incelenmiştir. Amniyon sıvı kültürü, vajen ve idrar kültürleri ile hemogram ve CRP için de kan alındı. Başvuruda vital bulguları ölçüldü. Amniyon membranı prolabe olan hastalara acil servikal serklaj, tokoliz, antibiyotik tedavilari uygulandı. İstatistiksel analizi Spss 13 bilgisayar programı ile yapıldı. Bulgular: Hasta grubunun gebelik süresi kontrol grubunun gebelik süresinden anlamlı olarak kısaydı (p<0.001). Hasta grubunda beş koryoamniyonit (% 26.3) tespit edilirken kontrol grubunda tespit edilmedi (p=0.001). Hasta grubunda bebeklerin doğum ağırlığı (gram), kontrol grubundan anlamlı olarak düşük tespit edildi (p<0.001). Yenidoğan yoğun bakıma başvuru varlığı hasta grubunda (n=7, % 36.8), kontrol grubundan (n=7, % 12.5) anlamlı olarak fazla bulundu (p=0.02). Hasta grubunda yenidoğan yoğun bakımda gün olarak kalış süresi kontrol grubundan anlamlı olarak daha uzundu (p<0.003). Hasta grubunda üç bebekte sepsis varlığı (% 18.8) tespit edilirken kontrol grubunda tespit edilmedi (p=0.01). Hasta grubunda perinatal bebek ölüm sayısı (n=13, % 68.4), kontrol grubundan (n=3, % 5.4) anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.001). PZR yöntemiyle bakteri varlığı saptanan hasta grubunda CRP (>1) yüksekliği (n=8, % 88), saptanmayan olgularla (n=8, % 80) benzer bulundu (p=0.81). PZR yöntemiyle bakteri varlığı saptanan hasta grubunda eve canlı bebek götürülmediği tespit edilirken saptanmayan olgularda altı hastanın (% 60) eve canlı bebek götürdüğü tespit edildi (p= 0.008). PZR yöntemiyle bakteri varlığı saptanan hasta grubunda gebelik süresi (gün), saptanmayan hasta grubundan anlamlı olarak düşük bulundu (p=0.02). PZR yöntemiyle bakteri varlığı saptanan ve saptanmayan hasta grupları arasında gebeliğin uzama günü açısından istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p>0.05). Sonuç: Amniyotik membranı prolabe halde başvuran, hem enfeksiyon hem de prematürite açısından yüksek risk taşıyan hastalarda olabilecek en kısa sürede duyarlı ve özgün yöntemle etkenin tespiti önem arz etmektedir. Bu amaçla 16S rRNA'ya yönelik yapılan PZR yöntemi ile amniyon sıvısında bakteriyel etkenin tespitinin rutin olarak çalışılmasıyla hastalara kısa sürede doğru ve etkin tedavi başlanacak ve bireysel, toplumsal fayda sağlanacaktır.

Özet (Çeviri)

Purpose: We aimed to present the relationship between the detection of infection factor in the amniotic fluids from the women with a prolapsed amniotic membrane and requiring emergency cervical cerclage by PCR, and the success of emergency cervical cerclage and pregnancy prognosis. Materials and Methods: A total of 75 patients as 19 patients (group 1) whose membranes were intact between January 2010 and June 2012 and amniotic membranes were prolapsed from the entry of the bladder up to more distal and required emergency cervical cerclage, and consecutive 56 patients (group 2) who admitted for genetic amniocentesis in order to have second trimester karyotype analysis, were included in this case-control study in Kocaeli University Faculty of Medicine, Department of Obstetrics and Gynecology. The presence of bacterial 16S rRNA in the amniotic fluids which were taken by amniocentesis, was analyzed by PCR method. Amniotic fluid culture, vaginal and urine cultures were taken; and blood was withdrawn for hemogram and CRP. Vital findings were measured during admission. Patients with prolapsed amniotic membrane were undergone emergency cervical cerclage, tocolysis and antibiotic treatment. Statistical analysis was performed by SPSS 13.0 package program. Results: Pregnancy duration of group 1 was significantly shorter than group 2 (p<0.001). While five chorioamnionitis (26.3 %) were detected in group 1, none was detected in group 2 (p=0.001). Birth weight (gram) of the newborn in group 1 was found to be significantly lower than group 2 (p <0.001). The presence of admission to newborn intensive care in group 1 (n=7, 36.8 %) was found to be significantly higher than group 2 (n=7, 12.5 %) (p=0.02). The duration of stay in the newborn intensive care in daily basis in group 1 was significantly longer than group 2 (p<0.003). While sepsis was observed in three babies in group 1 (18.8 %), no sepsis was detected in group 2 (p=0.01). The number of perinatal baby deaths in group 1 (n=13, 68.4 %), was significantly higher than group 2 (n=3, 5.4 %) (p<0.001). CRP elevation (>1) in the patients who showed the presence of bacteria by PCR method in group 1 (n=8, 88 %) was similar to the cases who did not show CRP elevation (n=8, 80 %) (p=0.81). While it was observed that the patients who showed the presence of bacteria by PCR method in group 1 did not take the baby home, it was seen that six patients (60 %) among the ones without bacteria have taken alive baby home (p=0.008). The duration of pregnancy (days) of the patients who showed the presence of bacteria by PCR method in group1 was found to be significantly shorter than the patients without bacteria (p=0.02). There was no statistically significant difference between the patients with and without the presence of bacteria by PCR method in group 1 in terms of prolongation of pregnancy (p>0.05). Conclusion: The detection of the factor in the patients who admitted with a prolapsed amniotic membrane at a high risk of infection and prematurity, by a sensitive and specific method as quickly as possible is very crucial. For that purpose, routine work for the detection of bacterial factor in the amniotic fluid for 16S rRNA by PCR method will provide an accurate and effective treatment for the patients in a short time, and it will also provide individual and social benefits.

Benzer Tezler

  1. Erken doğumun önceden belirlenmesinde kullanılan yöntemlerin etkinliğinin değerlendirilmesi (Amnios sıvısında angiogenin, fibronektin ve laktad dehidrogenaz seviyeleri, amnios sıvısı ve vajinal kültürü, serviks uzunluğu ve uterin arter doppleri)

    The Prediction of preterm labor by clinical, ultrasonographic, laboratory methods and their value in asymptomatic patients

    ALEV ATIŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. RIZA MADAZLI

  2. İkinci trimester amniyotik mayide bakılan CRP ve sitokinlerin (IL-1, IL-6, TNF alfa) preterm eylemi belirlemedeki rolü

    Başlık çevirisi yok

    ÜMRAN KÜÇÜKGÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Kadın Hastalıkları ve DoğumÇukurova Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. TUNCAY ÖZGÜNEN

  3. Fetal anomalilerin saptanmasında dört boyutlu ultrasonografinin yeri ve iki boyutlu ultrasonografi ile karşılaştırılması

    Four-dimensional ultrasound for detection of fetal abnormalities and comparation with two-dimensional ultrasound

    FATMA DOĞA ÖCAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TUNCAY NAS

  4. Kardiyak anomalilerin Duktus venozus ve Aort istmus Dopplerlerine etkisi

    Effects of cardiac anomalies on Ductus venosus and Aortic İsthmus Doppler

    GÜLŞAH İLHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET CEM İYİBOZKURT

  5. Tavşanlarda gebelik boyunca B-mod ve doppler ultrasonografi yardımıyla fötal gelişimin incelenmesi

    Assessment of fetal growth by B-mode and doppler ultrasonography in rabbit during pregnancy

    BERKAY TURNA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Veteriner HekimliğiAdnan Menderes Üniversitesi

    Veterinerlik Doğum ve Jinekolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNEŞ ERDOĞAN