Trombositten zengin fibrin'in blok, ezilmiş ve doğranmış kıkırdağa etkisi
Effect of platelet rich fibrin on block, crushed anddiced cartilage
- Tez No: 915813
- Danışmanlar: PROF. DR. KEMALETTİN YILDIZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Bezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Burun ameliyatlarında; burun iskeletindeki zayıflık, burunda çeşitli bölgelerde meydana gelen kontur deformiteleri ve düzensizliklerde otolog kıkırdak greftleri ideal greft materyali olarak kullanılmaktadır. Literatürde kıkırdakların blok halinde kullanılması, küp şeklinde doğranması ve ezilmesi gibi çeşitli yöntemler tarif edilmiştir. Ancak her yöntemin kendine özgü avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Otolog kıkırdak greftlerinin canlılığını ve kalıcığını artırmak, rezorbsiyonunu önlemek, alıcı alanda dağılmasını ve migrasyonunu azaltmak için çeşitli prosedürler uygulanmıştır. Ancak, literatürde bahsi geçen uygulamalar günümüzde olası risk ve problemlere nihai anlamda çözüm getirememiştir. Bu çalışma ile; biyolojik bir doku ürünü olan trombositten zengin fibrin (TZF)'in otolog kıkırdak greftleri üzerindeki potansiyel etkilerinin incelenmesi, farklı formlardaki otolog kıkırdak greftleri ile en uygun kombinasyonunun bulunması ve bu sürecin biyolojik ve fizyolojik mekanizmalarının aydınlatılmaya çalışılması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmada ortalama ağırlığı 3000 g (2500 g - 3500 g) olan 24 adet 4-6 aylık Yeni Zelanda tavşanı kullanılmıştır. Her deneğin tek kulağından alınan otolog kıkırdak greftleri blok, ezilmiş ve doğranmış kıkırdak şeklinde altı gruba ayrılmıştır. Blok, ezilmiş ve doğranmış kıkırdaklar kontrol grubuna, TZF ile kombine edilen blok, ezilmiş ve doğranmış kıkırdaklar ise çalışma grubuna dahil edilmiştir. Tavşan venöz kanından santrifüj yoluyla elde edilen, standardizasyonu ve eşit dağılımı sağlanan TZF ile kombine edilen otolog kıkırdak greftleri, kontrol grubu ile karşılıklı olarak deneklerin sırtında paraspinal alanda birbirinden eşit uzaklıklarda subkütan ceplere implante edilmişlerdir. 8 hafta sonra implante edilen subkütan ceplerden çıkartılan otolog kıkırdak greftleri ve TZF ile kombinasyon ürünleri histopatolojik, immünohistokimyasal ve biyokimyasal incelemeye alınmışlardır. Kıkırdak dokularının canlılık, proliferasyon ve kondrojenez özelliklerine bakılmıştır. Kıkırdak matriks molekülleri, kollajen ve elastik lif yapıları incelenmiştir. Hücre dışı moleküller ve büyüme faktörlerinin biyobelirteçleri değerlendirilmiştir. Bu konuda gruplar arası çalışması daha önce yapılmamış olan anjiyojenez, oksidatif stres ve apoptoz belirteçleri incelenmiştir. Verilerin analizi için IBM SPSS Statistics 26.0 programı kullanılmıştır. Tanımlayıcı bulgular için veriler ortalama ve standart sapma olarak verilmiştir. Tek yönlü Anova testi kullanılmıştır. Varyans homojenliği Levene testi ile kontrol edilmiştir. Farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Tukey ve Games-Howell testleri kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Çalışmamızın biyokimyasal analizleri doğrultusunda ELISA ile yapılan ölçümlerde STK-18 M30, TOS ve OSI parametrelerinin düzeylerinin TZF ile kombine edilmiş doğranmış, blok ve ezilmiş kıkırdak gruplarında kontrollerine kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede daha düşük olduğu, HPR, VEGF, GAG, TGF-β1, bFGF, HIF-1α, PDGF, COMP, TAS ve EGF parametrelerinin ise düzeylerinin sırasıyla kontrol doğranmış , blok ve ezilmiş kıkırdak gruplarına kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek olduğu gösterilmiştir (p < 0,001, p < 0,01, p < 0,01). Histopatolojik ve immünohistokimyasal inceleme bulgularına göre TZF ile kombine edilmiş doğranmış ve blok kıkırdak gruplarında, periferik proliferasyon alanlarının yoğun izlendiği, kollajen, elastik lif ve kıkırdak ESM proteoglikan miktarının daha fazla olduğu görülmüştür. Kontrol ezilmiş kıkırdak grubu kesitlerinde ise belirgin histopatolojik değişikliklerin olduğu, hücre sağ kalımının azaldığı, kıkırdak dokuda yüksek düzeyde dejenerasyonun ve matriks hasarının meydana geldiği, bunun yerini fibrotik bağ dokusu ve kemikleşmenin aldığı izlenmiştir. Grup içi karşılaştırmalarda hem TZF ile kombine edilen gruplarda hem de kontrol gruplarında otolog doğranmış kıkırdak greftleri ve blok kıkırdak greftlerinin, otolog ezilmiş kıkırdak greftlerine göre hücre sağ kalımlarının daha iyi olduğu, dejenerasyon oranlarının daha az olduğu ve kıkırdak ESM matriks bileşenleri yönünden daha zengin oldukları gösterilmiştir. Sonuç: Çalışmamızdan elde edilen sonuçlara göre, TZF'nin otolog kıkırdak greftlerinde canlılık, hücre sağ kalımı ve hücre proliferasyonu gibi süreçlerde olumlu etkilerinin görüldüğü, anjiyojenezde etkin rol alan faktörlerin düzeylerini artırdığı, kıkırdak dokusu ESM molekülleri üzerinde düzenleyici rol aldığı ve incelenen süre aralığında enflamasyonu azalttığı gösterilmiştir. TZF'nin doku rejenerasyonu için destekleyici görevi gören, büyüme faktörlerini ve kök hücreleri bir arada tutan, doğal yollarla meydana gelmiş fibrin yapı iskeletinin; büyüme faktörleri ve sitokinleri yavaş ve kontrollü olarak salınımının bu sürece önemli ölçüde katkı yaptığını düşünmekteyiz. Aynı zamanda TZF'nin daha önce otolog kıkırdak greftleri üzerinde incelenmemiş olan oksidatif stres belirteçleri ve apoptotik süreçte hücre sağ kalımı lehine görev üstlendiğini düşünmekteyiz. Bu çalışma ile otolog, aşırı duyarlılık reaksiyonuna sahip olmayan, enfeksiyon riski az, jelatinöz ve membranöz yapısı sayesinde kıkırdak greftlerinin bir arada form oluşturmasına yardımcı olabilecek ve olası migrasyon problemlerini en aza indirebilecek, düşük maliyetli ve hızlı elde edilebilir biyolojik bir doku ürünü olan TZF'nin burun ameliyatlarında olası komplikasyonların en aza indirilebilmesi ve daha öngörülebilir sonuçlar elde edilebilmesi için uygun endikasyonlarda doğranmış ve blok kıkırdak greftlerinin TZF ile birlikte başarılı bir şekilde kullanılabileceğini düşünüyoruz.
Özet (Çeviri)
Introduction: In rhinoplasty, autologous cartilage grafts are commonly used as an ideal graft material for addressing weak nasal skeletal structure, contour deformities, and irregularities in various areas of the nose. The literature describes various methods of using cartilage, such as using it in block form, diced form, or crushed form. However, each method has its own advantages and disadvantages. Various procedures have been applied to enhance the viability, survival, and prevent resorption, as well as to reduce dispersion and migration of autologous cartilage grafts. However, the existing practices mentioned in the literature have not provided definitive solutions to potential risks and problems. This study aims to investigate the potential effects of thrombocyte-rich fibrin (PRF), a biological tissue product, on autologous cartilage grafts, determine the optimal combination with different forms of autologous cartilage grafts, and shed light on the biological and physiological mechanisms involved in this process. Methods: The study involved 24 New Zealand rabbits with an average weight of 3000 g (ranging from 2500 g to 3500 g) at the age of 4-6 months. Autologous cartilage grafts were obtained from the single ear of each subject and divided into six groups: block, crushed, and diced cartilage grafts were assigned to the control group, while block, crushed, and diced cartilage grafts combined with TZF were assigned to the study group. Autologous cartilage grafts combined with TZF, which were standardized and equally distributed, were implanted into subcutaneous pockets on the rabbits' backs at equal distances. After 8 weeks, the implanted subcutaneous pockets were dissected, and autologous cartilage grafts and TZF combination products were subjected to histopathological, immunohistochemical, and biochemical examinations. Viability, proliferation, and chondrogenic properties of cartilage tissues have been examined. The cartilage matrix molecules, collagen, and elastic fiber structures have been investigated. The biomarkers of extracellular molecules and growth factors have been evaluated. Angiogenesis, oxidative stress, and apoptosis markers which have not been studied previously regarding PRF and its effects on cartilage grafts were examined. The IBM SPSS Statistics 26.0 program was used for data analysis. Descriptive findings were presented as mean and standard deviation. One-way ANOVA test was used, and variance homogeneity was checked with the Levene test. Tukey and Games-Howell tests were employed as complementary post-hoc analyses to determine differences. The significance level was set at p < 0.05. Results: According to the biochemical analyses conducted in our study using ELISA, the levels of parameters such as CK-18 M30, TOS, and OSI were significantly lower in the groups combining PRF with crushed, block, and diced cartilage grafts compared to their respective controls (p < 0.001, p < 0.01, p < 0.01). On the other hand, the levels of parameters HYP, VEGF, GAG, TGF-β1, bFGF, HIF-1α, PDGF, COMP, TAS, and EGF were significantly higher in the groups combining PRF with crushed, block, and diced cartilage grafts compared to the control group (p < 0.001, p < 0.01, p < 0.01). Histopathological and immunohistochemical examination findings revealed that the groups combining PRF with crushed and block cartilage grafts exhibited intense peripheral proliferation areas and higher amounts of collagen, elastic fibers and cartilage extracellular matrix (ECM) proteoglycans. In the control group with crushed cartilage grafts, significant histopathological changes, decreased cell survival, high levels of degeneration and matrix damage in cartilage tissue, and the replacement of fibrotic connective tissue and ossification were observed. In intra- group comparisons, both the groups combining TZF and the control groups showed that autologous diced and block cartilage grafts had better cell survival, lower degeneration rates, and were richer in cartilage ECM matrix components compared to autologous crushed cartilage grafts. Conclusion: The results obtained from our study demonstrated that PRF has positive effects on the viability, cell survival, and cell proliferation processes of autologous cartilage grafts, increases the levels of factors involved in angiogenesis, plays a regulatory role on cartilage tissue ECM molecules, and reduces inflammation during the investigated time interval. We believe that the natural fibrin scaffold of TZF, which acts as a supportive structure for tissue regeneration, holding growth factors and stem cells together and allowing their slow and controlled release, significantly contributes to this process. Additionally, we believe that PRF plays a role in favor of cell survival in oxidative stress markers and apoptotic processes, which have not been previously investigated on autologous cartilage grafts. With this study, we suggest that PRF, as a biologic tissue product that is easily obtainable, cost-effective, has a gelatinous and membranous structure, and neither cause hypersensitivity reactions nor carry a high risk of infection, can be successfully used in combination with diced and block cartilage grafts to minimize complications and achieve more predictable outcomes in nasal surgeries.
Benzer Tezler
- Lokalize alveoler defektlerin intraoral otojen onley kemik greftleri ile onarımında tünel ve krestal insizyon tekniklerinin karşılaştırılması
Comparison of tunnel and crestal incision techniques in reconstruction of localized alveolar defects with introral onlay bone grafts
NUR ALTIPARMAK
- Lokal olarak allogreftle beraber uygulanan platelet-rich –fibrin (PRF) veya rifamisinin koronal açıklığı olan dental implantların osseointegrasyonu üzerine etkilerinin deneysel olarak incelenmesi
An experimental investigation on the effects of locally applied allografts with platelet-rich fibrin (PRF) or rifamycin for bone regeneration and osseointegration in surgically created bone defects around dental implants
İLHAMİ SANCAR ŞİMŞEK
Doktora
Türkçe
2015
Diş HekimliğiCumhuriyet ÜniversitesiAğız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ABDULLAH İLKER ÖZEÇ
- Çift taraflı atrofik mandibulada otojen blok greft ve zenginleştirilmiş kemik greft matriksi ile augmentasyonun radyolojik ve histomorfolojik olarak değerlendirilmesi
Autogenous bone graft versus enriched bone graft matrix as the sticky bone to effect on vertical and horizontal bone regeneration on the atrophic mandible: Radiologic and histomorphologic examination
GÖZDE IŞIK
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2018
Diş HekimliğiEge ÜniversitesiAğız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TAYFUN GÜNBAY
- Trombositten Zengin Fibrin'in osseointegrasyon üzerindeki etkisinin rezonans frekans analizi ile değerlendirilmesi
Evaluation of platelet-rich fibrin effects on osseointegration by resonance frequency analysis
AHMET GÜLER
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2015
Diş Hekimliğiİstanbul Medipol ÜniversitesiPeriodontoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HİLAL USLU TOYGAR
- Trombositten zengin fibrin membran'ın konjonktiva yara iyileşmesi üzerine etkisi
The effect of thrombocyte rich fibrin membrane on conjunctival wound healing
MEHMET EROL CAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Göz HastalıklarıSağlık BakanlığıGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HASAN BASRİ ÇAKMAK